sürme ile cümle
sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu çok uzun sürmez.This doesn't last very long.
Yaz çok uzun sürmez.Summer doesn't last very long.
Tom hiç kamyon sürmediğini söylüyor.Tom says he's never driven a truck.
Tek tekerlekli bisiklet sürmeyi hiç denemedim.I've never tried riding a unicycle.
Toplantı çok uzun sürmeyecek.The meeting won't last very long.
Tom Mary'nin onun arabasını sürmesini istemedi.Tom didn't want Mary driving his car.
Bunu yapmak çok uzun sürmez.It won't take long to do that.
Tom, Mary'den daha yavaş sürmesni istedi.Tom asked Mary to drive slower.
O bisiklet sürmekten hoşlandı.She enjoys riding a bicycle.
Araba sürmeyi öğrenmek istiyorum.I want to learn how to drive.
Araba sürmeyi hiç beceremiyorum.I can't drive at all.
Bu arabayı tek elle sürmek mümkün.This car can be driven with one hand.
Bisiklet sürmeyi öğrenmek istiyorum.I want to learn how to ride a bicycle.
Tom araba sürmesini biliyor.Tom knows how to drive.
Bunu yapmak fazla sürmez.It shouldn't take too long to do that.
Belirsizlik fazla sürmedi.The uncertainty didn't last long.
Fırtına fazla sürmedi.The storm didn't last long.
Yanni araba sürmeyi bilmiyor.Yanni doesn't know how to drive.
Yanni'nin ön cam çatlağına yeniden biraz reçine sürmesi gerekiyor.Yanni needs to reapply some resin to the windshield crack.
Bunu yapmak yarım saatten fazla sürmez.It shouldn't take more than thirty minutes to do that.
Okulda ruj sürmek yasak.Lipstick is prohibited at school.
Ruj sürmek okul kurallarına aykırı.Wearing lipstick is against school rules.
Bunun sürmesine izin verilmeyecek.This won't be allowed to continue.
Tom, Mary'ye elini bile sürmedi.Tom never touched Mary.
Bisiklet sürmeye çıkacağım.I'm going to go for a bike ride.
Gunter'in kahkahası uzun sürmedi.Gunter's laugh didn't last long.
Lütfen arabanızı plajda sürmeyin.Please don't drive your car on the beach.
Bununla birlikte Expression Media, sürmedi.Expression Media however, did not last.
Savaş 7 yıldır sürmekteydi ve Fransız zaferine dair hiçbir işaret ortada yoktu.The war had lasted for seven years and there was still no sign of a clear French victory.
Aile üyeleri yeni kimliklerini benimserler ve normal bir hayat sürmeye çalışırlar.The family adopts new identities and attempts to lead a normal life.
Ocak 2004'te, New York Times, yeni ajansın kurulmasının sürmekte olduğunu bildirdi.In January 2004, the New York Times reported that the creation of the new agency was under way.
Tiflis’in “Altın Çağı” bir yüz yıl bile sürmedi.Tbilisi's "Golden Age" did not last for more than a century.
Animal Planet yüksek çözünürlüklü olarak izleyenler için 24 saatlik yayını sürmektedir.Animal Planet remained a 24-hour service for high-definition viewers.
Genellikle gözlemler 2 veya 3 iş günü sürmektedir.Generally each review takes 2 or 3 working days.
Geleneklere göre, Yakshagana bütün gece sürmelidir.Traditionally, Yakshagana will run all night.
Lejyonlar Helvetleri iki tepe arasında bulunan ovadan geri sürmeye devam ettiler.This would lead to the mutual animosity displayed between the two on The Inferno.
Birkaç tane kaldı, fakat onların sürmeyeceği açıktı.Quite a few remained, but it was obvious that they would not last.
Brad Wright dizinin üç ya da daha uzun sezon sürmesini umduğunu belirtti.Brad Wright was hopeful that the show would last three or more seasons.
Yeni Sharan gibi, orta sıradaki koltuklara erişim, sürme kapılar aracılığıyla sağlanır.Like the new Sharan, access to the middle row of seats is via sliding doors.
Mevcut formata göre turnuva dört hafta sürmektedir.In its current format, the tournament lasts four weeks.
Bu aşama sıcaklığa bağlıdır fakat tropikal bölgelerde genellikle 2-3 gün sürmektedir.This process depends on the temperature, but usually takes two to three days in tropical conditions.
Bu bilgiler 2006 yılında Thomas Onofri'yi kaçıranların izini sürmek için kullanıldı.Such information was used to track down the kidnappers of Thomas Onofri in 2006.
Phaeton bir günlüğüne babasının Güneş Arabası'nı sürmek istediğini söyler.Phaeton wanted to drive his father's Sun Chariot for a day.
Sıradan bir hayat sürmez.Not an Ordinary Life.
Hayat sonsuza dek sürmez; Sanat sonsuza dek sürmez.”Life doesn’t last; art doesn't last."
Yönetmen çekimlerin 370 gün sürmesini planladığını söyledi.The director expected the shoot to last 370 days.
Sciò, 12 Kasım 2005'te film yapımcısı Stefano Dammicco ile evlenmiş beraberliği sürmektedir.Sciò married the film producer Stefano Dammicco on November 12, 2005.
Zamanda yolculuğa izin veren herhangi bir teori olası nedensellik problemleri öne sürmektedir.Any theory that would allow time travel would introduce potential problems of causality.
Güçlü olmasına rağmen Qin Hanedanlığı'nın ömrü uzun sürmedi.Despite its military strength, the Qin Dynasty did not last long.
Bu yaklaşımda Trinh, daha kapsayıcı bir halk teorisini ileri sürmektedir.In this approach Trinh asserts a people's theory that is more inclusive.
İçeride Little Bill, Munny ve Kid'in izini sürmek için bir çete toplar.Inside, Little Bill has assembled a posse to pursue Munny and the Kid.
Gezegenin yıldızı etrafındaki bir turu 2 gün 15.5 saat sürmektedir.One orbit around the star takes only about two days, 15.5 hours.
AIDS konusundaki tartışma sürmektedir.Focus on AIDS.
ONA'lar geleneksel anime serilerine göre daha kısa olup bazen sadece birkaç dakika sürmektedir.ONAs tend to be shorter than traditional anime titles, sometimes lasting only a few minutes.
Altı aylıkken normal diş sürmesi, diş çıkarma olarak da bilinir ve acılı olabilir.Normal tooth eruption at about six months is known as teething and can be painful.
Proguanil gibi ilaçların retinoid homeostazı bozduğunu öne sürmektedir.It is proposed that drugs such as proguanil act to disrupt retinoid homeostasis.
Kampanya hala sürmektedir.The campaign continues.
Matheos'un Mora'ya gitmesine ve orada kardeşi Manuil ile hüküm sürmesine izin verildi.Matthew was allowed to go to the Morea and reign there with his brother Manuel.
Onun Batmobile'i sürmesini üçüncü filmde kullandıklarını fark ettim" dedi.He drives the Batmobile, which I notice they used in the third film!"
Yeterli çoğunlukla bu hükümet uzun sürmedi.With an insufficient majority, this government lasted not long.