Tom bana çok sinirlendi.Tom is very annoyed with me.
Bu kitabın içerikleri zayıf sinirli insanlar için uygun değildir.The contents of this book are not suitable for people with weak nerves.
Tom oldukça kolay sinirleniyor.Tom gets angry quite easily.
Sınırlar kapalı kalıyor.The borders remain closed.
Tom kendi sınırlarının farkında.Tom is aware of his own limitations.
Tom bu konuda sinirli mi?Is Tom nervous about that?
Tom şimdi sınırdışı edilebilir.Tom may now be deported.
Liste sınırsızdır.The list is limitless.
Tom sinirlenmeye başladı.Tom began to get angry.
Tom gerçekten sinirliydi.Tom was real nervous.
Müzik sınırları tanımaz.Music doesn't know borders.
Ben sinirli olduğumda gülmek eğiliminde olurum.I tend to laugh when I'm nervous.
Allerjik reaksiyon onu sinirlendirdi.The allergic reaction made him angry.
Kızkardeşin sinir krizi geçirdi mi?Did your sister have a nervous breakdown?
Terör olaylarındaki artış gerçekten de sinir bozucu.The increase in incidents of terrorism is really unnerving.
Tom sınır devriyesi ajanıdır.Tom is a border patrol agent.
Polis, Fadıl'ın arabasını sınırın yakınında fark etti.Police spotted Fadil's car near the border.
Sizi ne tür insanlar sinirlendirir?What kind of people irritate you?
Tom gittikçe daha sinirli hale geldi.Tom became more and more angry.
Bu kesinlikle sinir bozucu.It's definitely frustrating.
Sınırdışı edildim.I was deported.
Tom'un oldukça sinirli göründüğünü düşündüm.I thought Tom looked pretty mad.
Tom sinirlenmiş göründüğümü söyledi.Tom said I seemed annoyed.
Tom sinirli göründüğümü söyledi.Tom said I looked annoyed.
Gerçekten sinirlendim.I got really angry.
Ben sadece sinirliydim.I was just nervous.
Kolayca sinirlenirim.I get angry easily.
Onlar sinirlenmeye başladı.They started to get irritated.
1880'lerde burası haşin bir sınır kasabasıydı.In the 1880's, this was a harsh frontier town.
Nijmegen, Alman sınırına yakındır.Nijmegen is close to the German border.
Fadıl sinirlerini rahatlatmak için duş aldı.Fadil took a shower to calm his nerves down.
Benim hayal gücüm sınırsızdır.My imagination is without limit.
Birçok kişi bu yolda hız sınırının üzerinde sürüyor.Many people drive over the speed limit on this road.
İnsanlar yapacaklarını söylediklerini yapmazlarsa Tom sinirlenir.Tom gets angry when people don't do what they say they'll do.
Tom seni sinirlendiren ne tür şeyler yapar?What kind of things does Tom do that irritate you?
Motosikletçi hız sınırının üzerinde gitti.The motorcyclist went over the speed limit.
Çabuk sinirlenirsin, değil mi?You have quite a temper, don't you?
Tom oldukça sinirleniyor, değil mi?Tom has quite a temper, doesn't he?
Oldukça sinirlisin.You have quite a temper.
Sinirli olmalısın.You should be nervous.
Çok sinirli görünüyorsun.You look very nervous.
Sen Tom'a çok sinirlenmiş görünüyorsun.You seem to be very annoyed with Tom.
Tom bazen sinirlerimi bozar.Tom sometimes gets on my nerves.
Tom çok sinirlendiğini söyledi.Tom said he freaked out.
Sınırlayıcı uygulamalar sanayiler için zararlı olabilir.Restrictive practices can be damaging for industries.
İnsanın imkânları yalnızca hayal gücü ile sınırlıdır.The opportunities of man are limited only by his imagination.
Beni sinirlendirmeye başlıyorsun.You're beginning to annoy me.
Çok sinirli hissettim.I felt very nervous.
Google, cümleleri çevirmek için bir sinir ağı kullanır.Google uses a neural network to translate sentences.
Ben sınırdışı ediliyorum.I'm being deported.
Onun sinir bozucu bir sesi var.He has an annoying voice.
Onu sinir bozucu bir sesi var.She has an annoying voice.
İnsanlar bana sinir bozucu bir sesim olduğunu söylüyor.People tell me I have an annoying voice.
Yakınsak bir sıra sınırlandırılmıştır.A convergent sequence is bounded.
İki genç Pokemon Go oynarken yasadışı olarak sınırı geçti.Two teenagers illegally crossed the border while playing Pokemon Go.
Eurail geçişi, Avrupa'da sınırsız seyahat imkanı sağlar.The Eurail pass allows for unlimited travel inside Europe.
Yaşın neden seni sınırlandırması gerektiğini anlamıyorum.I don't see why age should limit you.
Beni affet! Ben yorgunum ve sinirliyim.Forgive me! I'm tired and irritable.
O çabuk sinirlenir.He has a short temper.
Çabuk sinirlenirim.I have a short temper.