Bununla birlikte izlenen tüm bu politikalar, komünist sistemin doğasında olan sınırlamaları atlatmaya yetmedi.Однако, оказывается, что одного желания недостаточно, чтобы выбраться из этого коллективного кошмара.
Eserlerinde ondokuzcu yüzyılın sınıfı ve cinsiyeti üzerindeki kültürel sınırlamaları görülebilir.Картины Моризо отражают культурные ограничения 19-го века для её класса и пола.
Herhangi bir yaş sınırlaması yoktur.Возрастных ограничений нет.
Bu seçimdede yaş sınırlaması aynı 2006 seçimlerindeki gibi 18 yaştan 16 yaşa indirildi.تم تقليص حدود السن في هذه الانتخابات الي 16 بدلا من 18 مثلما حدث في انتخابات 2006 .
Amazon.com, Kindle e-okuyucu cihazlarına erişimi sınırlamak için beyaz listeler kullanmaktadır.يستخدم موقع amazon.com قوائم بيضاء للحد من الوصول إلى قارئها الإلكتروني Kindle.
Herhangi bir yaş sınırlaması yoktur.لا يوجد أي قيود عمرية.
Özellikle saatte 4 km ile 10 km. arasında hız sınırlamalarını içeren ilk trafik işaretleri ortaya çıkar.وأعلنت البلدة إشارات المرور الأولى بما في ذلك الحد الأقصى للسرعة مابين 4كم، 10كم على وجه الخصوص.
Birinci sınıf nesne: Sınırlama olmadan kullanılan nesnedir.كائن من الفئة الأولى first-class object: وهو كائن يمكن استخدامه بدون قيود.
Sonradan Arap ismi edinme, Kuran çalışma, alkollü içki satma sınırlamaları da getirildi.وشملت الإضافات اللاحقة إلى القانون حظراً على تبني الأسماء العربية، ودراسة القرآن، وبيع المشروبات الكحولية.
Humus (şube 318): Tuğgeneral Firas Al-Hamed (2012) "sınırlama veya insanlığa karşı suç işlemekle" suçlandı.حمص (الفرع 318): العقيد فراس الأحمد (2012) اتهم "بإعطاء أوامر أو ارتكاب جرائم ضد الإنسانية".
Duff, kariyerini sinema ve televizyonla sınırlamadı ve pop müzik alanında da çalışmaya başladı.لم تكن حدود داف العمل في مجال السينما والتلفزيون فقط، بل بدأت العمل في مجال أغاني البوب.
Ne var ki daha sonra Paralı Askerler Savaşı sırasında bu sınırlama geçici olarak ortadan kalkmıştır.وقد تعرضت هذه المساكن بعد الحرب للنقد بشكل كبير.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.في بعض الحالات ، هناك قيود إضافية.
Yapılması mümkün olan her şey yapılmalı mıdır, yoksa bir sınırlama getirilecek midir?Nasıl?"Será que ela deve colocar toda a sua esperança nesse namoro, ou deve depositá-la em Deus?
Opera "bazı işlevler sınırlamaları ile" kullanılabilir.Opera pode ser utilizado "com algumas limitações de funcionalidade".
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Entretanto, existem restrições.
İlk olarak FAT32'de herhangi bir kök dizin sınırlaması yoktur.Não há essa limitação no FAT32.
Yakında, Sejm kralın yetkilerini ciddi ciddi sınırlamaya başladı.Os Sejms severamente limitavam o poder do rei.
767–200 modelin, çıkış kapısı sınırlamaları yüzünden 255 koltuk kapasite sınırı vardır.Todos os modelos da série -200 tem capacidade de carregar 225 devido as limitadas saídas de emergência.
Bunlardan başka birkaç tekniksel sınırlama da vardır.Essa técnica tem várias limitações.
Herhangi bir yaş sınırlaması yoktur.Não havia nenhum limite de idade.
Sınırlamalar daha çok kadınlara yönelik olmuştur.Tal restrição é ainda mais forte para as famílias.
Kullanım için herhangi bir sınırlama yoktur.Não há limite de idade para a utilização.
İnsan davranışlarını sınırlamak, denetim altına almak yerine insan özgür bırakılmalıdır.Se encoraja a responsabilidade pessoal, em vez da supervisão.
Helenistik dönemde Helenleşme, sınırlamaları vardı.Durante o período helenístico em si, no entanto, o processo de helenização foi limitado.
Sadece tüketiciler için değil imalatçılar için de yiyeceklere ve diğer ürünlere tüketim sınırlaması konuldu.Licenças foram necessárias para todas as transações, exceto alimentos e medicamentos.
Kredi miktarı Tüketici kredileri genellikle bir sınırlamaya tabidir.Os cuidados de apoio na residência são geralmente suficientes.
Yapılması mümkün olan her şey yapılmalı mıdır, yoksa bir sınırlama getirilecek midir?Nasıl?"Heeft de roes van hartstocht u in zijn greep, of zijt gij weggezonken in achteloosheid?
NetBeans IDE nasıl kullanıldığına ilişkin hiçbir sınırlama bulunmayan ücretsiz bir üründür.De NetBeans-IDE is een gratis product zonder beperkingen over hoe het gebruikt kan worden.
Oyuncu sayısında sınırlama yoktur.Er is geen limiet aan het aantal spelers.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Er zijn wel enkele beperkingen.
Bu modelde, yine de hiç sınırlama yoktur.Aan het model zijn geen beperkingen.
Round sınırlaması yoktur.Op vervolmaking staat geen grens.
Herhangi bir yaş sınırlaması yoktur.Er is geen leeftijdsgrens.
( Sınırlama doğal olmalıdır.Het is geen natuurlijke grens.
İngiliz medyası, yarışmanın "NextGen Serisinin artan etkisini sınırlamak" için oluşturulduğunu belirtti.Zdaniem brytyjskich mediów, rozgrywki zostały utworzone, by "ograniczyć rosnące wpływy NextGen Series".
Yapılması mümkün olan her şey yapılmalı mıdır, yoksa bir sınırlama getirilecek midir?Nasıl?"Czy jego Sąd będzie surowy lub miłosierny, to jest nieodwołalne".
Bu turnuvada erkeklerde olduğu gibi herhangi bir yaş sınırlaması bulunmamaktadır.W turnieju kobiet nie obowiązuje limit wiekowy jak w przypadku mężczyzn.
2001'den bu yana kadınlar da yasal herhangi bir sınırlama olmaksızın orduya katılabilmetedir.Po 2001 roku w armii mogły służyć kobiety, ale nie obowiązywał ich obowiązek służby wojskowej.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Tym niemniej pewne ograniczenia będą nieuniknione.
Kredi miktarı Tüketici kredileri genellikle bir sınırlamaya tabidir.Oprocentowanie pożyczek jest zazwyczaj bardzo wysokie w porównaniu do oprocentowania kredytów.
Herhangi bir yaş sınırlaması yoktur.Brak ograniczenia wiekowego.
Orman yapısının zayıflığı orman ürünleri üretimini de sınırlamaktadır.Degradacja terenów leśnych zmniejszyła produkcję w leśnictwie.
Fakat yardımcı sınıfın silahlarını kullanma konusunda bir sınırlama yoktur.Klasa chińska nie ma ograniczeń co do używania rodzajów broni.
AirDrop-la barındıracak dosyanın boyutuna herhangi bir sınırlama yoktur.W LimeSurvey nie ma limitu liczby badań które użytkownik może stworzyć.
Yapılması mümkün olan her şey yapılmalı mıdır, yoksa bir sınırlama getirilecek midir?Nasıl?"Ge sig i kast (med) – Att göra eller ta itu med något.
Dublin Şehir Konseyi yüksek binalar üzerindeki eski sınırlamalarını yumuşatmıştır.Dublin City Council har nu också släppt lite på gränserna för hur höga byggnader man får bygga.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Det är fortfarande en del sådana restriktioner.
Bu seçimdede yaş sınırlaması aynı 2006 seçimlerindeki gibi 18 yaştan 16 yaşa indirildi.Åldersgränsen sattes likt tidigare år till 16 år.
Ne var ki daha sonra Paralı Askerler Savaşı sırasında bu sınırlama geçici olarak ortadan kalkmıştır.Detta gick fint fram till dess brist på råvaror under kriget stoppade succén.
Kullanım için herhangi bir sınırlama yoktur.Det finns ingen begränsning av fastighetens användningsändamål.
1705: Yahudi haklarına sınırlamalar getirildi.1705 р.: введено нові обмеження для євреїв.
Besin sınırlaması farklı büyüme stratejilerinin evrimleşmesine yol açar (bakınız: r/K seçilim teorisi.Це обмеження призвело до створення бактеріями різних стратегій зростання (див. теорія r/K селекції).
Oyuncu sayısında sınırlama yoktur.Жодних обмежень на кількість зіграних партій.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Проте існують обмеження.
Diyette en büyük sınırlama karbonhidratlar üzerindedir.Має найвищу серед усіх вуглеводнів щільність.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Platí zde jistá omezení.
Bu sınırlama şimdi Snow Leopardda kaldırılmıştır.Na tento článek je přesměrováno heslo Sněžný leopard.
Bir temsilcinin kaç kere seçilebileceğine dair bir sınırlama yoktur.Není ani žádné omezení, kolik lidí můžete milovat.
Otoyollarda bazı güzergahlar arasında hız sınırlamasının olmaması da önemli bir özelliktir.Na dálnicích se nesmí vyskytovat jednoúrovňové křižovatky.