Cevaplar genelde şöyleydi: "Sınırlama","pity" and "restriction."
Kendinize dokunduğunuzda beyninizden çıkıp aynı sinir yolu üzerinden dönen bir uyarı olacaktır.You touch yourself, there's a stimulus that comes up those very same nerves back up to your brain.
Kolunuzu kaybettiğinizde bu sinir sistemi hala çalışmaktadır.When you lose your arm, that nervous system still works.
Bu sinirler komut sinyalleri üretebilmektedir.Those nerves can put out command signals.
Ve eğer bir ikinci dünya savaşı gazisinin sinir ucuna dokunsam, kaybettiği kolunu hissedecektir.And if I tap the nerve ending on a World War II vet, he'll still feel his missing hand.
Bu sinir sinyallerini yükseltmek için biyolojik bir yükseltici kullanıyoruz -- kasları.We're using a biological amplifier to amplify these nerve signals -- muscles.
Bu yaklaşımımız "hedefli yeniden sinirle donatma" (targeted reinnervation) olarak isimlendiriliyor.So our approach is something we call targeted reinnervation.
Sinirleri alıp göğüs kaslarının içerisinde gelişmelerini sağlıyoruz.And we take the nerve away from your chest muscle and let these nerves grow into it.
Ve bu bize "hedefli yeniden sinirle donatma" yapma şansı verdi.And that gave us the opportunity to do targeted reinnervation.
Yaklaşık üç ay sonrasında, sinirler biraz büyüdü ve seğirme alabildik.And after about three months, the nerves grew in a little bit and we could get a twitch.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.And after six months, the nerves grew in well, and you could see strong contractions.
Sinir transferinin başarı oranı oldukça yüksek.The success rate of the nerve transfers is very high.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.Because we're putting a big fat nerve onto a little piece of muscle.
Bu sinir sinyallerinin içinde çok daha fazlası var, ve daha fazlasını elde etmek istiyoruz.There's a lot of information in those nerve signals, and we wanted to get more.
Bizim zekamız sınırlıdır.We have limited minds.
Ev tatil beldeleri ve sınırlı koleksiyon beldesinin dışında,Apart from the home resorts and limited collection resorts,
Bu olgu köpeklerle sınırlı da değil.This phenomenon isn't limited to dogs.
Çoktan insan direncinin sınırlarının ötesine geçtik bile.We have already gone far beyond the limits of human endurance.
Bu işin güzelliği, matematiğin sınırlarının ne kadar geniş olduğunu göstermesi.And what's neat about this it kind of shows how broad mathematics can be.
Orgazm, otonom sinir sisteminin bir refleksi.Orgasm is a reflex of the autonomic nervous system.
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."She said, "Yes, if the sacral nerve is being oxygenated, you conceivably could."
"K-T sınırındaki İridyum Tabakası,Potassium-Argon Dated Crater in Yucatan,
Yeterince Açıkçası daha bulunuyor (Sinir kahkaha)It's obviously more than enough (nervous laugh)
Hae Young'un babasının sınır dışı edilmesi... ...prensesin babasının ölümüyle alakalı.Hae Young's father's expulsion, is related to the princess's father's death.
Beni sinirlendirmek mi istiyorsun?Are you trying to get me angry?
Sinirlenme, onun izinden gitmiyorsun.Don't be nervous, you are not following in his footsteps.
Ve anket sonuçları sinir, stres ve endişenin yaşla azaldığına işaret ediyordu.And stress, worry, anger all decrease with age.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.It's pretty annoying for the fishermen.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.So -- the moral being, don't piss off crows.
Hepimizin güzel bir şeye alışınca olacağı gibi, bu durum onları çok sinirlendiriyor.Now, like most of us who have gotten used to a good thing, this really pisses them off.
Bu biraz daha sınırlı.And that's more limited.
Hemen sinirlenme.Don't go getting upset.
Kaçınız bunu gerçekten ama gerçekten sinir bozucu buluyor?How many of you found it really, really annoying?
Bu da tanım kümesinin sınırı ediyor.So that is essentially the constraint on our domain.
Tabii ki başka yönlerden de insanlar çok sınırlı.Of course, in other ways, humans are so limited.
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Will there be tensions over immigration, or conflicts over competition for limited resources?
Bizim evrende uaşabileceğimiz alan sınırlı, hatta bir ufukla sınırlı.There's a finite region of space that we have access to, surrounded by a horizon.
Ben Limpopo'da büyüdüm, Limpopo ve Mpumalanga sınırında, Motetama adında küçük bir kasabada.So I grew up in Limpopo, on the border of Limpopo and Mpumalanga, a little town called Motetema.
Bir doğru parçası sınırlı bölgelere hareket eder. .It only has a length here so you can only move along the line
Yani, içinden seçebileceğimiz sınırlı sayıda eylem olmalıdır.There must be a finite number of actions to chose from.
Bana rahat ver, sınırımı da ver.Give me comfort, give me edge.
Bana sinirlenecek misin?"Are you going to be angry with me?"
O zorla sinir olmak istiyor senin güzel yüzüne.He's hardly worth putting a frown on your beautiful face.
O niçin sana sinirli?Why was he upset with you?
Sonra kırmızı ışıkta geç, Roxanne, yada benim 19. yüzyıl sinirlerim kırılacak gerçeklik için.Then turn on the red light, Roxanne, or I'll have my 19th nervous breakdown for real.
Bu şey olabilir... ...merhametsiz, karşı konulamaz, sevecen, sınırsız topraklar ve daha iyi günler.That would be... "...inexorable, irresistible, benignant, to broader lands and better days."
Birinin aşırı sinir sorunlar var.Somebody has some anger issues.
Ancak üçüncü alanda, aşkta, Len sınırtanımaz bir başarısızdır.But in the third great arena of life, love, Len is an abysmal failure.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Until the day my father died, he was frustrated about missing these shots.
Sınırlar çizdimI drew a line
Senin için sınırlar belirledimI drew a line for you
Sinir oluyorum.You're so sickening.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.Our laws then indulge this bias with ever-broadening protections and massive rewards.
Bu sınırsız gözetleme sistemi yasa dışı ve tamamen gizli yürütülüyor.This open-ended surveillance system is illegal and operates in total secrecy.
Konuşamıyorum, yazabildiğim hızın bir sınırı var.I cannot speak; I can only type so fast.
Sinirlendiği zaman daha güzel olduğunu söylemiştim.I told her she's prettier when she's angry.
Sınırları da bunlar.And there's the prime.
Sınırları kaldırsam bile beyninizde artık model oluştuğundan bunu hala görebilirsiniz.So when I go back without the prime, your brain already has the model so you can see it again.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Glamour is all about transcending this world and getting to an idealized, perfect place.
Ona olan tutkum mantık sınırlarının ötesinde.My passion for her goes beyond reasonable bounds.