sınırlar ile cümle

sınırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sınırlarını Naharin’e kadar yaydı.Extendió sus territorios hasta Frisia.
Bu yanlış anlaşılmayı düzeltmek adına sistem ve sınırların tanımına bakmak yeterli olacaktır.Como corrección a esta mala interpretación, hay que describir y apegarse a la definición de sistema y límite.
Bu kısmi olarak ekrandaki son konumunu sınırlar.Por último, cabe hablar de su último trabajo en la pequeña pantalla.
19:10 Tarlanı, sınırlara kadar biçme Lev.22:00 Pasacalles con la Charanga hasta los bares.
Belirli sınırları var mıdır?Sin embargo hay ciertos límites.
Ama Osmanlı sınırları savunmasız kalmıştı.Raíces proteoides ausentes.
Güzelyurt Tepesi’nin (Şuayip Tepesi) önemli bir kısmı, bu mahalle sınırları içindedir.En este país creó algunas de sus mejores obras.
Genel sınırları 1834 yılındaki Yerlilerle İlişkiler Kanunu ile belirlenmiştir.Las fronteras generales fueron dispuestas por la Intercourse Act de 1834.
Bu antlaşmalarda da küçük değişikliklerle aynı sınırlar kabul edildi.También se consideran las variaciones sobre estas barreras mínimas.
ABD Başkonsolosluk binası da İstinye semti sınırları içerisindedir.Entre los inquilinos se encuentra el consulado de Marruecos.
Nisan 1906’da Çarlık hükümeti yayınladığı temel yasalarla yeni siyasi düzenin sınırlarını belirler.En abril de 1906, el gobierno promulgó la Constitución, asentando los límites de este nuevo orden político.
Çoğu durumda, iki nesnenin sınırları herhangi bir noktada kesişmeyebilir.En dos dimensiones, más de dos rectas casi seguramente no se cruzan en un único punto.
Bu türün fosilleri Florida ve Meksika sınırlarında bulundu.Los fósiles de las especies de este género se han encontrado desde Montana a Florida y en California.
Belediye sınırları içerisinde tarım ve ticaret çok gelişmiştir.La artesanía y el comercio se desarrollaron intensamente en las ciudades.
Kendilerine ait bölgelerini titizlikle savunan hayvanlardır; bölgelerinin sınırlarını koku ile işaretlerler.Son famosos sus palomares, que inundan la Tierra de Campos, así como sus castillos.
Dalaman Havalimanı bu ilçe sınırları içerisindedir.Debido a esto, los viajes de tierra es una necesidad dentro de sus fronteras.
İdari sınırlarına bakıldığında Yenimahalle, Çiftlik, Yavuzselim mahalleleriyle komşudur.Desde que llegué me han tratado muy bien, en mi casa, los vecinos, compañeros.
Belediye sınırları içinde iki köy de bulunmaktadır:Berkel-Enschot ve Udenhout.El municipio incluye la propia Tilburg, y los pueblos aledaños de Berkel-Enschot y Udenhout.
Günümüzde Yunanistan sınırları içerisinde bir Yunan ili.Incluyendo islas actualmente griegas.
Oyun, topun ıskalanmasına ya da sınırların dışına çıkmasına kadar sürer.El jugador evita perder disparando o evadiendo dichos obstáculos.
Sınırlarda hiçbir değişiklik olmadı.No se produjeron cambios en las franjas de interferencia.
Fakat Pamfilya bu eyaletin sınırları dışında kalmıştır.Sin embargo, no son ajenos a la consolidación de esas fronteras los Estados del Antiguo Perú.
Büyük Alman İmparatorluğu, en geniş sınırlarına 1944 senesinde ulaşmıştı.El imperio tuvo su máxima expansión en los primeros meses de 1940.
Bazıları da vücutlarını sınırlarında kullanmaya çalışırlar.También utilizan varios talismanes en sus prácticas.
Friedrichshain Berlin eyaletinin bir semti ve Friedrichshain-Kreuzberg sınırları içinde bulunuyor.Friedrichshain es una parte del distrito berlinés de Friedrichshain-Kreuzberg.
Litvanya bu yıllarda Almanya ve Polonya ile ülke sınırları konusunda sorunlar yaşadı.Sandra ha presentado en los últimos años las finales nacionales de Suiza y Alemania.
Kafkaslardaki Türk birlikleri 1878 sınırlarına geri çekilmeye başladı.Las tropas turcas se retiraron definitivamente de Serbia en 1867.
Zira "Demir Perde" sınırları kırk yıl boyunca değişmeden kalmıştı.«La campana del IPA volverá a sonar luego de cuarenta años».
Anadolu'da Bizans sınırlarında çok büyük sorunlar ortaya çıkmıştır.Es muy elevado el número de casos de endemismo en la isla de Bioko.
Altay adlı bölge günümüzde dört devletin sınırları içinde yer alır.Se distinguen cuatro grandes periodos en el actual territorio de Cataluña.
Yerel idaresi sınırları içinde bulunan arazi 30 km² kadar birbirine yakın küçük tepelerden oluşmaktadır.Las cabeceras de ambos municipios se encuentran separadas por poco más de 30 kilómetros en línea recta.
Köy sınırları içinde yaz mevsiminde kuruyan irili ufaklı dereler vardır.También hay pequeños rios dentro del pueblo en los que en verano juegan los niños.
Mahalle sınırlarında bir de süt ürünleri fabrikası bulunmaktadır.Posee en sus alrededores una planta procesadora de productos lácteos.
Sayıları, sınırları ve fonksiyonları da sürekli olarak değişmiştir.Su número, fronteras y funciones han cambiado varias veces a lo largo de la historia.
Sınırlarımı biliyorum.Conosco i miei limiti.
Dergi, dijital ve Orta Çağ konulardan 1000-10000 kelime sınırlarında makaleleri Kabul etmektedir.La rivista accetta contributi di natura digitale e medievistica fra le 1000-10000 parole.
Üçüncü ve son savunma hattı ise kent sınırları içinde düzenlenmişti.La terza ed ultima linea di difesa si trovava all'interno della stessa città.
2006 yılı yarısında, bir İsrailli asker, Hamas tarafından sınırlar ötesi bir baskında yakalandı.A metà del 2006 un soldato israeliano venne catturato da Hamas al di là del confine.
Antlaşma, Fransa'nın 1792'deki sınırlarına geri dönmesini zorunlu kılmıştır.Il trattato restituì alla Francia i suoi confini al 1792.
Güneyde ise Avusturya ve Almanya ile sınırları bulunur.Al sud confina con l'Austria e la Germania.
Genel sınırları 1834 yılındaki Yerlilerle İlişkiler Kanunu ile belirlenmiştir.I confini generali furono stabiliti coll'Indian Intercourse Act del 1834.
Tüm bu gruplar arasındaki ayrımlar takribidir ve aralarında her zaman keskin sınırlar bulunmaz.Le divisioni tra tutti questi gruppi sono approssimative ed i loro confini non sono sempre chiari.
Milliyetler ve Sınırlar.Limiti and Colimiti.
Çin eyaletlerinin büyük çoğunluğunun sınırları Ming Hanedanının son dönemlerinde belirlenmiştir.I confini della maggior parte delle province cinesi furono stabiliti ai tempi della tarda dinastia Ming.
Bugünkü sınırları Dayton Antlaşması ile 1995'te çizildi.Il confine è stato confermato nel 1995 con l'accordo di Dayton.
Çok geçmeden kariyeri, Yunanistan ve Yunan diaspora sınırlarının ötesine taştı.In breve tempo, la sua carriera superò i confini politici della Grecia alla Diaspora greca.
Küçük bir parçesı 2. Şehir Bölgesi Leopoldstad'ın sınırları içindedir.Una piccola parte del suo territorio rientra nel distretto di Leopoldstadt.
Zambezi Nehrinin üzerinde, Zambiya ve Zimbabve sınırları arasında, bulunur.Si trovano lungo il corso del fiume Zambesi, sul confine fra Zambia e Zimbabwe.
Ameliyatın uygun olduğu vücut kitle indeksi sınırları, henüz net değildir.I valori soglia dell'indice di massa corporea per cui la chirurgia è opportuna, non sono ancora chiare.
Bu bile yeterlilik sınırlarını zorluyordu.La vittoria ebbe però dei limiti.
Hırvat kralı IV. Petar Krešimir (1058–1074) döneminde Hırvat Krallığı en geniş sınırlarına ulaştı.Durante il regno di Krešimir IV (1058–1074), il regno medievale di Croazia raggiunse il suo picco massimo.
Varberg'in bir başka coğrafi özelliği, doğal sınırlara sahip olmasıdır.Un'altra caratteristica di Varberg è il suo ambiente naturale.
Kalınpınar da Koyulhisar sınırları içinde yer almaktadır.I rimanenti Rugi trovarono invece rifugio presso gli Ostrogoti.
Lenz, bugün Estonya sınırları içinde bulunan Tartu da doğdu.Lenz è nato a Tartu in quella che oggi è l'Estonia.
Fakat bölge sınırları aniden değişmez.Successivamente i confini dello Stato non hanno più subito modifiche.
TEM otoyolu mahalle sınırları içinden geçer.L'autostrada deve passare in mezzo al Trièves.
Bugün büyük çoğunluğu Polonya sınırları içinde kalmaktadır.Oggi la regione appartiene in gran parte alla Polonia.
20. Avrupa- Forumun konusu, "Avrupa sınırlarını mı zorluyor?, Avrupa'nın dünyadaki rolü".Il tema dell 20° Forum Europeo era: "Sta raggiungendo i suoi limiti l'Europa?
Sınırlarda hiçbir değişiklik olmadı.Nessuna variazione nelle classifiche.
Bu Türklerin, bugün hangi Devletlerin sınırları içinde yaşadıkları anlatılmıştır.Imaginate a che stato eran ridotte queste colonie.

İlgili Sayfalar