sütü ile cümle
sütü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
(Paris Métrosunda olduğu gibi), ve yahut reklam sütunlarına gizlenir.Han är även synts i (och regisserat) reklamfilmer för ÖoB.
Sütü ekşitirler.Ge barnet mjölk.
Sütunların altı tonozludur.Kantonesiskan har sex toner.
Bunun bir örneği, Kuzey İrlanda'daki Giant's Causeway'deki sütün dizilimidir.Det baserades på olika foton tagna vid Giant's Causeway på Nordirland.
Gruplar periyodik tablodaki sütunlardır.Nedan följer grupperna i det periodiska systemet.
Yıl sütunu ise cins olarak tanımlandığı yılı belirtmektedir.Motsvarande period året före kallas för intjänandeår.
"Yıl" sütunu o binanın hangi yılda tamamlandığını gösterir.Årtalet bakom namnet anger vilket år landet anslöt sig.
Yabancı anahtar, ilişkisel tablodaki başka bir tablonun birincil anahtar sütunuyla eşleşen bir alandır.En främmande nyckel är värdet på en primärnyckel i en annan tabell.
1521, sol sütun.546, högerspalten.
Sütü kahvesinden daha fazladır.Det är även lättare än bomull.
Yörede üretilen sütün değerlendirilmesine yönelik süt işletme tesisi bulunmaktadır.Anledningen sägs vara att säkerställa att mjölkproduktionen i Skåne fortsatt ska vara lokal.
Sutude ödülü İranlı film yönetmeni Jafar Panahi ile paylaştı.Guldbjörnen gick till den iranska filmen Taxi av Jafar Panahi.
Alt katı Dor orta katı İon ve üst katı Korinth düzeninde sütunlar ile bezenmiştir.Den första våningen är rusticerad medan de övre våningarna är strukturerade i korintisk ordning.
Avrupa Toplulukları da daha sonra bugünkü Avrupa Birliği'nin üç sütunundan biri olmuştur.Den har allt sedan dess utgjort kärnan i det europeiska samarbete som idag utgör Europeiska unionen.
Dilek dilemek isteyenler elinin başparmağını sütundaki deliğe sokup elleriyle bir daire çizerler.Alla som har hört orden skall lägga händerna på hans huvud, och hela menigheten skall stena honom.
Sütunlar, toplam beş yol oluşturur, vatandaşların sadece dıştaki iki kapıyı kullanma hakları vardı.Av de fem genomfarterna, som är separerade med väggar, fick vanligt folk ursprungligen bara använda de yttre.
Ana kubbe 8 sütuna oturur.Han bärgar vidare 8 lass hö.
Alay iki sütun halinde hattı oluşturup Rus süvarilerinin şiddetli saldırlarını geri çevirmeyi başardı.Kavalleristerna försvarade sig väl och lyckades genom två motanfall hejda ryssarna.
Tüm ekranı kaplar ve artık doğru sütunu içermez.Воно охоплює весь екран і більше не має правої колонки.
Windows 7'deki doğru sütun, sıradan klasörler yerine Kütüphanelere bağlanır.Права колонка у Windows 7 посилається на Бібліотеки замість звичайних папок.
Hayvanların sütü günlük olarak satılmaktadır.Молоко кожного постачальника щодня контролюють.
Çalıştır komutu, Başlat menüsündeki sağ sütuna ayrıca eklenebilir.Команда «Виконати» також може додаватися окремо до правої колонки меню «Пуск».
Ayrıca yenir ve sütü çıkarılır.Потім настає відмова і від молока.
"Yılanlı Sütun".«Зелений змій».
Jordan daha sonra bu şutun kendisinin basketbol kariyeri için önemli bir dönüm noktası olduğunu açıkladı.Пізніше Джордан називав цей кидок поворотним у своїй баскетбольній кар'єрі.
İnek sütünden yapılanı pek sık rastlanmasa da mevcuttur.Не треба давати молоко занадто часто.
Sütunlardaki düğmelere tıklayarak her bir sütunu alfabetik sıraya sokabilirsiniz.Натисніть на кнопки в заголовку, щоб сортувати кожну колонку.
Ayrıca anne sütünü arttırır.У нього додають також молоко.
(Paris Métrosunda olduğu gibi), ve yahut reklam sütunlarına gizlenir.Паралельно знімається в рекламних роликах.
Hayvansal sütten farklı olarak badem sütü, kolesterol ve laktoz içermez.На відміну від тваринного молока, мигдалеве молоко не містить лактози і холестерину.
Boyun sütunu beş önemli bölümden oluşur.Кордон складається з п'яти основних ділянок.
Bu heykel nihayetinde 704 depreminde sütundan devrildi ve tahrip oldu.При цьому 124-та дивізія потрапила в оточення та була розгромлена.
Sütunun kendisi bir çeşmenin ortasındadır.Самиця постійно сидить посередині ловчої сітки.
Avludaki sunak beş arşın karelik yeri kaplamaktaydı ve Tapınağın girişinde beş sütun yer almaktaydı.При існуючих трьох сходинках входу в храм на картині їх п'ять.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Він поважав і неживу природу: намагався не наступати на воду і почитав скелі.
Son sütun da böyledir.Такою ж була і дзвінниця.
Pişmemiş inek sütünden yapılır, kırmızıya yakın turuncu renktedir.Коров'яче молоко від підмаренника м'якого стає червонуватим.
Bebeğimi emziremem. Sütüm yok.Я не можу годувати дитину груддю. Я не маю молока.
Oğlan sütü içiyor.Дитина п'є молоко.
Her bir yazıt üç sütun ve yirmi satırdan oluşmaktadır.Okres je tvořen třemi městy (Kisvárda, Ajak a Dombrád) a dalšími dvaceti vesnicemi.
Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık.(Předehra) Jsme na pražském předměstí, na nábřeží Vltavy.
Her bir sütun uluslarüstü ve hükûmetlerarası ilkelere dayalıdır.V takovýchto rodech jsou či byli knížaty (princi) všichni.
Anne sütü, hem enfeksiyon sıklığını hem de süresini azaltır.Mateřské mléko snižuje četnost infekcí i dobu jejich trvání.
Pirinç sütü, pirinçten elde edilen bir tahıl sütüdür.Rýžové mléko je rostlinné mléko vyrobené z rýže.
Android'de, kullanıcılar tek sütunlu görünüm ve çok sütunlu görünümü arasında seçim yapabilirler.V aplikaci pro Android si mohou uživatelé vybrat mezi jedno- nebo vícesloupcovým zobrazením.
1999'da The Source dergisi kendisine "Unsigned Hype" sütununda yer verdi.Na začátku devadesátých let 20. století mu byl věnován článek v magazínu The Source v rubrice "Unsigned Hype".
73 sütun ve 23 satır olarak yazılması halinde ortaya anlamsız ve karmaşık bir desen çıkar.Další možnost uspořádání 23 řádků a 73 sloupců vytváří neuspořádané nesmysly.
Bu bölüm altı yuvarlak sütuna dayanmaktadır.Ten se dělí na šest vinařských oblastí.
Öte yandan sütunların kırık olması "ölümün" klasik bir tasviridir.Avšak tyto pilíře jsou zlomeny: klasický symbol smrti.
Sütunlu salon: Kutsal alana giden yol.Svatojakubská cesta: Putování po nebeské stezce.
Sütuncelerin başlıkları geometrik ve bitkisel karakterli motiflerle süslenmiştir.Hlavice sloupků jsou ozdobeny ornamentem z geometrických a rostlinných motivů.
Yarı sert, inek sütünden yapılan bir peynirdir.Raclette je polotvrdý slaný sýr vyráběný z kravského mléka.
Dükkânların kuzey bölümünde ise sütunlu cadde yer almaktadır.Pod severní částí budovy se nachází sklepy.
Başlangıçta kalın olan abakus, sütunların incelmesiyle yassı bir levha halini almıştır.Drahoš prohrál hned na začátku, míní expert.
Tek bir sütun, sütun sıraları, yarım daireler ya da tam daireler oluşturulabilir.Mohou být pohlcovány pouze určité části spektra, širší pásy, nebo celé obory spektra.
Keçi sütü, koyun sütü, inek sütü veya bunların karışımından oluşan sütle yapılır.Vyrábí se z kozího, ovčího, kravského mléka nebo také kombinací těchto mlék.
Roma imparatoru Marcus Aurelius'un onuruna inşa edilmiş ve Trajan Sütunu üzerine modellenmiştir.Vítězný sloup císaře Marka Aurelia byl vytvořen podle vzoru Trajánova sloupu.
İnek sütü verilmemelidir.Neobsahují mléčnou šťávu.
1987: İletim değiştirici sütun başka yere taşınmış, koltukları değişmiştir.V roce 1983 proběhla rekonstrukce dráhy, byly opraveny podpěry a vyměněny sedačky.
Bu hayvanların en çok sütünden yararlanılmaktadır.Požívat je možné maso většiny zvířat.