sığır ile cümle
sığır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hinduların hemen hemen tümü sığır etini yemeyi reddeder.Observant Hindus who do eat meat almost always abstain from beef.
Erişkin erkek sığırcıkların alt tüyleri erişkin dişi sığırcıklardan daha az beneklidir.They damage rangeland less than cattle.
Etken kuluçka dönemini (sığırlarda min.Azərbaycan tarixi üzrə qaynaqlar.
Daha sonra sığır gelir.Then comes the meat course.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.The hands are coming in to boiled salt beef and cider and Indian bread.
Sığır eti için, tüm hayvanlar damgalanıyor... bu örnekte, suratlarından.For beef, the animals are all branded ... ... in this instance, on the face.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.At this slaughterhouse, the branded and dehorned cattle are brought into a stall.
Ters çevirme işlemi, sığırın boğazı kesildikten sonra kanı solumasına neden oluyor.The inversion process causes cattle to aspirate blood, or breath it in, after incision.
En kalitelisinden sığır filetosu.The highest-grade sirloin.
"Bazı soğuk sığır eti ve bir bardak bira," dedi, çan zil yanıtladı."Some cold beef and a glass of beer," he answered, ringing the bell.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?I asked him, what was it like to actually herd a thousand cattle across hundreds of miles?
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- from bad weather to emergencies or inoculations for the cattle.
Sıfalo sığır ve bufalo karışımıdır.A beefalo is a buffalo-cattle hybrid.
KURUMLAR VE DÜNYA BANKALARI SIĞIR GİBİ .LlKE CATTLE TO THE CORPORATlONS AND WORLD BANKS.
Bu inekler sığır eti elde edilmesi için.These cows are used for beef.
Ve bunu hayatatı boyunca konserve sığır etinden adil bir pay tüketmiş biri olarak söylüyorum.And I say this as a man who has eaten a fair share of corned beef in his life.
Sığır eti üzerinde çalışmalıydık.We needed to be working on beef.
Sığırlara kötü yem verme onları kötü otlatmadan daha mı iyi, yoksa kötü mü?Is a bad feeder lot operation for beef better or worse than a bad grazing operation for beef?
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.There's carbon that's being bought with sugar, with coffee, with beef.
Bazılarınız domuz olursa yiyebilir,sığır olursa yemez.What is it?" Some of you would eat it if it's pork, but not beef.
Bazılarınız sığır olursa yiyebilir, domuz olursa yemez.Some of you would eat it if it's beef, but not pork.
"Ağız-ayak hastalığının yayılmasını önlemek için..." "...Prenses Lee Seol sığır etini savunuyor."[Preventing the spread of foot-mouth disease, Princess Lee Seol advocates Korean beef]
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.I grew up herding, looking after our livestock -- goats, sheep and cattle.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.And now he runs a cattle fodder store and a grain store near Agra.
70'lerin başlarında işe başladığımda, kanalın hemen altından sığırların ne gördüklerini gördüm.In the early '70s when I started, I got right down in the chutes to see what cattle were seeing.
Şimdi, görsel düşünmem sığır bakım tesisleri dizayn etme işim için olağanüstü bir değer.Now, visual thinking was a tremendous asset in my work designing cattle-handling facilities.
Ve kesim tesisinde sığırlara nasıl davranıldığı konusunda da gerçekten ilerleme kaydettim.And I've worked really hard on improving how cattle are treated at the slaughter plant.
Şimdi karmakarışık sığır kesimi slidelarına girmeyeceğim.I'm not going to go into any gucky slaughter slides.
Sığırlar da böyledir.Cattle are the same way.
İkinci olarak, aynı anlaşmanın sığır eti protokolü uyarınca, sığır yetiştiren Afrika ülkelerinin,Secondly, under the beef protocol of that agreement,
Ve biliyor musunuz, bizim sahte sığır etimiz var.And guess what, we have faked beef.
Esasında sulak arazi olan bölgede et sığırı yetiştiriyorlardı.They raised beef cattle on what was essentially wetlands.
Sığırlar burada dört beş ay geçiriyorlar.In fact, it's against USDA regulations to say no hormones have been added unless this line follows.
Mısır sığırları şişmanlatıyor.You buy them much cheaper from some place else.
Peki, bu sığırlardan sizin tabağınıza gelen oluyor mu?Thanks for watching.
Bir gün, sığır ağıldayken.So, one day, cattle in a pen.
Avramla birlikte göçen Lutun da davarları, sığırları, çadırları vardı.Lot also, who went with Abram, had flocks, and herds, and tents.
Daha sonra İbrahim Avimeleke davar ve sığır verdi. Böylece ikisi bir antlaşma yaptılar.Abraham took sheep and cattle, and gave them to Abimelech. Those two made a covenant.
Dediğiniz gibi davarlarınızı, sığırlarınızı da alın götürün. Beni de kutsayın!››Take both your flocks and your herds, as you have said, and be gone; and bless me also!"
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balak sacrificed cattle and sheep, and sent to Balaam, and to the princes who were with him.
72 000 sığır,and seventy-two thousand head of cattle,
36 000 sığır, bunlardan RABbe vergi olarak 72 sığır verildi;The cattle were thirty-six thousand; of which Yahweh's tribute was seventy-two.
36 000 sığır,and thirty-six thousand head of cattle,
Şu hayvanların etini yiyebilirsiniz: Sığır, koyun, keçi,These are the animals which you may eat: the ox, the sheep, and the goat,
‹‹Zengin adamın birçok koyunu, sığırı vardı.The rich man had very many flocks and herds,
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.The consecrated things were six hundred head of cattle and three thousand sheep.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Its noise tells about him, and the livestock also concerning the storm that comes up.
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,All sheep and cattle, yes, and the animals of the field,
Davarına iyi bak, Sığırlarına dikkat et.Know well the state of your flocks, and pay attention to your herds:
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Blessed are you who sow beside all waters, who send out the feet of the ox and the donkey.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.He found in the temple those who sold oxen, sheep, and doves, and the changers of money sitting.
Sığır, koç, davar -kuzu ya da keçi- böyle hazırlanacak.Thus shall it be done for one bullock, or for one ram, or for a lamb, or a kid.
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Our little ones, our wives, our flocks, and all our cattle, shall be there in the cities of Gilead:
Ve deveden iki, sığırdan iki.And there are two of camels and two of oxen.
Deveden iki, sığırdan da iki.And there are two of camels and two of oxen.
"O, onun, bakanların içini açan parlak sarı renkli bir sığır olduğunu söylüyor" dedi."God says," answered Moses, "a fawn coloured cow, rich yellow, well pleasing to the eye."
"Şimdi gerçeği bildirdin" deyip sığırı boğazladılar; az kalsın bunu yapmayacaklardı."Now have you brought us the truth," they said; and then, after wavering, they sacrificed the cow.
"Sığırın bir parçasıyla ona vurun" dedik.We had pronounced already: "Slay (the murderer) for (taking a life)."
İşte kurbanlık deve ve sığırları Allah'ın size olan nişanelerinden kıldık.We have made the camels signs of God for you.
Deve iki çifttir, sığır iki çift derler.And there are two of camels and two of oxen.