Çok sinirli bir insandır.Egy ideges ember.
Pepsi Nex Zero Pepsi Mont Blanc: Fransız kestane tatlısına dayanan sınırlı sayıda Pepsi.Pepsi Nex Zero Pepsi Mon Blanc - Korlátozott gesztenye ízű kóla.
Pepsi Christmas Cola: Sınırlı sayıda, Noel temalı Pepsi, 21 Kasım 2017'de piyasaya sürüldü.Pepsi Christmas Cola - Korlátozott kiadású 2017. november 21-én megjelent termék.
2017 Salted Caramel Pepsi: 2017 kışında sınırlı bir süre piyasaya sürülen karamel aromalı bir Pepsi.2017 Salted Caramel Pepsi - A sós karamell ízű Pepsit csak korlátozott ideig 2017 telén lehetett kapni.
Örneğin, bir zamanlar Kane County ile sınırlı olan Aurora, Illinois, sonradan dört county'ye yayılmıştır.Erre példa az Illinois állambeli Aurora, ami Kane megye része volt, ma négy megyére terjed ki.
Somurtkan ve sinirlidir.Nagyon félénk és ideges.
Darcy kırgın ve sinirli bir şekilde gider.Chase koszos és ideges volt.
Sinirli, titiz ama rahatına da düşkün.Kicsit ügyetlen, de szeretik.
Pepsi Shiso: 2009 yazında sınırlı sayıda üretilen yeşil shiso aromalı soda.Pepsi Shiso - A 2009 nyarán megjelent, zöld színű ízesített üdítő szódabikarbóna felhasználásával készült.
Aynı şekilde, Avustralya, Bulgaristan, Polonya, Finlandiya ve Romanya'da sınırlı bir süre için satıldı.Hasonlóképpen Ausztráliában, Bulgáriában, Lengyelországban, Finnországban és Romániában is lehetett kapni.
Tüfek sınırlı sayıda üretildi ve üretimi kısa süre içinde durduruldu.Azonban a lőszer kevéssé volt hatékony, ezért hamar leállították a gyártását.
Tu jaudinaisi, vos tik pamatei tą moterį. : Şu kadını görene kadar sinirliydin.A férfi nyugodt marad, mire a nő megjegyzi, még sosem látta idegesnek.
İngiltere'de Ekim 2011'de sınırlı bir süre için piyasaya sürüldü.2011 márciusában rövid előadást tartott a Európai Parlamentben.
Cerdic iktidarına dair bilgi sınırlıdır.A kriptofáziára vonatkozó ismereteink korlátozottak.
Pepsi Azuki: Bir azuki fasulyesi aromalı sınırlı sayıda Pepsi 20 Ekim 2009'da yayınlandı.Pepsi Azuki - Az azuki bab ízesítésű termék 2009. október 20-án jelent meg a piacon.
Bu hak görev süresi ile sınırlıdır.Ezen jogai azonban a korábbi időszakhoz képest korlátozottak.
Doğal âfetler ve hastalıklar sinirli ilâhi ba'ların işi olarak görülürdü.A neurok és az emberevőknek nevezettek balti-szlávok ősei lehettek.
2012 kışında mandalina aromasıyla sınırlı bir süre için tekrar serbest bırakıldı.A 2012-es téli időszakban újra lehetett kapni mandarin és narancs ízesítéssel.
Pepsi Ice Cucumber: Sınırlı sayıda üretilen yeşil, salatalık aromalı Pepsi 2007 yazında satılmıştır.Pepsi Ice Cucumber- Limitált uborka ízesítésű Pepsi, mely 2007 nyarán jelent meg a piacon.
Genellikle sinirlidir.Gyakran vannak dührohamai.
2017 Pepsi Fire: 2017 yazında sınırlı bir süre için satılan tarçın demlenmiş bir Pepsi aroması.2017 Pepsi Fire - Fahéj ízesítésű Kóla termék, mely csak rövid ideig volt kapható 2017 nyarán.
Roma İmparatorluğunun sınırları bundan sonra Ren nehriyle sınırlı kaldı.A Római Birodalom határa végérvényesen a Rajnáig húzódott vissza.
Fakat bunun da kapasitesi çok sınırlıdır.Ez a lehetőség azonban korlátozott.
Ancak sınırlı bir başarı elde edebilmiştir.Kisebb sikert ért el.
2016'da sınırlı bir çalışma için Avustralya’da mevcuttu.2016-ban Ausztráliában is lehetett kapni kis ideig.
Bu da hem üretimi hem de tüketimi sınırlıyordu.Ide tartozik a termelés és fogyasztás.
2004: DC, Identity Crisis sınırlı serisini basmaya başladı.1992 – Svájc azonos beleegyezési korhatárt vezet be.
Nadir bir hastalıkta bekleneceği üzere, aHÜS görülme sıklığına ilişkin veriler sınırlıdır.Ahogy az egy ritka betegség esetében várható, az aHUS előfordulására vonatkozó adatok korlátozottak.
Bu sınırlı büyütmeyi azaltmak parlaklığı arttırmaz ve bu sınırda azalan büyütme için hiçbir yarar yoktur.Ezen jószágok fogyasztása újabb fogyasztásra ösztönöz és esetükben nem érvényesül a csökkenő határhaszon elve.
Pepsi Baobab: 25 Mayıs 2010'da piyasaya sürülen meyve aromalı, sınırlı sayıda Pepsi baobab lezzeti.Pepsi Baobab - A baobab fa gyümölcs ízesítése 2010 május 25-én jelent meg a piacon.
Bu tür faaliyetler yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü oldukça sınırlıdır.Nem szabad túl nagy adagokat felszippantani túl gyakran a fentebb már említett okok miatt.
Hava sislidir ve görüş son derece sınırlıdır.Felszíne erdős, így a kilátás korlátozott.
O zaman Çin'de belirli kayıtlı kullanıcılar ile sınırlıydı.Kínában ekkor került végleg a tiltott írók listájára.
Ekim 2007'de grubun 1997 demosu Possessed, Listenable Records etiketiyle sınırlı sayıda satışa sunuldu.2007 októberében a Listenable Records újra kiadta a Possessed demót, limitált kiadásban.
ABD'de ise 28 Kasım 2007'de sınırlı olarak gösterime girmiştir.Az Egyesült Államokban korlátozott példányszámban játszották 2008. március 28-tól kezdődően.
Kırsal alanda olduğu için tarlası sınırlıdır.Sebezhető, mert szűk területen él.
Kentin ilk kuruluş yılları hakkında veriler çok sınırlıdır.A kisváros életének első évtizedei szörnyűen teltek.
Tralleislilerin direnişi sadece bu olayla sınırlı kalmamıştır.Driesch ellenvetései legyőzhetetlennek tűntek számomra.
Fakat onun geçerliliği sınırlıydı.Megbízhatósága korlátozott.
3-11 sınıflarda Adıgece haftada 2 ders saati ile sınırlı olarak okutulur.A 11.-12. évfolyam tanulói fakultációként heti 3-3 órában tanulhatnak.
Sınırlı uzmanlık.Limitált példányban.
Bu dönemlerde sınırlı bir iskan olduğu ifade edilmektedir.E korszakban legalább egy lakatlan periódus is volt.
Zaten savaş başlamadan önce bile yetersizlikleri ve kullanım alanının sınırlığını ortaya çıkmıştı.Már a felkelés vége előtt elkezdődött a vita a célszerűségéről.
Orta sinirlidir.Az állcsonti ideg.
Sinirli bir şekilde Lily'ye karşı koyar ve ona sabah neden uyandırmadığını sorar.Raivostunut Nina menee Lilyn luokse ja kysyy tältä, miksei tämä herättänyt häntä aamulla.
Olay yerinden geçen yazar Edmund White: "herkes huzursuz, sinirli ve canlı.Ohikulkumatkalla ollut kirjailija Edmund White muisti, että ”Kaikki ovat levottomia, vihaisia ja uskaliaita.
Her üçü de sınırlı bir süre için kullanılabilirdi.Kaikki kolme olivat saatavilla vain rajoitetun ajan.
Eddie's Archive aslında bir sınırlı basımdı ve aile ağacı sayılıydı.Eddie's Archive julkaistiin alun perin rajoitettuna painoksena ja sukupuu oli numeroitu.
Kongre'nin güçleri Anayasa'da sayılanlarla sınırlıdır; tüm diğer güçler eyaletler ve halka aittir.Perustuslaki määrittelee kongressille kuuluvan vallan; kaikki muu valta kuuluu osavaltioille ja kansalle.
Maksimum bitcoin sayısı 21 milyonla sınırlıdır.Spekulaatio perustuu muun muassa siihen, että bitcoinien määrä on rajattu 21 miljoonaan.
Cüceler huysuz, sinirli ve sabırsızdır.Olen pingottunut, vihainen, kärsimätön.
Çin'e ise sınırlı sayıda satıldı.Kiinan suuntaan tuotteita vietiin vain vähäisiä määriä.
Sınırlı sayıdaki kutu seti ise 4 Aralık 2012'de yayımlandı.Mainostoimiston suunnittelema logo julkaistiin 4. joulukuuta 2012.
Çünkü verilen sayı değerleri ile çok sınırlı matematiksel işlem uygulanabilir.Mittaustuloksilla voidaan suorittaa rajoitetusti matemaattisia operaatioita.
Hünerleri sadece futbol ile sınırlı değildi.ToU:n toiminta ei rajoitu jalkapalloon.
Michael soğuk ve sinirli bir bakışla ona bakar.Jody pitää äitiään kylmänä ja kohtuuttomana.
Bunun nedeni yayın haklarının sınırlı olmasından dolayıdır.Toimilupia perustellaan sillä, että lähetystaajuuksia on vain rajallinen määrä.
Yaşam alanı Akdeniz'le sınırlı olan tek martı türüdür.Se oli ainoa Vantaan kaupungin mereen rajoittuva alue.
Bunlardan biri sınırlı edisyon ve diğeri de orijinal versiyonudur.Osa on vanhoista versioista ja yksi on uudesta.
Bu gelişmeler sadece batı ülkeleri ile sınırlı değildi.Heidän valtansa rajoittui kuitenkin vain Länsi-Norjaan.