sınırlar ile cümle

sınırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Milliyetler ve Sınırlar.المخاطر والقيود.
Devletim sınırları içerisinde olan manastırlarına geri dönebilirler.وسيُسمح لهم بالعودة إلى أديرتهم الواقعة ضمن حدود دولتنا العليّة.
20. Avrupa- Forumun konusu, "Avrupa sınırlarını mı zorluyor?, Avrupa'nın dünyadaki rolü".موضوع ال 20 للمنتدى الأوروبي تقول "أبعاد أروبا عن حدودها؟ " لدور أروبا في العالم.
2013'ten önce nüfusun 1.000.081'i merkez il sınırları içinde 919.648'i ilçe sınırları içindeydi.قبل عام 2013 كان يعيش 1,000,081 من السكان في العاصمة بينما يعيش 919,648 نسمة في مراكز المدينة.
Aralık başında, Batı Almanya ve Avusturya sınırlarında bulunan tüm dikenli teller ve diğer engeller söküldü.في مطلع شهر ديسمبر أزيل سلك شائك على الحدود مع غرب ألمانيا و النمسا.
Ancak devletin sınırları konusunda bir tartışma bulunması mümkündür.ومع ذلك،فقد كان هناك بعض الخلافات بشأن حدود تلك الدولة.
Bölgenin tamamı, Rusya sınırları içindedir.كامل البحر يقع في الأراضي الروسية.
En Geniş Sınırlarında İskender İmparatorluğu haritası.بحري امبراطورية المماليك في أقصى حدودها.
815 kilometresi Kazakistan sınırlarında olmak üzere toplam 1439 kilometre uzunluğundadır.يبلغ طوله 1439 كيلومتر، منها 815 كم منها في كازاخستان.
1.4Rj’de bulunan bir diğer 2:1 Lorentz resonansı ışık halkasının iç sınırlarını tanımlar.يُحدد رنين لورنتز آخر 2:1 الواقع علي مسافة 1.4 RJ الحد الداخلي للحلقة الهالية.
İl sınırları içinde 197 adet tescilli spor kulübü ve 7,443'ü aktif 58.395 sporcu bulunmaktadır.يوجد 197 نادى رياضى مسجل في المدينة و 58395 رياضى نشط بنسبة 7,443%.
Almanya, Fransa ve Lüksemburg sınırlarının birleştiği bölgeye yakındır.تقع المدينة في أقصى غرب ألمانيا على الحدود مع فرنسا وقرب الحدود مع لوكسمبورغ وبلجيكا.
Baltık Denizi'nde bulunmaktadır ve Mecklenburg-Vorpommern eyaleti sınırları içinde yer almaktadır.وهي تقع قبالة ساحل بوميرانيا في بحر البلطيق وتنتمي إلى ولاية ميكلينبورغ-فوربومرن.
Şadlinski ilk zamanlar Nahçıvan sınırlarının korunmasında görev aldı.أندرزاغر كان في الأصل مسؤولاً عن حماية حدود خراسان.
Hem Mısır hem Asur kaynakları, bu ismin kullanıldığı toprakların sınırlarından bahsetmemektedir.لم تقدم المصادر المصرية ولا المصادر الآشورية حدودًا إقليمية واضحة لهذا المصطلح.
Düklüğün sınırlarını genişletti.أطالت عمر الإطارات.
Çemberlitaş semtiyle sınırları oldukça belirsizdir.وتكون العلاقات الدقيقة بين هذه الفروع الحيوية غير واضحة بعض الشيء.
Tüm bu gruplar arasındaki ayrımlar takribidir ve aralarında her zaman keskin sınırlar bulunmaz.ولا توجد حدود فاصلة بين هذه الممارسات بل غالباً ما يحدث تداخل بينها.
İki ülkenin sınırları Lozan Antlaşması ile bugünkü halini almıştır.في نهاية الحرب تم ترسيم الحدود الحالية بن البلدين بموجب معاهدة قصر شيرين.
Sınırları Aşmak (özgün adı: Walk The Line).(في العروض، تحت الطبع) - "المعبر".
Irak hükümeti sınırları kabul etmedi ve Kuveyt'in kendi parçası olduğu iddialarına devam etti.كما طالب بأن يلغي العراق إجراءاته التي ادعى بها ضم الكويت.
Başka bir deyişle belli sınırlar içinde ayarlanabilir.ولكن من الممكن أن تحقق تحجيماً ثابتاً عند خطوط معينة.
Düşüncede sınırlar olmamalıdır.مؤمنون بلا حدود تفكير
Günümüzde bu bölgeler Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan sınırları içerisinde bulunmaktadır.اليوم خوارزم أجزاؤها تنتمي إلى أوزبكستان وكازاخستان وتركمانستان.
İznik, doğu sınırlarını yüzyılın geri kalanı için birleştirmeyi başardı.و قد استطاعت قرطاج ان تسيطر على غرب المتوسط لقرون عدة .
Macaristan'ın sınırları savaş öncesi şekline getirildi.في القوقاز، تراجعت العثمانيون إلى حدود ما قبل الحرب.
Böylece inanç ile bilginin sınırları kesin olarak birbirinden ayrıştırılmış olunmaktadır.الاعتقاد في البعث والآخرة، وهو ما يفتح الباب لبحث لانهائي في معرفة وخلق الزمن والذات.
Her iki süreç de disk ömrünü 10 Milyon yıl ya da daha az olarak sınırlar.Ambos os processos limitam o tempo de vida do disco em 10 milhões de anos ou menos.
İznik, doğu sınırlarını yüzyılın geri kalanı için birleştirmeyi başardı.Niceia conseguiu assim consolidar sua fronteira oriental pelo resto do século.
Bugünkü sınırları Dayton Antlaşması ile 1995'te çizildi.Seus limites atuais foram definidos pelo Acordo de Dayton em 1995.
Disfonksiyonel ailelerin sosyal, finansal ya da entelektüel sınırları yoktur.As famílias disfuncionais não têm nenhum limite social, nem financeiro, nem intelectual.
Bu sınırlar da sadece yasalarla belirlenebilir.Estes limites apenas podem ser determinados pela lei.
Üst sınırlardan hem kadınlar hem de erkekler peruk takar, mücevher ve kozmetik malzemeler kullanırlardı.Tanto os homens como as mulheres da classe alta usavam perucas, jóias e cosméticos.
Almanya, Fransa ve Lüksemburg sınırlarının birleştiği bölgeye yakındır.Fica próxima ao ponto em que se unem as fronteiras de Alemanha, França e Luxemburgo.
İkinci ırmağın adı Gihon’dur, Kûş sınırları boyunca akar.O nome do segundo rio é Ghion, o qual rodeia toda a terra de Cuxe.
1970'lerde etki kanalının sınırları dışına çıktı.Na década de 1970 veio para fora dos limites do canal de domínio.
1655'te İsveç ordusu Düklük sınırlarına girmiştir ve Kuzey Savaşları (1655–1660) başlamıştır.Em 1655, o exército sueco invadiu o território do Ducado e teve início a Guerra sueco-polonesa (1655–1660).
Batı ve kuzey sınırlarını güvence altına alan I. Simeon büyük bir orduyu bir araya getirebilmişti.Com suas fronteiras oeste e norte asseguradas, Simeão foi também capaz de reunir uma grande tropa.
Ressam olarak gelişimi yavaş olmuştu ve kendi sınırlarının farkındaydı.Sua evolução como artista foi lenta, uma vez que tinha consciência de suas limitações como pintor.
Stockholm Belediyesi, net coğrafî sınırlarla çevrili bir yönetim birimidir.O município de Estocolmo, na Suécia, é uma unidade administrativa com limites geográficos bem definidos.
Modern Kudüs, Eski Kudüs’ün sınırlarını aşarak çok büyümüştür.A Jerusalém moderna cresceu para muito além dos limites da Cidade Antiga.
Çok geçmeden kariyeri, Yunanistan ve Yunan diaspora sınırlarının ötesine taştı.Em pouco tempo, sua carreira estendeu-se para além dos limites políticos de Grécia à diáspora grega.
Grup "Sınırlar" adlı bir kısa filmde oynadı.Ele também dirigiu um filme intitulado "Fronteiras".
Uluslararası ticaret, uluslararası sınırlar ve bölgeler arasında yapılan mal ve hizmet ticaretidir.O comércio internacional é a troca de bens e serviços através de fronteiras internacionais ou territórios.
Sınırları belirsizdir.As fronteiras são incertas.
Zambezi Nehrinin üzerinde, Zambiya ve Zimbabve sınırları arasında, bulunur.Situa-se na fronteira entre Zâmbia e Zimbabwe, sobre o rio Zambeze.
Mauricius (taht: 582–602) döneminde ülkenin doğu sınırları genişledi ve kuzey sağlamlaştırıldı.582–602), as fronteiras orientais foram expandidas e o norte estabilizado.
Sıradağların doğu kesiminin büyük bölümü Grand Teton Ulusal Parkı sınırları içinde yer almaktadır.A maior parte da cordilheira está no Parque Nacional de Grand Teton.
1929'da komşu Sterkrade ve Osterfeld şehirleri Oberhausen sınırları içine katıldı.Em 1929 foram integradas as cidades de Osterfeld e Sterkrade.
Rijit cisim için, sınırları sürekli çevirme ve dönmeden dolayı zaman içerisinde değişikliğe uğrayabilir.Ele (tipo de ameaça) (quando alguém o ameaça e ele ri) Agora é tarde!
Atlamada bu dünya ile diğer dünya arasındaki sınırlar ortadan kalkar.A fronteira entre o Outro Mundo e o mundo real desaparecia.
Ama bu tanımlamalar görecelidir ve kesin sınırları yoktur.Não é uma freguesia, nem tem limites precisos.
Kızarıklık oluşan alanın sınırları genellikle tam belirgin değildir ve deride şişlik görülebilir.Os limites da área de vermelhidão geralmente não são nítidos e a pele pode ficar inchada.
Üçüncü ve son savunma hattı ise kent sınırları içinde düzenlenmişti.A quarta e maior invasão ficou restrita à fronteira.
Bir ülkenin sınırlarından içeri girebilmek için genellikle bir geçiş izni istenir.O México geralmente não requisita um passaporte para cruzar suas fronteiras.
Çünkü bu iki belge İlbiselerin sınırlarının Akçalara kadar uzandığını göstermektedir.Isto porque, estas duas situações parecem pisar a fronteira da identidade.
Alaska ve Yukon sınırları içinde yer alır.Situa-se na fronteira entre o Alasca e o Yukon.
Bu işçilerin çoğu yasa dışı ülke sınırlarında oldukları için göçmenlerin kesin nüfusu bilinmemektedir.Entretanto o número real de estrangeiros é incerto devido a existência de muitos imigrantes ilegais.
Sınırları belirgindir.Questão de limites.
Böylece devletin sınırlarını Fırat Nehri'nin batısındaki Anadolu topraklarına kadar genişletmiş oldu.Ali o seu mandato foi bem sucedido, estendendo as fronteiras da província para o norte do rio.

İlgili Sayfalar