Babana en son ne zaman sinirlendin?When was the last time you upset your father?
Anneni sinirlendirme.Don't upset mommy.
Bu sinir bozucu.This is infuriating.
Bu sinir bozucu ve kafa karıştırıcı.It's frustrating and confusing.
Sinir bozucu ve kafa karıştırıcıydı.It was frustrating and confusing.
Doğadaki insan müdahalesinin hiçbir sınırı yoktur.Human intervention in nature has no limits.
Kız kardeşini niçin sinirlendiriyorsun?Why are you annoying your sister?
Erkek kardeşlerini sinirlendiriyor musun?Do you annoy your brothers?
Bu sinir bozucu olabilir.It can be frustrating.
Cezayir'in yedi tane ülkeyle sınırları vardır.Algeria has borders with seven countries.
Avustralya, dünyada başka bir ülkeyle sınırı olmayan en büyük ülkedir.Australia is the largest country in the world without borders with any other country.
O, yorumlarıyla bizi sinirlendiriyor.She angers us with her remarks.
Onlar bizi davranışlarıyla sinirlendiriyor.They anger us with their behavior.
Senin sinirleneceğinden eminim.I'm sure that you will get angry.
Tom sinirli görünüyor.Tom looks nervous.
Senin sinirlerin bozulmuş.You're a nervous wreck.
Tom biraz sinirli görünüyor.Tom seems a little nervous.
Çağırılmadığı için sinirliydi.He was mad because he was not invited.
O sinir bozucu.He's annoying.
Sence ben sinir bozucu muyum?Do you think I'm abrasive?
Neden bu kadar sinirlisin?What are you so uptight about?
Onlar Tom'u sınır dışı ettiler.They deported Tom.
Dahilik ve delilik arasında ince bir sınır vardır.There's a fine line between genius and insanity.
Tom çok kolay sinirlenir.Tom has a short fuse.
Tom çok çabuk sinirlenir.Tom has a short fuse.
Filmin bütçesi çok sınırlıydı.The budget of the film was very limited.
Bir kütüphanede yüksek sesle konuşan insanları dinlemek sinir bozucu.It's annoying to hear people talking loudly in a library.
Sinirini bozuyor muyum?Am I annoying you?
O ses son derece sinir bozucu.That sound is extremely annoying.
Kimsenin sinirini bozmuyorum, değil mi?I'm not annoying anyone, am I?
Tom onu sinir bozucu buluyor görünüyor.Tom seems to find that annoying.
Sana Tom'un gerçekten sinir bozucu olduğunu söyledim.I told you Tom was really annoying.
Gerçekten sinir bozucu olmaya başlıyorsun.You're starting to get really annoying.
Tom kızgından daha sinirli görünüyor.Tom seems more annoyed than angry.
Tom gerçekten sinirli görünüyor.Tom seems really annoyed.
Sinirlendiği için Tom'u suçlayamazsın.You can't blame Tom for getting angry.
Sinirli olacağımı düşündüm ama hiç sinirli değildim.I thought I'd be nervous but I wasn't nervous at all.
Bana çok sinirlendiğini düşünüyordum.I thought you were mad at me.
Sinirlenmeye başlıyorum.I was starting to lose my temper.
Sinirli olmanı istemiyorum.I don't want you to be nervous.
Tom'un sinirlenmesini istemedim.I didn't want Tom to get nervous.
Sinirlenmeni istemedim.I didn't want you to get nervous.
Sinir ediyor beni.He gets on my nerves.
O gerçekten sinir bozucu.That's really annoying.
Tom bana sinirli ama onu suçladığımı söyleyemem.Tom is mad at me and I can't say I blame him.
Biraz sinirlendiğin için kimse seni suçlayamaz.No one can blame you for being a little nervous.
Çok sınırlı bir stoğumuz var.We have a very limited stock.
Ben sinirlerini germek istiyorum.I want to strain your nerves.
O unutkan oldu, bu onu şiddetle sinirlendirdi.He became forgetful, which annoyed him intensely.
Herkes sinirli görünüyor.Everyone seems to be nervous.
Ben sinirliyim.I'm nervous.
Birçok insanın önünde konuşmanız gerekiyorsa sinirleniyor musunuz?Do you get nervous if you have to speak in front of many people?
Sinirlerinizi yatıştırın.Calm your nerves down.
Sinirlerinizi sakinleştirin.Calm your nerves.
Sinirli olmadığını umut ediyorum.I hope that you are not angry.
Sınırsız Alana Sahip Ol Şimdi!Get Unlimited Space Now!
O sinirli olarak güldü.He laughed nervously.
Din, insan zayıflığının veya insan bilgisinin sınırlılığının sonucudur.Religion is the outcome of human weakness or the limitation of human knowledge.
Bizim zamanımız sınırlı.Our time is limited.
Sinirlenince çok tatlı oluyorsun.You're kind of cute when you're mad.