sıkıntı ile cümle
sıkıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çektiğim sıkıntıyı gör, kurtar beni, Çünkü yasanı unutmadım.ر ـ انظر الى ذلي وانقذني لاني لم انسى شريعتك.
Çektiğim sıkıntıyı gör, kurtar beni, Çünkü yasanı unutmadım.求 你 看 顧 我 的 苦 難 、 搭 救 我 . 因 我 不 忘 記 你 的 律 法
Çektiğim sıkıntıyı gör, kurtar beni, Çünkü yasanı unutmadım.求你 看 顧 我 的 苦難 、 搭救 我 . 因我 不 忘 記 你 的 律法
Çocuklar bugün de çok sıkıntı çektiniz.Hercegnő! Srácok, ma is sokat szenvedtek.
Çocuklar bugün de çok sıkıntı çektiniz.Vous avez beaucoup souffert, aujourd'hui.
Çocuklar bugün de çok sıkıntı çektiniz.Πριγκίπισσα!
Çocuklar bugün de çok sıkıntı çektiniz.ها قد وصلتم
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.몇몇 아이들이 괴로워 하는 것도 볼 수 있었어요 하지만 유일한 소음은 작고 지속적인 신음소리였습니다
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.Satu-satunya suara yang terdengar hanyalah erangan pelan yang terus menerus terdengar.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.Однако лишь тихий, продолжительный стон нарушал тишину.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.שחלק מהילדים היו במצוקה, אבל הרעש היה נמוך, אנחה מתמשכת.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.رؤية نكبة بعض الأطفال، لكن الضجيج الوحيد كان أنين متواصل و منخفض.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.聞こえるのは子ども達が 力なく発するうめき声だけ 保育士長が誇らしげに言いました
Çok mu yoruldunuz? Normal bir gününüzde sabah umutla mı uyanıyorsunuz, sıkıntıyla mı?Volgens mij is deel van wat ik leer in dit proces, dat je jezelf moet toelaten om pijn te voelen.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.(118:107) Сильно угнетен я, Господи; оживи меня по слову Твоему.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Aku sangat sengsara, ya TUHAN, jagalah hidupku sesuai dengan janji-Mu
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Ðức Giê-hô-va ôi! tôi bị khổ nạn quá đỗi; Xin hãy làm cho tôi được sống tùy theo lời của Ngài.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Ðức_Giê - hô-va ôi ! tôi bị khổ nạn quá_đỗi ; Xin hãy làm cho tôi được sống tùy theo lời của Ngài .
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Estou aflitíssimo; vivifica-me, ó Senhor, segundo a tua palavra.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Felette nagy nyomorúságban vagyok; Uram, eleveníts meg a te igéd szerint.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Ich bin sehr gedemütigt; HERR, erquicke mich nach deinem Wort!
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Ik heb zulke grote moeilijkheden. HERE, geef mij toch het leven weer door Uw woord.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Jag är storligen plågad; HERRE, behåll mig vid liv efter ditt ord.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Jeg er såre nedbøiet; Herre, hold mig i live efter ditt ord!
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Jeg er såre ydmyget, HERRE, hold mig i Live efter dit Ord!
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Jestem bardzo utrapiony; o Panie! ożyw mię według słowa twego.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Je suis bien humilié: Éternel, rends-moi la vie selon ta parole!
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.나의 고난이 막심하오니 여호와여 주의 말씀대로 나를 소성케 하소서
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Minä olen kovin vaivattu; Herra, virvoita minua sanasi jälkeen.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Oh Jehovah, afligido estoy en gran manera; vivifícame conforme a tu palabra
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Ponižan sem silno, GOSPOD, oživi me po besedi svoji!
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Sînt foarte amărît: înviorează-mă, Doamne, după Cuvîntul Tău!
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Som náramne strápený, Hospodine, obživ ma podľa svojho slova.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Sono stanco di soffrire, Signore, dammi vita secondo la tua parola
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Ztrápenýť jsem přenáramně, Hospodine, obživiž mne vedlé slova svého.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Εταλαιπωρηθην σφοδρα Κυριε, ζωοποιησον με κατα τον λογον σου.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.Много съм наскърбен; Господи, съживи ме според словото Си.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.נעניתי עד מאד יהוה חיני כדברך׃
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.تذللت الى الغاية. يا رب احيني حسب كلامك.
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.我 甚 是 受 苦 . 耶 和 華 阿 、 求 你 照 你 的 話 將 我 救 活
Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca.我 甚 是 受苦 . 耶和華 阿 、 求 你 照 你 的 話將 我 救活
Çok sıkıntılı bir dönemdi.A fost o perioadă extrem de stresantă.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Benar-benar saat yang sangat sulit bagi saya.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Bolo to naozaj veľmi stresujúce obdobie.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Bylo to opravdu velmi stresující období.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.C'était vraiment une période stressante.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Det var en väldigt påfrestande tid.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Det var virkelig en stresset tid.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Diese Zeit war sehr stressig.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Foi uma altura mesmo muito stressante.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Fue una época verdaderamente muy estresante.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Fu un periodo davvero molto stressante.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Het was een zeer stresserende tijd.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.정말 스트레스가 극에 달해 힘든 나날들이였죠.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Luulen, että jokainen käsittelee stressiä hieman eri tavoin.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Nagyon de nagyon stresszes időszak volt ez.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Nó thật sự là một khoảng thời gian rất căng thẳng.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Res je bil zelo stresno obdobje.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.To był okres pełen stresu.
Çok sıkıntılı bir dönemdi.Ήταν πραγματικά πολύ αγχωτική εποχή.