süzme ile cümle

süzme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Ese 99 porciento del tiempo que un camnión de bomberos no está aparcado ahí, está infiltrando contaminantes.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Il 99% del tempo in cui un'autompompa non è posteggiata in questa posizione, si stanno infiltrando inquinanti.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Les 99 % du temps où un camion de pompier n'est pas garé là, les polluants sont filtrés.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Rằng 99 % thời gian xe cứu hỏa không đỗ ở đây, thì mảnh đất sẽ ngấm các chất đôc hại.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Тези 99 % от времето, когато пожарна кола не е паркирала там, е време за филтриране на замърсители.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.שב-99 אחוזים מהזמן כשרכב כיבוי לא חונה שם הוא מסנן מזהמים.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.أن 99 في المائة من الوقت عندما لا تكون هناك عربة إطفاء واقفه، إنها تُسرب ملوثات .
Bu satır yazdığınız tablonun altındaki sonuçları süzmenizi sağlarNAME OF TRANSLATORSNAME OF TRANSLATORS
Bu satır yazdığınız tablonun altındaki sonuçları süzmenizi sağlarNAME OF TRANSLATORSNAME OF TRANSLATORS
Bu satır yazdığınız tablonun altındaki sonuçları süzmenizi sağlarNAME OF TRANSLATORSRaden låter dig filtrera resultaten som visas i tabellen nedanför medan du skriverNAME OF TRANSLATORS
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.C'est l'alouette qui chante si faux, Oeillet discordes dures et désagréables objets tranchants.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.Đây là chim sơn ca hát để điều chỉnh, lọc mâu thuẫn khắc nghiệt và tấm dán vật nhọn.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.Det är lärkan som sjunger så falskt och ansträngde hårda slitningar och obehagligt vassa föremål.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.Det er lærken, der synger så meget ude af trit, dræning barske Disharmonier og unpleasing skarpe genstande.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.그것은 거친 discords을 긴장하고 sharps를 unpleasing, 조정 밖으로 이렇게 노래 종달새입니다.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.É a cotovia que canta tão fora de sintonia, Esforço discórdias dura e desagradável farelos.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.E 'l'allodola che canta così stonata, sforzando aspre dissonanze e sgradevoli taglienti.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.Es la alondra que canta tan fuera de tono, Esfuerzo discordias duras y desagradables sostenidos.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.Este ciocârlia care cântă atât de stele din ton, strecurat discordii dure şi ingrat spărturi.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.Ez a pacsirta, hogy énekel, így ki dallam, Szűrőkendő durva discords és kellemetlen korpás.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.Het is de leeuwerik die zo zingt vals, Persen harde dissonanten en onplezierig scherpe voorwerpen.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.Jest to skowronka, który śpiewa tak rozstrojony, wytężając ostre waśnie i nieprzyjemny śruty.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.Je to škovránok, ktorý spieva tak falošne, napínať tvrdá nezhôd a unpleasing ostré predmety.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.Je to skřivan, který zpívá tak falešně, napínat tvrdá neshod a unpleasing ostré předměty.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.On Lark joka laulaa niin epäpuhtaasti, jännittyneisyys kova discords ja unpleasing lesejauhot.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.To je škrjanec, ki poje tako iz tune, Vlečna ostre razprtije in unpleasing ostre predmete.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.Он жаворонок, что поет так фальшиво, напрягая суровые разногласия и неугодными острых предметов.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.Това е чучулига, че пее толкова фалшиво, Филтриращи тежки противоречия и unpleasing остри предмети.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.זהו עפרוני ששרה כל כך מזייף, מאמץ בצלילים צורמים קשים ובלתי נעימים החדים.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.هذا هو مزاح أن تغني ذلك انطلاقا من دف ، الشد الخلافات قاسية وغير سارة الحادة.
Bu sert uyuşmazlıklar Süzme ve kavuz unpleasing Akortsuz söylüyor şaka.いくつかは、ヒバリが甘い除算を行うと言う、これはそうではないろう、彼女は私たちをdividethために:
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanAnvänd -- filter=' dir- merge /. rsync- filter 'filterregel
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanAnvänd -- filter=' exclude. rsync- filter 'filterregel
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanBenutze die --filter=‚ dir-merge /.rsync-filter‘ Filterregel
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanBenutze die --filter=‚ exclude .rsync-filter‘ Filterregel
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanGebruik "-filter= '- .rsync-filter'" filter regel
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanGebruik "-filter='- .rsync-filter'" filter regel
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanPoužít "-- filter= '-. rsync- filter'" filtr
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanUsa la regola "--filter='-. rsync-filter '"
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanUsar a regra de filtragem -- filter=' dir- merge /. rsync- filter '
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanUsar a regra de filtragem '-- filter=' exclude. rsync- filter'
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanUsar regla de filtrado --filter='dir-merge /. rsync-filter '
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanUsar regla de filtrado '--filter='exclude. rsync-filter '
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanUtiliser la règle de filtrage « & #160; --filter='-. rsync-filter '& #160; »
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanZastosuj regułę -- filter=' dir- merge /. rsync- filter '
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanZastosuj regułę -- filter=' exclude. rsync- filter '
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanВикористовувати правило фільтрування « -- filter=' dir- merge /. rsync- filter '»
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanВикористовувати правило фільтрування « -- filter=' exclude. rsync- filter '»
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullanИзползване "-- filter= '-. rsync- filter'" за филтриращо правило
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullan使用方法 --filter='dir-merge rsync-filter' フィルタ ルール
"-- filter= '-. rsync- filter'" süzme kuralını kullan使用方法 --filter='exclude rsync-filter' フィルタ ルール
N: Ama bunlar kendiliğinden kan süzme ya da böbreklerin yaptığı işlemleri yapmazlar.Ale samy o sobě nefiltrují krev ani nemají žádnou jinou důležitou funkci, kterou zastávají ledviny.
N: Ama bunlar kendiliğinden kan süzme ya da böbreklerin yaptığı işlemleri yapmazlar.Mas elas não filtram o sangue ou exercem qualquer outra função dos rins.
N: Ama bunlar kendiliğinden kan süzme ya da böbreklerin yaptığı işlemleri yapmazlar.N : 그러나 그들이 그 자체로 피를 여과하거나 혹은 신장의 주요한 기능을 수행할 수는 없습니다.
N: Ama bunlar kendiliğinden kan süzme ya da böbreklerin yaptığı işlemleri yapmazlar.N: pero no per se, filtran la sangre o realice una de las principales funciones de los riñones.
N: Ama bunlar kendiliğinden kan süzme ya da böbreklerin yaptığı işlemleri yapmazlar.N: tapi mereka tidak, menyaring darah atau apapun yg terkait fungsi utama ginjal.
N: Ama bunlar kendiliğinden kan süzme ya da böbreklerin yaptığı işlemleri yapmazlar.N: لكنهم لا في حد ذاتها، وتصفية الدم أو القيام بأي من المهام الرئيسية للكلى.
Oğlum, bal ye, çünkü iyidir, Süzme bal damağa tatlı gelir.Anakku, makanlah madu, sebab itu baik. Sebagaimana madu dari sarang lebah, manis untuk dimakan
Oğlum, bal ye, çünkü iyidir, Süzme bal damağa tatlı gelir.Ät honung, min son, ty det är gott, och självrunnen honung är söt för din mun.
Oğlum, bal ye, çünkü iyidir, Süzme bal damağa tatlı gelir.Come, hijo mío, de la miel, porque es buena; y del panal, que es dulce a tu paladar

İlgili Sayfalar