sınırlar ile cümle
sınırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mahalle sınırları oldukça geniştir.Distanțele față de satele vecine sunt destul de mari.
Doğalgazı Almanya-Çek Cumhuriyeti, Avusturya-Almanya ve Fransa-Almanya sınırlarına taşır.Nu știam geografia granițelor dintre Rusia, Germania și Austro-Ungaria.
Genel coğrafik bölge bilinmesine rağmen Tora'da bu kabilenin topraklarının sınırları açıkça anlatılmamıştır.Din păcate, despre acest conciliu, majoritatea trinitarienilor nu știu nimic.
Fransa’nın gücünü azaltarak sınırlarını sağlama almak.Aceasta vrea să îi taie calea lui Tom pentru a-și mări puterea.
Sıradağların doğu kesiminin büyük bölümü Grand Teton Ulusal Parkı sınırları içinde yer almaktadır.Cea mai mare parte a sa se află în cadrul Parcului Național Grand-Teton.
İlçenin İstanbul Boğazı kıyısındaki kesimi ise Beyoğlu Kazası'nın sınırlarına dahildi.Este vizibilă placa rombică a Ordinului Ferdinand I exact deasupra bastonului de mareșal.
Aşamalı olarak Çekya ve Slovakya sınırlarının kaldırılması gerçekleştirilebildi.Mita a fost atât de mare, încât deportările chiar încetaseră în Slovacia.
Dimetoka Sarayı, bugün Yunanistan sınırları içerisinde yer alan Dimetoka'da bulunan saray.Locul său de naștere este astăzi la Palatul Dimetoka din Dimetoka.
Birinci Balkan Savaşı sonrası, oluşan sınırlar yüzünden tüm devletler hoşnutsuzdu.În urma Primului Război Mondial, a fost neliniște la toate frontierele poloneze.
Köyün yarısı Kadirli, diğer yarısı Kozan sınırlarındadır.Jumătate din amendă mergea la autor, cealaltă jumătate în visteria Coroanei.
Türkiye'de arkeoloji, ülke sınırları içinde yapılan her türlü kazı ve restorasyon çalışmasını kapsar.Cu toate acestea, s-a impus includerea și găsirea tuturor tipurilor de șuruburi în toate țările.
Bu bölge içinde, Valandova belediyesi sınırları dâhilinde 29 yerleşim yeri vardır.Potrivit lui Homer, în Creta existau 90 de orașe.
Birçok vilayetin arasındaki sınırlar çok karmaşık değildi fakat eşleşmemekteydiler.Existau diferențe între programele celor două partide, dar nu ireconciliabile.
İhracaat sınırları aşan ticari bir etkinliktir.Exportul este o activitate comercială în afara granițelor.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Az olasz határokat a világosan felismerhető nemzeti vonalak szerint kell kiigazítani.
Sınırlarda 100'den fazla göl bulunur; ancak hiçbirinin yüzey alanı çok büyük değildir.Több mint 100 tó található a határok mentén, bár egyiküknek sem igen nagy a felszíni kiterjedése.
Kent sınırları 1954'ten bu yana değişmedi.1954 óta a város határai változatlanok maradtak.
Anılan yıldan beri ülkenin sınırları hiç değişmemiştir.Az alapítás óta az ország határai nem változtak.
Plakalar yaklaşma sınırlarında çarpışırlar.Határesetben az érintőhöz közelítünk.
Milliyetler ve Sınırlar.Az állam és határai.
Aynı zamanda Afrika sınırlarındaki savunmayı güçlendirdi.Ezenfelül megerősítette Africa provincia határának a védelmét is.
Başarımı sınırlarlar.A siker szorításában.
İki devletin de sınırları hep aynı kalacaktır.A két község sorsa is mindig ugyanaz volt.
Büyük bölümü Komi Cumhuriyeti'nde, bir kısmı Nenetsiya Özerk Bölgesi sınırlarında yer alır.Legtöbbjük a Komi Köztársaságban és a Permi határterületen él.
1655'te İsveç ordusu Düklük sınırlarına girmiştir ve Kuzey Savaşları (1655–1660) başlamıştır.1655-ben svéd sereg lépett a hercegség területére és kitört a svéd–lengyel háború (1655–60).
Heinrich, sonraki pek çok yıllarını ve politik gücünü Alman sınırlarını sağlamlaştırma yönünde harcadı.Henrik a következő két évet hatalma és határai megszilárdításával töltötte.
Günümüzdeki sınırları II. Dünya Savaşı'ndan sonra çizildi.Mai határait a második világháború után jelölték ki.
Ordusunun gücünün sınırlarını iyi biliyordu.Katonai erejéről volt híres.
Mahalle sınırları içerisinde oldukça iyi kalitede içmesuyu kaynakları mevcuttur.Határában több helyen tör fel jó minőségű borvíz.
Bugünkü sınırları Dayton Antlaşması ile 1995'te çizildi.A háborút 1995-ben a daytoni békeszerződéssel zárták le.
Batıda Paraná Nehri, doğuda da Uruguay sınırını oluşturan Uruguay Nehri'yle sınırları bulunur.Nyugaton a Paraná, keleten az Uruguay folyó határolja.
Asya’nın sınırları hakkında birçok tanım yapılmıştır.Ázsiától megállapodás alapján megrajzolt határok választják el.
Bu dönemde de İsin'in sınırlarını kuzeye doğru genişletmişlerdir.Az ő idejükben szilárdultak meg Algéria modern határai északon.
Burgonya birçok şekilde farklı sınırlarla politik bir oluşum olarak varlığını sürdürdü.Burgundia, mint politikai egység számos formában és helyen létezett, különböző határokkal.
Bölgenin kuzeydoğusunda Krasnoyarsk bölgesi sınırları vardır.Az északkeleti területén határos Krasznojarszk külvárosával.
Sınıflandırma konusunda katı kurallar yoktur, çünkü sınırlar muğlaktır.Ez az osztályozás azonban rendkívül pontatlan, hiszen a határokat nehéz megvonni.
Bu sınırlar da sadece yasalarla belirlenebilir.A korlátok is egyszerűen meghatározhatók.
Romagna bölgesine de sınırları vardır.Határában van Malomszugla folyósziget is.
Roma İmparatorluğunun sınırları bundan sonra Ren nehriyle sınırlı kaldı.A Római Birodalom határa végérvényesen a Rajnáig húzódott vissza.
Bunlardan 4'ü bugünkü ilçe sınırları içindeydi.Ezek mindegyike a város mai határai között fekszik.
Bu cumhuriyetin sınırları içinde Singapur da bulunmaktadır.Ezen országok sorába tartozik Csehország is.
Cermen kabileleri imparatorluğun eski sınırlarında bölgesel egemenlikler kurdular.A Szétszóródás után bukkantak fel a Régi Birodalom határain belül.
Bu yeni kurulan "Yeni Şehirler" Glasgow şehir belediye sınırları dışında idiler.A püspökök hatalma ezekben az új, "városon kívüli városokban" volt.
Köy sınırları içinde yer alan kömür ocağı da bölge ekonomisine katkıda bulunmaktadır.A közeli hegyekben némi szénkitermelés is hozzájárul a terület gazdaságához.
Merkez, Saint-Paul-lès-Durance komünü sınırları içindedir.A központ a Saint-Paul-lès-Durance községben van.
Roma İmparatorluğu en geniş sınırlarına ikinci yüzyılda ulaştı.A Római Birodalom a 110-es években eléri legnagyobb kiterjedését.
Yerel seçimler, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki yerel yönetimleri belirlemek amacıyla yapılır.E cél eléréséhez az Európai Unió államhatárokon átívelő infrastruktúrát kíván létrehozni.
Yeni idari sınırlar, eski idari yapıdan farklı bir durum oluşturmuştur.Az új körülmények alkalmat adnak az eddigiektől eltérő irodaház-típus kialakítására.
Din polisi, Suudi Arabistan sınırları içinde İslam dışındaki dinlerin tanıtılmasına da izin vermemektedir.Napjainkban sem engedélyezik egyéb vallások megjelenését, gyakorlását Szaúd-Arábia határain belül.
Örneğin Yellowstone Ulusal Parkı'nın sınırları içinde dört bin fümerolün var olduğu tahmin edilmektedir.A Yellowstone Nemzeti Parkban mintegy 4000 fumarola van.
Bugünkü Kavurmaçukuru sınırlarında bulunan mevki isimlerinin de buradan geldiği düşünülmektedir.A ma is látható kovácsoltvas korlátok is ekkor készültek.
Yönlendiriciler ve diğer üst katmanlı aygıtlar yayın etki alanları arasındaki sınırları oluşturur.Útválasztók és más, magasabb hálózati rétegbeli eszközök képeznek határokat a szórási tartományok között.
Tile sınırlarını gösterir veya kapatır.Rendezvényeiket korlátozták, vagy beszüntették.
Şu an, Uttar Pradeş'in Banda ilçesi sınırları içinde bulunmaktadır.Az Uttar Pradesi Rendőrség egy speciális csoportot hozott létre.
İlçenin sınırları dahilinde 6 belde 30 köy bulunmaktadır.Halomsírjaik közül is több mint harminc található a falu határában.
Bu bölgelerde Avrupa Birliği sınırları içerisinde kabul edilmekte olup, Schengen Bölgesi'ne dahil değildirler.Viszont ezek a megyék nem tartoznak a Schengeni Egyezmény hatálya alá.
(1923) Ulusal sınırlarımız içinde özgür ve bağımsız yaşamak istiyoruz.(Székesfehérvár, 1848) Szabad föld és szabad földmíves.
Sınırları belirsizdir.Nyugati határai bizonytalanok.
Şadlinski ilk zamanlar Nahçıvan sınırlarının korunmasında görev aldı.Cuvier elsőként irányítja a figyelmet a fennmaradt halfosszíliákra.
1808'de şehir sınırları dışında büyük bir hapihane yapılmıştır.1180-ban épült Tankréd parancsára a városfalakon kívül.