süresince ile cümle

süresince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Savaş süresince endüstrisi hasar gören birçok ülke ekonomisini tekrar yapılandırma dönemine girişti.В следвоенния период в страната дълго се възстановяват разрушената инфраструктура и икономика.
Bu üç gün süresince Mekkeliler şehir dışına çıkacaklar.След 3 седмици те са принудени да напуснат града.
Bu endüstrinin gelişimindeki itici güç Six Day War süresince İsrail’e silah satışında uygulanan ambargodur.Тази атака е най-важният елемент който води до израелската победа във Шестдневната война.
Bali, İkinci Dünya Savaşı süresince Japon İmparatorluğu tarafından işgal edildi.Използван е от Японската империя през Втората световна война.
Bu yıldız parlaklığı sayesinde, 23 gün süresince gündüz gözlenmiş.В продължението на 23 дни светлината е достатъчно ярка, за да бъде наблюдавана през деня.
Yapım süresince 11 işçi yaşamını yitirdi.За периода на строителните работи загиват 27 работници.
İkinci Dünya Savaşı süresince hastanelerde çalışmış ve çocuklarla ilgilenmiştir.По време на Първата световна война тя се грижи за ранените и болните.
Patrikliği süresince o günlerde Kilise'nin karşılaştığı bir dizi sorun ile ulaşmıştır.Tijekom svog patrijarhata bavio se brojnim pitanjima s kojima se i danas suočava Crkva.
Kriz süresince toplam istihdam yaklaşık %10 azaldı.Tijekom krize je zabilježen pad ukupne zaposlenosti od gotovo 10%.
Bu yan etkilerin çoğu geçicidir ve tedavi süresince kaybolur.Ove nuspojave većinom nestaju tijekom liječenja.
Boz tilki muhtemelen monogamidir ve yaşam süresince çift olarak beraber kalırlar.Arktičke lisice su monogamne i kao par ostaju zajedno cijeli život.
Erkek çocukların birkaç ay süresince Budist manastırlarında kalmaları beklenmektedir.Ostatak života živi povučeno u nekoliko budističkih samostana.
Dillerin katılımıyla ilgili kurallar, yarışma süresince birkaç kez değiştirildi.Oblik natjecanja se tijekom njegovog postojanja mijenjao nekoliko puta.
Lokavt süresince işçilerin iş sözleşmeleri askıda kalır.Primjer : Politika poduzeća može zaposlenicima odobriti godišnji odmor.
Hükümdarlığı süresince barışı ve sakinliği tercih etmişti.U kraljevstvu su vladali mir i sloga.
Özellikle, Tokugawa dönemi süresince devam eden kiracılık sistemini yasallaştırmışlardır.Predovšetkým legitimizovali nájomný systém, ktorý bol už počas Tokugawského obdobia.
Toplam 134 kral 28876 + X yıl süresince hükmetmiştir.Spolu 134 kráľov, ktorí spolu vládli 28 876 + X rokov.
Meksikalı kaçakçılar, ABD'deki alkol yasağı süresince alkol kaçakçılığıyla uğraştılar.Vznikli gangy zaoberajúce sa pašovaním alkoholu do USA.
Bölge izleyen 300 yıl süresince iskan edilmemiştir. ^ Yrd.Po tejto katastrofe nepodnikli najbližších 300 rokov žiadnu výpravu do cudziny.
Erkek çocukların birkaç ay süresince Budist manastırlarında kalmaları beklenmektedir.Vo svojej domovine má posvätný význam, po celé stáročia rastie pri budhistických kláštoroch.
Protonlar ve nötronlar nükleer füzyon süresince atom çekirdekleri için birleşmeye başladı.Protóny (ióny vodíka) a neutróny sa začali kombinovať do atómových jadier v procese jadrovej fúzie.
Fraport, 35 yıllık imtiyaz süresince aktarılacak 403 milyon €'luk yatırımın % 60'ını ödeyeceğini söylemiştir.Fraport zaplatí 60 % z investície, čo predstavuje sumu 403 miliónov eur po dobu 35 rokov.
İnşaat süresince Alman, İngiliz ve Türk işçiler beraber çalışmıştır.Výstavbu realizovala turecká spoločnosť s anglickým a nemeckým subdodávateľom.
Boz tilki muhtemelen monogamidir ve yaşam süresince çift olarak beraber kalırlar.Páry sú monogamné a často spolu vydržia po celý život.
Bu dönem süresince, Madencilik ve İşgücü Kanunları da devreye konulmuştur.Až v tomto období došlo k postupnému zjednocovaniu právnej úpravy a ku kodifikácii pracovného práva.
4 yıl süresince büyük başarılar elde edilmiştir.V štirih letih delovanja so bili doseženi dobri uspehi.
Jebel Barkal, Meroitik Krallık süresince bir kraliyet mezarlığı olarak işlev gördü.Džebel Barkal je v obdobju Kraljestva Kuš služil za kraljevo pokopališče.
Vespasianus görev süresince eyaletlerde de etkin bir imparatordu.Vespazijan je bil učinkovit cesar tudi za province.
Yapım süresince köprünün altında gerilmiş olan güvenlik ağı, 19 çalışanın yaşamını kurtardı.Varnostna mreža je bila raztegnjena v času gradnje pod mostom in naj bi ublažila padce gradbenih delavcev.
II. Dünya Savaşı süresince Vichy hükümetine karşı direnişçiler arasında yer almıştır.Med drugo svetovno vojno je protestiral politiki Vichijeve vlade.
Meksikalı kaçakçılar, ABD'deki alkol yasağı süresince alkol kaçakçılığıyla uğraştılar.Zamisel o pakiranju pijače v pločevinke izvira iz ZDA v času prohibicije alkohola.
Kış süresince kıyıda balıkçılık yapan gruplar iç bölgelere avlanmaya ve yiyecek bulmaya geliyordu.Pozimi so poplavljena območja omogočala ribolov, lov, iskanje hrane.
Özellikle, Tokugawa dönemi süresince devam eden kiracılık sistemini yasallaştırmışlardır.Visų pirma jie įteisino nuomos sistemą, kuri gyvavo Tokugavos laikotarpiu.
Saltanatı süresince yaklaşık 25/30 arasındaki Lejyon sayısını 33'e yükseldi.Jo valdymo metu legionų skaičius buvo padidintas nuo 25/30 iki 33.
Protonlar ve nötronlar nükleer füzyon süresince atom çekirdekleri için birleşmeye başladı.Protonai ir neutronai jungiasi į branduoliu branduolių sąlajos proceso metu.
II. Dünya Savaşı süresince E.G.Per II pasaulinį karą anglas Dž.
Yapım süresince 11 işçi yaşamını yitirdi.Statybų metu žuvo 9 darbuotojai.
Efeliği süresince birçoğu kendisi tarafından tam 1080 kişiyi öldürdüğü öne sürülmektedir.Dėl išsiveržimo žuvo ~1680 žmonių.
Vietnam Savaşı süresince Güney Vietnam Hava Kuvvetleri tarafından kullanıldı.Vietnamo kare juos taip naudojo Pietų Vietnamo kariuomenė.
Yaşamı süresince Floransa altın çağını yaşadı.Holivudas išgyveno savo aukso amžių.
Şloşim süresince kişinin evlenmesi veya bayram öğünlerine katılması yasaktır.Draudžiama tuoktis be sužadėtuvių dovanų.
Çocukluğu süresince ülkeyi annesi Marie de' Medici yönetmiştir.Iki jam sukako trylika metų, šalį valdė jo motina regentė Marija Mediči.
Ders süresince zamandan tasarruf sağlanır.Už atostogų laiką mokama stipendija.
Demir Çağı süresince en iyi aletler ve silahlar çelikten yapıldı.Geležies amžiui būdingas geležies įrankių ir ginklų naudojimas.
Küçük Buz Çağı süresince hatırı sayılır iklim değişiklikleri olmuştur.Väikese jääaja kestel oli olulisi kliimakõikumisi.
Dokuz yıllık hapsi süresince Artaud'nun sırdaşı ve en yakın dostu idi.Ta oli järgnevatel aastakümnetel Wojtyła erasekretär ja sõber.
Ancak iktidarı süresince ülkedeki ekonomik kalkınma halkın desteğini almasını sağlamıştır.Rahvusvahelise toetuse nimel ohustas ta riigi püsimajäämist.
Görevi süresince Özgür Suriye Ordusu güçlerinin Suriye'deki kontrolü altında bulunan bölgeleri yönetmiştir.Aladel, mida Süüria armee ei kontrolli, kardavad šiiidid oma elu pärast.
O, 14 yıl boyunca (cumhurbaşkanlığı süresince) insan haklarına saygı duydu".Järgmised neliteist kuud veetis ta nö "väejuhatajate reservis".
2011 süresince Watson, yetenekleri test edilme amacıyla televizyondaki yarışma programı Riziko!'da tamamlandı.Aastal 2011 pandi Watsoni võimed proovile telesaates "Jeopardy!"
Aynı gece süresince birçok kişi farklı yerlerde UFO' ları görme şansına sahip olur.Aunimetuse võib samal aastal pälvida mitu inimest.
Şarkı yayını süresince de dizinin de fon müziği olmuştur.Pärast One Directionist puhkamist on jätkanud muusikaga.
Yapım süresince 11 işçi yaşamını yitirdi.Ehitustööde käigus hukkus 112 inimest.
30 gün süresince şekeri bıraktığımda, 31. gün böyleydi.제가 30일 동안 당분을 끊었더니, 31일째 되던 날, 제 눈 앞에 이런 광경이 펼쳐지더군요.
30 gün süresince şekeri bıraktığımda, 31. gün böyleydi.31日目はこんな風でした (笑)
30 gün süresince şekeri bıraktığımda, 31. gün böyleydi.Als ich Zucker für 30 Tage aufgab, sah Tag 31 so aus.
30 gün süresince şekeri bıraktığımda, 31. gün böyleydi.Amikor feladtam a cukrot 30 napig, a 31. nap így nézett ki.
30 gün süresince şekeri bıraktığımda, 31. gün böyleydi.Cuando dejé el azúcar durante 30 días, el día 31 fue así.
30 gün süresince şekeri bıraktığımda, 31. gün böyleydi.Gdy odstawiłem cukier na 30 dni, dzień 31 wyglądał tak.
30 gün süresince şekeri bıraktığımda, 31. gün böyleydi. (Gülüşmeler)Când am renunţat la zahăr timp de 30 de zile, ziua a 31-a a arătat aşa... (Râsete)
İlgili Sayfalar