sıkıntı ile cümle
sıkıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.El juca jocuri de noroc şi ca urmare era greu să-şi găsească de lucru şi îşi vărsa frustrarea pe soţia lui.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Era un giocatore d'azzardo -- quindi inadatto ad essere assunto -- e sfogava le sue frustrazioni su di lei.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Er war eine Spielernatur -- und daher nicht vermittelbar -- und er ließ seine Frustration an ihr aus.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Hij was een gokverslaafde -- en raakte daardoor niet aan werk -- en hij reageerde zijn frustraties op haar af.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Il jouait - et était donc sans emploi,- et passait ses frustrations sur elle.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.그 남편은 도박가 종류의, 그래서 고용이 되기 어려운 사람 이었고, 그의 좌절감을 아내에게 풀어댔습니다.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Lubił hazard i dlatego nie miał szans na zatrudnienie, i frustrację wyładowywał na żonie
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Suaminya adalah penjudi -- dan tidak dapat bekerja, sehingga -- dan melampiaskan rasa frustasi kepadanya
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Szerencsejátékos típus volt -- ami miatt nem lehett foglalkoztatni -- és Saimán töltötte ki a csalódottságát.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Ήταν τζογαδόρος και άνεργος οπότε έβγαζε τα προβλήματά του πάνω της.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Он был игрок по натуре, кроме того, безработный, поэтому своё разочарование он выплёскивал на неё.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Той е бил комарджия и безработен, затова е пренасял емоциите си върху нея.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.הוא היה מעין טיפוס מהמר -- ובלתי מועסק, ולכן -- והוציא את התסכולים שלו עליה.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.كان من النوع المقامر -- ولأجل هذا، لم يكن أحد ليعرض عليه العمل-- وكان يلقي بإحباطه عليها.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.そのイライラをすべて彼女に吐き出していました 彼女が次女を出産した時に
Birçok sıkıntıya katlanıp yapayalnız kaldığını... ...ve babandan küçük yaşta ayrıldığını biliyorum.Még kicsi voltál akkor. Láttam, hogy amikor az apád elment, nagyon magányossá váltál.
Birçok sıkıntıya katlanıp yapayalnız kaldığını... ...ve babandan küçük yaşta ayrıldığını biliyorum.Ήσουν πολύ μικρός τότε. Έβλεπα ότι όταν έφυγε ο πατέρας σου ήσουν πολύ μόνος.
Birçok sıkıntıya katlanıp yapayalnız kaldığını... ...ve babandan küçük yaşta ayrıldığını biliyorum.لقد كنت صغيرا حينها, عندما رحل والدك كنت وحيدا , لقد رأيت ذلك
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.A predstavte si, že by som musel cítiť utrpenie ďalších sto ľudí.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Bayangkan jika saya harus merasakan100 penderitaan orang lain
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Imaginaţi-vă cum ar fi dacă ar trebui să simt numai suferinţa a sute de alţi oameni.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün."Imaginem se eu tivesse que sentir nem que fosse o sofrimento de cem pessoas.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Imaginen si yo tuviera que sentir siquiera el sufrimiento de otras cien personas.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Imaginez si je devais ressentir les souffrances d'une centaine de personnes.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Immagina se dovessi sentire la sofferenza di cento altri.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Képzeljük csak el, hogy akár 100 másik ember szenvedését is átérezzük!
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.이 많은 사람들의 고통을 느낀다고 상상해봐.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün. "Korkunç olurdu."Stel je voor dat ik het lijden van honderden mensen moest voelen.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Představte si, jaké by to bylo, kdybych cítil jen stovky dalších lidí, jak trpí.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Spróbujmy sobie wyobrazić jak by to było odczuwać cierpienie setki innych ludzi.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Stellen Sie sich vor, ich müsste noch das Leiden hunderter anderer fühlen.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Tänk om jag var tvungen att känna ens 100 personers lidanden.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Tưởng tượng nếu tôi phải cảm nhận nỗi đau của hàng trăm người.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Φαντάσου αν έπρεπε να νιώσεις τον πόνο άλλων εκατό ατόμων.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Представете си, ако трябваше да усещам страданието дори на сто други хора.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Представьте, если бы мне приходилось чувствовать страдания сотен других людей.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.Уявіть, якщо б я відчував страждання сто інших людей.
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.דמיינו כמה סבל היינו חשים אם היינו חווים את סבלם של מאה אנשים אחרים,
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.تخيل لو اني يجب عليَّ ان اشعرحتى بمئة مأساه لأشخاص اخرين
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün.たいへんですよ。
Bir komplo aygıt Damsel sıkıntı genellikle diğer ayrı tropes ile gruplandırılmış olup,곤경에 빠진 처녀는 '지명 희생자', '영웅적인 구출', '승리의 키스' 같은
Bir komplo aygıt Damsel sıkıntı genellikle diğer ayrı tropes ile gruplandırılmış olup,בתור מכשיר עלילה העלמה במצוקה מקובצת עם דימויים נפרדים,
Bir komplo aygıt Damsel sıkıntı genellikle diğer ayrı tropes ile gruplandırılmış olup,「指名の犠牲者」「英雄的な救出」 「勝利のキス」など。
Bir rüya gördüm. Sıkıntı verdiğim bütün insanlardan özür diliyordum.Am avut un vis... ... în care le dãdeam tuturor celor pe care i-am deranjat despãgubiri.
Bir rüya gördüm. Sıkıntı verdiğim bütün insanlardan özür diliyordum.Miałem sen... żeby naprwić wszystko złe, komukolwiek je uczyniłem.
Bir sıkıntı!Eine Nervensäge!
Bir sıkıntı!O pacoste!
Bir sıkıntı!Pengganggu!
Bir sıkıntı!Una scocciatura!<br />
Bir sıkıntı!Une nuisance !
Bir sıkıntı!Utrapieniem!
Bir sıkıntı!Ένας μπελάς!
Bir sıkıntı!Огорчение!
Bir sürü sıkıntı çekmişti ve sonra buraya geldi.Il devait avoir vraiment souffert.
Bir sürü sıkıntı çekmişti ve sonra buraya geldi.Il venait de quelque part à la campagne. Il devait avoir vraiment souffert.
Bir sürü sıkıntı çekmişti ve sonra buraya geldi.Valami mezőgazdasági területről jött, és sok nehézségen ment keresztül.
Bir sürü sıkıntı çekmişti ve sonra buraya geldi.Valami mezőgazdasági vidékről jött, és sok nehézségen ment keresztül.
Bir sürü sıkıntı çekmişti ve sonra buraya geldi.Ήρθε εδώ και πέρασε πολλές κακουχίες.
Bir sürü sıkıntı çekmişti ve sonra buraya geldi.لقد جاء الى هنا ومر بأوقات صعبة
Biz bu sıkıntılardan yalan zemin üstünde görüyoruz; Ancak tüm bu acıklı sıkıntılardan gerçek zeminLátjuk a föld melyen ezek a gondok nem hazugság, de az igazi föld minden ilyen szánalmas bajok