Ana içeriğe geç
Sözlük

süvari ile cümle

süvari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Savaştan sonra 1932-1935 arası bir süvari tümeninde komutanı olarak görev yaptı.Na de oorlog leidde hij een cavaleriedivisie van 1932 tot 1935.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Twee schutters en een bokser deden mee.
Simko’nun süvarileri bize yolumuzda eşlik etmek için hazır bekliyorlardı.De moordenaars van Simone zijn inmiddels achter hun spoor gekomen.
II. Boer Savaşı'nda süvari birliğini kumanda etti.Hij was commandant van de 1e brigade tijdens de Boshin-oorlog.
Sir Thomas ise süvari komutanı olarak babasının komutasına girer.Thomas w stopniu generała lejtnanta dowodził jazdą pod komendą swego ojca.
Bizans ordusunun en önemli kolu, Bizans'ın sembolü haline gelen katafrakt süvari idi.Najważniejszą formacją bizantyńskiej armii byli katafrakci, którzy stali się symbolem Bizancjum.
Belga'lara süvarilerini imha ettiler.Polacy zmiażdżyli Belgów!
Mavi Süvari ressamlar birliği, Kandinsky'nin 1903'te boyadığı Der Blaue Reiter resminin ismini aldı.Wpływ na założenie grupy miał obraz „Błękitny jeździec” Kandinskiego, namalowany już w 1903 roku.
Ancak süvari birliği köyü sarar.W tym celu kawaleria przesunęła się za wieś.
Süvari subayı olarak görev yapıyordu.Walczył jako oficer kawalerii.
Sağ kanatta Lord Byron2600 süvari ve 500 tüfekli piyade ile beklemektedir.Prawe skrzydło dowodzone przez Lorda Byrona, liczyło 2,6 tys. jazdy i 500 muszkieterów.
Süvarileri iki kenti kuşattılar.Prostokątny dziedziniec otaczały dwie oficyny.
6000 süvarilik bir Éohere, Gondor'a doğru yola koyuldu.6000 piechoty), postanowił przedostać się pod Gdańsk.
Büyük büyük büyük büyükbabası Amerikan İç Savaşı'nda Konfederasyon safında savaşan süvari komutanıydı.Jego pra-pra-pra dziadek był pułkownikiem kawalerii konfederatów w wojnie secesyjnej.
"Publius Crassus": 12 Romalı "kohort" piyade birliği ve süvari takviyesi ile Akitanya'ya gönderildi.Publiusz Krassus z 12 kohortami został skierowany do Akwitanii.
Bu kuvvetlere yerel süvari birlikleride destekliyordu.Wspierał tam następnie wojska lądowe.
Adlarının meali "Küçük Süvari"dir.Jego nazwa oznacza „mały myśliwy”.
Lucius Manlius emrinde iki lejyon ve 10 bin müttefik piyadesi ile bin müttefik süvarisi bulunmaktadır.Wśród tych przywódców był zapewne Malichus I z dwoma tysiącami kawalerii.
İlave olarak 15 bin piyade ve 500 süvari kadar bir takviye gönderilecektir.W razie potrzeby mogła być rozwinięta do liczby 50 konnych i 500 pieszych.
Piyade Tümeni ile 48. Süvari Tümeni bağlıdır.Wcielony do 48 pułku piechoty Strzelców Kresowych.
Süvarilerin atları denize atıldı.Więźniów transportowano ciężarówkami na brzeg morza.
Sonraki gün öleceğini anladığı için Eragon'a onun da eskiden bir Ejderha Süvarisi olduğunu söyler.Przed śmiercią nauczyciel wyznaje Eragonowi, iż sam kiedyś był Smoczym Jeźdźcem.
Bu tanklar süvari tanklarına nazaran daha kalın bir zırhla kaplı idi.Rozpatrywano przede wszystkim uzbrojenie czołgu w armatę o większym kalibrze.
Müfrid adı Arapça مفرد الرامح mufrid ar-rāmiħ'den gelir ve "yalnız bırakılan mızraklı süvari" anlamına gelir.Muphrid kommer från arabiska مفرد الرامح mufrid ar-rāmiħ, som kan översättas till "den främste lansiären".
1925 yılında, Münih Üniversitesi'nde iki dönem okuduktan sonra, 17. Süvari Alayı'na katıldı.Han studerade två terminer vid Münchens universitet, innan han 1925 inträdde i 17:e kavalleriregementet.
Genellikle süvariler tarafından kullanılır.De utses vanligtvis från kavalleriet.
Süvari duruma göre değişik şekillerde dizilebilirdi.Kavalleriet organiserades något annorlunda.
Ordunun üçte ikisi süvari, biri de piyadeydi.Två tredjedelar av armén var fotsoldater.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Det fanns dessutom detachement för kavalleri och artilleri.
Birkaç süvari çarpışmasından sonra Sezar ordusunu geriye ordugaha doğru çekti.Caesar skickade resten av kavalleriet efter honom.
Höss, süvari birliği komutanı olarak görev yaptı.Höss var även under en kort tid chef för en kavallerienhet.
Topçu birlik Süvari birlikArtilleri Infanteri Ridande polis Kamelkavalleri
Genel Müdür Beyefendi'ye, geminin süvarine ve bütün mürettebatına teşekkür ederim.Akterut finns hytter för befälet och de flesta i besättningen.
Babasının 1901 yılındaki vefatından sonra annesi kasabanın süvari ofisi sofrasının işletmecisi olmuştu.Dess abbedissa svor sedan 1340 in stadens borgmästare i ämbetet.
1936 yılında 7. Süvari Tümeni Komutanı olarak atandı.I oktober fick han befälet över 36.
Ejderha Süvarileri ile de araları iyi değildir.Även hovarna är utmärkta hos hästarna.
Brom: Eski Ejderha Süvarisi ve Eragon'un ilk öğretmeni.Brom är sagoberättare, före detta drakryttare och Eragons mentor.
Süvariler savaş donanımlarını kendileri sağlamakla yükümlüydüler.Uppgiften var att ta hand om krigsskadade hästar.
Süvari bölüğü kısa bir çatışmadan sonra geri çekilmiştir.De lyckades stoppa angreppet efter en kort strid.
Alay iki sütun halinde hattı oluşturup Rus süvarilerinin şiddetli saldırlarını geri çevirmeyi başardı.Kavalleristerna försvarade sig väl och lyckades genom två motanfall hejda ryssarna.
Sağ uçtaki süvari attan düşmüş vaziyette tasvir edilmiştir.Крайній праворуч щойно втратив коня, що лежить долу.
Hannibal’in süvari komutanı Maharbal, doğrudan Roma üzerine saldırmak görüşündedir.Великий полководець Ганнібал планує напасти на Рим.
Çoğu piyade ve süvari alayları bir comesin kumandanlığında çiftler halinde görev yapıyorlardı.Більшість піхотних та кавалерійських полків діяли у парах під командою коміція (comes).
Süvari yüzbaşısı kendini emniyete almak için kaçıyor.Іспанська армії, перейшла на самозабезпечення.
Tüfekli Bölük, 59. Süvari Tümeni ve diğer birimleri içeriyordu.Тут корпус доотримав 359-й зенітно-артилерійський полк та інші частини і підрозділи.
Branas'ın kuvvetleri, Corrado'nun ağır süvarisi karşısında zorlanmaya başladı.Нечесним шляхом Барклай знімає з боротьби капрала.
Theresa Askeri Akademesi'ni bitirdikten sonra süvari sınıfında teğmen olarak görev yapmıştır.Закінчив Військову академію, був старшим лейтенантом кавалерії.
18 Haziran'da Prusyalı süvariler mağlup Fransızları takip ederek zaferi kesinleştirdiler.Прусська кіннота переслідувала розбитих французів ввечері 18 червня закріпивши перемогу союзників.
Süvari tugaylarının durumu bile kovalamaya uygun değildi.Проте остаточно підкорити войовничих міштеків не вдалося.
Süvari kılıcı Ortaçağ savaşlarında sıklıkla kullanılmış bir silah türüdür.Дворучна клеймора — це довгий меч, який використовувася в Середньовіччя шотландськими солдатами.
Moğollar ise iki süvari tümeni görevlendirdi.Цар надав по 2 карбованці солдатам.
Ayrıca her biri 30 askerden oluşan müstakil Süvari birlikleri (turma) oluşturuldu.Zároveň byla sestavena zvláštní jednotka kavalérie (turma) o 30 mužích.
Bununla birlikte Makedonya süvarisi yine de Atina ordusu kontrolünde kalmış olmalıdır.Egejská Makedonie však zůstala pod kontrolou vojsk Dohody.
Büyük büyük büyük büyükbabası Amerikan İç Savaşı'nda Konfederasyon safında savaşan süvari komutanıydı.Jeho dědeček a prastrýc bojovali v Americké občanské válce na straně Konfederace.
Fabius Hannibal’ın süvari gücünden çekiniyordu bu yüzden savaşı tepelere çekmek istiyordu.Fabius těsně následoval Hannibalovo drancující vojsko, avšak odmítal svést bitvu.
Paralı Latin süvarileri neredeyse imha olmuştu.Původní, tedy kavalíři, skoro vyhynuli.
Şehir ismini Amerikan İç Savaşı süvari komutanı Philip Sheridan'dan alır.Jméno nese po americkém generálovi z doby americké občanské války – Philipu Sheridanovi.
Saat 08.00'de, İmparatorluk mızraklı askerleri ve arkebüzcüleri, Fransız süvarilerini dağıtabildi.V 8.00 již císařští kopiníci a arkebuzíři doráželi na francouzskou jízdu ze všech stran.
1928 yılında Hannover'de süvari okulunda kursa katılarak teğmenliğe terfi etti.V roce 1928 absolvoval jezdeckou školu v Hannoveru.
Süvari subayı olarak görev yapıyordu.Začínal jako důstojník jezdectva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod