Ana içeriğe geç
Sözlük

sınır ile cümle

sınır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biz sınıra yakın hiçbir yerde değiliz.We're nowhere near the border.
Tom sinir krizi geçirdi.Tom had a nervous breakdown.
Tom gerçekten sinirli görünüyordu.Tom seemed really nervous.
Gürültüler sinirimi bozuyor.The noises are getting on my nerves.
Tom sinirliydi ama ne yapması gerektiğini biliyordu.Tom was nervous, but he knew what he was supposed to do.
Sinirimi bozma!Don't get on my nerves!
Ben kolayca sinirlenirim.I anger easily.
Gittikçe sinirlendiler.They became more and more nervous.
Sinirleniyor musun?Are you getting nervous?
Bu sinirlerimi bozuyor.This is getting on my nerves.
Zaman sınırı var mıydı?Was there a time limit?
Zamanınız sınırlı.Your time is limited.
Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Bilgi sınırlıdır.Imagination is more important than knowledge. Knowledge is limited.
Ne hakkında bu kadar sinirlisin?What are you so nervous about?
İnsanın aptallığı hiçbir sınır tanımaz.Human's stupidity doesn't know any limits.
Onu üç farklı olasılığa sınırladım.I've narrowed it down to three different possibilities.
Onu üç seçeneğe sınırladım.I've narrowed it down to three options.
Seçenekleri dörtle sınırlandırdım.I've narrowed the choices to four.
Seçenekler listesini üçle sınırlandırdım.I've narrowed the list of possibilities down to three.
Döküm içindeki kolumla bunu yapmaya çalışmak gerçekten çok sinir bozucu.It's just so frustrating to try to do this with my arm in a cast.
Bu gerçekten çok sinir bozucu.It's just so frustrating.
Belki Tom sadece sinirlendi.Maybe Tom just got nervous.
Ne için sinirleniyorsun?What are you getting angry for?
Tom sinirli olduğunu itiraf etti.Tom admitted he was nervous.
Tom ve ben birbirimizin sinirini bozmaya başladık.Tom and I have started to get on each other's nerves.
Tom sinirle masanın üstünde parmaklarıyla davul çaldı.Tom drummed his fingers on the table nervously.
Tom beni sinirlendirmeye başlıyor.Tom is beginning to irritate me.
Tom sinirli şekilde kapıya yaklaştı.Tom nervously approached the door.
Tom sinirli şekilde ayaklarını sürüdü.Tom nervously shuffled his feet.
Tom sinirli ve öfkeli görünüyor.Tom seems frustrated and angry.
Tom birden inanılmaz şekilde sinirlendi.Tom suddenly got incredibly nervous.
Bu nehir, iki il arasındaki sınırı oluşturur.This river forms the boundary between the two prefectures.
İnsan arzusunda hiçbir sınır yoktur.There is no limit to human desire.
Tom ülkeden sınır dışı edildi.They ran Tom out of the country.
Buralarda yiyecek sınırlı mı?Is food scarce around here?
Sınırlı su kaynağımızı koruyalım.Let's conserve our limited water supply.
Sınırlı su kaynaklarımızı koruyalım.Let's conserve our limited water resources.
Tom sinirli görünmüyor.Tom doesn't look nervous.
Tom depresif ve sinirli görünüyor.Tom looks depressed and frustrated.
Tom Mary'nin sinirli olduğunu söyleyebildi.Tom could tell Mary was nervous.
Tom sinirli bir şekilde odaya girdi.Tom entered the room nervously.
Söylediğin şey Tom'u sinirlendirdi.What you said made Tom angry.
Hakkında sinirlenecek bir şey yok.There's nothing to be nervous about.
Tom şaşkın ve sinirli olduğunu söyledi.Tom said that he was confused and frustrated.
Şaşkınım ve sinirliyim.I'm confused and frustrated.
Tom'un gördüğü şey onu sinirlendirdi.What Tom saw made him nervous.
Her şeyin kendi sınırları var.Everything has its limits.
Her insan aklını sınırlayan duvarı gördü.Every man has seen the wall that limits his mind.
Bunun senin için ne kadar sinir bozucu olduğunu biliyorum.I know how frustrating this is for you.
Uzun süreli işsizlik çok sinir bozucu ve moral bozucu olabilir.Long-term unemployment can be very frustrating and demoralising.
Bana yardım etmene izin verdiğim için Tom sinirli.Tom is mad because I let you help me.
Tom'u sinirlendiren senin söylediğin değildi ama onu söyleme şeklindi.What made Tom angry wasn't what you said, but the way you said it.
Tom'un sinir bozucu olduğunu düşünüyorum.I think Tom is annoying.
Tom'un sinirli olduğunu düşünüyorum.I think Tom is nervous.
Tom, bize söyledikleri gibi odalarımızda kalmadığımız için sinirlenecek.Tom will be angry since we didn't stay in our rooms like he told us to.
Onun konuşma şekli beni sinirlendiriyor.His way of speaking annoys me.
Bunu tekrar yaparsan Tom çok sinirlenir.If you do that again, Tom will be very angry.
Eğer bana sinirli olmamamı söylemeyi durdursan bu kadar sinirli olmam.If you'd stop telling me not to be nervous, I probably wouldn't be so nervous.
Tom sinir hastası.Tom is neurotic.
Ordu, Fransa ve İspanya arasındaki sınırı koruyor.The army is protecting the border between France and Spain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod