Daha saçılmış gözüküyor ama -- oh, bu arada, aynı renkle gösterilenler sınır komşuları.Looks more spread out but -- oh, by the way, the ones that are the same color are contiguous.
Üretimleri karmaşık olduğu için sınırlı sayıda üretilen bu kağıtlar, kıtlığı icat etti.Papers that are scarce due to their complicated creation process, invented scarcity.
Kaltak sinirlerimi bozuyor.The bitch gets on my nerves.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.In many ways, our audacity to imagine helps push the boundaries of possibility.
Birine güvenmiyorsanız, ona bazı sınırlamalar uygularsınız değil mi.Now, if you don't trust someone, you place restrictions on them, right?
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.But it was all about trying to understand the world, understand the limits of possibility.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Nature's imagination is so boundless compared to our own meager human imagination.
Bütün bu uluslar insanların işeyip, sınırlar oluşturmasından başka bir şey değildir:All these nations are nothing but people pissing and making a boundary:
Sınırı geçmek için izin var mı?Permission to cross the border?
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.The very first thing you need to do when you are collaborating is know your constraints.
Sınır tanımayan iletişim gücü dünyayı farklı bir şekilde düzenlememize imkan sağlıyor.But the power to communicate across borders allows us to organize the world in a different way.
Üstelik yalnızca tek bir dokunuşla... Bırakın hayatınız sınırları zorlasın.Just one simple touch... and life gets a little bigger.
Kaçamak vakti geldiyse, sınır tanımaz eğlence arkadaşınız daima peşinizde.However you choose to escape, your ultimate entertainer is ready to follow.
Üst manto; tabi bu sınırı tanımlamanın farklı yolları da mevcut.But the upper mantle is roughly about 700 km down.
Çözüm çok daha sınırlayıcı birşey.Resolution is something that is far more limited.
Beynimin gerçeği hayalden ayıran sınırı artık yok olmaya başladı.The boundary of my brain that divides real from fantasy has finally begun to crumble.
Eğer bir nöron(sinir hücresi) üzerinde çalışıyorsanız; o, sinirbilimdir.If you work on one neuron, that's neuroscience.
Ne kadar sinir bozucu olduğunu fark ettiniz umarım.I hope you realize how subversive that is.
Sanırım en sinirli yılım buydu.I think I was the angriest last year.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.It is also the end of the annoying stuff.
Sinir kavşakları yaratılabilir veya yok edilebilir.Synapses can be created, and the can be eliminated;
Sinir kavşakları büyüyebilir veya küçülebilir.And synapses can grow larger, and they can grow smaller.
Sinir düğümü, doğayla çevrenin buluştuğu yer.The connectome is where nature meets nurture.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.First, the widowhood effect was not restricted to husbands and wives.
Ve ikincisi, sadece çiftler ile sınırlı değildi.And second, it was not restricted to pairs of people.
Şu anda, geçen sene, Vaşington Üniversitesi, Sınır TanımayanRight now, we're standing in the Parke Primari Pitagoras, which is a project we did last year
Hepsi sınırı geçti, sonra kontrolör benim Amerikan pasaportumu gördü.They all went through, and then the border patrol saw my American passport.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.We have limited input, because he who pays the piper calls the tune.
Meslektaşlarımla yaptığımız sinir bilim türü neredeyse hava durumu sunucuları gibi.The kind of neuroscience that I do and my colleagues do is almost like the weatherman.
Bitkiler ve hayvanlar arasındaki sınırları... ...yıkmaya niyetli her tür yaratık.All manner of creatures that seem to violate... ...the boundaries between plants and animals.
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.Territoriality and aggression... ...and dominance hierarchies.
Bir seferde bir kopya ile... ...genelde çok az kişiye ulaştılar... ...ve sınırlı kaldılar.One copy at a time... ...always, except for inscriptions on monuments... ...for a tiny readership.
Gini katsayısı çoktan tehlikeli sınır olan 0.4'ü geçti.The Gini coefficient has already passed the dangerous line of 0.4.
Ve görüyorsunuz, tüm halk hareket kabiliyetinin bir kısmını kaybettiği için sinirleniyor.And so you see this whole society getting frustrated about losing some of its mobility.
Butun bu sinirlar bir ozgurlukler tabanini tanimlamaya yarar.Isaiah Berlin put it this way:
Bu sinirlar yikilmis durumda. Insanlar tum gun boyunca kanunlar icinde yuzuyorlar.People wade through law all day long.
Oyleyse simdi yapilmasi gereken bu sinirlari tekrar koymak.So, what's needed now is to rebuild these boundaries.
Cunku insanlarin dava edebilecekleri konular diger herkesin ozgurluk sinirlarini belirler.Because what people can sue for establishes the boundaries for everybody else's freedom.
Arzularimizi sakatlayan ve bogan bu kültürel sinirlamaya karsi savasmaliyizWe must fight against these cultural restraints that would cripple, and smother our desires.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.You're not interested in the limits of these things.
Sekiz basamak kapasitesi -- ne sinir bozucu değil mi?Eight-digit capacity -- don't you hate that?
Şimdi, hesap makinelerimizin sınırına ulaştığımız için -- ne oldu?So, since we've reached the limits of our calculators -- what's that?
Karşıt sinirsel uyarı metodunun avantajları:The advantages of responsive neurostimulation:
Alaycı kuşları çok sinirdir.Mockingbirds are badass.
Biz sınırdan12 milyar ışık yılındayız.We are 12 billion light years from the edge.
YouTube bu videolara bir sınır koyuyor.YouTube puts a limit on this stuff.
Kakanın yapabilecekleri bununla da sınırlı değil.That's not the only thing it can do for you.
Kendimizi sınırlıyoruz.We hold ourselves back.
Her zaman bildiklerimizin sınırında yaşıyoruz.We are always at the brink of the known.
Sadakatim, sabrımın sınırını zorluyorPatience has its limits, the heart loyalty
Buradaki iki hücre bize göstermektedir ki, ortamın sınırları bilhassa önemlidir.Well these two cells here show us that the boundaries of the environment are particularly important.
Ve bu sınır belirleyen hücrelerin ateşlenmesiyle temsil edilir.And that would be represented by the firing of boundary-detecting cells.
Fakat, bazı sınırlar diğerlerinden nettir.Still, some boundaries are larger than others.
Ama 280, aslında üst sınır.But 280 is the peak.
Neden sinirlendi ki?Why get mad?
Nüfusun yüzde 90'ından fazlası federal yoksulluk sınırının altında.More than 90 percent of the population lives below the federal poverty line.
Doktor, sinirler için ne tavsiye edersin?Doc, what do you recommend for nerves?
Auden, "dayanılmaz sinirsel kaşıntı" diye ifade etmiş. Bu gerçekten de doğru.W.H. Auden called it an "intolerable neural itch," and indeed, that's what it is.
Gittikçe, Amerika'da orta yaş sınırının 85'e kadar çekilmesi gerektiği söyleniyor.They're now saying that in America, that middle age should be regarded as up to age 85.
Hayatımın sınırlandığını ve ellerimden kaydığını düşünürdüm.It was like having an enormous new toy.