sınırlar ile cümle

sınırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.Pero creo que la inercia de las fronteras existentes que tenemos hoy es bastante peor y bastante más violenta.
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.Αλλά πιστεύω ότι η αδράνεια των υφιστάμενων συνόρων σήμερα είναι πολύ χειρότερη και πολύ πιο βίαιη.
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.Но аз вярвам, че инерцията на съществуващите граници, които имаме днес, е много по-лоша и много по-жестока.
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.Но я считаю, что инертность границ, существующих сегодня, куда более опасна и неистова.
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.אבל אני מאמין שהמשך קיום הגבולות של היום הוא הרבה יותר גרוע והרבה יותר אלים.
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.لكن في إعتقادي أن التمسّك بالحدود الموجودة حالياَ اليوم هو أسوأ بكثير و أكثر عنفاَ .
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.より悪質で暴力的であると思います 問題は我々がどのように国境を変えていくか
Ama ben sınırları aşmayı severim.Aber ich mag es, Grenzen zu überschreiten.
Ama ben sınırları aşmayı severim.Ale lubię przekraczać granice.
Ama ben sınırları aşmayı severim.그래도 전 그 경계를 넘나드는 걸 좋아해요.
Ama ben sınırları aşmayı severim.Maar ik hou ervan grenzen te overschrijden.
Ama ben sınırları aşmayı severim.Mais j'aime dépasser les limites
Ama ben sınırları aşmayı severim.Mas eu gosto de ultrapassar os limites.
Ama ben sınırları aşmayı severim.Men jag gillar att överskrida gränser.
Ama ben sınırları aşmayı severim.Men jeg kan lide at overskride grænser.
Ama ben sınırları aşmayı severim.Nhưng tôi thích vượt qua ranh giới.
Ama ben sınırları aşmayı severim.Pero me gusta cruzar los límites.
Ama ben sınırları aşmayı severim.Αλλά εμένα μου αρέσει να διασχίζω τα όρια.
Ama ben sınırları aşmayı severim.Но аз обичам да преминавам граници.
Ama ben sınırları aşmayı severim.Но мне нравится выходить за грани дозволенного.
Ama ben sınırları aşmayı severim.אבל אני אוהבת לחצות גבולות.
Ama ben sınırları aşmayı severim.ولكنّي أود أن أعبر الحدود
Ama bugün, bedenim demeçlere ve kelime sınırlarına sığmak zorunda olan, TV'de yayınlanmış bir katliamdı.Ma oggi oggi, il mio corpo era un massacro in TV che doveva rientrare nei limiti del servizio e delle parole.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Ale celé to bylo jenom o snaze pochopit svět, porozumět hranicím možného.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Dar totul avea legătură cu încercarea mea de a înțelege lumea, de a înțelege limitele posibilului.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Es ging dabei immer um den Versuch, die Welt zu verstehen und die Grenzen des Möglichen auszuloten.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.이 모든 것은 이 세계를 이해하려는 시도였습니다. 가능성의 한계를 이해하고자 했던 거죠.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Maar het ging allemaal om het begrijpen van de wereld, de grenzen van het mogelijke begrijpen.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Mais c'était pour essayer de comprendre le monde, comprendre les limites du possible.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Ma si trattava sempre di cercare di capire il mondo, comprendere il limiti del possibile.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Men det handlade helt och hållet om att försöka förstå världen, att förstå gränserna för vad som var möjligt.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Men det handlede om at prøve at forstå verdenen, forstå grænserne for det mulige.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Mutta se oli tapani yrittää ymmärtää maailmaa, ymmärtää mahdollisuuksien rajat.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Nhưng tất cả những thứ đó cũng chỉ là những nỗ lực để hiểu về thế giới hiểu sự giới hạn của các khả năng
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Pero era todo para tratar de entender el mundo, entender los límites de la posibilidad.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.W tym wszystkim chodziło mi o zrozumienie świata, o zrozumienie granic możliwości.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Ήθελα να καταλάβω τον κόσμο, και τα όρια των δυνατοτήτων του.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Але таким чином я намагався зрозуміти світ, розуміти межі можливого.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Всё это было для того, чтобы понять этот мир, узнать границы возможного.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Но всичко това беше, за да се опитам да разбере света, да разбере границите на възможностите.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.אבל זה היה במטרה לנסות ולהבין את העולם, להבין את גבולות האפשר.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.ولكن كان كل ذلك سببه رغبة مني بمحاولة فهم العالم وفهم حدود الامكانيات الممكنة
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.可能性の限界を知りたいがためでした そして 私のSFに対する愛は
Ama daha temelden rezerv oranı sadece gerçekten para miktarını sınırlar(så även i Sverige - översättares anm.)
Ama daha temelden rezerv oranı sadece gerçekten para miktarını sınırlarאבל באופן מהותי יותר, יחס הרזרבה יגביל את כמות הכסף
Ama düşünüyorum ki, bu geçitlere, bu sınırlara yaklaşan teknolojiler hakkında düşünmek ilginç.Aber ich denke dass die Bedeutung dass sie diese Kreuzungen, diese Schnittpunkte erreichen, interessant ist.
Ama düşünüyorum ki, bu geçitlere, bu sınırlara yaklaşan teknolojiler hakkında düşünmek ilginç.Ik denk dat de implicaties van het feit dat ze de overgangen naderen, de kruispunten, interessant denkvoer is.
Ama düşünüyorum ki, bu geçitlere, bu sınırlara yaklaşan teknolojiler hakkında düşünmek ilginç.허나 기술이 서로 마주치는 지점들을 잘 보면 상당히 흥미로운 점을 볼 수 있습니다.
Ama düşünüyorum ki, bu geçitlere, bu sınırlara yaklaşan teknolojiler hakkında düşünmek ilginç.Nhưng tôi nghĩ rằng những tác động của chúng lên các điểm vượt qua, các điểm giao nhau, đều thú vị để xem xét.
Ama düşünüyorum ki, bu geçitlere, bu sınırlara yaklaşan teknolojiler hakkında düşünmek ilginç.Хотя то, как они приближаются к этим пересечениям, определённо стоит внимания.
Ama düşünüyorum ki, bu geçitlere, bu sınırlara yaklaşan teknolojiler hakkında düşünmek ilginç.Я вважаю, що наслідки їх наближення до цих переходів, зламів є дуже цікавими.
Ama düşünüyorum ki, bu geçitlere, bu sınırlara yaklaşan teknolojiler hakkında düşünmek ilginç.אבל אני חושב שהמשמעות של ההתקרבות של הטכנולוגיות האלה לנקודות המפנה שלהם,מעניינת
Ama düşünüyorum ki, bu geçitlere, bu sınırlara yaklaşan teknolojiler hakkında düşünmek ilginç.لكني أعتقد أن الآثار المترتبة على قربها من هذه الأماكن الإنتقالية والتقاطعات، هو أمر مثير للاهتمام.
Ama düşünüyorum ki, bu geçitlere, bu sınırlara yaklaşan teknolojiler hakkında düşünmek ilginç.あるいは交差点に近づいていることについては 考えるに値します まず 遺伝子配列解明技術について
Ambigramın sınırlarını zorlamayı seviyorum.Gosto de ir mais longe com o significado de ambigrama.
Ambigramın sınırlarını zorlamayı seviyorum.Ich lote gerne aus, was man alles unter Ambigrammen verstehen kann.
Ambigramın sınırlarını zorlamayı seviyorum.Ik houd ervan om de grenzen het ambigram te verleggen.
Ambigramın sınırlarını zorlamayı seviyorum.Îmi place să redefinesc sensul unei ambigrame.
Ambigramın sınırlarını zorlamayı seviyorum.J'aime aller au bout de la définition d'ambigramme.
Ambigramın sınırlarını zorlamayı seviyorum.앰비그램이 어떤 의미를 가질 수 있는지 보여드리고자 합니다.

İlgili Sayfalar