sınırlar ile cümle
sınırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha çok kişi içte sınırlara sürüldü.Wiele ludzi żyło na krawędzi egzystencji.
Sınırları günümüz Arnavutluk'un güneydoğusunu ve Yunanistan'ın kuzeybatısını kapsamaktaydı.Jego granice obejmowały całe południe współczesnej Arizony i Nowego Meksyku.
Ayrıca valilik sınırlarında 100'den fazla arkeolojik sit alanı vardır.Na jego terenie zlokalizowano ponad 100 stanowisk archeologicznych.
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.Rozwiązania te występują tylko w Zachodniej części imperium.
Bütün sınırların ötesinde etkin oldu.Dziewczyna żyła poza wszelkimi regułami.
Büyük beğeni toplayan sesiyle ünü yurt sınırlarını aştı.Przekroczył nielegalnie granicę pod Cieszynem.
Şu an günümüzde Almanya sınırlarında yer almaktadır.Obecnie znajduje się ono w jego granicach administracyjnych.
Çok geçmeden kariyeri, Yunanistan ve Yunan diaspora sınırlarının ötesine taştı.Niebawem jej kariera wykraczała poza granice polityczne Grecji do miejsc, gdzie żyła grecka diaspora.
Bazıları da vücutlarını sınırlarında kullanmaya çalışırlar.Część z nich używa również wtyczki w swoich produkcjach.
SSCB'nin dağılması sonucunda Ukrayna sınırları içerisinde kaldı.W rezultacie Sopoćkinie pozostały w granicach Białoruskiej SRR.
Belediye sınırlarında yaklaşık olarak 18 000 kişi yaşamaktadır.Miasto zamieszkuje około 18 000 mieszkańców.
İlçe sınırları içinde 3'ü devlet, 9'u özel olmak üzere toplam 12 hastane vardır.21 trafiło do szpitali, stan 9 z nich był bardzo ciężki.
Günümüzde bu bölgenin toprakları Rusya ve Ukrayna sınırları içerisindedir.Obecnie ziemie te znajdują się na pograniczu Polski i Ukrainy.
Belde sınırları içinde 40 köy bulunmaktadır.W granicach gminy znajduje się 40 miejscowości.
İmparatorluk sınırları Akdeniz'den Arap çölüne, Kızıl Deniz'den Fırat Nehri'ne kadar uzadı.Granica biegnie od Morza Śródziemnego do Morza Czerwonego.
İmparatorluk onun döneminde en geniş sınırlarına ulaşmıştır.Granice królestwa rozszerzyły się wówczas obejmując maksymalny obszar.
İllerin sınırları ve sayısı zamanla değişmiştir.Liczba gmin oraz ich granice ulegały częstym zmianom.
Bununla birlikte, bu gibi katı sınırları içeren bu gibi sorunlar viskozite dahil edilmesi gerekebilir.Do takich barier można zaliczyć chociażby cło.
Almanya, Fransa ve Lüksemburg sınırlarının birleştiği bölgeye yakındır.Łączy stolicę państwa (Luksemburg) z granicą luksembursko-francuską.
İlçe sınırları içinde 1 belediye teşkilatı, 81 köy ve 138 bağlı mahalle bulunmaktadır.W skład rejonu wchodzą 1 osiedlowa rada oraz 18 silskich rad, obejmujących 81 wsi.
Büyük galibiyetler, imparatorluğun doğu ve batı sınırlarını genişletti.Marzył, że cesarz zjednoczy Kościoły Wschodni i Zachodni.
Bundan sonra şehir, yeni kurulan Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti sınırları içinde yer aldı.Jego obszar wszedł wówczas w granice nowego regionu administracyjnego Zelandia.
Meclis araştırmasının sınırları genel olarak şu başlıklarda toplanmıştır: a.Siedzibą władz gminy był(a) Milcz(a).
İdari olarak Biskay ili sınırları içindedir.Karaktärerna framställs antingen som onda (heels) eller som goda (faces).
Belirli sınırları var mıdır?Finns det någon gräns egentligen?
Sınırları belirsizdir.Gränserna är inte entydiga.
Aile fertlerinin boyları normal sınırlardadır.Alla i hans familj är i normal storlek.
Sündiken Dağları, Eskişehir il sınırlarında bulunan sıra dağlardır.Qimmat Kataw (arabiska: قمة كتو, kurdiska: Chiya-î Keto, چياى كەتۆ) är en bergstopp i Irak.
Mezarlığın sınırları bilinmiyordu ve herhangi bir kayıt veya harita bulunmamaktaydı.De gamla gränserna för kyrkogården var okända och en gravkarta saknades.
Oluşturulan bu hat ile birlikte sınırların durumu 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı'na kadar devam etmiştir.Med begreppet avses de gränser som rådde omedelbart före sexdagarskriget år 1967.
Kara sınırları, Antarktika Yarımadası ile Kraliçe Maud Toprakları arasındadır.Det ligger mellan Antarktiska halvön och Dronning Maud Land.
Elx (Elche) belediyesinin sınırlarında bulunup, Alicante'nin güneybatısına 9 km uzaklıktadır.Flygplatsen ligger i staden Elx (Elche) 9 km söder om Alicante.
Ancak devletin sınırları konusunda bir tartışma bulunması mümkündür.Dessutom diskuterar han kritiskt om gränserna för statens makt.
Kısaca, bir ülkenin kendi sınırları dışına yayılmasına da karşıdır.En sammansvärjning som sträcker sig långt utanför landets gränser.
Bu davalar sonucunda Louis, ülke sınırları dışındaki topraklarda da söz sahibi olmuştur.Många slovener har sökt lyckan utanför landets gränser.
1915 Şirket, ABD sınırları dışındaki ilk üretim tesisini, Kanada'nın Ontario kentinde kurdu.2019 kommer de öppna sin första restaurang utanför USA, i den kanadensiska staden Toronto i Ontario.
Masai Mara Tanzanya sınırları içerisinde yer alan Serengeti Ulusal Parkı'nı da içine alır.I söder gränsar Masai Mara till Serengeti nationalpark i Tanzania.
Bütün sınırların ötesinde etkin oldu.Deras galenskap går bortom alla gränser.
17 Eylül - Kızıl Ordu birlikleri Polonya'nın doğu sınırlarını geçerek işgale başladı.19 oktober - Röda armén når Tysklands östra gräns.
Uluslararası Hidrografi Organizasyonu, Mozambik Kanalı'nın aşağıdaki sınırlar çerçevesinde tanımlar: Kuzeyde.International Hydrographic Organization definierar gränserna för Lincolnhavet enligt följande: I norr.
Bu nedenle birçok ülkede çeşitli yaş sınırlarıyla gösterildi.Vissa av årgångarna har haft en hög åldersgräns i en del länder.
İlçe sınırları içinde ayrıca in hamamı ılıcaları da vardır.Även på hemmafronten hopar sig problemen.
Bu bölgelerde Avrupa Birliği sınırları içerisinde kabul edilmekte olup, Schengen Bölgesi'ne dahil değildirler.Områdena deltar inte heller i Europaparlamentsvalen eller i Schengensamarbetet.
Tüm bu gruplar arasındaki ayrımlar takribidir ve aralarında her zaman keskin sınırlar bulunmaz.Naturligtvis är detta en grov indelning och hela skalan mellan dessa är vanlig.
Ülke sınırlarının tamamı Avrupa'da olan ülkeler içinde yüzölçümü en büyük olan ülke Ukrayna'dır.Handeln är överlägset störst, fortfarande, med EU-länderna.
São Paulo-Guarulhos Uluslararası Havalimanı (GRU) kent sınırlarında yer almaktadır.Inom kommunen ligger São Paulo-Guarulhos Internationella flygplats.
Uzun yıllar Bizanslılar Kızılırmak havzasında sınırlarını korumuştur.Folkdanser har dansats länge innan politiska gränser har dragits.
Milliyetler ve Sınırlar.Den begränsade resursen och begränsningarna.
Şehrin belediye sınırları içindeki nüfusu (1 Eylül 2011 tahmini itibarıyla) yaklaşık 500.000 kişidir.Tillsammans med dessa städer har hela storstadsområdet cirka 1,5 miljoner invånare (2011).
Sınırları muğlak, kuralları esnekti.Välkomstskylt med gällande regler.
Bölgede bulunan Türklere yapılan baskılar sonucunda Türkiye sınırlarını açarak Türkleri göçe zorlamışlardı.Eldupphöret till trots tvingade amerikanerna irakierna att lämna området den 1 mars.
15. yüzyıl başlarında kent, o zamanki sınırlarının dışına taşmaya başladı.Under 1600-talet började London växa utanför sina medeltida gränser.
Germiyanoğulları Beyliği'nin sınırları içerisinde yaklaşık yedi yüz kale bulunuyordu.Som mest bodde runt en halv miljon judar innanför dess murar.
Kümbetir Yaylası, Yeşiltepe Köyü sınırları içerindedir.En obehaglig sanning ^ Trångt på gröna mattan, Metro.
Bu savaş ile sınırlar kısmen değişti.Bosstriderna har förändrats till viss del.
Böylece bugünkü Romanya'nın sınırları belirlenmiş oldu.De nuvarande gränserna mellan rikena hade därmed fastställts.
Gödülüş Gölü Gündoğdu Köyü'nün sınırları dahilindedir.Vid sjön ligger byn Drevdagen.
Kurulması uygun bir Filistin devleti 1967 sınırları gereğince Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze'yi içerir.Partierna är överens om att en palestinsk stat ska vara Östra Jerusalem, Gazaremsan och Västbanken.
Güneyde ise Avusturya ve Almanya ile sınırları bulunur.Det ligger vid gränsen till Tyskland och Österrike.
1998-2006 dönemi Somali sınırları içinde birkaç özerk yönetimin ortaya çıkmasına tanıklık etmiştir.Under perioden 1998–2006 utropades flera autonoma områden inom Somalia.