Ana içeriğe geç
Sözlük

sıklık ile cümle

sıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hava sıcaklığı gün içerisinde sıklıkla değişmektedir.Temperaturile fluctuează în timpul zilei.
Kilgore Trout, Kurt Vonnegut'un kitaplarında sıklıkla rastlanan karakterdir.Kilgore Trout este un personaj fictiv creat de către autorul Kurt Vonnegut.
Novo, nükteleriyle sıklıkla dikkat çekerdi.Se asociază frecvent cu sinovitele.
Jolie ve Pitt yaz boyunca gittikçe artan bir sıklıkta birlikte görülmeye başladılar.Sitta și cu mine am fost îngrozitor de neliniștite în ultimul timp.
Bir silikon yağı olan dimetikon düşük yan etki riski nedeniyle sıklıkla tercih edilir.Dimeticona, un ulei siliconic, este adesea preferat datorită efectelor sale secundare scăzute.
Filler, Gotik kiliseleri yapan taş ustaları tarafından sıklıkla kullanılan bir motiftir.Elefanții au fost frecvent ilustrați în motive de către pietrarii bisericilor gotice.
Aile sıklıkla kamu yardımlarına muhtaçtı.Treptat au fost nevoiți să ceară ajutorul rudelor pentru subzistență.
Bu yüzden günlük yaşamda devrik tümceler sıklıkla kullanılır.Ca rezultat, untul este consumat zilnic în multe părți ale lumii.
Vikunyanın sıklıkla Lama vicugna bilimsel adı da kullanılır.Frecvent este folosită și denumirea eronată Marele Ducat al Varșoviei.
Siyasetçi, sıklıkla hükümeti ve politikalarını eleştiriyordu.S-a vorbit mult despre corupția regimului său și a sa proprie.
Bunlar sıklıkla çiğ olarak da tüketilmektedir.Aceștia sunt de multe ori terorizați de Tipul Roșu.
500 yıl veya daha uzun süre yaşayabilir ve bazı makamlara göre sıklıkla 1000 yaşına ulaşır.Trăiește în medie 65 ani, în cazuri excepționale poate ajunge la 400.
Sıklıkla sinirlendiğinde Andy'yi sakinleştirir.Jerry îl întrerupe furios de mai multe ori.
Fakat duygular sıklıkla korundu.Ordinele de protecție sunt de multe ori încălcate.
Bu yüzden Rusça ve Fransızca halk arasında sıklıkla kullanılan dillerdir.Atât româna cât și rusa au fost atunci limbi folosite de administrația locală.
Geometride üçgenleri incelerken ve periyodik olarak tekrarlanan olayları incelerken sıklıkla kullanılırlar.Ele se folosesc la studierea triunghiurilor și reprezentarea unor fenomene periodice, printre multe altele.
Genç Presley sıklıkla yerel radyo'yu dinlerdi.În cursul anilor 1970 Cohen a fost frecvent auzit în emisiunile de radio din Israel.
Hamilelik 93-105 gün arası sürer ve dişi sıklıkla iki bazen de dörde kadar varan sayıda yavrular.Femela clocește singură ouăle timp de 13 zile, însă uneori și 14-15 zile.
Fakat terim sıklıkları illa ki en iyi metin temsili değildir.În realitate trăsnetul nu lovește mereu obiectul cel mai înalt.
Soğan ve semizotu sıklıkla eklenir.Untul și smântâna sunt, de asemenea, utilizate frecvent.
Alman televizyon kanalarındaki tartışma programlarına sıklıkla konuk olarak katılmaktadır.Este programat periodic la canalele TV de limbă germană.
Çiçekler birçok sinek türü, özellikle Eristalis cinsi sinekler tarafından sıklıkla ziyaret edilmektedir.Muntele este vizitat, de asemenea, de multe specii de păsări, inclusiv șoimi călători.
Ne sıklıkla diş dokturuna görünmen gerek?Cât de des trebuie să te duci la dentist?
Televizyon dizileri The Prisoner ile The Twilight Zone, sıklıkla Kafkaesk olarak tanımlanmaktadır.A The Prisoner és a The Twilight Zone televíziós sorozatok is gyakran kafkaiak.
Bu modele sıklıkla optik model denir çünkü opak bir cam küreden saçılan ışığın durumunu andırır.Ezt gyakran optikai modellnek hívjuk, mivel hasonlít arra, amikor fény szórunk egy opálos üveggömbön.
Sıklıkla birbirleriyle karıştırılırlar.Egymással gyakran összetéveszthetők.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.Rendszeresen több más materia medicaval közösen fejtette ki hatását.
Welch sıklıkla doğaçlama şarkı söylediği için okulda problemler yaşardı.Welch gyakran került bajba az iskolában rögtönzött éneklései miatt.
Bu tür notebook’lar sıklıkla Intel 430MX yonga setini, özellikleri azaltılmış bir 430FX kullanırdı.A legtöbb ilyen notebook az Intel 430MX lapkakészletet használta, ami egy butított 430FX volt.
Bunlar gibi, kuruluş zamanından beri birçok çalışma hala duruyor ve sıklıkla kullanılıyor.Ezek a munkák, mint sok más is az alapító időszakból, azóta is érvényesek és széles körben használják őket.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.A valós életben tapasztalt szituációkban a bizonyíték gyakran komplex és kevert.
Üzerinde sönmüş volkanlar bulundurur ve hâlâ daha sıklıkla depremler meydana gelmektedir.Más aktív vulkánok is vannak a közelben, ráadásul gyakoriak a földrengések.
Terimin sıklıkla "ya gitti" (tathā-gata) ya da "gelmiş olan" (tathā-âgata) anlamına geldiği düşünülmektedir.Általános fordítása az „aki így ment” (tathá-gata) vagy „ekként távozott” (tathá-ágata).
Van Gogh sıklıkla halüsinasyonlar ve kabuslar görüyordu.Josef gyakran szenved róla szóló rémálmoktól és látomásoktól.
Para Para dansı hayranları sıklıkla kendilerine "Paralists" adını verirler.A címet a rajongók gyakran rövidítik "ParaKiss"-nek.
Sıklıkla, ikisi birlikte gerçekleşir.Leggyakrabban a kettő együtt fordul elő.
Çiru kaliteli olan yünü için sıklıkla avlanmaktadır.Régen a halcsontfarkú récét minőségi húsa miatt vadászták.
Dişi kondor sıklıkla tek bir beyaz yumurta bırakır.A tojó rendszerint egyetlen, fehér színű tojást tojik.
Şempanzeler popüler kültürde sıklıka kişileştirilirler.A dinoszauruszokat sokszor vad szörnyekként használják fel a populáris kultúrában.
Çocukken zayıftı ve sıklıkla hasta oluyordu ama buna rağmen derslerinde üstün başarı gösteriyordu.Bár jó körülmények között nevelkedett, sokat betegeskedett gyerekkorában, ennek ellenére jó tanuló volt.
Eserlerinin bir kısmı bugün de sıklıkla sahnelenir.A művet ma is gyakran előadják.
Profesyonel golf turnuvalarında sıklıkla kullanılmaktadır.Gyakran használják golfpályák gyepének is.
Grup teorisi, kriptografide sıklıkla kullanılır.Az elméletet sokszor használják a kriminológiában.
WPA protokolü IEEE 802.11i standardını sıklıkla uygular.A WPA tervezésének alapja az IEEE 802.11i szabvány 3. számú vázlata volt.
Leylek hanedan armacılığında da bazen gagasında bir yılan tutarken resmedilmiş şekilde sıklıkla rastlanır.Ábrázolásakor gyakran egyik kezében kígyót, másik kezében szigonyt tart.
Sadece ABD'de bulunur ve Amerikan timsahı ile sıklıkla karıştırılır.Még ma is jelen van Amerikában, és többnyire neonáci jelleggel keveredik.
Boğaz pastilleri (öksürük ilacı) kısa süreli olarak ağrıyı gidermekte sıklıkla kullanılır.Hagyományosan a füge tejnedvét (latex) külsőleg kisebb fájdalmak enyhítésére használják.
Bu adı, o zamanlar sıklıkla yapıldığı gibi, şehrin beyzbol takımının adından almıştır.A csapat nevét a város hasonló nevű baseball csapata után kapta.
Sıklıkla, hatalı bir şekilde, harfin işaret ettiği ses ka denilerek isimlendirilir.Az együttes neve elé gyakran – helytelenül – The névelőt írnak.
Nümerik analiz sıklıkla bilimsel hesaplama matematiği olarak adlandırılır.Az intelligens tervezést gyakran tudományosnak hangzó keresztény kreacionizmusnak nevezik.
14/88, neo-Nazilerin sıklıkla kullandığı bir fonetik selamlaşmadır.A skinheadek, neonácik kedvelt száma, amit gyakran szoktak 14/88 formában használni.
Endonezya mutfağının en önemli karakteristiklerinden biri de yerfıstığı sosunun çok sıklıkla kullanımıdır.A jogur konyha további nevezetessége a tésztafélék gyakori használata.
Hertz (sembol Hz), frekans (sıklık) birimidir.Az ångström (vagy angström, rövidítve Å) egy hosszúság-mértékegység.
Sıklıkla geçici bilinç kaybına neden olur.Gyakran eszméletvesztéssel is jár.
Divan edebiyatında, istidrâk sanatını Nef'i sıklıkla kullanmıştır.Rendszeresen közölt kórusműveket a Művelődési Útmutató, ill.
Hikâye sıklıkla sadece Maymun (Monkey) veya Maymun Kral (Monkey King) olarak da anılır.Gyakran nevezik még „Hattyúkirálynak”, vagy „der Märchenkönig”-nek, azaz „Mesekirálynak” is.
Bunun yanında tavuk eti de sıklıkla kullanılır.Néhány alkalommal még sült csirkét is fogyasztottak.
Sıklıkla dikenlerin çevresinde kümeler oluştururlar.A sírok körül gyakran szarvasmarhákat is eltemettek.
Sıklıkla bu bölgede ormanaltındaki bitkileri ezerek oluşturdukları patikalarda dolaşırlar.Ezek mellett gyakran adott fel fát az erdészet bizonyos állomásokon.
Deniz mahsülü yemekleri içinde çeşitli balıklar (çoklukla tütsülenmiş), midye ve karides sıklıkla kullanılır.Ünnepek alkalmával gyakoriak a tenger gyümölcseiből készült ételek (kagylók, rákfélék).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod