Ana içeriğe geç
Sözlük

sınırlama ile cümle

sınırlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
2 sınırlamalara uygun şekilde değerlendirecektir.Funcţionarul se va asigura că informaţiile comunicate sunt clarnteligibile.
2 sınırlamalara uygun şekilde değerlendirecektir.Il funzionario fa in modo che le informazioni comunicate siano chiare e comprensibili.
2 sınırlamalara uygun şekilde değerlendirecektir.Il veille à ce que les renseignements communiqués soient clairs et compréhensibles.
2 sınırlamalara uygun şekilde değerlendirecektir.O funcionário deve providenciar para que a informação comunicada seja clara e compreensível.
2 sınırlamalara uygun şekilde değerlendirecektir.Tjänstemannen skall e ersträva att informationen är klar och begriplig.
2 sınırlamalara uygun şekilde değerlendirecektir.Tjenestemanden sørger for, at de fremsendte oplysninger er tydelige og forståelige.
2 sınırlamalara uygun şekilde değerlendirecektir.V prípade potreby úradník poskytne rady o tom, ako začať administratívny postup v rozsahu jeho pôsobnosti.
2 sınırlamalara uygun şekilde değerlendirecektir.Ο υpiάλληλο φροντίζει ώστε οι διαβιβαζόενε piληροφορίε να είναι σαφεί και κατανοητέ.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.한가지 살짝 꼬집고 싶은건 이게 5만원짜리고 또 싸서 좋긴 하지만, 아무래도 이 방식에 한계가 있는 것이 사실입니다.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Även om det fungerar för 50 dollar så finns det vissa begränsningar.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Azt azért el kell mondanom, noha 50 dollárból kihozható, vannak korlátai ennek a megközelítésnek.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Bien qu'elle fonctionne, cette approche a des limites. Bien qu'elle fonctionne, cette approche a des limites.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Deși face asta doar pentru 50 $, acesta are câteva limite.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Quero dizer rapidamente que, embora se fique pelos 50 dólares, existem algumas limitações nesta abordagem.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Quiero decir rápidamente que, aunque esto funciona por 50 dólares, hay algunas limitaciones en este enfoque.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Rad bi samo dodal, da čeprav je zmožen vsega tega za le 50 dolarjev, je uporaba vseeno nekoliko omejena.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Saya ingin menambahkan sedikit, meskipun ini cukup 50 dolar, ada sejumlah batasan dari pendekatan ini.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Tôi cũng muốn nói nhanh rằng dù phần mềm này hoạt động chỉ với 50 đô, nhưng nó cũng có một vài hạn chế.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Trotz dass dies für 50 Dollar geht gibt es einige Grenzen mit diesem Ansatz.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Za 50 dolarů to dělá opravdu hodně věcí, ale má to i své limity a chyby.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Искам бързо да кажа, че макар и наистина да работи само за 50 долара, при този подход има някои ограничения.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.Я хотів би додати, що вона ще дозволяє зробити за свої 50 доларів, є деякі обмеження такого підходу.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.אני רוצה בזריזות לומר שלמרות שבאמת היא עושה זאת עבור 50 דולרים, יש כמה מגבלות לגישה הזו.
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.أود أن أذكر مع إنه يعمل بتكلفة 50 دولار إلا أن هذا الحل مقيد بعض الشيء
Ama 50 dolara bunu yapabilsek de, bu yöntemin bazı sınırlamaları var.制限もありますが しかしやりたいことの80% が1% のコストで
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Aber das ist ein breites und ziemlich schwieriges Thema, also musste ich mich einschränken.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Ale keďže je to veľmi široká a citlivá téma, zúžim ju.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Ampak to je široka in zelo občutljiva tema, zato se moram omejiti.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.C'est un vaste sujet, très délicat, je vais donc devoir me limiter.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Dar este un subiect vast şi foarte delicat, aşa că va trebui să mă limitez.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Dat is een ruim en zeer delicaat onderwerp, dus moet ik mezelf beperken.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.De ez egy kiterjedt és nagyon érzékeny téma, ezért korlátozni fogom magam.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Det är ett brett och väldigt känsligt ämne, så jag behöver begränsa mig.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Es un tema amplio y muy delicado, así que tengo que establecer los límites.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.종교는 너무 넓고 민감한 분야이기에, 저는 스스로를 제한할 겁니다.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Mas este é um tema vasto e muito delicado por isso tenho de me limitar.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Men det er et bredt og følsomt emne, så jeg må begrænse mig.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Nhưng nó là một vấn đề bao quát và rất tế nhị. ví vậy tôi sẽ đặt giới hạn.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Subjek ini sangatlah luas dan sensitif, jadi saya harus membatasi diri.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Takto široké a citlivé téma však vyžaduje, abych byl konkrétní.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.To temat szeroki i bardzo delikatny, więc muszę się ograniczyć.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Είναι ένα ευρύ και ευαίσθητο θέμα, γι' αυτό θα πρέπει ν' αυτοπεριοριστώ.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Но това е обширна и много сложна тема, така, че ще се огранича.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.Но это обширная и очень деликатная тема, поэтому я должен ограничить себя.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.אבל זה נושא רחב ועדין מאוד כך שאני צריך להגביל את עצמי
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.ولكنه موضوع واسع وحساس للغاية، لذلك يجب أن أضع حدوداً لنفسي.
Ama bu oldukça geniş ve hassas bir konu, bu yüzden kendimi sınırlamalıyım.全ては話せませんので トピックを絞ることにします 全ては話せませんので トピックを絞ることにします
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Ahogy azt a tábla is mutatja ott hátul: "határok nélkül".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Ako je napísané za mnou: "bez obmedzení".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Asa cum spune semnul acela din spate "fara limite"
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Come diceva il cartello, quella volta: "senza limiti".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Comme le disait le panneau là-bas : "sans limite".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Como decía el letrero ahí detrás, "sin limitaciones".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Como dizia ali atrás a placa "sem limitações".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Giống như biển hiệu ở phía sau ghi, "không giới hạn."
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Jak ten znak: "bez ograniczeń".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".여러분 뒤에 적혀있는 글귀같이 "한계를 뛰어넘어"
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Kuten tuossa kyltissä tuolla lukee, "ilman rajoituksia".
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Seperti tanda di belakang sana yang bertuliskan, "tanpa batas."
Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".Som det står på skylten där borta, "utan begränsningar."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod