sınırlar ile cümle

sınırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
20. Avrupa- Forumun konusu, "Avrupa sınırlarını mı zorluyor?, Avrupa'nın dünyadaki rolü".Das Thema des 20. Europa-Forums lautete "Stößt Europa an seine Grenzen?
Asya yaban köpeği kendinden çok daha büyük hayvanları avlamasına rağmen belli sınırları vardır.Obwohl Rothunde Tiere jagen, die sehr viel größer sind als sie selbst, haben sie auch Grenzen.
Böylece inanç ile bilginin sınırları kesin olarak birbirinden ayrıştırılmış olunmaktadır.Dadurch unterscheidet sich das Meinen vom Glauben und vom Wissen.
Vauban artık ülkenin bütün sınırlarındaki tahkimatlardan sorumlu hale gelmiştir.Vauban war nun stark in die Befestigung Frankreichs an allen Landesgrenzen eingespannt.
Bu üç bölge sınırlar konusunda birbiriyle çelişir.Die Pufferzonen dieser drei Areale grenzen aneinander.
Sınırlarda hiçbir değişiklik olmadı.Tatsächlich änderte die Kommission nichts an den Grenzen.
İmparator Vudi (M.Ö. 142–87) döneminde Han İmparatorluğu sınırlarını neredeyse iki katı kadar genişletmiştir.Unter dem Kaiser Wudi (141–87 v. Chr.) verdoppelte sich nahezu die Größe des Han-Reiches.
Antlaşma, Fransa'nın 1792'deki sınırlarına geri dönmesini zorunlu kılmıştır.Ziel war, Frankreich auf die Grenzen von 1792 zurückzuwerfen.
Bu bile yeterlilik sınırlarını zorluyordu.Jedoch ist auch diesem Leistungsvermögen Grenzen gesetzt.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Berichtigung der Grenzen Italiens nach den genau erkennbaren Abgrenzungen der Volksangehörigkeit.
İmparatorluğun sınırlarını da genişletti.Grenzen des Imperiums.
Bu cumhuriyetin sınırları içinde Singapur da bulunmaktadır.Des Weiteren liegt Singapur innerhalb dieses Mittelmeeres.
Yarımadanın çoğu Kenai Peninsula Borough ilçesi sınırlarındadır.Die Mehrheit der Bevölkerung des Kenai Peninsula Borough lebt entlang des Highways.
İkinci ırmağın adı Gihon’dur, Kûş sınırları boyunca akar.Und der Name des zweiten Flusses ist Gihon; der fließt um das ganze Land Kusch.
I. Alaeddin Keykubad bu zaferden sonra devletin sınırlarını Tiflis’e kadar genişletti.Nach diesem Sieg konnte Kai Kobad I. seine Grenzen bis nach Tiflis ausbreiten.
Aydınoğulları Beyliğinin himayesi altında kalmıştır. başkent sınırları içerisindedir.Während des Feldzugs ließen sie ihre Kinder dort in der Obhut der Hausbesitzerin.
Neuchâtel Gölü, tümüyle İsviçre sınırları içinde olan en büyük göldür.Der Neuenburgersee ist der grösste See, der vollständig in der Schweiz liegt.
Columbia nehri kuzey, Snake nehri ise doğu sınırlarının büyük bir kısmını oluşturmaktadır.Die nördliche Grenze bildet zum Großteil der Columbia River, einen Teil der östlichen Grenze der Snake River.
Milliyetler ve Sınırlar.Größe und Grenzen.
Köy sınırları içindeki Akpınar mesire yeri, suyu ile güzel bir yerdir.Ihm ist jedoch die Versorgung der Stadt mit besserem Trinkwasser zu verdanken.
Özbekler Tekkesi Bu Mahalle Sınırları İçinde Bulunmaktadır.Hier fehlen Nachbarn, die zur eigenen Phase gehören.
Düşüncede sınırlar olmamalıdır.Der Kreativität sind dabei keine Grenzen gesetzt.
İdil Nehri'nin şehir sınırları içindeki kısmında bir hidroelektrik baraj bulunmaktadır.Auf dem Gemeindegebiet befindet sich ein Teil des Laufwasserkraftwerks Barrage de Verbois.
Bu tanım görecelidir ve kesin sınırları yoktur.Diese sind fleischig und bilden keine Sehnen aus.
Bar kaymakamlığı sınırları dâhilinin 2011 yılındaki toplam nüfusu 42.038 olarak verilmektedir.Die Volkszählung aus dem Jahr 2011 ergab für die Gemeinde Bar eine Einwohnerzahl von 42.048.
1976'da Theis firması Fley sınırları içinde kalan demir-çelik tesisini işletmeye açtı.Die Firma Theis nahm 1976 das Edelstahlwerk Fley in Betrieb.
Sınırları belirsizdir.Die Querlinien sind undeutlich.
Bu sınırlar da sadece yasalarla belirlenebilir.Beschränkungen dürfen nur auf Grund eines Gesetzes angeordnet werden.
32 bitlik adresler, adres uzayını 4,294,967,296 (232) tane muhtemel tek adreslerle sınırlarlar.Damit sind 232, also 4.294.967.296 Adressen darstellbar.
Böylece Balkan ülkeleri sınırlarını karşılıklı olarak güvenceye almış oldular.Die Vertragspartner garantierten sich gegenseitig die Sicherheit ihrer Grenzen.
23. günde kortej saat 11.30 sıralarında İstanbul il sınırlarına girdi.Unter der Lagernummer 11.11.27 verbrachte er die Zeit in der Tundra.
Derbent, Selçuklular döneminde “Eşrefoğulları Beyliği” sınırları içinde kalmıştır.Cypria; „Kyprosgeborene“) als die Göttin der Fruchtbarkeit verehrt wurde (siehe auch unten).
Bozüyük Muğla ili Yatağan ilçesi sınırları içinde bir mahalledir.Sie verpuppen sich in einem Gespinst an der Erde oder zwischen Blättern.
Vizigotlar Roma sınırlarını korurken, kendilerine toprak verilecek ve yıllık ödeme yapılacaktır.Sie geloben die Respektierung der Grenzen des Römischen Reichs und erhalten dafür jährliche Tributzahlungen.
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.Es wird vermutet, dass im schmalen Vorjoch an der Westwand eine Empore eingebaut war.
1901 yılında Eckesey ve Eppenhausen ile birlikte Hagen büyükşehir sınırlarına katıldı.1901 wurden Delstern, Eckesey und Eppenhausen nach Hagen eingemeindet.
Bu, onlar için uyanış, yeni sınırlar ve iyimserlik zamanıydı.Diese Phase war von Optimismus und neuen Plänen geprägt.
23 Mayıs 1971 gece yarısından başlanarak İstanbul il sınırları içinde 15 saat sokağa çıkma yasağı kondu.Am 23. Mai 1971 wurde in Istanbul ein 15-stündiges Ausgehverbot verhängt.
Bu bozonların kütleleri önemlidir; çünkü bunlar zayıf nükleer kuvvetin erimini sınırlar.Der Tod gehört zu dieser Schöpfung hinzu, weil sie schwach ist.
Çin'e göre ise Sovyetler, sınırlarına bitişik olan bu eyaletteki insanları tahrik etmekteydi.Unter ihrer Führung konnte China die meisten Angriffe seiner Nachbarn auf die Grenzgebiete abwehren.
Bu antlaşmalarda da küçük değişikliklerle aynı sınırlar kabul edildi.Die Satzungen wurden ebenso mit nur wenigen Änderungen übernommen.
Havzasının %80'i Düzce ili sınırlarında kalır.80 % der Pisten sind leicht oder mäßig schwierig.
Eratosthenes, günümüzde Libya sınırları içinde bulunan Kirene şehrinde doğmuştur.Eratosthenes stammte aus der Stadt Kyrene im heutigen Libyen.
1945 ile 1992 arasında Çekoslovakya sınırlarıTschechoslowakei von 1945 bis 1992, Slowakei ab 1992.
Bu liste sadece birbirinden ayrı belediyelerin tanımlanan sınırlarındaki nüfuslarını belirtir.Dies gilt auch dann, wenn die Mitgliedsgemeinden der genannten Samtgemeinden nicht einzeln gezählt werden.
Bu filmde Harry'nin söylemi "İnsan sınırlarını bilmeli."dir.Er meinte, ein Mann müsse seine Grenzen kennen.
Ankara il sınırları dışında en iyi bilinen yerel yemeklerden biridir.Adie kennt die magische Grenze so gut wie sonst niemand.
Yönetim sınırları olarak kara komşusu yoktur.An der Hüllspelze ist keine Granne vorhanden.
Kansai Uluslararası Havalimanı'nın kuzey kısmı Izumisano sınırları içerisindedir.Der nördliche Teil der künstlichen Insel, die den Flughafen Kansai beherbergt, gehört zu Izumisano.
İllerin sınırları ve sayısı zamanla değişmiştir.Der Umfang und die Häufigkeit von Aussperrungen änderte sich je nach Epoche.
Bugünkü sınırları Dayton Antlaşması ile 1995'te çizildi.Die Gemeinde entstand mit dem Dayton-Vertrag im Jahr 1995.
Başarımı sınırlarlar.Die Erfolge stagnieren.
Belediye sınırları içindeki mahalle muhtarlığı sayısı ise 6'dır.Wird die Zahl der Nachbarkommunen auf Samtgemeindeebene gezählt, so ergeben sich sechs Nachbarn.
Görülmektedir ki ekstra bilgi, verilen sınırları daha da sıkılaştırmaktadır.Angaben sind also auch von weglassbaren Ergänzungen zu unterscheiden.
Küçük bir parçesı 2. Şehir Bölgesi Leopoldstad'ın sınırları içindedir.Ein kleiner Teil der Katastralgemeinde Aspern liegt im 2. Gemeindebezirk, der Leopoldstadt.
Bu bölge içinde, Valandova belediyesi sınırları dâhilinde 29 yerleşim yeri vardır.An der Gemeindegrenze gibt es hier 90 Hektar Mischwald.
Prosomada sınırları belirsiz iki uzunlamasına şerit bulunur.Von einigen Kritikern wurde Bounce mit 2 Unlimiteds No Limit verglichen.
Azerbaycan Cumhuriyeti sınırları içinde 1929 yılına kadar Arap alfabesine kullanım olup.Das arabische Alphabet wurde in Aserbaidschan bis in die 1920er Jahre verwendet.
Muratpaşa ilçe sınırları içinde'dir.Ansonsten ist die Grenze innerstaatlich.
Bu konu yalnızca bilginin sınırları içerisine girmez.Das Genießen innerhalb der Grenzen der bloßen Vernunft.

İlgili Sayfalar