Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Tak jak praví ten nápis tam vzadu -- "bez omezení."
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Wie auf der Tafel hinter mir steht: "ohne Beschränkungen".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Zoals het bord daar achteraan zei, "zonder beperkingen".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Όπως λεεί και η πινακίδα πίσω εκεί "χωρίς περιορισμούς".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Както гласеше надписът там отзад, "без ограничения".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Так же, как гласит вывеска за моей спиной — "Без границ".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Як отой надпис - "без перешкод".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".כמו שכתוב בשלט מאחורי, "בלי מגבלות".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".وكما تقول الإشارة هناك، " بلا قيود ."
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".彼女達は他に生きる道を知りませんでした
Arzularimizi sakatlayan ve bogan bu kültürel sinirlamaya karsi savasmaliyizles gardiens simultanés et les victimes du status quo, ont peur du changement
Arzularimizi sakatlayan ve bogan bu kültürel sinirlamaya karsi savasmaliyizlos simultáneamente aseguradores y victimas del régimen, tengan miedo al cambio.
Aygıtların sınırlamaları, test protokolü değiştirilerek bir dereceye kadar telafi edilebilir.Anordningernes begrænsninger kan til en vis grad kompenseres ved at ændre testprotokollen.
Aygıtların sınırlamaları, test protokolü değiştirilerek bir dereceye kadar telafi edilebilir. Avustralya’nınI limiti di tali apparecchi potrebbero in certa misura essere compensati modificando il protocollo di test.
Aygıtların sınırlamaları, test protokolü değiştirilerek bir dereceye kadar telafi edilebilir. Avustralya’nınLes lacunes de ces dispositifs pourraient, dans une certaine mesure, être compensées par la
Aygıtların sınırlamaları, test protokolü değiştirilerek bir dereceye kadar telafi edilebilir. Avustralya’nınObmedzenia prístrojov by sa mohli do určitej miery kompenzovať upravením testovacieho
Aygıtların sınırlamaları, test protokolü değiştirilerek bir dereceye kadar telafi edilebilir.Omezení přístrojů lze do určité míry vykompenzovat úpravou testovacího protokolu.
Aygıtların sınırlamaları, test protokolü değiştirilerek bir dereceye kadar telafi edilebilir.Ограниченията на устройствата може да бъдат компенсирани донякъде чрез изменение на протокола за тестване.
-(Bağırışlar) Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.En mi escuela no se me limitó por ser una chica.
-(Bağırışlar) Okulum beni kız olduğum için sınırlamadı.Mijn school beperkte me niet als meisje.
Bankalar kredileri kötü gitmek yerine onların tehlikeli kredi sınırlama ya da sınırlama büstü, gidiş--danמבנקים פשיטת רגל כשהלוואות אינם מצליחות, ולא להגביל אותם לתת הלוואות מסוכנות או להגביל
Bayes Ağları hakkında harika olan birşey de tek yöne gitme sınırlamasının olmayışıdır.Istotną rzeczą w przypadku sieci Bayesa jest to, że nie jesteśmy ograniczeni tylko do jednego kierunku.
Bayes Ağları hakkında harika olan birşey de tek yöne gitme sınırlamasının olmayışıdır.Jedna skvělá věc ohledně Bayesovských sítí je, že nejsme omezeni pouze jedním směrem.
Bayes Ağları hakkında harika olan birşey de tek yöne gitme sınırlamasının olmayışıdır.Na Bayesovských sietiach je skvelé, že nie sme obmedzení na postup iba jedným smerom.
Bayes Ağları hakkında harika olan birşey de tek yöne gitme sınırlamasının olmayışıdır.Una cosa grandiosa delle reti di Bayes è che non siamo limitati ad andare in una sola direzione.
Bayes Ağları hakkında harika olan birşey de tek yöne gitme sınırlamasının olmayışıdır.Одна из сильных сторон сетей Байеса - отсутствие ограничений выбирая порядок выполнения.
Bayes Ağları hakkında harika olan birşey de tek yöne gitme sınırlamasının olmayışıdır.דבר אחד טוב ברשתות Bayes הוא שאיננו מוגבלים בכיוון התהליך.
Bayes Ağları hakkında harika olan birşey de tek yöne gitme sınırlamasının olmayışıdır.制限されないことです 因果関係に従って 木の最上位にあるノードを説明変数
Belli ki soruda gelecekte bir zamandan söz ediliyor. (Bu ancak benim kalori sınırlamalarım tutarsa olur)Jonathan tiene veinticuatro años.
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Acum, dacă nu ai încredere în cineva, bineînţeles că îi aplici nişte restricţii.
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Ahora, si uno desconfía de alguien le pone límites, ¿no es cierto?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Als je iemand wantrouwt, leg je hem beperking op, toch?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Če nekomu ne zaupate, mu postavite omejitve, kajne?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.En effet, si vous ne faites pas confiance à quelqu'un, vous le restreignez, non ?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.For hvis du ikke stoler på nogen, lægger du restriktioner på dem, ikke?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Jeżeli komuś nie ufamy, to nakładamy na niego ograniczenia.
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Jos et luota johonkin, asetat heille rajoituksia, eikö vain.
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.자, 누군가를 신용하지 않을때는, 그 사람에게 제한을 두죠, 그죠?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Na most, amikor valakiben nem bízunk, leszabályozzuk őt, igaz?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Nếu bạn không tin tưởng ai đó, bạn sẽ đặt cho họ sự ràng buộc, đúng không?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Pokud někomu nedůvěřujete, dáte jim omezení, že jo.
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Så, om du inte litar på någon, så sätter du restriktioner på dem, eller hur!
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Sekarang, kalau anda tidak mempercayai seseorang, anda memberi batasan pada mereka, benar?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Se non ti fidi di qualcuno, gli dai dei limiti, giusto?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Se vocês não confiarem em alguém, põe-lhe restrições, não é?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Teraz, ak niekomu nedôverujete, tak im dáte určité obmedzenia, správne?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Wenn Sie anderen nicht vertrauen, setzen Sie ihnen Grenzen, oder?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Αν δεν εμπιστεύεσαι κάποιον, του βάζεις περιορισμούς, σωστά;
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.А коли ви комусь не довіряєте, то накладаєте на них обмеження, чи не так?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Ако не се доверяваш на някого, му поставяш ограничения, нали?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Если вы не доверяете кому-то, вы накладываете на них ограничения, так?
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.עכשיו, אם אתה לא בוטח במישהו אתה מציב לו גבולות.
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.لأنه إن لم تثق بشخص ما فإنك سوف تضع قيودا بينك وبينه .. أليس كذلك ؟
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.私が融資に対して設定した
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.텃세과 호전성과 지배적 계급제 같은것 말입니다.
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.La territorialitā, l'aggressivitā... ...e le gerarchie di dominanza.
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.Teritorial dan agresi... ... Dan dominasi hirarki.
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.Territorialidade e agressão, e dominação hierárquica.
(Bu ancak benim kalori sınırlamalarım tutarsa olur)A stane sa to, len ak dodržím svoje nastavené kalorické obmedzenia.
(Bu ancak benim kalori sınırlamalarım tutarsa olur)A stane se to, pouze pokud dodržím svoje nastavené kalorické omezení.