sütü ile cümle
sütü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Ele se tornou forte e começou a usar a força sem entendê-la, nem saber controlá-la.
Annem sütü tattı.A minha mãe provou o leite.
Annem sütü tattı.A minha mãe experimentou o leite.
"Yıl" sütunu o binanın hangi yılda tamamlandığını gösterir.De kolom "jaar" geeft het jaar aan waarin een gebouw werd voltooid.
Bodhi ağacı ve havuz Gautama Buddha'nın doğum yeri Asoka Sütunu Ebedi Barış Ateşi ^ LumbiniBodhiboom en vijver De geboorteplek van Gautama Boeddha Ashokan Pillar De eeuwige vlam
SütunKarıştır (MixColumn) - Her bir sütundaki dört bayt, birbiriyle karıştırılır.De geleedpotigen worden in vier groepen (onderstammen) ingedeeld.
28 Ağustos 2010 da, İran otoriteleri Sutude'nin ofisini bastılar.Op 28 augustus 2010 werd door de Iraanse autoriteiten een inval in het kantoor van Sotoudeh gedaan.
Bazalt Sütunları olarak adlandırılan bu oluşumlar 50-60 milyon yıl önceki volkanik bir faaliyetin eseridir.Het is hoofdzakelijk basalt gevormd door vulkanische activiteit tussen 50-60 miljoen jaar geleden.
Bunlar genellikle ışık sütunları ile karıştırılır.Deze worden vaak verward met lichtzuilen.
Bunun yerine çıkıntı halinde dört köşe bir sütun konmuş, musluk buna takılmıştır.Dit is een stenen gebouw waaromheen een gracht ligt, met vier torens.
Sütün en önemli karbonhidratıdır.Het is het meest eenvoudige carbonzuuramide.
Yıkanma odaları bu sütunların üzerinde bulunmaktaymış.Onder deze constructies bevonden zich de kleedkamers.
Keçilerin sütü az yağlı ancak besleyicidir.En geitenmelk bevat weinig zout.
Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık.Maar ook een voornaamwoord (ons, niemand) past in het paradigma.
Tom kha kai - Hindistan cevizi sütü, havlıcan ve tavuktan yapılan acı ve baharatlı bir çorba.Tom kha kai: Een romige kokos- en kruidensoep met kip.
İlk 18 ay anne sütü ile beslenir ve sonra da yine birkaç ay annesinin yakınında kalır.Tijdens de volgende 18 maanden wordt het jong gezoogd, waarna het nog enkele maanden bij de moeder blijft.
Ymir ve Buri Audhumbla'nın sütünü içerek beslenmişlerdir.De baby werd gevoed met honing en melk van de geit Amalthea.
Hayvanların sütü günlük olarak satılmaktadır.Eenmaal per dag worden de dieren gevoederd.
Mozzarella di Bufala: Manda sütünden yapılmaktadır.De oorspronkelijk Italiaanse mozzarella is de mozzarella di bufala vervaardigd uit de melk van de waterbuffel.
Sütün aromasında önemli bir payı bulunmaktadır.Melkvet is het vette bestanddeel in melk.
(Yeşil Kubbe) denilen Mevlana'nın türbesi dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine yapılmıştır.De vrucht is een met vier kleppen openspringende (dehiscente) doosvrucht.
İnek sütü verilmemelidir.Kook het vlees niet in de melk.
Çeşmede 4 sütun, 9 satır ve 18 beyitten oluşan bir kitabe bulunmaktadır.Er zijn in het totaal, naast tien zegels, negen brieffragmenten en achttien hoofdstukken.
Bu sayede sayıca sütünlüğünü kullanacak olan müttefikler Napolyon’u kolayca bertaraf edecektir.Ze worden door de varkens zo gemanipuleerd dat ze Napoleon steunen.
Koyun ve keçilerin sütünden elde edilen peynir, bölge halkı tarafından tüketilmektedir.De kaas wordt gemaakt van de melk van de koeien uit de omgeving van het klooster.
Anne sütüne geçtiği bilinmemektedir.Het is onbekend of folinezuur in de moedermelk terechtkomt.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Elisabeth at en dronk nauwelijks, en het werd als een wonder beschouwd dat ze in leven bleef.
Auditorium üzerinde sütunlu bir galeri yer almaktadır.Een galerij kijkt uit op de binnenplaats.
Eşek peyniri, eşek sütünden üretilen peynirdir.Schapenkaas is kaas gemaakt van schapenmelk.
Keçiboynuzundaki kalsiyum oranı, inek sütündekinden üç kat daha yüksektir.De koelcapaciteit van droogijs is meer dan drie maal hoger dan die van waterijs.
Sütü ekşitirler.De melk kookt over.
Orada, süt tozu ve hazır bebek sütü üretilir. ^ KidfreshBoter wordt gemaakt van melkvet en bevat dierlijk vet. roomboter
Text modu: Text modunda ekran 25 satır ve 80 sütundan oluşur.De opbouw van een terminal scherm is betrekkelijk eenvoudig, namelijk 25 regels tekst van 80 posities.
Etrafı dört sütunla kuşatılmış dört duvar halindedir.Znajdowały się w nich cztery bramy (trzy murowane).
Bunun üzerine Badinter ile Peyrefitte arasında Le Monde'un sütunlarına yansıyan bir tartışma belirmiştir.Pokorny – jedzie na osiołku, na oślątku, źrebięciu oślicy (Za 9,9).
"Yıl" sütunu o binanın hangi yılda tamamlandığını gösterir.Z kolei kolumna "Rok" odnosi się do roku, w którym dany budynek został ukończony.
Sütün en önemli karbonhidratıdır.Laktoza jest najważniejszym węglowodanem mleka.
1394, sağ sütun.Zespół 134, sygn.
İnek sütü, insan sütünden 3 kat daha fazla protein içerir.Mleko wielbłądzie posiada o 3 razy więcej witaminy C od mleka krowiego.
Sutude’in erken serbest bırakılması ile ilgili hiçbir açıklama yapılmadı.Nie było jednak noty o żądaniu odejścia Asada.
Şutunu çekti direkten döndü.Przeskakując przez żywopłot wywrócił się.
IV. Pedro'nun bronz heykeli meydanın ortasındaki uzun sütunun üzerindedir.Pomnik Pedro IV znajduje się na środku placu.
Ardından, satırlar veya sütunlar ekleyerek en fazla 16 alan oluşturulabilir.Możliwe jest utworzenie maksymalnie 16 części.
26 Ekim 2012'de Sutude, Avrupa Parlamentosu Sakharov Ödülünün kazananı olarak ilan edildi.23 października 2008 Parlament Europejski uhonorował go Nagrodą Sacharowa.
2009 yılında yürürlüğe giren Lizbon Antlaşması'yla sütun özelliği sona ermiştir.W stosunku do uzyskanych mandatów w 2009 przed wejściem w życie Traktatu lizbońskiego.
Bunlar genellikle ışık sütunları ile karıştırılır.Często mylone są ze światłami pozycyjnymi.
Tapınağın bazı sütunları yerine dikilmiştir.W miejsce świątyni pogańskiej wybudowano kościół.
Anne sütüne geçtiği bilinmemektedir.Nie wiadomo natomiast, czy miglustat przechodzi do mleka matki.
Bu sayede tablolardan aynı anda birkaç sütun almak mümkün olmuştur.Niektórzy potrafią skakać przez kilka linek jednocześnie.
Hayvancılık olarak büyükbaş hayvanlar sütü için beslenmektedir.Dlaczego dla rolnika lepsze jest żywienie zwierząt paszami?
Sütunlu salon: Kutsal alana giden yol.Miejscowość położona przy drodze Święciany-Postawy.
Sütun sayısı ise 53'e ulaşır.Skrzydło, w przeciwieństwie do 53.
Buna ek olarak doğal oşinografik fenomen su sütunu parçalarında deoksijenasyona neden olabilir.Pewną rolę może odgrywać też pole promieniowania z dysku.
Su haznesinin üzerinde sekiz sütunun taşıdığı bir kubbe yer alır.Po drodze zbiera wodę z ośmiu strumieni.
Berlin Zafer Sütunu, Almanya'nın başkenti Berlin'de bulunan bir anıt.Ukazuje jeden dzień z życia stolicy Niemiec, Berlina.
Tom sütü unuttu.Tom zapomniał mleka.
Sütun sayısı ise 53'e ulaşır.Säkert! – Vi kommer att dö samtidigt 53.
Anne sütü, hem enfeksiyon sıklığını hem de süresini azaltır.Bröstmjölk reducerar såväl frekvensen och varaktigheten hos infektionerna.
Eşek peyniri, eşek sütünden üretilen peynirdir.Fårost är ost gjord på mjölk från får.
Ancak kaleye gelen 12 şutun 10'unu Rüştü kurtarıyordu.Övriga 10–12 personer som befann sig i rummet lyckades rädda sig.