sınırlar ile cümle
sınırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Finlandiyalılar o zamanlarda kendi sınırlarını çizmişlerdi.Schließlich dehnte aber die Europäische Union ihre eigenen Fischereizonen ebensoweit aus.
Köy büyükşehir sınırlarına dahil edilmiş olup, baraj havzası içindedir.Die Ortschaft ist an einem flachen, großen und leicht geneigten Felsplateau angelehnt.
Günümüzde Van Havaalanı sınırları içinde olup kısmen havaalanı olarak kullanılmaktadır.Ein Teil wird heute als ziviler Flugplatz genutzt, hauptsächlich zum Luftsport.
Fiziksel sınırların kalkışı.Die Grenzen der geistigen Gesundheit.
Ayrıca yeni sınırların güvencesi için uluslararası bir garantiye katılacakları kararındadırlar.Sie garantieren gleichzeitig die neuen Grenzen Rumäniens.
Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.Les limites de ma langue sont les limites de mon monde.
Üçüncü ve son savunma hattı ise kent sınırları içinde düzenlenmişti.La troisième et dernière ligne de défense est organisée dans la ville elle-même.
8 Haz 1940 - Rouen sınırlarına ulaştı.8 juin 1940 - Atteint la banlieue de Rouen.
Halle-Vilvoorde ilçesi 1963 yılında dil sınırları belirlendiğinde kuruldu.L'arrondissement de Hal-Vilvorde apparaît en 1963 lors de la création de la frontière linguistique.
Bugünkü sınırları Dayton Antlaşması ile 1995'te çizildi.Les frontières des cantons furent définies lors des Accords de Dayton, en 1995.
Hükümet sınırları açmaya karar verdi.Le gouvernement français donne l’ordre d’ouverture des frontières.
Çok geçmeden kariyeri, Yunanistan ve Yunan diaspora sınırlarının ötesine taştı.Rapidement, sa carrière s'étend au-delà des frontières politiques de la Grèce, vers la diaspora grecque.
Güzelyurt Tepesi’nin (Şuayip Tepesi) önemli bir kısmı, bu mahalle sınırları içindedir.Les mânes (manes : bienfaisants) sont les âmes de ceux qui ont eu une sépulture convenable.
Milliyetler ve Sınırlar.Límites y Fronteras.
Sınırlar Shire'a kadar genişletildi.La frontière est repoussée jusqu’à l’Halys.
J kaynağında sıkça tekrarlanan temalardan biri de insan ile kutsal dünya arasındaki sınırlardır.L'un des thèmes récurrents de J dans la Genèse est la frontière entre les domaines divins et humains.
Macaristan'ın sınırları savaş öncesi şekline getirildi.Les frontières actuelles de la Hongrie sont tracées après la Première Guerre mondiale.
Hiroşima Havalimanı, Mihara sınırları içerisinde yer almaktadır.L'aéroport de Hiroshima est situé sur le territoire de Mihara.
Kansai Uluslararası Havalimanı'nın kuzey kısmı Izumisano sınırları içerisindedir.La partie Nord de l’Aéroport international du Kansai appartient au territoire d’Izumisano.
20. Avrupa- Forumun konusu, "Avrupa sınırlarını mı zorluyor?, Avrupa'nın dünyadaki rolü".Le 20e Forum Européen se concentre sur les limites de l'Europe et son rôle au niveau mondial .
Belirli sınırları var mıdır?Il a ses limites particulières.
Antlaşma, Fransa'nın 1792'deki sınırlarına geri dönmesini zorunlu kılmıştır.La France est réintégrée dans ses frontières de 1792.
İdari olarak Biskay ili sınırları içindedir.Que de bien, ou que de mal il était en état de faire ! »,.
Çoğu ülkele sınırları arasında yaşar.Peu d'entre eux respectent les limites des pays.
Sınırları muğlak, kuralları esnekti.Limites floues, frontières vives.
Hırvat kralı IV. Petar Krešimir (1058–1074) döneminde Hırvat Krallığı en geniş sınırlarına ulaştı.Au cours du règne de Petar Krešimir IV (1058–1074), le royaume médiéval croate atteignit son apogée.
Aynı zamanda Krasnodar Krayı, Stavropol Krayı ve Kalmıkya Cumhuriyeti ile de sınırları vardır.Il est aussi contigu avec les kraïs de Krasnodar et Stavropol, ainsi qu'avec la république de Kalmoukie.
Sınırları belirsizdir.Ses limites restent incertaines.
Türleri ayıran sınırları belirlemek çok zordur.Distinguer les différentes espèces est très délicat.
Genel sınırları 1834 yılındaki Yerlilerle İlişkiler Kanunu ile belirlenmiştir.Ses limites sont définies par l'Indian Intercourse Act (en) de 1834.
İmparatorluğun sınırlarını da genişletti.Elles défendaient la frontière de l'Empire.
İl sınırlarını birbirine bağlamaktadır.Ils coupent leurs liens.
Adı, birkaç yıl içinde Amerika sınırları dışında da duyuldu.Durant les fins de semaine, on peut aussi y entendre, pendant quelques heures, du country américain.
Günümüzde Irak sınırları içerisinde kalır.La Birmanie lui doit ses frontières actuelles.
Bu sınırlar da sadece yasalarla belirlenebilir.Leurs traitement ne peuvent être fixés que par la lois.
Bu park Hadrian Duvarı'nı içine almakta ve İskoçya sınırlarına kadar erişmektedir.Ce parc s'étend du sud à la frontière écossaise et inclut le Mur d'Hadrien.
Tile sınırlarını gösterir veya kapatır.Il se joue en limit ou en pot limit.
Bu konu yalnızca bilginin sınırları içerisine girmez.Ses avis ne se limitent pas au domaine scientifique.
Bu liste sadece birbirinden ayrı belediyelerin tanımlanan sınırlarındaki nüfuslarını belirtir.Les chiffres cités ne concernent que les listes constituées d’un seul parti.
Olimpos Beydağları Millî Parkı sınırlarındadır.Limoges est attendu sur tous les parquets.
Eyaletin kuzey sınırları Kanada'ya komşudur.Les États-Unis sont le seul pays limitrophe du Canada.
Sınırları bugünkü Bern kantonu ve Vaud kantonunu büyük bölümünü içeriyordu.Cette nouvelle chaîne couvre désormais les canton de Vaud et canton de Fribourg.
Abhaz Krallığı sınırlarını Megrel ve Kartveli topraklarına kadar genişletti.Ils ont hérité du grand royaume de Magadha et ont souhaité l'étendre aux frontières encore plus lointaines.
Ülkenin sınırlarını genişletir, halkı mutlu eder kısaca iyi bir kral olur.Il lui sera aisé de contenter le peuple, après un règne aussi dur.
Büyük oranla Tekirdağ il sınırları içindedir.On les conduit ensuite dans d'immenses baraquements.
Çin'in sınırları içindedir.Les frontières de la France sont menacées.
Kanada tarihi bugünkü Kanada ülkesi sınırları içindeki toprakların tarihidir.Sa notoriété dépasse désormais les frontières du Canada.
Eski şehrin sınırları Schanzengraben kanalı sayesinde anlaşılabilir.Le tracé des anciennes lignes sur un plan du canton.
Roma ordusu sınırlara teksif edilmişti.L'armée romaine étaient humiliées.
Metamorfik kayaçlar kimi zaman kendi tarihlerini verebilir,yaşını içerisindeki sınırlar verebilir.En effet, maximiser sa VR à un âge contraint les valeurs aux âges futurs.
Yaklaşık %6.30 civarında oy aldık ve baraj sınırlarının üzerinde yer aldık.Vers 1600, furent construits le clocher et les parties hautes.
Belediye sınırları içindeki mahalle muhtarlığı sayısı ise 6'dır.Le territoire de la commune est limitrophe de ceux de 6 communes.
Avrupa Birliği sınırları içindeki altıncı büyük metropoliten alandır.Elle est le centre de la sixième grande zone métropolitaine de la Colombie.
Kent sınırları 1954'ten bu yana değişmedi.Il n'y a pas eu de modification des limites de comté depuis 1915.
Köyün yarısı Kadirli, diğer yarısı Kozan sınırlarındadır.Il contrôle désormais la moitié de l'Europe et a l'autre moitié coalisée contre lui.
Ankara Lojistik Üssü bu mahallede sınırlarında bulunmaktadır.La base antarctique Esperanza y est située.
Galiçya (Orta Avrupa), Polonya ve Ukrayna sınırları içinde bulunan tarihi bir bölge.Galicie, une région historique de l'Europe orientale, actuellement divisée entre la Pologne et l'Ukraine.
Tüm aktivitelerin temiz şehir sınırları içerisinde yapılabilecek özelliklere sahip olması gereklidir.Chaque capacité est nécessaire pour traverser des zones spécifiques.
15. yüzyıl başlarında kent, o zamanki sınırlarının dışına taşmaya başladı.Dès les années 1930, la ville excède ses limites administratives.
Finlandiyalılar o zamanlarda kendi sınırlarını çizmişlerdi.Les siècles ont finalement révélé ses limites et ses faiblesses.