sınıfta ile cümle
sınıfta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Meryem ve Tom sekizinci sınıftan beri birbirlerine aşık.إن مريم وتوم عاشقين منذ الصف الثامن.
Bunun yerine ona hangi sınıftan olduğunu, geçmişini, eğitimini, mesleğini sor.Pergunte a ele em vez de qual classe ele pertence, o que é o seu passado, a sua educação , a sua profissão.
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.Depois do jantar na primeira classe, Rose se junta a Jack para uma festa na terceira classe.
Michael Ensign, Benjamin Guggenheim rolünde: Birinci sınıfta seyahat eden maden alanındaki bir iş adamı.Michael Ensign como Benjamin Guggenheim: um magnata da mineração viajando na primeira classe.
Altın ve Gümüş olmak üzere iki sınıftan oluşmaktadır.Está dividida em duas classes: ouro e prata.
Üst sınıftan olan Romalıların görece daha iyi donanımlı mutfakları vardı.Romanos ricos tinham cozinhas relativamente bem equipadas.
3 Sınıfta 301 Yolcu taşıyabilir.Tem capacidade de carregar 313 passageiros em 3 classes.
İlk şiirini sekizinci sınıftayken yazdı.Audre escreveu seu primeiro poema quando estava na oitava série.
Jo: Gabe'in onunla aynı sınıfta okuyan arkadaşı.Parceira de Arashi que também estuda na mesma escola que ele.
Orta sınıftaki görüş ayrılığı barizdi.Que disputa pela categoria de Peso Médio.
Onuncu sınıftan sonra okulu bıraktı.Ele abandonou a escola depois de terminar a décima série.
Bu sınıftan sekiz adet fırkateyn de Türk Donanması`nın envanterine katılmıştır.Três unidades desta classe transitaram para a Marinha Portuguesa.
1 Sınıfta maksimum 351 yolcu taşıyabilir, maksimum yüklü menzili 7.300 km dir.Ele poderia transportar até 1.400 passageiros, 300 na primeira classe e 1.100 na terceira classe.
Ancak genel olarak 1. sınıftan başlatılması durumu daha yaygındır.Apesar de nãos ser obrigatório as aulas começarem numa segunda-feira, esta é a situação mais comum.
Bursa İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi 2. sınıftan ayrılarak ticaret hayatına atıldı.Tal levou os ministros das Finanças e Obras Públicas a congelarem a segunda fase de obras.
1995 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni birinci sınıfta iken yarıda bıraktı.Ela frequentou o Nagoya International School até o meio do 1.º grau.
Günümüzde her iki sınıfta da yer almaktadır.Actualmente são ambos edifícios classificados.
1874'te her sınıftan genç ilk kez zorunlu askerlik hizmetiyle yükümlü kılındı.Em 1874 os filhos dos colonos foram recrutados pela primeira vez para os serviços militares.
İki kez üst üste sınıfta kaldığı için liseden atıldı.Reprovou duas vezes no Ensino Médio.
Eyaletin valileri Equestrian sınıftan gelen prefectlerdi.Os governadores eram prefeitos da ordem equestre.
Sınıftan çık.Saia da sala.
Bu sınıfta 40 öğrenci var.Há 40 alunos nesta classe.
Tom sınıfta hayaller kuruyordu.Tom entregava-se a devaneios em sala de aula.
Bunun yerine ona hangi sınıftan olduğunu, geçmişini, eğitimini, mesleğini sor.Vraag hem eerst tot welke klasse hij behoort, wat zijn sociale afkomst is, zijn opleiding en zijn vak.
Harry 4. sınıftayken onunla Noel Balosu'na gitmiştir.In het vierde jaar ging ze met Harry mee naar het kerstbal.
Bu sınav 5. sınıfta yapılır.Dit elftal komt uit in de vijfde klasse.
Bir sınıfta belli sayıda sandalye vardır.In de school heerst een bepaalde rangorde.
Julia, senatoryal sınıftan gelen Marcus Antonius Creticus ile evlemiştir.Iulia trouwde met Marcus Antonius Creticus, een man afkomstig uit een senatorengeslacht.
10. Sınıfta Latince dersi alınabilir.Leerlingen kunnen vanaf de 1e klas kiezen om Latijn te doen.
İlkokul beşinci sınıftayken Billie Joe Armstrong ile tanıştı.Mike ontmoette Billie Joe Armstrong in de 5de klas en werd een collega van Billie Joe's moeder.
Annesi Rutilia, konsüler sınıftan gelen Rutilius ailesine mensuptur.Haar moeder, Rutilia, was een telg van de gens Rutilia, die ook consuls onder haar rangen telde.
Erkeklerde ve kadınlarda üçer sınıfta madalya mücadelesi verildi.Zowel bij de mannen als bij de vrouwen werd gestreden in drie klassen.
Geri çekilmiş olan 24. problem bu sınıftan bir problemdir.De vierde vraag van deze ronde komt uit deze categorie.
Ben İttihat Mektebi’nde dördüncü sınıftayım.Het speelde in de Vierde klasse van West-I.
Volkswagen Polo, Volkswagen'in 1975'ten beri küçük sınıfta ürettiği otomobil modelidir.De Volkswagen Polo is lange tijd het kleinste model van Volkswagen geweest en wordt sinds 1975 geproduceerd.
Yegâne (singleton pattern) Bir sınıftan sadece bir tane nesne yaratılacak şekilde kısıtlama sağlar.Singleton — Een klasse heeft slechts één instantie.
Bu sınıfta profesyoneller için olan 3 araba vardır.Bij de school zijn drie beroepsleerkrachten werkzaam.
Bir alt sınıftan başarısız dersi olan öğrenciler, bulundukları sınıfın üstündeki sınıflardan ders alamaz.Een rijder die in een klasse rijdt, zal niet worden gedegradeerd naar een lagere klasse.
Kşatriyalar: bu sınıfta ise soylular yer alıyor.Komeetkwatrijnen: in deze categorie kwatrijnen staan kometen vermeld.
Deniz şakayıkları da bu sınıftandır.Ook het estuarium van de Zeeschelde behoort tot dit district.
Başarılı bir şekilde birinci sınıftan itibaren yürürlüğe konulmuştur.De promotie naar de Eerste klasse wordt daardoor misgelopen.
Son sınıftayken çok sarhoş oldukları bir gece öpüşürler.In de finale wordt er soms anders gedronken.
İlkokula 3. sınıftan başlamış.De club startte in de derde klasse.
Üçüncü sınıftayken annesinin memleketi olan Takayama, Gifu'ya taşındılar.Als kind verhuisde hij naar Takayama, Gifu, de thuisstad van zijn moeder.
O, sınıfta en uzun boyludur.Hij is de grootste in de klas.
Sınıftaki kızların ortalama büyüklükleri, bir metre yirmi beş santimetreden daha fazladır.De gemiddelde grootte van de meisjes in de klas is meer dan een meter vijfenvijftig.
Sınıfta daha dikkatli olmalısın.Je moet beter opletten in de klas.
Eski bir basketbolcunun kızı olan Şaziye, 7. sınıfta iki kız kardeşi ile birlikte basketbola başladı.Córka byłego koszykarza, koszykówkę zaczęła trenować wraz z dwiema siostrami.
4. sınıfta Noel Balosuna Seamus Finnigan ile katılır.W czwartej części została zaproszona przez Seamusa Finnigana na bal bożonarodzeniowy.
Çıyanlarla aynı sınıfta ele alınırlar.Okazuje się, że są z tej samej klasy.
Gelecekteki WWF güreşçileri Chyna ve Perry Saturn ile aynı sınıftaydı.Jego kolegami z klasy byli między innymi przyszli wrestlerzy WWF – Chyna i Perry Saturn.
Sınıfta 60 kişi bulunuyordu.Żyło tu wówczas 60 osób.
Son sınıftayken çok sarhoş oldukları bir gece öpüşürler.W nocy przed zawodami pił dużo alkoholu.
Çizgili kas ilk defa bu sınıfta görülür.Można podejrzewać, że tam tego typu sieci pojawiły się po raz pierwszy.
İlkokula 3. sınıftan başlamış.Treningi rozpoczął w trzeciej klasie.
YG elemelerine katıldığında 6. sınıfta idi ve daha sonra ise KPOPSTAR üzerinden elendi.Był członkiem Grupy Sześciu, lecz w swej twórczości szybko wyszedł poza głoszone przez nią hasła.
Üçüncü sınıfta okuma, yazma ve hesaplama gibi etkinlikler yapılır.Do nauki czytania, pisania i liczenia służył Nowy Testament.
Her sınıfta iki kez aynı kişiye verilebilir.W każdej klasie mógł zostać nadany tylko raz.
Jordan 3. sınıfta şarkı yazmaya başlamıştır.Alexis zaczęła pisać piosenki od trzeciej klasy.
Ekonomik yapılandırma bir sınıfta 149, iki sınıfta 126 yolcu taşıya bilir.Aby ratować miejscową gospodarkę, w 124 BBY.