sıklıkla ile cümle

sıklıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ne zaman harf sıklıklarında bir farklılık olursa, Bilgi sızması gözlemlenir.Vždy, keď je medzi frekvenciami písmen rozdiel, vznikne únik informácie.
Ne zaman harf sıklıklarında bir farklılık olursa, Bilgi sızması gözlemlenir.Za każdym razem, kiedy występuje różnica w częstotliwości występowania liter nasŧepuje wyciek informacji.
Ne zaman harf sıklıklarında bir farklılık olursa, Bilgi sızması gözlemlenir.Κάθε διαφορά που υπάρχει μία διαφοροποίηση στη συχνότητα εμφάνισης ρων γραμμάτων έχουμε διαρροή πληροφοριών.
Ne zaman harf sıklıklarında bir farklılık olursa, Bilgi sızması gözlemlenir.Каждый раз в случае различного распределения частот букв, происходит такая утечка.
Ne zaman harf sıklıklarında bir farklılık olursa, Bilgi sızması gözlemlenir.בכל פעם שיש שוני בתדירות האותיות
Ne zaman harf sıklıklarında bir farklılık olursa,언제든지 문자 빈도수에는 차이가 있습니다.
Ne zaman harf sıklıklarında bir farklılık olursa,في أي لحظة يوجد بها فرق في ترددات الأحرف
Ne zaman harf sıklıklarında bir farklılık olursa,情報漏れが発生します。
Odanın perspektifi Degas'nın diğer resimlerinde de sıklıkla karşılaştığımız tarzda abartılmış, asimetrik.האופן שבו הפרספקטיבה של החדר קצת מוגזמת,
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Často jsem tehdy chodila za školu a snila o tom, že budu námořníkem.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Często urywałam się ze szkoły i marzyłam o byciu marynarzem w tamtych czasach.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Faltaba frecuentemente a la escuela y soñaba con ser marinera durante esos días.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Gyakran váltottam iskolát, és arról álmodtam, akkoriban, hogy tengerész leszek.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Ik spijbelde vaak en droomde ervan om matroos te worden in die dagen.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.În acele zile, chiuleam deseori de la cursuri şi visam să devin marinar.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.In diesen Tagen schwänzte ich oft die Schule und träumte davon, zur See zu fahren.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Jag skolkade ofta och drömde om att bli sjöman under den tiden.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.J'ai souvent fait l'école buissonnière et rêvé de devenir marin durant ces journées.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.당시에 전 학교를 가지 않고 선원이 되는 꿈을 꿨어요.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Nesses dias, eu faltava frequentemente às aulas e sonhava tornar-me marinheira.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Saltavo spesso la scuola e sognavo di diventare marinaio durante quei giorni.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Saya sering bolos sekolah dan bermimpi menjadi seorang pelaut pada masa-masa itu.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Tôi thường xuyên trốn học, và mơ mộng trở thành một thủy thủ trong suốt những ngày đó.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Έκανα συχνά σκασιαρχείο και ονειρευόμουν να γίνω ναύτης εκείνες τις μέρες.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Пропусках училище често и си мечтаех да стана моряк през тези дни.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Тогда я часто пропускала школу и мечтала стать моряком
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.У той час я часто прогулювала уроки і мріяла податися в моряки.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.נעדרתי משיעורים רבים וחלמתי להפוך להיות יורדת-ים באותם הימים.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.لقد تغيبت كثيرا عن المدرسة وحلمت أن أصبح بحارة خلال تلك الأيام.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.文化的ステレオタイプも そこで初めて経験しました
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.-- foarte adesea chiar am simţit că şi-au susţinut prezicerile într-un fel mai materialist.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.-- frecuentemente sentía que ellos habían apoyado sus predicciones de una forma más materialista.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.저는 정말로 그들의 예측이 물질적인 면으로 지원됐다고 느꼈습니다.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.-- ret ofte følte jeg at de havde bakket deres forudsigelser op på en mere materialistisk måde.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.-- saya cukup sering merasa bahwa mereka mendukung prediksi mereka dengan cara yang lebih materialistis.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.- ziemlich häufig spürte ich, dass sie ihren Vorhersagen auf finanzielle Art Nachdruck verliehen hatten.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.-αρκετά συχνά πραγματικά αισθανόμουν πως υποστήριζαν τις προβλέψεις τους με έναν πιο υλιστικό τρόπο.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.- досить часто я відчував, що в них були радше матеріальні підстави для своїх очікувань.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.-- ובכנות, אני תמיד הרגשתי שהם גיבו את התחזיות שלהם בדרכים יותר חומרניות.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.-- وكثيرا ما كنت أشعر فعلا أنهم كانوا يبنون توقعاتهم بطريقة أكثر مادية.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.裏付けでもあったのかと思った 30年代にそれは普通で 理解できたが
Prozac ve Wellbutrin. Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Prozac şi Wellbutrin, antidepresive prescrise în mod curent.
Sadece, üç şeyi sıklıkla kontrol etmenizi... ...öneriyoruz.Cały czas sprawdzamy cię w trzech istotnych kwestiach.
Sadece, üç şeyi sıklıkla kontrol etmenizi... ...öneriyoruz.이를 위해서 세 가지 항목에 대해
Sadece, üç şeyi sıklıkla kontrol etmenizi... ...öneriyoruz.Отже ми лише постійно перевіряємо у вас ці три речі.
Sadece, üç şeyi sıklıkla kontrol etmenizi... ...öneriyoruz.لا بد أن تتحقق باستمرار
Sadece, üç şeyi sıklıkla kontrol etmenizi... ...öneriyoruz.推奨しています
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Artistul Shepard Fairey a folosit frecvent arta existentă în lucrările sale.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı. Bu çalışma şekliХудожник Шепард Фэйри часто использовал существующее искусство в своей работе.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Der Künstler Shepard Fairey benutze häufig schon bestehende Kunst in seinen Werken.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.El artista Shepard Fairey ha usado frecuentemente arte ya existente en su obra.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Họa sĩ Shepard Fairey vẫn thường xuyên dùng lại tác phẩm cũ của người khác trong các bức vẽ của mình.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.예술가인 셰퍼드 페어리는 기존의 작품을 이용한 작업을 자주 했습니다.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Kunstenaar Shepard Fairey gebruikte vaak al bestaande kunst voor zijn werk.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Kunstneren Shepard Fairey har ofte benyttet eksisterende kunstværker i sit arbejde.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.L'artista Shepard Fairey ha usato spesso arte pre-esistente nei suoi lavori.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.L'artiste Shepard Fairey a fréquemment repris des œuvres existantes dans les siennes.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.O artista Shepard Fairey tem usado frequentemente obras existentes no seus trabalhos.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Shepard Fairey często używał w swojej pracy istniejących dzieł.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Úmělec Shepard Fairey často užíval již existující díla ve své práci

İlgili Sayfalar