sınıfta ile cümle
sınıfta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.Zapewniał rodzinę, że gdyby nie był królem wykładałby na uniwersytecie.
Orta sınıftan bir ailenin oğluydu.Pewne jest, że był synem rodziców średniego stanu.
3. sınıftayken eğitimini bıraktı.Nauczyła się pływać będąc w trzeciej klasie.
Belki de senatoryal sınıftandı.Han tillhörde senatorsklassen.
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.Som tack bjuds Jack på middag i första klass, och Rose smiter senare med honom på fest i tredje klass.
Senatoryal sınıftan erkekler için tasarlanmıştır.Legaterna utsågs från senatorsklassen.
Ertesi gün okulda, Bart sınıfta teste girmemek için bayılır.På natten misslyckas Bart återigen att studera.
Dolayısıyla bu sınıftaki problemler NP sınıfının en zor problemleridir.NP-fullständiga problem är de svåraste problemen i NP.
İkinci sınıftan itibaren eğitimini Kadirli'de devam ettirmiştir.Efter den andra träningen följer kvalificeringen.
Sosyolog C. Wright Mills'a göre egemen sınıf, elit sınıftan farklıdır.Den amerikanske sociologen C. Wright Mills ser också två skikt hos eliten, den inre och den yttre kärnan.
İki kez üst üste sınıfta kaldığı için liseden atıldı.Han hoppade av high school två gånger.
Volkswagen Polo, Volkswagen'in 1975'ten beri küçük sınıfta ürettiği otomobil modelidir.Volkswagen Polo är en mindre bilmodell från Volkswagen lanserad 1975.
Kozmik ışınlar iki sınıfta incelenmektedir.Ibland studeras rumsvektorer även i två dimensioner.
Chad ve Ishida gibi Ichigo ile aynı sınıftadır.Sado "Chad" Yasutora går i samma klass som Ichigo.
70'ten önce Domitia senatoryal sınıftan Lucius Aelius Plautius Lamia Aelianus ile evlendi.Hon gifte sig först med senator Lucius Aelius Plautius Lamia Aelianus.
Birinci sınıfta Şemikler Lisesi, ikinci sınıfta Gazi Lisesi'nde okudu.Spanska förekom tidigare som C-språk inom gymnasieskolan.
Dördüncü sınıftaki derslerini tamamlamaması üzerine tekrar sınava girmek zorunda kaldı.Han får anstränga sig hårt för att slippa gå om fjärde klass.
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.Через привернуту на себе увагу, Ніху доводиться залишити навчання в школі.
6. sınıfta oyunculuk dersleri almıştır.У шахи навчився грати в шостому класі.
Altın ve Gümüş olmak üzere iki sınıftan oluşmaktadır.Складається з двох ступенів: золотої і срібної.
Ben İttihat Mektebi’nde dördüncü sınıftayım.З четвертого класу брав участь у гуртку самоосвіти.
O 6. sınıfta iken seçmelerekatıldı ve 6 yıldır ABD'de yolculuk eğitimi vardı.У шостому класі вона пройшла прослуховування і полетіла в США, де проходила стажування протягом шести років.
Sınıftaki en uzun kişidir.Вважається найбільшим у своєму класі.
Jo: Gabe'in onunla aynı sınıfta okuyan arkadaşı.椎名) — подруга Рьо, вчиться з нею в одному класі.
Lise son sınıftayken vurularak öldürüldü."Універсум" вистрілив у сотку.
Madalya "Vatanseverlik Savaşı Partizanı" iki sınıfta ödüllendirildi.Нагороджений медаллю «Партизану Вітчизняної війни» II ступеня.
Bu üniversitesitede yapılan ayrı bir sınavla ikinci sınıftan yatılı olarak başlamıştır.На підставі тестування його прийняли відразу в другий клас.
İlkokula 3. sınıftan başlamış.Вступив одразу в третій клас.
Yazar olmaya onuncu sınıfta karar verdi.У десятому класі твердо вирішила стати журналістом.
Fahri olarak ilk sınıftan başlayarak alfabe okutmaya başladı.Реп почав читати ще будучи школярем.
İlköğretim okullarında yabancı dil eğitimi olarak İngilizce 2. sınıfta başlamaktadır.Починаючи з 2-го класу, вводять викладання інших предметів англійською.
Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!Ну шуміть у класі, будь ласка, бо вчитель дуже злий!
Amerikalı bir kız bizim sınıfta.У нашому класі є дівчина з Америки.
Sınıfta yiyorum.Я їм у класі.
Sınıfta yemek yiyorum.Я їм у класі.
Ben sınıfta yemek yiyorum.Я їм у класі.
Durante, tam zamanlı bir ragtime piyanisti olmak için henüz yedinci sınıftayken okulu bıraktı.Durante školu opustil v sedmém ročníku, aby se stal ragtimovým klavíristou na plný úvazek.
Dördüncü sınıftan itibaren evde eğitim almaya başladı.Od čtvrté třídy studoval doma.
II. Sınıfta, kişinin cildinde ve vücudun diğer bölümlerinde kanama olur.Stupeň II − člověk krvácí do kůže a dalších částí těla.
Metformin yeterli değilse farklı bir sınıftan ikinci bir oral ajan kullanılabilir.Pokud metmorfin neúčinkuje dostatečně, může být předepsán k ústnímu podání další lék jiné třídy.
Dolayısıyla bu sınıftaki problemler NP sınıfının en zor problemleridir.To znamená, že třídu NP-úplných úloh tvoří v jistém smyslu ty nejtěžší úlohy z NP.
Annesi Rutilia, konsüler sınıftan gelen Rutilius ailesine mensuptur.Její matka Rutilie pocházela z rodiny Rutilia.
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.Nemá-li tedy například ředitel školy vyučovací úvazek, není zahrnut do kategorie učitel.
Sınıfta bulunan dokuz kadını öldürdükten sonra okulda öldürmek için başka kadınlar aramaya çıktı.Pravděpodobně během znovunabíjení zbraně ze třídy uteklo 9 dětí.
İlkokul 4. sınıftan itibaren Maltepe Feyzullah İlköğretim Okulunu bitirdi.Vzhledem ke špatné finanční situaci rodiny, musela Mahalia zanechat studia již ve 4. třídě a začít pracovat.
Ertesi gün okulda, Bart sınıfta teste girmemek için bayılır.Bart se rozhodne strávit hezký den za školou.
Tımara hak kazanan kişi ancak askeri sınıftan olabilir.Vojenským policistou může být jen voják z povolání.
Tek istisna düşük-orta sınıftan bir aileden gelen burslu öğrenci Haruhi Fujioka’dır.Hlavní postavou je studentka prestižní školy Haruhi Fudžioka.
Her sınıfta iki kez aynı kişiye verilebilir.Poate fi acordată de două ori la fiecare clasa aceleiași persoane.
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.După cină, Rose i se alătură în secret lui Jack la o petrecere de la clasa a III-a.
Michael Ensign, Benjamin Guggenheim rolünde: Birinci sınıfta seyahat eden maden alanındaki bir iş adamı.Michael Ensign în rolul lui Benjamin Guggenheim: Un magnat al minelor ce călătorește la clasa întâi.
II. Sınıfta, kişinin cildinde ve vücudun diğer bölümlerinde kanama olur.La gradul II, persoana infectată prezintă sângerări la nivelul pielii și în alte părți ale organismului.
İlkokul beşinci sınıftan itibaren bütün öğrencilerin bir enstrüman çalması zorunluluğu vardır.Începând cu clasa a 5-a, elevii au un alt profesor pentru fiecare materie.
Şizofreni her toplumda ve her türlü sosyo-ekonomik sınıfta görülmektedir.Este o localitate in progres, in toate categoriile socio-economice.
Bizim sınıfta hiç kız öğrenci yok.Nu a fost niciodată vreo fată la această clasă, numai băieți au fost.
Üç sınıfta toplam 295 yolcu taşıyabilen uçağın menzili 10 bin 400 kilometreydi.Poate transporta 295 pasageri într-o configurație cu 3 clase până la 10.500 km.
3 Sınıfta 301 Yolcu taşıyabilir.Capacitatea lui este de 134 de pasageri într-o singură clasă.
Gübreler genel olarak iki sınıfta incelenir: Doğal ve yapay gübreler.După origine, sunt evidențiate 2 categorii de arboreturi: natural fundamentale și artificiale.
Bu sınav 5. sınıfta yapılır.A încheiat examenul pe locul cinci.
Marcellus, konsülar sınıftan ona uygun bir eşti ve MÖ 50 yılında Konsül seçilmişti.Markov l-a descris poliției ca un bărbat solid, de aproximativ 40 de ani.