sınırlar ile cümle
sınırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Santiago Metropolitan Bölgesi sınırlarında kalır.Si trova nella Regione Metropolitana di Santiago.
Şehir sınırları Nueces Körfezi ve Corpus Christi Körfezi ve kıyılarının tümünü içine almaktadır.I confini politici della città comprendono Nueces Bay e Corpus Christi Bay.
Ulaşım özgürlüğü bu sınırlar içerisinde garanti altına alınır.Su queste strade verrà assicurata una piena libertà di comunicazione.
Güzelyurt Tepesi’nin (Şuayip Tepesi) önemli bir kısmı, bu mahalle sınırları içindedir.Nella città il buono e il cattivo si sono oramai del tutto mescolati".
Çoğu ülkele sınırları arasında yaşar.La maggior parte degli stati segue nei confini le frontiere linguistiche.
Vilayetin merkezi günümüz Miyagi prefektörlüğünün sınırları içerisinde yer alan Tagajō idi.L'antica capitale si trovava nella odierna prefettura di Miyagi.
Alaska ve Yukon sınırları içinde yer alır.È situato sul confine tra Alaska e Yukon.
Şehir sınırları içinde nüfus (2010 Nüfus Sayımı itibarıyla) 408,958 kişidir.Secondo il censimento del 2010, la popolazione della città ammonta a 408.958 abitanti.
Bu mevkiinin sınırlarını “dişi beden” olarak belirleyen nedir?Quali sono le cause che definiscono questi luoghi come luoghi del male?
Sınırlar yönteminin azalanında, bu ters çevrilir.Al contrario del taglio, è effettuato frontalmente.
Türlerin yarısı sadece Güney Afrika Cumhuriyeti sınırları içinde bulunur.Circa metà delle specie di questo genere sono esclusive del Sudafrica.
Rusya, 17. yüzyılda boyunca Kazaklar çağında sınırlarını genişletmeye devam etti.La Russia proseguì la sua espansione territoriale per tutto il XVII secolo, l'epoca d'oro dei cosacchi.
Çin'e göre ise Sovyetler, sınırlarına bitişik olan bu eyaletteki insanları tahrik etmekteydi.Per esempio, Jones aveva stimato che ogni legione sulle frontiere avesse ca.
17 Eylül - Kızıl Ordu birlikleri Polonya'nın doğu sınırlarını geçerek işgale başladı.Il 17 settembre anche l'Armata Rossa, da est, varcò il confine polacco occupando i territori orientali.
İlçe Kapadokya bölgesi sınırları içerisindedir.La città è all'interno del primo muro marocchino.
İznik, doğu sınırlarını yüzyılın geri kalanı için birleştirmeyi başardı.Il feudo seguì le alterne fortune dei suoi proprietari per tutto il XV secolo.
Sıradağların doğu kesiminin büyük bölümü Grand Teton Ulusal Parkı sınırları içinde yer almaktadır.La maggior parte della catena montuosa si trova entro i confini del parco nazionale del Grand Teton.
Rüşt yaşı, cezai ehliyet yaşı, evlenme yaşı ve seçme yaşı gibi diğer yaş sınırlarından farklı olabilir.Infine l'età alla quale ci si può legalmente sposare è a volte diversa da quella dell'età del consenso.
Hız Sınırlayıcı: Aracın maksimum hızını sınırlar.Velocità: indica la velocità massima raggiungibile dalla macchina.
Bazıları da vücutlarını sınırlarında kullanmaya çalışırlar.Utilizzano anche parti di cadaveri per creare degli abomini ai loro ordini.
Hyarmendacil I döneminde, Gondor gücünün doruklarındayken sınırları Umbar'a kadar uzanmaktaydı.Durante il regno di Hyarmendacil, i confini di Gondor raggiunsero la loro più ampia espansione.
Savaş esnasında istedikleri birimi istedikleri kadar iyileştirebilirler, sınırları yoktur.A quest'ultimo può partecipare qualunque compagnia lo voglia, senza limitazioni.
Kısaca, bir ülkenin kendi sınırları dışına yayılmasına da karşıdır.La sua opera è riconosciuta anche fuori dalle frontiere della sua nazione.
Özbekler Tekkesi Bu Mahalle Sınırları İçinde Bulunmaktadır.Questi sono i popoli che risiedono presso questi confini.
Bugünkü sınirlarında iki ailenin varlığı söz konusudur.Ai due lati sono rappresentati gli stemmi dei rispettivi casati.
Kara sınırlarının uzunluğu: 68 km (Almanya ile).La lunghezza del fiume è calcolata in 97 km (60 miglia).
Sınırları belirsizdir.Ma i confini risultano meno certi.
Vadi tabanları Çaybaşı ilçe sınırlarında biraz daha genişlemiştir.La concavità della facciata ingrandisce un poco lo spazio della strada.
Ancak devletin sınırları konusunda bir tartışma bulunması mümkündür.In ogni caso, un dibattito è ancora in corso riguardo ai poteri del Presidente.
Okyanusların sınırları, Dünya'da bulunan okyanus suların sınırlarıdır.Le nazioni sono ordinate per la percentuale di superficie in Oceania.
Çok dar sınırlar içinde düşüne haps olmuştu.Invece la sua mente aveva raggiunto il limite.
Hepimiz kardeşiz, ama kardeşliğin sınırları biraz belirsiz galiba.Все мы братья, но кажется, что границы братства немного неясны.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Исправление границ Италии должно быть произведено на основе ясно различимых национальных границ.
Mezarlığın sınırları bilinmiyordu ve herhangi bir kayıt veya harita bulunmamaktaydı.Оригинальные границы кладбища были неизвестны, и не было никакого реестра или карты.
Sündiken Dağları, Eskişehir il sınırlarında bulunan sıra dağlardır.Кроме них, горы пересекают и другие вади, которые наполняются водой в период дождей.
Kara sınırlarının uzunluğu: 68 km (Almanya ile).Протяжённость сухопутной границы: 68 км (с Германией).
Goriller topraklarının sınırlarını korumazlar ve bu nedenle diğer gruplarla kesişirler.Гориллы не охраняют границы своей территории, и поэтому часто пересекаются с другими группами.
Teodorik, Toulouse krallığının sınırlarını genişletecektir.Теодорих значительно раздвинул границы Тулузского королевства.
Bütün sınırların ötesinde etkin oldu.Превышая все пределы.
Giges, devletin sınırlarını genişletti.Джураш расширил границы государства своего отца.
Ren ve Tuna nehirleri Roma İmparatorluğu'nun kuzeydeki kalıcı sınırları haline geldi.Реки Рейн и Дунай стали постоянными границами Римской империи на севере.
İmparatorluğun sınırlarını da genişletti.Расширил пределы царства.
1655'te İsveç ordusu Düklük sınırlarına girmiştir ve Kuzey Savaşları (1655–1660) başlamıştır.В 1655 году шведская армия вступила на территорию герцогства и началась Северная война 1655—1660.
Şu anki sınırlar astrofiziksel kaynakların beklentilerine yaklaşmaktadır.Текущие оценки приближаются к ожидаемым для астрофизических источников.
Bu sınırlar da sadece yasalarla belirlenebilir.Пределы эти могут быть определены только законом».
1881 yılında okrugun sınırları değiştirildi.В 1881 году границы округа были изменены.
İldenizler devletinin güney ve doğu sınırları genişledi.Начал он с обеспечения безопасности южных и восточных границ своего государства.
İl sınırları içerisinde 1943 yılında demir madeni yatakları keşfedilmiştir.В 1944 году в местных горах были обнаружены залежи железной руды.
(Özellikle İsrail sınırlarındaki Arap ülkeleriyle ilgilenir.)(См.также Израиль#Границы).
Ancak bir tribünün yetkileri sadece Roma sınırları içerisinde geçerliydi.Тем не менее, абсолютная власть у него была действительна только в пределах стен Рима.
Özel anlaşmalarla belirlenen sınırlar daha kısa tutulabilir.Более короткие сроки могли быть определены по совместной договорённости.
Genel sınırları 1834 yılındaki Yerlilerle İlişkiler Kanunu ile belirlenmiştir.Границы индейской территории установил «Закон об отношениях с индейцами» 1834 года.
Rusya sınırları içerisinde 160 farklı etnik grubu olduğu tahmin edilmektedir.На территории России и сопредельных стран представлен 160 видами.
Bu, onlar için uyanış, yeni sınırlar ve iyimserlik zamanıydı.Для них это было временем «пробуждения, новых рубежей и оптимизма».
Modern Kudüs, Eski Kudüs’ün sınırlarını aşarak çok büyümüştür.Современный Иерусалим разросся далеко за пределы границ Старого города.
Oyun, topun ıskalanmasına ya da sınırların dışına çıkmasına kadar sürer.Часы останавливаются, пока вратарь имеет мяч или когда мяч находится вне границ.
Üst sınırlardan hem kadınlar hem de erkekler peruk takar, mücevher ve kozmetik malzemeler kullanırlardı.Мужчины и женщины из высших слоёв носили парики и украшения и пользовались косметикой.
400 farklı kuş türü İrlanda sınırlarında yaşamını sürdürebilmektedir.У четырех видов птиц есть специфические ирландские подвиды.
Boğaz Sakarya ili, Geyve ilçesi sınırlarında bulunur.Они передвигаются в тени по земле или по ветвям низких кустарников.
İmparatorluğun sınırları tarih boyunca değişikliklere uğradı.Границы империи на протяжении её существования значительно изменялись.