Bu fikrini harekete gecirmesi uzun sürmemişti.Tidak butuh waktu lama untuk menempatkan ide-ide ke dalam tindakan.
Bu fikrini harekete gecirmesi uzun sürmemişti.لم تأخد طويلا حتى وضعت هذه الفكرة قيد العمل.
Bununla beraber, bu eğilim 2004 ve 2005 yıllarında sürmemiştir.Contudo, esta tendência não se manteve em 2004 e 2005.
Bununla beraber, bu eğilim 2004 ve 2005 yıllarında sürmemiştir.Cu toate acestea, aceast≤ tendin†≤ nu sa men†inut ªi în 2004 sau în 2005.
Bununla beraber, bu eğilim 2004 ve 2005 yıllarında sürmemiştir.Denna trend har dock inte fortsatt 2004 och 2005.
Bununla beraber, bu eğilim 2004 ve 2005 yıllarında sürmemiştir.Deze trend heeft zich echter in 2004 en 2005 niet doorgezet.
Bununla beraber, bu eğilim 2004 ve 2005 yıllarında sürmemiştir.Ez a tendencia azonban 2004-ben és 2005-ben nem folytatódott.
Bununla beraber, bu eğilim 2004 ve 2005 yıllarında sürmemiştir.Jednakże ta tendencja nie utrzymywała się w 2004 r. i 2005 r.
Bununla beraber, bu eğilim 2004 ve 2005 yıllarında sürmemiştir.Questo andamento positivo tuttavia si è interrotto nel 2004 e nel 2005.
Bununla beraber, bu eğilim 2004 ve 2005 yıllarında sürmemiştir.Tämä suuntaus ei kuitenkaan ole jatkunut vuosina 2004 ja 2005.
Bununla beraber, bu eğilim 2004 ve 2005 yıllarında sürmemiştir.Tento trend však nepokračoval v rokoch 2004 a 2005.
Bununla beraber, bu eğilim 2004 ve 2005 yıllarında sürmemiştir.Tento trend však v letech 2004 a 2005 nepokračoval.
Bununla beraber, bu eğilim 2004 ve 2005 yıllarında sürmemiştir.Η τάση αυτή ωστόσο δεν συνεχίστηκε το 2004 και το 2005.
Bununla beraber, bu eğilim 2004 ve 2005 yıllarında sürmemiştir.Въпреки това тази тенденция не продължи през 2004 и 2005 г.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.A börtönöm az a tény volt, hogy nem vezettem, vagy használtam motoros járműveket.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.A prisão em que estava era o facto de não conduzir nem usar veículos motorizados.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.Det fängelse som jag befann mig i var det faktum att jag inte körde eller använde motoriserade fordon.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.Închisoarea în care eram captiv era faptul că nu conduceam și nu foloseam vehicule cu motor.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.운전하지도, 엔진이 있는 교통수단을 사용하지 않는다는 사실이 저를 가두고 있었습니다.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.La cárcel en la que yo estaba era el hecho de que no manejaba o utilizaba vehículos motorizados.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.La prigione in cui mi trovavo era il fatto di non guidare o usare veicoli a motore.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.Ma prison était le fait que je ne conduisais pas ni ne montais dans des véhicules motorisés.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.Mijn gevangenis was het feit dat ik geen auto reed of gebruik maakte van gemotoriseerde voertuigen.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.Mým vězením byl fakt, že neřídím a nepoužívám motorová vozidla.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.Nhà tù của tôi chính là cái thực tế mà tôi không lái xe hay sử dụng xe cộ gì hết.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.Väzením bol ten fakt, že som neriadil a nepoužíval motorové vozidlá.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.Więzieniem, w którym byłem, był fakt, że nie jeździłem czy nie używałem pojazdów zmotoryzowanych.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.Затворът, в който бях беше, че не карах кола и не използвах моторни средства.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.Тюрьмой, в которой я оказался, было решение не водить или не использовать моторных транспортных средств.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.בית הסוהר היה העובדה שלא נהגתי ולא השתמשתי בכלי רכב ממונעים.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.السجن الذي كنت بداخله كان حقيقة أنّي لا أقود و لا أستعمل المركبات الآلية.
İçinde bulduğum hapishane, araba sürmemem veya motorlu taşıtlar kullanmamam gerçeğiydi.自動車にも乗らないという事実でした どうしてそうなったのでしょうか?
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.Cậu ấy chẳng hề đụng đến một sợi tóc của cô ấy.
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.Dia tidak menyetuh sehelai rambut pun.
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.Er hat kein Haar von ihr berührt.
O, Hani'ye elini bile sürmemiş. Gerçekten mi?Hän ei koskenut hänen hiuksiaan. oikeastikko?
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.Han rörde inte ett hårstå på henne.
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.Hij heeft niet eens een haar van haar aangeraakt.
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.Il ne lui a pas touché un cheveu.
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.Nawet jej nie tknął.
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.Non le ha toccato un capello.
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.Nu s-a atins nici macar de-un fir de par de-al ei.
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.Δεν ακούμπησε ούτε τρίχα της.
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.Он даже до волоса ее не дотронулся.
O, Hani'ye elini bile sürmemiş..הוא לא נגע בשערה אחת שלה
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.لم يلمس شعرة منها حتى
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.マジかよ?
Olaylar hızla gelişti. Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.Potom to šlo rýchlo, Boli sme zadržaní, podpísala som sľub nešoférovať, a prepustili nás.
Olaylar hızla gelişti. Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.Xe đang chạy thì chúng tôi bị bắt, ký vào giấy cam kết không tái phạm rồi được tha.
Sadece krem sürmeme rağmen... ...tenim pürüzsüz parlak pirinç keklerine benziyor.Chiar daca as incerca niste mostre cosmetice, pielea mea e asa perfecta ca nu am nevoie de nimic altceva.
Sadece krem sürmeme rağmen... ...tenim pürüzsüz parlak pirinç keklerine benziyor.Chỉ trang điểm nhẹ thôi, làn da đã sáng lên và không nếp nhăn nào.
Sadece krem sürmeme rağmen... ...tenim pürüzsüz parlak pirinç keklerine benziyor.Incluso si me pruebo muestras de cosméticos... mi piel es tan fina como harina de arroz, sin tacha a la vista.
Sadece krem sürmeme rağmen... ...tenim pürüzsüz parlak pirinç keklerine benziyor.J'ai beau n'utiliser que des échantillons, j'ai une peau de velours.
Sadece krem sürmeme rağmen... ...tenim pürüzsüz parlak pirinç keklerine benziyor.Když pomyslím, že používám jenom vzorky, moje kůže se zdá být jako rýžový koláč bez bez jediné vady.
Sadece krem sürmeme rağmen... ...tenim pürüzsüz parlak pirinç keklerine benziyor.la mia pelle č liscia come una torta di riso senza alcuna traccia di imperfezioni.
Sadece krem sürmeme rağmen... ...tenim pürüzsüz parlak pirinç keklerine benziyor.làn da đã sáng lên và không nếp nhăn nào.
Sadece krem sürmeme rağmen... ...tenim pürüzsüz parlak pirinç keklerine benziyor.Mégha csak egy kis alapozót teszek fel, a bőröm akkor is olyan sima, mint a finomított rizsliszt.
Sadece krem sürmeme rağmen... ...tenim pürüzsüz parlak pirinç keklerine benziyor.Walaupu begitu aku hanya contoh, kulitku lengket seperti kue beras.
Sadece krem sürmeme rağmen... ...tenim pürüzsüz parlak pirinç keklerine benziyor.Дори с обикновена козметика, кожата ми е като коприна.
Sadece krem sürmeme rağmen... ...tenim pürüzsüz parlak pirinç keklerine benziyor.Пусть я пользуюсь только пробниками, но кожа у меня прекрасная.