sığır ile cümle

sığır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.אנחנו חיים אורח חיים מסורתי מאד. אני גדלתי כרועה, משגיח על המקנה --
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.لقد نشأت في الرعي، أرعى ماشيتنا -- الماعز، الخراف والماشية.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.家畜の面倒をみるのです ある日 父が私を茂みに連れ出して言いました
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.A mi kicsinyeink, feleségeink, juhaink és mindenféle barmaink ott lesznek Gileád városaiban;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Anak istri kami dan ternak sapi serta domba kami akan tinggal di sini, di kota-kota Gilead
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.A ruszywszy się z Makelot, położyli się obozem w Tahat.
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Con trẻ, vợ, bầy chiên, và hết thảy súc vật chúng tôi sẽ ở đây trong những thành xứ Ga-la-át;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Con_trẻ , vợ , bầy chiên , và hết_thảy súc_vật chúng_tôi sẽ ở đây trong những thành xứ Ga-la-át ;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Dítky naše a ženy naše, dobytek náš a všecka hovada naše, tu zůstanou v městech Galád,
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.우리의 어린 자와 아내와 양떼와 모든 가축은 이곳 길르앗 성읍들에 두고
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Lapsemme, vaimomme, laumamme ja kaikki juhtamme jääkööt tänne Gileadin kaupunkeihin,
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.naše deti, naše ženy, náš dobytok a všetky naše hovädá budú tam, v mestách Gileáda,
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Nos petits enfants, nos femmes, nos troupeaux et tout notre bétail, resteront dans les villes de Galaad;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak."Onze kinderen, vrouwen, kudden en het vee zullen hier in de steden van Gilead blijven.
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Otroci naši, žene naše, črede naše in vsa naša živina ostanejo tu v gileadskih mestih;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Pruncii noştri, nevestele, turmele noastre şi toate vitele noastre, vor rămînea în cetăţile Galaadului;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Unsre Kinder, Weiber, Habe und all unser Vieh sollen in den Städten Gileads sein;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Våra barn våra hustrur, vår boskap och alla våra dragare skola bliva kvar här i Gileads städer.
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.våre barn, våre hustruer, vårt fe og alle våre kløvdyr skal bli her i Gileads byer;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.vore Børn, Kvinder, Hjorde og alt vort Kvæg skal blive der i Gileads Byer,
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.дети наши, жены наши, стада наши и весь скот наш останутся тут в городах Галаада,
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.Децата ни, жените ни, стадата ни и всичкият ни добитък ще останат тук в галаадските градове;
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.טפנו נשינו מקננו וכל בהמתנו יהיו שם בערי הגלעד׃
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.اطفالنا ونساؤنا ومواشينا وكل بهائمنا تكون هناك في مدن جلعاد.
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.我 們 的 妻 子 、 孩 子 、 羊 群 、 和 所 有 的 牲 畜 、 都 要 留 在 基 列 的 各 城
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.我 們 的 妻子 、 孩子 、 羊群 、 和 所有 的 牲畜 、 都 要 留在 基列 的 各 城
Çünkü sığır etini hormonlar olmadan üretmek çok daha pahalı.Parce que c'est beaucoup plus cher de produire du boeuf sans hormones
Çünkü sığır etini hormonlar olmadan üretmek çok daha pahalı.Perché è molto più costoso produrre carni bovine senza usare gli ormoni.
Çünkü sığır etini hormonlar olmadan üretmek çok daha pahalı.Soy Joanne Faryon. Bienvenidos a este especial de Envision San Diego: 'Comida'
Çünkü sığır etini hormonlar olmadan üretmek çok daha pahalı.Потому что производить говядину без гормонов очень дорого.
Çünkü sığır etini hormonlar olmadan üretmek çok daha pahalı.מכיוון שזה יקר הרבה יותר לייצר בשר ללא הורמונים
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Ale i ludu pospolitego wiele szło z nimi, i owiec, i bydła, dobytek bardzo wielki.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Ano také jiného lidu mnoho vyšlo s nimi, ovec také a volů, dobytka velmi mnoho.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Daarbij kwam ook nog een aantal mensen van niet- Joodse afkomst en bovendien al het vee.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Desuden fulgte en stor Hob sammenløbet Folk med og dertil Småkvæg og Hornkvæg, en vældig Mængde Kvæg.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.En hop folk av allahanda slag drog ock åstad med dem, därtill får och fäkreatur, boskap i stor myckenhet.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.I mnoho primiešaného ľudu odišlo s nimi hore i drobného stáda a hoviad, dobytka náramne mnoho.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Inoltre una grande massa di gente promiscua partì con loro e insieme greggi e armenti in gran numero
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Ja myös paljon sekakansaa meni heidän kanssansa, sekä lampaita ja raavaskarjaa suuret laumat.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.중다한 잡족과 양과 소와 심히 많은 생축이 그들과 함께하였으며
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Lại có vô số người ngoại bang đi lên chung luôn với chiên, bò, súc vật rất nhiều.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Lại có vô_số người ngoại_bang đi lên chung luôn với chiên , bò , súc_vật rất nhiều .
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Mereka membawa banyak sapi, domba dan kambing. Sejumlah besar orang asing juga ikut
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Og det drog også en stor hop av alle slags folk med dem, og småfeet og storfeet, en overmåte stor mengde fe.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.O mulţime de oameni de tot soiul s'au suit împreună cu ei; aveau şi turme însemnate de oi şi boi.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Pa tudi dosti mešane druhali je šlo gori ž njimi, in črede in goveda, živine jako veliko.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Sok elegy nép is méne fel velök; juh is, szarvasmarha is, felette sok barom.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Também subiu com eles uma grande mistura de gente; e, em rebanhos e manadas, uma grande quantidade de gado.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.También fue con ellos una gran multitud de toda clase de gente, y sus ovejas y ganado en gran número
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Und es zog auch mit ihnen viel Pöbelvolk und Schafe und Rinder, sehr viel Vieh.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Μετ' αυτων συνανεβη και μεγα πληθος συμμικτον ανθρωπων και ποιμνια και αγελαι, κτηνη πολλα σφοδρα.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.и множество разноплеменных людей вышли с ними, и мелкий и крупный скот, стадо весьма большое.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.Още с тях излезе и голямо разноплеменно множество, както и твърде много добитък - овци и говеда.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.וגם ערב רב עלה אתם וצאן ובקר מקנה כבד מאד׃
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.وصعد معهم لفيف كثير ايضا مع غنم وبقر مواش وافرة جدا.
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.又 有 許 多 閒 雜 人 、 並 有 羊 群 牛 群 和 他 們 一 同 上 去
Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.又 有 許多閒雜人 、 並 有 羊群 牛群 和 他 們 一同 上去
Daha sonra İbrahim Avimeleke davar ve sığır verdi. Böylece ikisi bir antlaşma yaptılar.A Abrahám vzal drobný dobytok a hovädá a dal ich Abimelechovi, a obidvaja uzavreli smluvu.
Daha sonra İbrahim Avimeleke davar ve sığır verdi. Böylece ikisi bir antlaşma yaptılar.Da nahm Abraham Schafe und Rinder und gab sie Abimelech; und sie machten beide einen Bund miteinander.
Daha sonra İbrahim Avimeleke davar ve sığır verdi. Böylece ikisi bir antlaşma yaptılar.Då tog Abraham får och fäkreatur och gav åt Abimelek; och de slöto förbund med varandra.

İlgili Sayfalar