Ana içeriğe geç
Sözlük

süvari ile cümle

süvari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ailesi Kazak süvari geçmişi olan bir ailedir.Желает в семейном войске быть казаком».
Bölge halkından 5 tabur piyade ve 3 Bölük askeri nizamiye süvari kuvveti oluşturulmuştur.На трёх кораблях в центр мятежной провинции были доставлены 500 полицейских и несколько армейских рот.
Kuvvetleri 800 kişi kadardı ve yarıya yakını süvaridir.К нашему приезду в лагере находилось 800 человек, к весне осталось меньше половины.
Bu harekâtı uygulayacak 3.Ordu'nun 9., 10. ve 11.Kolordular ve 2.Süvari Tümeni'nden oluşuyordu.Подчинялась лично 9-й армии и её 2-му и 11-му корпусам.
Hafif süvari birlikleri, ağır piyade birlikleri vardı.У тяжёлых кавалеристов были лёгкие пики.
Önceki günkü süvari hareketi Romalılara güven verdi.أوحى انتصار الفرسان في اليوم السابق للرومان بالثقة.
Çoğu piyade ve süvari alayları bir comesin kumandanlığında çiftler halinde görev yapıyorlardı.وتعمل الكثير من أفواج المشاة والفرسان في أزواج تحت قيادة comes.
Kaçmaya çalışırken binalara ulaşamayan savunucular Meksikalı süvariler tarafından öldürüldüler.ولم يتمكن المدافعين من الهروب وقتلوا من قبل سلاح الفرسان المكسيكي.
Şu anda sadece Amerikan Deniz Piyade Kolordusu Amerikan Hava Süvari Taburu AH-1 kullanmaktadır.خدم في قوات مشاة بحرية الولايات المتحدة كطيار على المروحية الهجومية إيه إتش-1 كوبرا.
Lağımcı Ocakları ve Kapukulu Süvarileri.مربي ومالك خيول.
Sezar'ın konumu onu stiline göre tipiktir ve süvari ve okçu yancıların desteğiyle sağ kanadı komuta etmiştir.وكان موقف قيصر نموذجيا من أسلوبه، مع قيادته الجانب الأيمن والفرسان والرماة يحيطونه به.
Süvarisini de bu dizilişin iki yanına bölüştürdü.كان هناك أيضا سلاح الفرسان من قسمين.
Aynı yıl Kartaca Senatosu ona 4.000 asker ve 500 süvari göndererek İtalya’ya ilerlemesini ister.في نفس العام، أرسلت حكومة قرطاجنة لصدربعل 4,000 جندي مشاة و500 فارس كتعزيزات وأمرته بالسير إلى إيطاليا.
Süvarilerin atları denize atıldı.الفرس وراكبه طرحهما في البحرِ.
Sağ uçtaki süvari attan düşmüş vaziyette tasvir edilmiştir.عندما تخرج اقتل الجندي الذي على الجانب الأيمن.
Aslerlik Şubesine başvurup süvari yedek subay okuluna kabul edilmiştir.اركض إلى الطبقة الأعلى وكن مستعد لجندي مدرع آخر.
Bu aşamada ordu 38 bin piyade ve 8 bin süvariden oluşmaktadır.في ذلك الوقت، كان جيشه قد تقلص عدده إلى 38,000 جندي و 8,000 فارس.
Michael Caine, Arthur Tressler, bir sigorta şirketi patronu ve dört süvarinin sponsoru.Michael Caine como Arthur Tressler, um magnata de seguros e patrocinador dos Quatro Cavaleiros.
687'de Justinianos Anadolu'da bulundurduğu süvari birliklerini Trakya'ya nakletti.Em 687, Justiniano transferiu tropas de cavalaria da Anatólia para a Trácia.
Süvari sadece izcilik ve destek kuvvetler olarak kullanılıyordu.A cavalaria só foi usada como observadores ou auxiliares.
Düşman süvarisi birçok Bulgarın öldürüldüğü merkezde piyadeye saldırdı.A cavalaria inimiga atacou a infantaria no centro, matando muitos búlgaros.
18 Haziran'da Prusyalı süvariler mağlup Fransızları takip ederek zaferi kesinleştirdiler.A cavalaria prussiana perseguiu os derrotados franceses na noite de 18 de Junho, selando a vitória aliada.
Bu aşamada ordu 38 bin piyade ve 8 bin süvariden oluşmaktadır.Naquele momento, o exército já havia encolhido para 38 000 soldados e 8 000 cavaleiros.
Çerkes Ethem, evden kaçarak Bakırköy Süvari Küçük Zabit Mektebi'ne girdi.Chegado a Útica, pôs em fuga um corpo de cavalaria númida numa pequena escaramuça.
Süvari yüzbaşısı kendini emniyete almak için kaçıyor.O próprio Valdomiro partiu para a cobrança da falta.
Tımar sahibi süvari askeri.Cavaleiros do Forró Oficial.
Bazı Bizanslılar, süvari saldırısını geri püskürtmeyi denediler fakat piyade saldırısına da maruz kaldılar.Alguns bizantinos tentaram repelir o ataque da cavalaria, mas foram também atacados pela infantaria búlgara.
Bu şokun etkisiyle Napolyon piyadelerle süvarilerin desteklenmesini emretti.Pressentindo problemas, Napoleão deu ordens para a sua Guarda a Cavalo avançar.
1593'de kapıkulu süvari askerlerine maaş dağıtılması sırasında kapıkulu sipahileri yine isyan ettiler.Em 1514, a divisão patrimonial entre os irmãos foi novamente selada.
Piyade Tümeni, 31. Süvari Tümeni, 108.Guardas de batalhões, outros 800: sob Cols.
Nitekim Lidyalılar sonradan süvari birlikleri ile meşhur olmuşlardır.Mais tarde, os Mamelucos foram treinados como soldados de cavalaria.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Eram apoiadas por artilharia e metralhadoras.
Birinci süvari Cameron Watt ...Membro do grupo 1 Cameron Drain ...
Moğollar ise iki süvari tümeni görevlendirdi.Eles guardam espíritos de dois cavaleiros homônimos.
Ve Puşkin'in son uzun şiiri Bronz Süvari ile adı duyuruldu.Eles ficaram famosos por Pushkin em seu último longo poema, O Cavaleiro de Bronze.
Onlara Kara Süvarilerin saldırılarından korunmalarında yardım etti.Depois da Revolução Negra ele foi executado para ajudar os Cavaleiros Negros.
Dokuz süvarilerin (Kara Süvariler) lideridir.Hierbij komen negentien opvarenden om.
Kanlı Seneffe Savaşı'ndan bir yıl sonra ise süvari alayı eğitim kampına albay olarak atandı.Na de bloedige Slag bij Seneffe een jaar later werd hij gepromoveerd tot kolonel.
Birkaç süvari çarpışmasından sonra Sezar ordusunu geriye ordugaha doğru çekti.Na enkele cavaleriegevechten liet Caesar zijn troepen terugkeren naar het kamp.
Ama süvari birlik komutanı General Johannes emir dinlemeyip Arminium'da kaldı.Hun bevelhebber weigerde de orders op te volgen en bleef in Ariminum.
İlk üretilen 64 adet araç Amerikan ordusuna bağlı 7. Süvari Birliği emrine verildi.Het Amerikaanse leger bestelde 64 exemplaren, die allemaal naar de 7th Cavalry Brigade gingen.
Hem süvariler hem de piyadeler tarafından kullanılmıştır.Ze werden gebruikt door zowel infanteristen als cavaleristen.
Düşman süvari cüce kral Hrothgar'ı öldürür ardından Eragon ile savaşmaya başlar.De Rijder dood de dwergenkoning Hrothgar en valt dan Eragon aan.
Diğer adları, Kara Süvariler, Dokuz Süvari ya da kısaca Dokuzlardır.Zij worden ook wel Ringgeesten (Ringwraiths), de Zwarte Ruiters of simpelweg De Negen genoemd.
Ağır süvari'nin açık alanda yapılan savaştaki üstünlüğü, müstahkem yerlere karşı bir anlam ifade etmiyordu.Het overwicht van zware cavalerie in het open veld was nutteloos tegen versterkingen.
En İyi Birimleri; Musketeer (piyade) ve Hussar (süvari).Hun beste eenheden zijn de redcoat-musketier en de huzaren van de garde (guard hussar).
Süvarilerin kendi atlarını tedarik etmeleri isteniyordu.Vedetten moesten hun paarden laten stilstaan.
Osmanlı süvarileri köprüyü geçmeye çalıştılar ancak köprü yıkıldı.De vier willen eroverheen lopen maar de brug verdwijnt.
Yeni Ordu'nun gözbebeği süvari birlikleriydi.De basis van het nieuwe leger was de lichte cavalerie.
Moğollar ise iki süvari tümeni görevlendirdi.Hij voerde het bevel over twee cavaleriebrigades.
Bazı süvariler çatışmaya karar verdiler ama bir kısım şövalyeler öldürüldü.Ze namen deel aan veldslagen en sommige werden tot ridder geslagen.
Nihayetinde O'Higgins ve General Soler süvari ve süngülü piyadelerle saldırırlar.Zodoende worden O’Leary en zijn helpers gestopt door majoor Doryan en de soldaten.
Genel Müdür Beyefendi'ye, geminin süvarine ve bütün mürettebatına teşekkür ederim.Het hoofd van de me'lavim had aan boord het bevel over alle opvarenden, inclusief de kapitein en de bemanning.
Bir süvari bölüğü bu ileri hareketi durdurmuştur.Een militair detachement maakte hier een einde aan.
Süvari duruma göre değişik şekillerde dizilebilirdi.Cavalerie kon op diverse wijzen georganiseerd worden, afhankelijk van de situatie.
Şehir ismini Amerikan İç Savaşı süvari komutanı Philip Sheridan'dan alır.Hij noemde de plaats naar een bekende generaal uit de Amerikaanse Burgeroorlog Philip Sheridan.
Süvari tugaylarının durumu bile kovalamaya uygun değildi.De Noordelijke cavalerie was ook niet opgewassen tegen zijn taak van verkenning.
Fransız hatlarına yapılan ilk hafif süvari saldırısı kötü arazi koşulları sebebiyle başarısız olur.De aanval van de lichte cavalerie op de Fransen mislukte, omdat de regen de oevers te glad had gemaakt.
Süvari yüzbaşısı kendini emniyete almak için kaçıyor.Het Vrijwilligersleger maakte zich op om naar de Koeban te trekken.
Brom ona kılıçla dövüşmeyi, sihir yapmayı, antik dili konuşmayı ve Ejderha Süvarilerinin hikâyelerini öğretir.Hij krijgt een opleiding van Brom, leert zwaardvechten en met magie om te gaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod