Somurtkan ve sinirlidir.Надменен и раздразнителен.
HTML kodlamanın sınırlı kullanımı.Конвертиране на HTML обекти.
Örneğin, sonu olan elementler ya da sınırlı elementler gibi.Например минималният и максималният елемент.
Şirket, bir Amerikan sınırlı sorumluluk şirketine eşdeğer bir Société à responsabilité limitée veya SARL'dir.То е регистриран като Società a Responsabilità Limitata или Дружество с ограничена възможност.
Cumhurbaşkanının yetkileri sınırlı olacaktı.Властта на вождовете е силно ограничена.
Sinirli bir ejderhadır.Яростен като тигър.
Küçükbaş hayvan sayısı oldukça sınırlıdır.Животинският свят тук е доста ограничен.
Deniz suyunun pH değeri 7.5 ile 8.4 değerleri arasında sınırlıdır.Морската вода е слабо алкална, като pH варира в границите от 7,5 до 8,4.
Sulama imkânları sınırlıdır.Валежите са ограничени.
1994 yılındaki memur ve işçi ödemeleri bütçe ödenekleri ile sınırlı tutuldu.Всеки работник или служител има право на платен годишен отпуск.
Sınırlı referans: textОтечество любезно - пълен текст
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.Подсказванията не могат да бъдат неограничени.
Darcy kırgın ve sinirli bir şekilde gider.Дарси е шокиран и иска обяснение.
Ama her zaman sinirli kalır.Това винаги е опасно!
Ailesi fakirdi ve eğitimini doğduğu yerde sınırlı imkânlarla aldı.Роден е в бедно семейство и получава ограничено образование.
Sezonun sona ermesiyle kontratı sebebiyle sınırlı free-agent oldu.След края на сезона става свободен агент.
30 Haziran 2012 tarihinde Cavaliers tarafından sınırlı serbest oyuncu konumunda free agent oldu.На 11 юни 2014 г. преминава като свободен агент в Берое .
Sinirli bir insan olarak başına gelenler adeta bir sabır sınavı gibidir.Елен Уест е пациент с анорексия нервоза, която става един от най-известните примери за екзистенциален анализ.
Uluslararası Ceza mahkemesinin görevi, tüm toplumları ilgilendiren en ciddi suçlarla sınırlıdır.Stvarna nadležnost Suda ograničena je na najteža kaznena djela, značajna za cijelu međunarodnu zajednicu.
Her ne kadar ilerlemeler kaydedildiyse de özel müdahelelerin etkinliğini kanıtlayan veriler sınırlıdır.Iako je postignut napredak, podaci koji potvrđuju djelotvornost pojedinačnih intervencija ograničeni su.
Ama canavar da o an çok sinirlidir.Neke su ptice u tom razdoblju vrlo razdražljive.
Fakat onun geçerliliği sınırlıydı.Njegovi su učinci bili ograničeni.
Bunlar sınırlı olarak hareket ederler.Sudjelovala je samo u ograničenim akcijama.
İğne paylaşımından bulaşma riskinin sınırlı olduğu görülmektedir.Čini se da je opasnost od prijenosa putem zajedničkih igala ograničena.
Harekelerin kullanımı neredeyse sadece Kur'an ve Arapça öğretim kitaplarına sınırlıdır.Obrazovnu djelatnost misionara uglavnom je ograničena na učenje engleskog jezika i aritmetike.
Cumhurbaşkanının yetkileri sınırlı olacaktı.Ovlasti guvernera su zapravo vrlo ograničene.
Prolog gibi sınırlı sayıda koda sahiptir.Postoji samo ograničen broj primjeraka.
Komutlar her zaman için 2-baytla sınırlıdırlar.Najčešće u povorci sudjeluju dva bariličara.
Çin'e ise sınırlı sayıda satıldı.U manjem broju prodan je Poljskoj i Kini.
Sınırlı kablo uzunluğu ve istasyon sayısı.Obmedzená dĺžka káblu a počtu staníc.
Transdinyester sınırlı şekilde tanınan devlet olduğundan, paranın ISO 4217 kodu yok.Keďže Podnestersko je medzinárodne neuznanou krajinou, nemá podnesterský rubeľ oficiálny menový kód ISO 4217.
Balonların kullanılırlıkları sadece rüzgar yönünde hareket etmeleri nedeniyle sınırlıydı.Použitie týchto balónov bolo obmedzené na fakt že mohli stúpať iba hore.
Eylül ise annesini sınırlı da olsa eve götürmek için izin almaya çalışır.Tom odmietne ale dovolí Lucy ešte ísť na pár týždňov domov.
Eğer dizi hem alttan sınırlı hem de üstten sınırlı ise diziye sınırlı denir.Ak je postupnosť zároveň zdola aj zhora ohraničená, hovoríme, že je ohraničená.
Üretim her zaman sınırlı kaldı.Jeho pracovný rozsah je neustále obmedzovaný.
Nadir bir hastalıkta bekleneceği üzere, aHÜS görülme sıklığına ilişkin veriler sınırlıdır.Ako je zvyčajné u zriedkavo sa vyskytujúcich ochorení, údaje o výskyte nových prípadov aHUS sú obmedzené.
Bunlar dünyanın belirli yerlerinde, özellikle sınırlı yerlerde yayılmışlardır.Je rozšírený na celom svete, hlavne v miernom pásme.
Hayvancılık faaliyeti olarak sınırlı sayıda büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır.Vedie čo do počtu zvierat pomyselný rebríček zoo.
Evde-eğitim son derece sınırlıdır.Výchova detí bola obzvlášť veľmi prísna.
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.Tento generačný rad nie je presne ohraničený.
Bir bilgisayara aktarılan videolar maksimum 4GB boyutu ile sınırlıdır.Limitom je veľkosť súboru v ISO obraze, maximálna veľkosť jedného súboru je obmedzená na 2 GB.
Sınırlı imkânları ile bu durum artarak devam ettirilmektedir.Samozrejme s množstvom nesenej výzbroje sa táto schopnosť znižuje.
Önceden mahalle sitelerle sınırlıydı ve 5 katlı apartmanlardan oluşuyordu.V roku 1600 sídlisko pozostávalo z 5 poddanských domov.
Örgütlenme sadece şehirle sınırlı kalmadı.Okrem nej nie sú do mesta takmer žiadne spojenia.
Chamberlain Südet Almanlarının taleplerinin makul ve Hitler'in isteklerinin sınırlı olduğunu düşünüyordu.Chamberlain je verjel, da so pritožbe sudetskih Nemcev upravičene, Hitlerjevi nameni pa omejeni.
Cesàro, 1887'de (C, n) toplamasını tanımlamaya çok yaklaşmış ama sınırlı sayıda örnekler vermiştir.Leta 1887 je Cesàro prišel blizu definicije vsote (C, n), vendar je podal le nekaj primerov.
Uluslararası Ceza mahkemesinin görevi, tüm toplumları ilgilendiren en ciddi suçlarla sınırlıdır.Pristojnost Sodišča je omejena na najtežja hudodelstva, ki zadevajo mednarodno skupnost kot celoto.
İğne paylaşımından bulaşma riskinin sınırlı olduğu görülmektedir.Tveganje za prenos prek delitve igel je se zdi omejeno.
Zafer kesindi, ve muharebe sonra ellerinde tuttukları birkaç kale dışında yerel direniş çok sınırlı kaldı.Njuna zmaga je bila prepričljiva in po bitki se jima je upiralo samo še nekaj trdnjav.
Cinsel açıdan en sinirli olan o.Najbolj nevaren je za živčevje.
Somurtkan ve sinirlidir.Osoren je in razburjen.
Yine de bu komando grubunun başarısı çok sınırlı olmuştur.Vendar pa je bil obseg karavan vendarle številčno omejen.
Deniz suyunun pH değeri 7.5 ile 8.4 değerleri arasında sınırlıdır.Morska voda pH je omejena na območju 7,5 do 8,4.
Kimliği hakkında bilinenler sınırlıdır.Ta zaznava je omejena.
Aralık genellikle bazen aynı binaya veya baz istasyonuna kısa mesafede sınırlıdır.Doseg povezave je majhen, običajno v velikostnem razredu stanovanja ali hiše z bazno postajo.
Hakkındaki bilgiler çok sınırlıdır.Podatki so omejeni.
HTML kodlamanın sınırlı kullanımı.Uporablja HTML.
Öyle ki arıların dölleme işlemine ihtiyaç duymayan bitki sayısı son derece sınırlıdır.Ne pojavlja se pri vrstah, pri katerih življenjske potrebe niso izrazito omejujoče.
Dönemin Adana valisi olan Müştak Bey ile de bilgi sınırlıdır.Za vladarje iz obdobja Srednjega kraljestva je malo znanega.
Tüm liste aşağıdaki ile sınırlı değildir.Spodnji seznam ni popoln.