sıklıkla ile cümle

sıklıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Έτσι πολύ συχνά τα παιχνίδια έχουν μέσα τους χαρακτήρες, και αυτοί οι χαρακτήρες δρουν με κάποιο τρόπο.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Очень часто в играх есть персонажи, и эти персонажи действуют определенным образом.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Поради тази причина, се срещат различни персонажи, които се държат по определен начин.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Таким чином дуже часто ігри мають персонажів, які діють певним чином.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)לעתים קרובות, יש במשחקים דמויות שאמורות לפעול בדרך מסויימת.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)لذا في أحيان كثيرة نجد في الألعاب شخصيات تتفاعل بشكل ما
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)プレーヤーは登場人物の振る舞いに リアルさを求めると思います
Sıklıkla şehrin başrahibesiyle "kutsal evliliğe" (aşna fişna) girerek.어떻게 그럴 수 있었을까요? 그 것은 바로 "신성한 결혼"을 통한 것 이였습니다. 아주 높은 성직자와의 그렇고 그런 관계를 통해 말이죠.
Sıklıkla şehrin başrahibesiyle "kutsal evliliğe" (aşna fişna) girerek.Miten? Usein "pyhän avioliiton" kautta - erityisesti muhinoimalla kaupungin temppelin ylipapittaren kanssa.
Sıklıkla şehrin başrahibesiyle "kutsal evliliğe" (aşna fişna) girerek.Каким образом?
Sıklıkla şehrin başrahibesiyle "kutsal evliliğe" (aşna fişna) girerek.כיצד? בדרך כלל באמצעות קיום "נישואים מקודשים" - כלומר, מזמוזים עם הכוהנת הגדולה של מקדש העיר.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Einige meiner besten Freunde sind extrovertiert, das schließt meinen geliebten Mann ein.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Gosto sempre de dizer que alguns dos meus melhores amigos são extrovertidos, incluindo o meu querido marido.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Ik zeg er graag bij dat een aantal van mijn beste vrienden extravert zijn, inclusief mijn geliefde echtgenoot.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Jag berättar gärna att några av mina bästa vänner är extroverta, bland dem min älskade make.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Jeg nyder at sige, nogle af mine bedste venner er udadvendte, inklusive min elskede mand.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Je me plais toujours à dire que certains de mes meilleurs amis sont extravertis, y compris mon mari bien-aimé.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.저는 항상 제 친한 친구 중 몇 명과 제 사랑스러운 남편이 외향적인 사람들이라고 말하는걸 좋아합니다.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Lubię się czasem pochwalić, że niektórzy z moich znajomych to ekstrawertycy, z moim ukochanym mężem włącznie.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Me gusta decir que algunos de mis mejores amigos son extrovertidos, incluido mi amado esposo.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Mereu spun că unii dintre prietenii mei cei mai buni sunt extrovertiţi, inclusiv soţul meu drag.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Mi piace sempre dire che alcuni dei miei migliori amici sono estroversi, compreso il mio amato marito.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Parhaiden ystävieni joukossa on ekstroverttejä, rakas aviomieheni mukaan lukien.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Szeretem elmesélni, hogy néhányan a legjobb barátaim közül extrovertáltak, beleértve szeretett férjemet is.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Tôi luôn nói rằng vài người bạn tôi là người hướng ngoại, bao gồm cả người chồng yêu quý của tôi.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Vedno povem, da je med njimi nekaj mojih najboljših prijateljev, vključno z mojim ljubljenim možem.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Vždycky ráda říkám, že někteří z mých nejlepších přátel jsou extroverti, včetně mého milovaného manžela.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Vždy vravím, že niektorí moji najlepší priatelia sú extroverti, vrátane môjho milovaného manžela.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Некоторые из моих лучших друзей — экстраверты, например, мой любимый муж.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Приятно ми е да споделям, че някои от най-добрите ми приятели са екстроверти, включително любимият ми съпруг.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Я з радістю констатую, що більшість моїх друзів є екстравертами, включно з моїм коханим чоловіком.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.אני תמיד אוהבת לומר שכמה מחברי הטובים ביותר הם מוחצנים, כולל בעלי האהוב.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.وأحب دوما أن أقول أن بعض أصدقائي منفتحين، بما فيهم زوجي العزيز.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.とても外向的です
Sıklıkla söylüyorum: Bazı çok zorlanarak başlamış ilişkilerimiz var.Je dis bien souvent que nous avons rapidement des relations vraiment forcées.
Sıklıkla, terapi, ilaçlar ya da her ikisi birlikte yarar sağlamaktadırlar.A menudo la terapia, medicamentos o ambas cosas sirven de ayuda.
Sıklıkla, terapi, ilaçlar ya da her ikisi birlikte yarar sağlamaktadırlar.Ofta hjälper terapi, medicinering eller en kombination av båda.
Sıklıkla, terapi, ilaçlar ya da her ikisi birlikte yarar sağlamaktadırlar.Souvent, l’aide est fournie par une thérapie, des médicaments ou la combinaison des deux.
Sıklıkla, terapi, ilaçlar ya da her ikisi birlikte yarar sağlamaktadırlar.Usein apua on terapiasta, lääkkeistä tai molemmista yhdessä.
Sıklıkla, terapi, ilaçlar ya da her ikisi birlikte yarar sağlamaktadırlar.Нередко помогают медицинские препараты, терапия или и то, и другое вместе.
Sıklıkla, terapi, ilaçlar ya da her ikisi birlikte yarar sağlamaktadırlar.心理治料和药物治疗通常可改善病情。有时可能需要住院治疗。住院治疗时间通常为一周左右。医院希望病人的病情改善,尽快回家,此后再接受开放式治疗。
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde. Bazen gerçekten çok çok ciddi sıralar oluşabilir.Ai caselli ci sono spesso file, a volte sono file molto lunghe.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde. Bazen gerçekten çok çok ciddi sıralar oluşabilir.A menudo se forman filas en las estaciones de peaje y a veces son muy, muy largas.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde. Bazen gerçekten çok çok ciddi sıralar oluşabilir.Dość często zdarzają się na bramkach kolejki, czasem bardzo długie.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.Der kommer ret ofte køer ved anlæggene.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.Deseori se produc cozi la ghişee.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.Er staan vaak files voor de tolpoorten.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.Il y a souvent des queues aux péages.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.꽤 자주 톨게이트에 줄이 생기죠.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.Oft entstehen Warteschlangen an den Stationen.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.Pogosto se tu naredijo kolone.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.Rady sa tam vytvárajú celkom často.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.Spesso ci sono code ai pedaggi.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.V mýtných branách se často tvoří fronty.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.Xếp hàng chờ đợi là điều xảy ra khá thường xuyên tại các trạm thu phí cầu đường.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.Οι ουρές είναι συχνό φαινόμενο.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.Доста често се случват опашки, когато плащате такса.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.И в нём часто бывают очереди.
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.והרבה פעמים נוצר תור במעברים הללו
Sıklıkla uzun kuyruklar oluşur gişelerde.غالباً ما تنشأ الطوابير عند محطات دفع الرسوم

İlgili Sayfalar