sıklıkla ile cümle

sıklıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.Często robił to żartując.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.Deseori concedia oamenii cu o glumă.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.És elég gyakran rúgott ki embereket viccből.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.E spesso licenziava le persone con uno scherzo.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.Et il renvoyait très souvent les gens avec une note d'humour.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.그는 농담을 섞어가며 사람들을 해고했어요.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.Muitas vezes, despedia as pessoas com uma piada.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.Und er feuerte die Leute ziemlich oft Leute mit einem Witz.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.Vaak ging dat gepaard met een grap.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.Và thường đuổi việc người ta với một câu chuyện đùa.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.Y él muy a menudo despedía a la gente con una broma.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.Τους απέλυε λέγοντας ένα αστειάκι.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.І доволі часто він звільняв людей жартома.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.Он частенько увольнял работников с шуткой.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.Често той уволнявал хората с виц.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.והרבה פעמים היה מפטר אנשים עם בדיחה.
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.وكان غالبا ما يقيل الناس من العمل بنكتة،
Sıklıkla da insanları şaka yaparak kovardı.こんな話があります
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Adesea, am fost un străin.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Bardzo często jestem kimś z zewnątrz.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Častokrát som bola len pozorovateľ "zvonka".
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Dan sering saya menjadi orang luar.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.E muito frequentemente tenho sido uma forasteira.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Én nagyon sokszor voltam kívülálló.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Et très souvent, j'ai été un outsider.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Heel vaak ben ik een buitenstaander geweest.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Io sono stata molto spesso una outsider.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim. İşler nasil yürüyor ve neler oluyor görmek istiyorum.Tôi thường là một kẻ ngoài cuộc để nhìn xem mọi thứ vận hành như thế nào và điều gì đang diễn ra.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim. İşler nasil yürüyor ve neler oluyor görmek istiyorum.Velmi často jsem věci viděla jen zvenčí, takže chci vědět jak fungují a co se děje.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.저는 매우 빈번히 외부인이 됩니다
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Muchas veces observo desde afuera.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Und sehr häufig war ich ein Aussenseiter.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Πολύ συχνά είμαι εξωτερικός παρατηρητής.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.И много често съм била от външната страна
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Я часто оказывалась сторонним наблюдателем.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.Я часто являюсь спостерігачем.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.והייתי פעמים רבות זרה,
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.كنت معظم الوقت مغتربة
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.だから 物事の仕組みや何が起きているのか
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.A menudo hablamos de cautela como la manera de evitar ser detectados.
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.Gyakran esik szó a lopakodóról, ami képes mindenkor észrevétlen maradni.
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.우리가 스텔스라는 말을 사용할때 우리는 주로 그 물체를 감지하지 못하게 한다는
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.לכן אנחנו מדברים הרבה לגבי התגנבות כאמצעי להתחמק מכל סוג של חיישן,
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.إذاً فنحن دائماً ما نتحدث عن التسلل والتخفي كوسيلة لتجنب أي نوع من الاستشعار،
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.ステルス技術の話をよく聞きますが 何かがまったく自然物のように見えるとしたら
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Ainsi, très souvent, les jeux ont des personnages--et ces personnages agissent d'une façon donnée.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)보통 게임 안에는 등장인물(character)이 존재하고, 이들은 어떤 정해진 방식으로 움직입니다.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Deci adesea jocurile au caractere interne, iar aceste caractere actioneaza in anumite moduri.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Então, muitas vezes, os jogos têm personagens internos e esses personagens agem de alguma forma.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Games hebben heel vaak karakters - en deze personages handelen op een bepaalde manier.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Molto spesso, i giochi hanno dei personaggi, che agiscono in qualche modo.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Nagyon gyakran a játékoknak személyisége van és ez a személyiség cselekszik így vagy úgy.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Nên rất thông thường, các trò chơi có nhân vật -- các nhân vật này hành động theo cách riêng.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Ofta har spel karaktärer, NPC:er, som ska agera på ett visst sätt.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Oftmals haben Spiele Charaktere, welche auf eine bestimmte Weise agieren.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Preto majú hry často postavy, ktoré nejakým spôsobom vystupujú.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Så meget ofte gælder det, at spil har karakterer -- og disse karakterer opfører sig på en måde.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Tako imajo igre zelo pogosto like -- in ti liki se na nek način obnašajo.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)Takže hry mají často postavy--a tyto postavy se nějakým způsobem chovají.
Sıklıkla oyunlarda karakterler vardır ve bu karakterlerin bir şekilde oynarlar (act)W grach bardzi często występują postacie--a te postacie zachowują się w jakiś sposób.

İlgili Sayfalar