sıklıkla ile cümle

sıklıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Uzun süreli sürekli atışlarda namlu sıklıkla değiştirilerek soğuması sağlanmalıdır.Ainsi, ils demeurent en vie éternellement à la condition d'absorber du sang frais régulièrement.
Sıklıkla ruh hali değişimleri yaşarım.Par conséquent, je suis souvent de bonne humeur.
Sıklıkla sosyal ve psikolojik sorunlara sebebiyet verir.Il est parfois source de troubles sociaux ou socioéconomiques.
Güç ve enerji, sıklıkla karıştırılır.Agressivité et colère sont souvent confondues.
Sıklıkla konudan bahsederken sıkıntılı oldukları göze çarpar.On lui reproche souvent d'être ennuyeux.
Geleneksel bulmaca oyunları da sıklıkla video oyunu ortamına uyarlanmıştır.Les hommes, eux aussi, sont souvent représentés de manière stéréotypée dans les jeux vidéo.
Dişi yumurtlamadan önce bir ay boyunca çiftler sıklıkla çiftleşir.Les partenaires copulent fréquemment pendant le mois avant que la femelle ne ponde.
Bundy, sıklıkla Amerikan seri katillerinin öncül örneği olarak kabul edilir.Holmes est souvent considéré comme le premier tueur en série américain.
Sezar'ın Galya Savaşı Üstüne Yorumlar adli eserinde kendilerinden sıklıkla bahsedilmiştir.Dans son récit de la Guerre des Gaules, César les cite plusieurs fois.
Çalışmaları, hayatı boyunca en çok satanlar listelerinde sıklıkla göründü.De son vivant, ses œuvres s'inscrivent fréquemment sur les listes de best-sellers.
Bu ad çok anlamlı olup sıklıkla Pseudalopex cinsi tilkiler için de kullanılır.Les Disocactus incluent souvent aussi les Pseudorhipsalis.
Almeida, üzerine resim çalışmaları eklediği panjur gibi materyalleri sıklıkla eserlerinde kullandı.Heda utilise souvent les mêmes objets dans ses tableaux.
Yurtsuzlar sıklıkla sınır dışı edilebilirler.Parfois des larves sont expulsées.
Bunun haricinde çocuk kelimesi sıklıkla evlat anlamında da kullanılır.A tel point, qu'on la prend souvent pour un garçon.
Sıklıkla ağ gibi birbirine girmiş yılanlar görülür.Ils ont souvent des cheveux bouclés entremêlés de serpents.
Profesyonel ve teknik dalışta sıklıkla kullanılmaktadır.La confusion entre technique et technologie est courante.
Çekirdek, işlem yöneticisi ile sıklıkla etkileşim kurar.Par extension, elle englobe souvent la gestion des conducteurs.
Sıklıkla zorbalığa maruz kalır.Il est ainsi souvent lié au stress.
Beraber sıklıkla konserlere, tiyatrolara ve konferanslara katıldılar.Ils vont souvent à l’opéra, au théâtre ou à des concerts.
Çoğunlukla yer ve zamanda oryantasyon bozuklukları görülür ve/veya sıklıkla hafıza kaybı vardır.Les voyelles atones /i/ et /u/ disparaissent fréquemment.
Sıklıkla tüketiminin nedeni bileşenlerin çeşitliliği ile yapımındaki hız ve kolaylıktır.C’est la vitesse et/ou la fréquence des frottements des mains qui compte.
Fakat bu argüman sıklıkla bilim felsefesinde bilimi savunmak için kullanılmaktadır.Ce phénomène est parfois utilisé en science-fiction.
Kişi başına GSYİH, sıklıkla bir ekonomideki yaşam standardının bir göstergesi olarak kullanılır.Ce taux est souvent utilisé comme un indicateur du niveau de santé dans un pays.
Bileşik sıklıkla Lewis asiti olarak anılır.Il réagit souvent comme une base de Lewis.
Karakterler, hem iyi hem kötü, sıklıkla onu bilgi almak için döver.Bonne ou mauvaise, il a l'éternité pour y répondre.
Son yıllarda sıklıkla uygulanmaya başlanmıştır.Ces opérations étaient déjà souvent menées ces dernières années.
Başka hiçbir ülkede Japonya'daki kadar sıklıkla deprem olmaz.En ningún otro país ocurren tan frecuentemente los terremotos como en Japón.
Örneğin NGC 3593 gökadsı da sıklıkla bu grubun üyesi olarak gösterilmektedir.NGC 3593 en ocasiones se incluye en este grupo.
Üç demo kaydı sıklıkla "Blut der schwarzen Rose" or "The Undead-Trilogy" olarak adlandırılmaktadırlar.Los tres demos son a menudo referidos como "Blut der schwarzen Rose" o "The Undead-Trilogy".
Sıklıkla eşi Parvati ya da boğa Nandi ile birlikte görülür.A menudo le acompaña Parvati o el buey Nandi.
Savaş zamanında savaş gemisi ile ticari gemi arasındaki fark sıklıkla bulanıktır.En tiempos de guerra la diferencia entre buque de guerra y mercante frecuentemente es confusa.
Çıkış single'ı "Young Gunz" radyolarda sıklıkla istek alıyordu.El primer sencillo Young Gunz fue solicitado con frecuencia en las estaciones de radio.
Şanina yazmayı çok severdi ve sıklıkla ev köyüne ve Arkhangelsk'taki arkadaşlarına mektup gönderirdi.Shanina disfrutaba escribiendo y solía mandar cartas a su pueblo natal y a sus amigos de Arkhangelsk.
Sıklıkla evlerin içinde veya pencerelerde, evdeki ışığa gelen böcekleri yerken görülebilir.A menudo se las halla en las ventanas o dentro de casas, comiendo insectos atraídos por la luz.
Bugün Yenikale'nin kalıntıları turistler tarafından sıklıkla ziyaret edilmektedir.Hoy en día las ruinas de Yeni-Kale son visitadas a menudo por los turistas.
Bunun yanında tavuk eti de sıklıkla kullanılır.También se suele consumir la carne de gallina.
Pelikanlarla insanlar arasındaki ilişki sıklıkla çekişmeli olmuştur.Su relación entre pelícanos y el hombre ha sido a menudo conflictiva.
Bizans edebiyatı sıklıkla beş grupta kategorilendirilir.La literatura bizantina se clasifica en cinco grupos.
Eklenme ürünleri sıklıkla Lewis asit ve bazları arasında meydana gelir.Los aductos a menudo se forman entre ácidos de Lewis y bases de Lewis.
Fırtınalar öğleden sonraları sıklıkla görülebilir.A menudo hay tormentas por la tarde.
Mezarından çıkarak eski aşığını görmeye gelen kadın teması Poe tarafından sıklıkla kullanılmıştır.Una mujer que regresa de la tumba para visitar a su primer amor es un recurso frecuentemente usado.
Bunlar gibi, kuruluş zamanından beri birçok çalışma hala duruyor ve sıklıkla kullanılıyor.Estos, como muchos otros trabajos del período fundacional aún siguen en pie, y son altamente utilizadas.
Buradaki başarılı performansı ile San Francisco'da sıklıkla konuk sanatçı olarak sahne almıştır.Después de su exitosa representación, se convirtió en frecuente invitada en San Francisco.
Onun fiziksel görünümü Marilyn Monroe ile sıklıkla karşılaştırmalar yapmıştır.Su apariencia física se la compara con la de Marilyn Monroe.
Amerikan okullarında sıklıkla söylenen "This Land Is Your Land" şarkısıyla da tanınır.Es universalmente conocido por su canción «This Land Is Your Land».
Üç albüm yayınladı ve sıklıkla diğer müzisyenlerle projelerde iş birliği yapıyordu.Lanzó tres álbumes, y colaboró a menudo en proyectos con otros artistas.
Yük kapasiteleri ve serbest konumlandırılması sıklıkla tercih edilmektedir.En general se usa la carga y el posicionamiento libre.
Frasier’in kibirli ve snop küçük kardeşi, bir diğer psikiyatrist Niles (Pierce) eve sıklıkla gelmektedir.El hermano menor de Frasier, Niles, un eminente psiquiatra, visita frecuentemente su apartamento.
Sıklıkla otobiyografik olarak değerlendirilir ve nispeten "mutlu" bir sona sahiptir.Es considerado por algunos como un cuento autobiográfico y tiene un final relativamente feliz.
Bu iki yaklaşım sıklıkla bir arada kullanılır (bkz.A veces se usan ambos enfoques simultáneamente (Dance Dance Revolution).
Meclis en az kırk kez olmak üzere yıl boyu sıklıkla toplanıyordu.Se reunían con una frecuencia de 40 veces al año.
Sıklıkla gözlemleri, olaylara kendi tanıklığı olarak deneyimlerine dayanır.A menudo, sus observaciones se basaron en sus experiencias como un testigo ocular de los hechos en cuestión.
Sıklıkla kullanıcı girişi ve etkileşim mekanizmalarının çalışma biçimini belirtirler.Especifican con frecuencia cómo serán los mecanismos de entrada y la interacción de estos con el usuario.
Fusang (扶桑), sıklıkla Japonya olarak yorumlanan, mitik bir ada.Una isla mítica, frecuentemente identificada con Japón.
Gradaşçeviç, sıklıkla "Bosna Ejderi" (Boşnakça: Zmaj od Bosne) olarak bilinmekteydi.Se le conoce como el Zmaj od Bosne (Dragón de Bosnia).
Sıklıkla, yaşayan fosil olarak anılırlar.Se encuentran a menudo como fósiles.
Sıklıkla buna ‘asenkron’ sistem denir.A menudo se denomina período «pre-árabe».
Şehirde sıklıkla kum fırtınaları görülür.En ocasiones se encuentran tormentas de arena.
Cornell sıklıkla dünyanın en iyi 20 üniversitesi arasında gösterilmektedir.Carleton ha sido constantemente clasificada entre las diez mejores universidades integrales en Canadá.
Dizi Amerika Birleşik Devletleri'nde sıklıkla 'TV-Y7-FV' olarak derecelendirilir.En Cartoon Network, está clasificado TV-Y7-FV.

İlgili Sayfalar