sürme ile cümle
sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Üretimi günümüzde de sürmektedir.La produzione continua ancora oggi.
Son istasyonları arasındaki seyahat 6 dakika sürmektedir.Il tragitto fra le due stazioni dura soltanto quattro minuti.
Genellikle gözlemler 2 veya 3 iş günü sürmektedir.Normalmente il controllo è entro i 2-3 giorni lavorativi.
Fakat bu başarı uzun sürmedi.Il successo non durò molto.
Fakat çok sürmeyecektir.Ma durerà poco.
Elser orada tekrar istihdam etti ancak uzun sürmedi.Poco tempo dopo si riconciliarono, ma non durò a lungo.
Lakin dizi uzun sürmemiş ekrana veda etmiştir.Questo è il motivo per cui ho messo il cappello arrivederci.
Ancak bu çok fazla sürmeyecekti.La cosa non sarebbe durata però a lungo.
İlk kaleciğe Sürmenespor'da başlamıştır.Qui termina il primo tronco della strada.
Film 20 dakika sürmektedir.La sessione dura 20 minuti.
Birlik ve Dayanışma her zaman sürmektedir.Coscienza ed esistenza tendono a unificarsi.
Ancak uzun sürmedi.Non durò molto.
Onlar Hong Kong'da yaşamakdan zevk alıyorlardı; ama bu fazla sürmedi.La sua permanenza in Francia non fu lunga, ma egli la visse intensamente.
Justinianos'un Emevilerle anlaşmasıyla meydana gelen barış uzun sürmedi.Tuttavia, i buoni propositi contenuti negli accordi conclusi con la pace di Mozzano non durarono a lungo.
Ancak bu evlilik uzun sürmedi.Ma il matrimonio non durò a lungo.
Mahallenin yemekleri ; Genelde tipik yöre mutfağı hüküm sürmektedir.Ottimo da abbinare soprattutto ai piatti della cucina tipica locale.
Fakat bu bağımsızlık uzun sürmedi.Ma l'indipendenza non durerà.
Bu güncel olarak paleoantropolojide hararetli tartışmaların sürmesine neden olan bir konudur.Questa teoria è ancora oggetto di dibattito tra i paleontologi.
Bir Sprint en az bir hafta ve en fazla 4 hafta sürmelidir.I powwow possono durare da un minimo di un giorno e cinque ore ad un massimo di tre giorni.
Nihayet 4 yıl aradan sonra Sürmeli Oteli'nde tekrar yakalanmış ve Kartal Cezaevi'ne gönderilmiştir.Quattro anni dopo fu trasferito alla diocesi di Castello.
Şu anda plan çalışmaları sürmektedir.Il loro piano funziona.
Buna rağmen Temuçin ve Camuka’nın aralarının bozulması çok uzun sürmemiştir.Tuttavia, i rapporti cordiali tra Nicola e Carlo non durarono a lungo.
Sınavın tamamı, 180 dakika sürmektedir.Ogni incontro dura 180 secondi.
Yüzlerinde mavi sürme bulunur.Ha una fascia blu sulla testa.
2008 yılının başından bu yana, iki katlı 600 metrekare kullanım alanı olan köy konağı yapımı sürmektedir.Dal 2008 si preferisce una risoluzione di 2 Mpx sui telefoni di fascia medio alta.
O kadar uzun sürmez.Это не продлится так долго.
Tom, Mary'nin araba sürmeyi nerede öğrendiğini bilmiyor.Том не знает, где Мэри училась водить.
Arabayı dikkatli sürmek önemlidir.Важно водить автомобиль аккуратно.
Soğuk havanın hafta sonuna kadar sürmesi bekleniyor.Ожидается, что холодная погода продлится до выходных.
O ekmeğin üstüne yağ sürmeyi seviyor.Он любит хлеб с маслом.
Buradan Tokyo'ya sürmek beş saatimi aldı.Я потратил пять часов, чтобы добраться на машине отсюда до Токио.
Onunla tanışmamızdan önce oldukça mutlu bir hayat sürmekteydim.До знакомства с ней я был очень счастлив.
Tom araba sürmek isterse ona izin ver.Если Том хочет вести машину, то позволь ему.
Araba sürmek isterdim ama Tom bana izin vermezdi.Я хотел бы водить машину, но Том не позволил бы мне этого.
Aile üyeleri yeni kimliklerini benimserler ve normal bir hayat sürmeye çalışırlar.Семья приобретает новые паспорта и пытается вести нормальную жизнь.
Endülüs ülkesi halkı biz onları sığır sürüsü gibi sürmekte iken bana hediyeler ve paralar verdiler.Народ Андалусии дает мне деньги и дары, в то время как мы управляем ими, как скотом.
Ancak isyan fazla uzun sürmedi.Но восстание продолжалось недолго.
NGC 253'de yoğun yıldız oluşumu etkinliği sürmektedir.В NGC 592 происходят активные процессы звездообразования.
Gutmek, beklemek, sürmek (mesela, koyun gütmek).Примеры: хождение (от ходить), поедание (от поедать).
Keisuke, Mazda RX-7 FD3S sürmektedir ve ağabeyinden sonra takımın ikinci yetenekli sürücüsüdür.Кёйске Такахаши Водит Mazda RX-7 FD3S, он опытный водитель и уступает лишь своему брату.
Ama yine de onun izini sürmekten hiç vazgeçmez.Но он не топчется по их следам.
ONA'lar geleneksel anime serilerine göre daha kısa olup bazen sadece birkaç dakika sürmektedir.ONA, как правило, намного короче, чем серия телевизионного аниме и иногда длится всего несколько минут.
Şu anda plan çalışmaları sürmektedir.В данный момент идут проектные работы.
Fakat bu ilk sadrazamlık görevi uzun sürmedi.Однако, это не первая работа группы за столько большой промежуток времени.
Buna rağmen Roma Yunanistan'a etkisi halen sürmeye devam etti.Риму удалось укрепить своё влияние в Греции.
MBL'nın bir Mars yılı sürmesi plânlanan yolculuğu sırasında en az 19 km yol kat edeceği sanılıyor.Ожидается, что за время двухлетней миссии MSL пройдёт не менее 19 километров.
57 dakika sürmektedir.57 минут.
Stephen'in idaresi altındaki İngiltere'de sorunlar sürmekteydi.В королевстве Стефана продолжались проблемы.
Paskalyalarda yumurta boyama ve tokuşturma adetleri hala sürmektedir.На Пасху в храмах освящают куличи и пасхальные яйца.
Evlilikleri çok uzun sürmedi ve 1984 yılında ayrıldılar.Их брак не был долгим и в 1983 году они развелись.
Bu festival 10 gün sürmekedir.Праздник длится 10 дней.
Bu alfabenin kullanımı çok uzun zaman sürmedi.Однако этот алфавит просуществовал недолго.
Ben sadece bisiklet sürmek istiyordum" dedi.Я сам хочу сесть за руль.»
Fakat aynı kişi olduklarını öne sürmek pek mümkün görünmemektedir.Но маловероятно, что это одна и та же личность.
Uçuşlar yıl boyunca sürmektedir.Паромы ходят весь год.
Ancak, bu nispeten ılımlı ortam çok uzun sürmedi.Однако такое неестественное устройство не могло, конечно, долго продержаться.
Gaara kumu işleyip (Elini bile sürmeden sadece isteyerek) yönetebilme yeneteneğine sahip.Но он страдает от навязанной ему судьбы и стремится уйти с предопределённого пути.
Somali İç Savaşı Somali'de 1988'den bu yana sürmekte olan bir silahlı çatışmadır.С 1988 года в Сомали шла гражданская война.
Film 20 dakika sürmektedir.Продолжительность фильма — 20 минут.
İsrail’in Filistinliler ile olan gerginliği ise sürmektedir.«Палестинцы танцуют с израильтянами.