Ana içeriğe geç
Sözlük

sınır ile cümle

sınır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
O, sınırı geçmeye çalışırken vuruldu.He was shot while attempting to cross the border.
Leyla neden bu kadar sinirli?Why is Layla so upset?
Sen inanılmaz düzeyde sinir bozucusun.You're incredibly annoying.
Tom neredeyse hiç sinirlenmez.Tom hardly ever loses his temper.
Birinin bilgisinin sınırlarını tanımak önemlidir.It is important to recognize the limits of one's knowledge.
Cahilim ama en azından bilgimin sınırlarını tanıyorum.I'm ignorant, but at least I recognize the limits of my knowledge.
Onun ikiyüzlülüğü sinir bozuyor.Her hypocrisy is infuriating.
Senin ikiyüzlülüğün sinir bozuyor.Your hypocrisy is infuriating.
O beni çok sinirlendirdi.That made me very nervous.
Leyla o zaman çok sinirliydi.Layla was very nervous at the time.
Sami ve Leyla'nın karşılaşmaları işyerleri ile sınırlıydı.Sami and Layla's encounters were limited to their workplace.
Sinirlenmiyor musun?Aren't you getting nervous?
Yavaş yavaş sinirleniyorum.Little by little I'm getting angry.
Leyla, sınırdaki kişilik bozukluğundan muzdaripti.Layla suffered from borderline personality disorder.
Tom onu yaptığını Mary'ye söylediğinde, o sinirlendi.When Tom told Mary that he had done that, she got upset.
Tom o oluyorken çok sinirliydi.Tom was very nervous when that was happening.
Tom sınırı geçtiğinde tutuklandı.Tom was arrested when he crossed the border.
Tom onu yaptığında, Mary sinirlenir.When Tom does that, Mary gets angry.
Lütfen musluğu kapatın. Damlama sinirlerimi bozuyor.Please turn off the tap. The dripping gets on my nerves.
Tom sinirli hissetti.Tom felt nervous.
Tom sinirlenmişti.Tom was annoyed.
Mary çok sinirlidir ve sık sık tepesi atar.Mary's very short-tempered, and often throws a wobbly.
Mary kolaylıkla sinirlenir ve çılgına döner.Mary is easily irritated, and often flips her lid.
Sinirlenmemeye çalış.Try not to be nervous.
Tom sinirlenirdi.Tom would've been angry.
Tom'un neden sinirlendiğini biliyorum.I know why Tom got angry.
Tom'un neden sinirlendiğini bilmiyorumI don't know why Tom got angry.
Tom Mary'ye, John'un sinirlenmediğini düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John wasn't annoyed.
Tom'un sinir bozucu olduğunu biliyorum.I know that Tom is annoying.
Tom'un sinirleneceğini biliyordum.I knew Tom would be annoyed.
Tom'un sinirlenip sinirlenmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom is annoyed.
Tom'un sinirlendiğini biliyorum.I know that Tom is annoyed.
Tom nelere sinirlenir, biliyorum.I know what annoys Tom.
Tom'u sinirlendirmek istemem.I don't want to make Tom angry.
Tom'un yaptığı şey sinir bozucu.What Tom is doing is annoying.
Tom sinirlerine hâkim olamıyor.Tom can't seem to control his anger.
Sinirli olduğun için seni suçlamıyorum.I don't blame you for being mad.
Sinirlisin, değil mi?You're annoyed, aren't you?
Tom her zaman sinirlenmiş gibi görünüyor.Tom always seems to be annoyed.
Tom bana sinirli olduğunu söyledi.Tom told me that he's nervous.
Neden sinirlendiğini biliyorum.I know why you got annoyed.
Tom Mary'nin muhtemelen hâlâ sinirli olduğunu söyledi.Tom said Mary is probably still nervous.
Tom Mary'nin muhtemelen sinirli olacağını söyledi.Tom said Mary was likely to be nervous.
Tom Mary'nin sinirli olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will be nervous.
Tom Mary'nin sinirleneceğini düşünmüyordu.Tom didn't think Mary would be nervous.
Seçenekleriniz sınırlıdır.Your options are limited.
Tom Mary'nin bu kadar sinirli olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know why Mary was so upset.
Tom muhtemelen sinirli olacak.Tom is likely to be nervous.
Tom muhtemelen sinirlenecek.Tom is likely to be annoyed.
Tom, Mary'nin sinirli göründüğünü düşünmemişti.Tom didn't think Mary looked nervous.
Tom sinirli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't nervous.
Seçeneklerimiz sınırlıdır.Our choices are limited.
Benim seçeneklerim sınırlıdır.My options are limited.
Benim seçeneklerim sınırlı.My choices are limited.
Tom Mary'ye sinirlendiğini söyledi.Tom told Mary that he was nervous.
Tom çok sinirli görünmüyordu.Tom didn't seem too upset.
Tom Mary'nin sinirlendiğini söyledi.Tom said Mary was feeling nervous.
Tom Mary'nin sinirli olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is nervous.
Tom Mary'nin sinirlendiğini düşünmüyordu.Tom didn't think Mary was nervous.
Tom Mary'nin sinirli olmayacağını düşünüyor.Tom thinks Mary won't be nervous.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod