sıkı ile cümle

sıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yine de sıkıntılarıma ortak olmakla iyi ettiniz.However you did well that you shared in my affliction.
Mesih İsanın iyi bir askeri olarak benimle birlikte sıkıntıya göğüs ger.You therefore must endure hardship, as a good soldier of Christ Jesus.
İçinizden biri sıkıntıda mı, dua etsin. Sevinçli mi, ilahi söylesin.Is any among you suffering? Let him pray. Is any cheerful? Let him sing praises.
Sıkıntılı gününde RAB seni yanıtlasın, Yakupun Tanrısının adı seni korusun!The LORD hear thee in the day of trouble; the name of the God of Jacob defend thee;
Tanrı sığınağımız ve gücümüzdür, Sıkıntıda hep yardıma hazırdır. bilinmeyen bir müzik terimi.God is our refuge and strength, a very present help in trouble.
Mazlumun bütün günleri sıkıntı doludur, Mutlu bir yürekse sahibine sürekli ziyafettir.All the days of the afflicted are evil: but he that is of a merry heart hath a continual feast.
Size sıkıntı verecek şeyleri isterler. Onların ağızlarından öfke taşmaktadır.They will spare no effort to ruin you: They surely desire your annihilation.
Allah. inanmayanların üstüne işte böyle pislik (sıkıntı) çökertir.Thus will God punish those who do not believe.
Andolsun onların söylediklerine senin göğsünün daraldığını (canının sıkıldığını) biliyoruz.We are well aware that you are disheartened by what they say.
Sonra, sizden o sıkıntıyı kaldırdığı zaman içinizden bir grup, hemen Rablerine ortak koşarlar.Yet when He has delivered you from affliction, some of you ascribe companions to your Lord
Onlara üzülme, kurdukları tuzaklardan da sıkıntıya düşme.Do not grieve for them, and do not be distressed by their plots.
Biz de onun du'asını kabul edip kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.We heard him and saved him and those with him from great distress;
(Ey Muhammed) onlar(ın sözlerin)e üzülme, tuzak kurmalarından da sıkılma.Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.We saved him and his family from the great affliction,
Onları ve kavimlerini büyük sıkıntıdan kurtardık.And saved them and their people from great distress,
Azıcık verdi, gerisini elinde sıkı sıkı tuttu?Who gives but little, and is niggardly?
Kendisine hayır dokundu mu yardım etmez (sıkı sıkı tutar).If good comes to him he holds back his hand,
Sıkışan(bulut)lardan şarıl şarıl su indirdik,And We sent down rain from water-laden clouds pouring in torrents
Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar.They will spare no effort to ruin you: They surely desire your annihilation.
Yahudiler: "Allah'ın eli sıkıdır" dediler.The Jews say: "Bound are the hands of God."
De ki: "Ondan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarmaktadır.Say: "God delivers you from this and every calamity.
O gün suçlu-günahkarların (sıkı) bukağılara vurulduklarını görürsün.You will see the wicked on that day bound together in chains.
Onlar için hüzne kapılma ve kurmakta oldukları hileli-düzenlerden dolayı sıkıntıya düşme.Do not grieve for them, and do not be distressed by their plots.
Sen, onlara karşı hüzne kapılma ve kurdukları tuzaklardan dolayı sıkıntı içinde olma.Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
Yoksa onlar, işi sıkı mı tuttular?Have they settled upon a plan?
İşte şüphesiz Biz de işi sıkı tutanlarız.We shall also settle on one.
Sıkıp suyu çıkaran (bulut)lardan 'bardaktan boşanırcasına su' indirdik.And We sent down rain from water-laden clouds pouring in torrents
De ki: "Allah sizi ondan ve her sıkıntıdan kurtarır, sonra da O'na ortak koşarsınız."Say: "God delivers you from this and every calamity. Even then you ascribe compeers (to Him)!"
Evinde bulunduğu kadın onu kendine çağırdı, kapıları sıkı sıkı kapadı ve "gelsene" dedi.But she in whose house he resided wished to seduce him and, closing the doors, said: "Come into me.
"Sonra, halkın yağmur göreceği bir yıl gelir, o zaman sıkıp sağarlar" dedi.This will be followed by a year of rain, and people shall press (the grapes)."
Onlara üzülme. Hilelerine karşı da sıkılma.Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.And saved them and their people from great distress,
İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O'na yalvarır.When man is afflicted with adversity he turns to his Lord, and prays to Him.
De ki: Kendilerini sıkmayanını, sıkıntıya düşürmeyenini, fazlasını.Tell them: "The utmost you can spare."
Onlar, kendilerine bir delil gelirse inanacaklarına dair çok sıkı yemin ettiler.They solemnly swear by God: "If a sign comes to us we shall certainly believe in it."
Ve andolsun biliriz ki şüphe yok, söyledikleri sözlerden yüreğin sıkılır.We are well aware that you are disheartened by what they say.
Sana düzen kurduklarından dolayı da daralma, sıkıntıya düşme.Do not grieve for them, and do not be distressed by their plots.
Ve onu ve ailesini, pek büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.We saved him and his family from the great affliction,
İkisini ve kavimlerini, büyük bir sıkıntıdan kurtardık.And saved them and their people from great distress,
Ve sıkılan bulutlardan şarılşarıl sular akıttık.And We sent down rain from water-laden clouds pouring in torrents
Gerçekten de biz insanı sıkıntı içinde yarattık.That We created man in toil and trouble.
Sizi sarpa sardırıp perişan etmekten çekinmezler. Size sıkıntı verecek şeyi pek severler.They will spare no effort to ruin you: They surely desire your annihilation.
Bu, köle ile evlenme yolu, günaha ve sıkıntıya girmekten korkanınız içindir.This is for those who are afraid of doing wrong.
Az kalsın bu topraktan çıkarmak için seni sıkıştıracaklardı.They had nearly expelled you from the land and driven you away from it.
Yakarışına cevap verdik de onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.We heard him and saved him and those with him from great distress;
Onlar yüzünden tasalanma. Kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
Ve kurtarmıştık onu da ailesini de o büyük sıkıntıdan.We saved him and his family from the great affliction,
Onları ve toplumlarını büyük sıkıntıdan kurtardık.And saved them and their people from great distress,
Azıcık verdi, sona inatla sıkıca tuttu.Who gives but little, and is niggardly?
Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: "Rabbim bana ihanet etti!" der.But when He tries him by restraining his means, he says: "My Lord despises me."
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık.That We created man in toil and trouble.
Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder.These are the men who affirm the truth, and they are those who follow the straight path.
Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler.They will spare no effort to ruin you: They surely desire your annihilation.
De ki: Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah kurtarır.Say: "God delivers you from this and every calamity.
Onların söyledikleri şeyler yüzünden senin canının sıkıldığını andolsun biliyoruz.We are well aware that you are disheartened by what they say.
Hakikaten şu yolculuğumuz yüzünden başımıza (epeyce) sıkıntı geldi, dedi.I am exhausted from this journey."
Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra yorulur, sıkıntı çekersin!Do not let him have you turned out of Paradise and come to grief.
Böylece, kendisini ve (iman eden) yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.We heard him and saved him and those with him from great distress;
Ona, savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapmayı öğrettik.And We taught him the art of making coats of mail to shield you from each other's violence.
(Resulüm!) Onların yüzünden tasalanma, kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü sıkıntı duyma.Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.

İlgili Sayfalar