sütü ile cümle
sütü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Keçilerin sütü az yağlı ancak besleyicidir.Maso vepřové je křehčí než maso hovězí.
Cami içerisinde toplam 47 sütun yer almaktadır.Celkem Základní směrnice obsahuje 47 dílčích nařízení.
Meydanda bulunan sütunlardan ilki aynı zamanda aralarından en eskisidir.Díky tomu patří zároveň mezi zóny nejbezpečnější.
Başlangıçta sütunsuz olarak yapılmış ancak zamanla sütun eklenmiştir.I když to bylo zpočátku považováno za chybu v kompilátoru.
Eğer iki harf aynı sütunda ise bir altlarındaki harfler alınır.Pokud obě písmena leží ve stejném sloupci, nahradí se písmeny ležícími pod nimi.
Avrupa Toplulukları da daha sonra bugünkü Avrupa Birliği'nin üç sütunundan biri olmuştur.Také evropské národy podle něho jednou nahradí jeden evropský národ.
Sütun başlıkları ise basit fakat yastıklıdır.Čepele jeho listů jsou lysé, ale drsné.
Anne sütü, hem enfeksiyon sıklığını hem de süresini azaltır.Laptele de la sân reduce atât frecvența cât și durata infecțiilor.
Bu alanda büyükbaş hayvanların sütünden ve etinden faydalanılmaktadır.Aspecte pozitive: este folosită blana lor și carnea de către populația din acea zonă.
Pirinç sütü, pirinçten elde edilen bir tahıl sütüdür.Orezul cu lapte este un desert făcut din orez fiert în lapte.
15 Haziran 1889 yılında sabah saat 04:00 sıralarında Doctor Şutu'nun Sanatoryumu'nda tedavisi sürerken öldü.În data de 15 iunie 1889, în jurul orei 4 dimineața, poetul a murit în sanatoriul doctorului Șuțu.
Windows 7'deki doğru sütun, sıradan klasörler yerine Kütüphanelere bağlanır.În coloana din dreapta se leagă Bibliotecile (Libraries) în locul folderelor obișnuite.
Sütün en önemli karbonhidratıdır.Este cel mai prețios cărbune.
Geniş kirişler oluşturmak mümkün değildi, bu yüzden taş sütunlar birbirine yakın inşa edilirdi.Nu se folosea mortar, de aceea pietrele trebuiau să se potrivească bine între ele.
Antik çağda Herkül'ün Sütunları olarak da bilinirdi.Era cunoscută în antichitate sub numele de Coloanele lui Hercule.
Balkan eşeklerinin sütü kullanılmaktadır.Vestigiile aromânilor din Balcanii de Vest sunt totuși evidente.
Ayasofya’da toplam 107 sütun bulunmaktadır, bunlardan 40’ı alt katta, 67’si üst kattadır.În total, biserica posedă 107 coloane, din care 40 la parter și 67 la etaj, la galerii.
Jordan daha sonra bu şutun kendisinin basketbol kariyeri için önemli bir dönüm noktası olduğunu açıkladı.Jordan a descris acel coș un moment decisiv în cariera lui de baschet.
Sütün başlıca şekeri olan laktoz, bir glukoz-galaktoz disakkaritidir.Lactoza - zahărul din lapte, este o dizaharidă compusă din glucoză și galactoză.
G’nin sütun vektörleri H’nin çekirdeğinin temelini oluşturur.De fapt vedem că imaginea lui h este cercul unitate.
Sarılığın hızlı bir şekilde azaldığı gözlendikten sonra bebeğe anne sütü tekrar verilmeye başlanır.Alăptarea se oprește atunci când copilul nu mai are nevoie de laptele matern.
Avrupa Toplulukları da daha sonra bugünkü Avrupa Birliği'nin üç sütunundan biri olmuştur.Comunitățile Europene sunt unul dintre cei trei piloni ai Uniunii Europene.
Bu peynir koyun sütünden yapılmıştır.Această brânza este făcută din lapte de oaie.
Canım, süpermarkete gitmemiz lazım. Sütümüz bitmiş.Draga mea, trebuie să mergem la supermarket. Am rămas fără lapte.
(Sütü kim döktü?)(Melyik süteményt szeretnéd?)
Not: "En Büyük Üçüncü Etnik Grup" sütününde söz konusu etnik grup parantez içinde veriliyor.Megjegyzés: A „Harmadik legnagyobb etnikai csoport” oszlopban az etnikai csoport zárójelben szerepel.
Anne sütüne geçtiği bilinmemektedir.Nem ismert, hogy az anyatejbe átkerül-e.
Anne sütü, hem enfeksiyon sıklığını hem de süresini azaltır.Az anyatej a fertőzések gyakoriságát és időtartamát egyaránt csökkenti.
Gruplar periyodik tablodaki sütunlardır.A csoportok a periódusos rendszer függőleges oszlopai.
Audhumla; sütüyle Ymir'i besleyen inek.A zúzmarából keletkezett egy tehén (Audhumbla), amelyik a tejével táplálta Ymirt.
Yavrular yaşamlarının ilk sekiz haftasında anne sütüyle beslenir.A fiatal állatok életük első nyolc hetét anyjuk erszényében töltik.
On iki sütunun yer aldığı bir geçiş alanı.A fennsík pereméről egy tucat túraútvonal vezet le.
Hata payı sütunundaki T, sıcak bağlantının ısısını Celsius olarak ifade eder.Így a t betű a Celsius-fokban, a T betű a kelvinben megadott hőmérsékletre utal.
Mozzarella Fior di Latte: Pastörize edilen veya günlük inek sütünden yapılmaktadır.Mozzarella fior di latte: tehéntejből készülő mozzarella.
Böylelikle yağ sütün içine karışır.Ettől kicsapódik a vaj a tejfölből.
Çok göz çekici sütunlu bir zemin uzerinde gelişen süslü bir cephesi vardır.Egy nagyon szép felszíni túra lehet a víznyelő megtekintése.
Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı.A pillérek, boltozatok és a teraszok égetett téglából és aszfaltból készültek.”
Eklenen sütunlar sonucunda ortaya 3 ayrı bölme çıktığından üç bölme olarak da adlandırılabilir.Az üstökös neve maximum három független felfedezőből állhat.
Etinden ve sütünden faydalanılır.Másrészt a húsát és tejét hasznosítják.
Kilise üstündeki sütunlarda ikişer sıra halinde resimler vardır.A templom mindkét oldalán kápolnák sorakoznak.
Şadırvanı 8 sütunludur.Kupolája nyolcszögletű.
Minare birkaç sütuna dayanıyordu.Mérete megegyezett egy kisebb macskáéval.
Bunun bir örneği, Kuzey İrlanda'daki Giant's Causeway'deki sütün dizilimidir.Sellainen on esimerkiksi Giant’s Causeway Pohjois-Irlannissa.
Bir kilo Pule peynirini üretmek için 25 kilogram eşek sütü kullanılır.Yhden 250 grammaa painavan juuston valmistamiseen käytetään kaksi litraa maitoa.
Ülke sütünün% 85'ini üreten Finlandiya'nın en büyük süt üreticisidir.Valio on Suomen suurin maidonjalostaja ja vastaanottaa 85 prosenttia Suomessa tuotetusta maidosta.
Bu sütunun içeriği özelleştirilebilir.Tämä hihna saattaa olla lukittavissa.
İnek sütü verilmemelidir.Lehmätkään eivät enää antaneet maitoa.
Sütunlu salon: Kutsal alana giden yol.Matkustus pyhällä maalla: taikalyhty-esitelmä.
Sütunların tipik özelliği Hristiyanlık'ta merkezi bir konumda olan kutsal üçleme inancını temsil etmesidir.Kolmilehtinen apila on kristinuskossa pyhän kolminaisuuden vertauskuva.
Her oyuncunun, satır ve sütun sayısı tarafından belirlenen, iki stratejisi vardır.Molemmilla pelaajilla on kaksi strategiaa, joita edustaa rivien sekä sarakkeiden lukumäärä.
İnek sütü alerjisi ile karıştırılmamalıdır.Laktoosi-intoleranssia ei tule sekoittaa maitoallergiaan.
Anne sütüne geçmesine ilişkin bilgi bulunmamaktadır.Imeytymisestä äidinmaitoon ei ole tietoa.
Topluluklar, 1993'te Avrupa Birliği'ne dâhil edildiğinde Birlik'in birinci sütunu hâline geldi.Tämän jälkeen syntyi Euroopan yhteisö, josta tuli 1993 Euroopan unioni.
Bunda da hindistan cevizi sütü kullanılmaz.Laaman maitoa intiaanit eivät käyttäneet.
Günümüze bu 22 sütundan sadece biri tam olarak ulaşabilmiştir.Näissä vaunuissa olleista 22 henkilöstä vain yksi menehtyi.
Haftalık yazmış olduğu sütunu, Dünya çapında 400'den fazla yayında yer almıştır.Sitä julkaistaan jopa 400 sanomalehdessä ympäri maailmaa.
Bu sütunlar da harimin diğer sütunları gibi dekore edilmiştir.Seututiet taas merkitään samoin kuin muut valtatiet.
Devam eden örnekte iki oyuncu vardır; biri bir satırı seçer, diğeri sütunu.Esimerkin matriisissa on kaksi pelaajaa, joista toinen valitsee rivin ja toinen sarakkeen.
155, sol sütun) aşağıdaki şekilde yer almıştır.W5 on kuvassa vasemmalla alhaalla.)
Ayrıca anne sütünü arttırır.Tilliteen uskotaan myös lisäävän imettävän äidin maidoneritystä.