sıkıntı ile cümle
sıkıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar.They will spare no effort to ruin you: They surely desire your annihilation.
De ki: "Ondan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarmaktadır.Say: "God delivers you from this and every calamity.
Onlar için hüzne kapılma ve kurmakta oldukları hileli-düzenlerden dolayı sıkıntıya düşme.Do not grieve for them, and do not be distressed by their plots.
Sen, onlara karşı hüzne kapılma ve kurdukları tuzaklardan dolayı sıkıntı içinde olma.Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
De ki: "Allah sizi ondan ve her sıkıntıdan kurtarır, sonra da O'na ortak koşarsınız."Say: "God delivers you from this and every calamity. Even then you ascribe compeers (to Him)!"
İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.And saved them and their people from great distress,
İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O'na yalvarır.When man is afflicted with adversity he turns to his Lord, and prays to Him.
De ki: Kendilerini sıkmayanını, sıkıntıya düşürmeyenini, fazlasını.Tell them: "The utmost you can spare."
Sana düzen kurduklarından dolayı da daralma, sıkıntıya düşme.Do not grieve for them, and do not be distressed by their plots.
Ve onu ve ailesini, pek büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.We saved him and his family from the great affliction,
İkisini ve kavimlerini, büyük bir sıkıntıdan kurtardık.And saved them and their people from great distress,
Gerçekten de biz insanı sıkıntı içinde yarattık.That We created man in toil and trouble.
Sizi sarpa sardırıp perişan etmekten çekinmezler. Size sıkıntı verecek şeyi pek severler.They will spare no effort to ruin you: They surely desire your annihilation.
Bu, köle ile evlenme yolu, günaha ve sıkıntıya girmekten korkanınız içindir.This is for those who are afraid of doing wrong.
Yakarışına cevap verdik de onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.We heard him and saved him and those with him from great distress;
Onlar yüzünden tasalanma. Kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
Ve kurtarmıştık onu da ailesini de o büyük sıkıntıdan.We saved him and his family from the great affliction,
Onları ve toplumlarını büyük sıkıntıdan kurtardık.And saved them and their people from great distress,
Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: "Rabbim bana ihanet etti!" der.But when He tries him by restraining his means, he says: "My Lord despises me."
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık.That We created man in toil and trouble.
Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder.These are the men who affirm the truth, and they are those who follow the straight path.
Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler.They will spare no effort to ruin you: They surely desire your annihilation.
De ki: Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah kurtarır.Say: "God delivers you from this and every calamity.
Hakikaten şu yolculuğumuz yüzünden başımıza (epeyce) sıkıntı geldi, dedi.I am exhausted from this journey."
Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra yorulur, sıkıntı çekersin!Do not let him have you turned out of Paradise and come to grief.
Böylece, kendisini ve (iman eden) yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.We heard him and saved him and those with him from great distress;
Ona, savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapmayı öğrettik.And We taught him the art of making coats of mail to shield you from each other's violence.
(Resulüm!) Onların yüzünden tasalanma, kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü sıkıntı duyma.Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur.His mother carries him in her womb in weakness and debility, weaning him in two years.
Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.And saved them and their people from great distress,
İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O'na yalvarır.When man is afflicted with adversity he turns to his Lord, and prays to Him.
Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler.They will spare no effort to ruin you: They surely desire your annihilation.
Onlardan dolayı üzülme! Kurdukları tuzaklardan telaş edip sıkıntıya düşme!Do not grieve for them, and do not be distressed by their plots.
Ey Muhammed! Kur'ân'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.We have not sent down the Qur'an to you that you should be burdened,
Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra bedbaht olursun (sıkıntı çeker, perişan olursun)."Do not let him have you turned out of Paradise and come to grief.
(Habibim!) Onlara karşı mahzun olma, kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü de sıkıntı duyma!Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.We saved him and his family from the great affliction,
Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.And saved them and their people from great distress,
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder.When man is afflicted with adversity he turns to his Lord, and prays to Him.
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı içinde yarattık.That We created man in toil and trouble.
Ama sonra sizin o sıkıntınızı giderince, içinizden bir kısmı hemen Rab'lerine ortak koşarlar.Yet when He has delivered you from affliction, some of you ascribe companions to your Lord
Onun da duasını kabul buyurduk ve kendisini o sıkıntıdan kurtardık.We heard his cry, and saved him from the anguish.
Allah, sıkıntının ardından kolaylık ihsan eder.God will bring ease after hardship.
Size bir sıkıntı dokunduysa, düşman topluluğa da benzeri bir sıkıntı dokunmuştur.If you have been wounded they too have suffered a wound.
Yalanlanmalara karşı direndiler. Zaferimiz ulaşıncaya dek sıkıntı çektiler.Yet they bore with fortitude the falsehoods and the hurt until our help arrived.
De ki: "Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi ALLAH kurtarıyor.Say: "God delivers you from this and every calamity.
Okyanusta size bir sıkıntı dokunursa O'ndan başka çağırmakta olduklarınız kaybolur.When a calamity befalls you on the sea, all those you invoke fail you except Him.
Biz bu Kuran'ı sıkıntı çekesin diye göndermedik.We have not sent down the Qur'an to you that you should be burdened,
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtararak duasına cevap verdik.We heard him and saved him and those with him from great distress;
Biz ona cevap vererek ne sıkıntısı varsa onu giderdik.So We heard his cry and relieved him of the misery he was in.
Sıkıntısının ardından, kendisine bizden bir rahmet tattırsak, "Bu bana aittir.If We give him a taste of Our favour after some distress he has known, he says: "It was my due.
Hani o, sıkıntıdan yutkunarak (Allah'a) seslenmişti.(Prophet Yunus – peace be upon him.)
Ona, savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapmayı öğrettik. Artık şükredecek misiniz?And We taught him to make a garment for you, to protect you from your hurt; so will you be thankful?
Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevi sıkıntıyı ve uhrevi azabı) mutlaka bana göstereceksen.If You show me the promise they are given,”
Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka göstereceksen,If You show me the promise they are given,”
Onlar zaten bu tavırlarıyla sıkıntının içine düşmüşlerdir; kafirleri cehennem kuşatmaktadır.They have indeed fallen into trial; and indeed hell surrounds the disbelievers.
Onlardan bazıları, "Bana izin ver, beni sıkıntıya sokma," diyor.Some of them there are that say, 'Give me leave and do not tempt me.'
Size sıkıntı verecek şeyleri isterler.Fain would they that which distresseth you.
Onlardan yeyin, sıkıntı içinde bulunan fakire de yedirin.So eat thereof, and feed the hungry poor.
Onları sıkıntıya sokmak için zarar vermeye kalkışmayın.And if they are with burthen, expend on them until they lay down their burthen.