Ana içeriğe geç
Sözlük

süren ile cümle

süren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.저는 어떤 이유로 시간이 멈춰서 식구들이나 친구들에게 옮겨갔다고 생각했어요
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Myslela som si, že z nejakého dôvodu pre mňa čas stál a išiel pre moju rodinu a priateľov.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Pensaba que por alguna razón el tiempo se había detenido y solo había avanzado para mis parientes y amigos.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Pensei que o tempo tinha parado por qualquer razão e continuado para a família e para os amigos.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Tôi đã nghĩ quãng thời gian đó đứng yên vì một số lý do và trôi đi đối với gia đình và bạn bè.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Мислех, че времето е спряло по някаква причина и се движело само за семейството и приятелите.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.По какой-то причине, мне казалось, что для меня время застыло, а шло только для друзей и близких.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Я чомусь думала, що час зупинився для мене, але продовжував іти далі для моєї сім'ї та друзів.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.משום-מה חשבתי שהזמן עמד מלכת והמשיך להתקדם רק עבור בני-משפחה וחברים.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.تخيلت أن الزمن قد توقف و مرّ على عائلتي وأصدقائي فقط
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.だけで時は動いていたと思っていました。 しかし、手を見ると
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Aproape toată acestă perioadă m-am străduit și m-am luptat cu întrebări legate de Dumnezeu.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.그 대부분의 세월동안, 제가 고심하고 분투해온 것은
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.La mayor parte de ese tiempo, he estado trabajando y luchando con preguntas sobre la naturaleza de Dios.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.La plupart du temps j'ai lutté et j'ai été aux prises avec des questions sur la nature de Dieu.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Per la maggior parte di quel tempo, mi sono interrogato sulla natura di Dio.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Przez większość tego czasu zmagałem się i borykałem z pytaniami o naturę Boga.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim. Tanrı kimdir?Die meiste Zeit lang habe ich mit Fragen über das Wesen Gottes gerungen und gerauft.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim. Tanrı kimdir?Phần lớn thời gian, tôi luôn đấu tranh và trăn trở với những câu hỏi về bản chất của Chúa.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim. Tanrı kimdir?И през повечето време съм се борил с въпроси за естеството на Бог.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Téměř po celou tu dobu bojuji a zápasím s otázkami ohledně toho, jaký je Bůh.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Voor het grootste deel van die tijd heb ik geworsteld met vragen over de aard van God.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Το μεγαλύτερο διάστημα, αγωνίζομαι και έρχομαι αντιμέτωπος με ερωτήματα για την φύση του Θεού.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Почти все это время я мучаюсь вопросами: что есть Бог?
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.רוב הזמן הזה, נאבקתי והתחבטתי
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.خلال أغلب هذه السنين, كنت أتصارع
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.苦悩して取組んできました いったい神とは何なのか?
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Dalam sebagian besar rentang waktu itu, makhluk hidup relatif sangat sederhana -- makhluk bersel satu
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Ez idő nagy része alatt a Földön, az élő szervezetek viszonylag egyszerűek voltak - egysejtűek.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Für den Großteil der Lebenszeit auf der Erde waren lebende Organismen relativ einfach - Einzeller.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.I det meste af den tid for livet på jorden, har levende organismer været relativt simple -- encellede.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.지구상의 생명은 대부분의 시간동안 비교적 단순한 구조였습니다. 단세포였죠.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Majoritatea acelui timp al vieții pe Pământ, organismele vii au fost relativ simple -- unicelulare.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Per tutto quel periodo della vita sulla Terra, gli organismi erano relativamente semplici -- monocellulari.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Przez większość czasu "życia na Ziemi" organizmy żywe były stosunkowo proste -- pojedyncze komórki.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Under den största delen av livets tid så har organismer varit relativt enkla -- encelliga organismer.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Väčšinu toho času života na Zemi boli živé organizmy relatívne jednoduché, jednotlivé bunky.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Většinu času života na Zemi byly živé organismy relativně jednoduché -- jednobuněčné.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Большую часть этого времени живые организмы на Земле были относительно простыми — одноклеточными.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.רוב הזמן של קיום החיים על הארץ, היצורים החיים היו פשוטים יחסית -- חד-תאיים.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.خلال معظم هذة الفترة من الحياة على الأرض، كانت الأنظمة الحية بسيطةً نسبيّاً ــ خلايا أحادية.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.比較的簡単な構造でした 単細胞です しかしそれは多様性を持ち
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.그게 2초 걸린다고 가정해 볼까요.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Antag dette tager to sekunder.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Giả thiết rằng điều này mất 2 giây.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Ipotizzate che ci vogliano due secondi.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Mondjuk, hogy két másodperc az egész.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Nehmen wir mal an, er benötigt 2 Sekunden.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Să presupunem că durează două secunde.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Stel dat dit 2 seconden duurt.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Supongan que esto tarda dos segundos.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Suponham que leva dois segundos.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Supposons que cela prenne deux secondes.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Ας υποθέσουμε ότι αυτό θέλει 2 δευτερόλεπτα.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Да предположим, че това отнема две секунди.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Нехай це займає дві секунди.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.Предположим, этот процесс занимает 2 секунды.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.נניח שזה לוקח שתי שניות.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.لنفترض أن هذا يستغرق ثانيتين.
Bu sürenin iki saniye olduğunu varsayın.物理学ではここで計ったものを コルクが浮かぶ波の「周期」といいます
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod