Ana içeriğe geç
Sözlük

süren ile cümle

süren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sohbetleri kısa süren bir sağanakla kesilir.Zij komen ervan af met een pittig gesprek.
3 yıl süren bu savaş hiçbir taraf üstünlüğü kazanamadan sona erdi.Met deze zege maakte ze een einde aan een twee jaar durende periode zonder overwinning.
8 sene, 8 ay, 12 gün süren evlilikten sonra, vefat etti.Na twee jaar en acht maanden komt hij vrij.
Halen süren bir baraj yapımı vardır.Er is nog wel dagbouw.
Bu albüm 2 yıl süren titiz bir çalışmanın ürünüdür.Het album is het resultaat van drie jaar werk.
Çok sayıda büyük market bulunmaktadır ve inşaatları süren yapılar bulunmaktadır.Verschillende elementen werden opgeslagen; er bestaan concrete plannen voor herbouw.
Etügen ile aynı Tanrıça olduğunu ileri süren görüşler vardır.In sommige werken worden zij als één en dezelfde godin voorgesteld.
1377-1399 döneminde saltanat süren İngiltere Kralı II. Richard'ın hayatını anlatır.Het stuk is gebaseerd op het leven van Richard II die koning van Engeland was van 1377 tot 1399.
Jackson, Smith ile 1,5 yıldan fazla süren çekimler gerçekleştirdi.Er is meer dan 4,5 jaar verlopen wanneer Smith bijkomt uit zijn coma.
Ancak bazen kısa bazen de yıllarca süren aralardan sonra hastalık yeniden ortaya çıkabilmektedir.Er is echter altijd een risico dat de ziekte in de loop van de jaren weer opvlamt.
Eski balerin Lisa Rinehart ile de uzun süren bir ilişkisi oldu.Hij kreeg ook nog 3 kinderen met ballerina Lisa Rinehart.
1994-1999 arasında kısa süren bir evlilik yaptı.Met de laatste is hij nog kort getrouwd geweest (1999-2000).
3 ya da 4 gün süren etkinlik fuar-lunapark-pazar havasındadır.Het speelt zich gedurende drie of vier weekeinden in de zomer af in 't Hof/Oranjepark.
Üç saat süren bombardımanın ardından birinci hücum dalgası harekete geçti.Drie minuten na het eerste fluitsignaal moest hij het veld verlaten.
Araç en uzun süren Amerikan binek otomobili serisidir.Oorzaak is de zwakke Amerikaanse automarkt.
İki gün süren isyanda 5 kişi öldü.Na twee dagen van protest zijn tien mensen omgekomen.
Dünyanın hâlen hüküm süren en yaşlı ve Britanya'nın en uzun ömürlü hükümdarıdır.Van boven naar beneden de oudste en de jongste heerser.
Kamplarda hüküm süren sağlık ve yaşam şartları geçici ve oldukça yetersizdi.De werk- en leefomstandigheden hierin waren overigens niet veel beter dan in de kampen zelf.
Stalingrad Muharebesi 164 gün süren bir dizi çatışmadır.Celestinus’ pontificaat telde slechts 164 dagen.
Kısa süren dava sonucunda dört idam cezasına çarptırıldı.Uiteindelijk zijn 40 mensen ter dood gebracht onder deze bijzondere rechtspleging.
Bunların en uzun süreli hüküm süreni mahallesi kuran Hitiler'dir.Soera De Huichelaars is een soera van de Koran.
Eleştirmenlere göre film, 1967 ile 1974 arasında Yunanistan'da hüküm süren askeri yönetimi eleştirmektedir.Dit werd aangewakkerd door het beleid van de militaire junta die van 1967 tot 1974 Griekenland bestuurde.
Uzun süren bir doğum, daha yüksek bir bulaşma riski ile ilişkilendirilmektedir.Mensen die dicht bij elkaar zitten, lijken een groter risico op infectie te hebben.
Sürenin önemi yoktur.De uitwerking is niet van belang.
III. Theodosios (Yunanca: Θεοδόσιος Γ), Mayıs 715 - 25 Mart 717 döneminde hüküm süren Bizans imparatoru.Theodosios III (Grieks: Θεοδόσιος Γ΄) was, van 715 tot 25 maart 717, keizer van het Byzantijnse Rijk.
Yeni süren filiz.Philips uit Geleen.
Faruk Süren istifa ederken şöyle demiştir, "Yıpratıldık ve yıprandık.Na afloop verzuchtte Koeman: "We zijn weer terug bij af."
Bir buçuk yılı aşkın sürenin sonunda, nihai sürüm 6 Kasım 2007'de çıktı.De eerste promotiefilm van ongeveer een minuut verscheen eind maart 2007.
Boril (Bulgarca: Борил), 1207-1218 yılları arasında hüküm süren İkinci Bulgar İmparatorluğu çarı.Boril (Bulgaars: Борил) (?-?) was van 1207 tot 1218 tsaar van Bulgarije.
Yaklaşık kırk yıldan fazla süren üretken ve tartışmalı bir kariyere sahiptir.Zijn ambtelijke en diplomatieke loopbaan omspande ruim veertig jaar.
97 dakika süren filmin dağıtımı Orion Pictures Corp. tarafından yapılmıştır.Het werd geproduceerd door Orion Pictures Corporation.
Yaklaşık 12 saat süren rehin alma eylemi kansız sona erdi.De gijzeling duurde van begin tot einde ongeveer twaalf uur.
Venedik Senatosu bu şartları iki ay süren tartışmalı toplantılardan sonra 24 Şubat 1510'da kabul etti.De senaat twistte twee maanden over de voorwaarden, maar accepteerde ze uiteindelijk op 24 februari 1510.
10 Eylül 2007 tarihinde partinin lideri Ramiz Ahmadov uzun süren bir hastalığın sonucu olarak öldü.Op 10 september 2007 overleed Ramiz Ahmadov, de toenmalige partijleider en oprichter van de partij.
İki ay süren bombardıman neticesinde şehir harap oldu.Na twee nachtelijke luchtaanvallen brandde de stad dagenlang.
Kısa süren bir de evliliği olmuştur.Het werd een gelukkig, maar kort huwelijk.
12 gün süren bir çatışmadan sonra ateşkes yapılarak barış görüşmeleri başlatıldı.Na zes dagen van vijandelijkheden komt het tot een staakt-het-vuren.
1975'ten beri süren program ilk önce ismi NBC`s Saturday Night`di.Program nadawany jest od 1975 (przez pierwszy rok pod nazwą NBC’s Saturday Night).
P.R. Sarkar 1955’e kadar süren dönemde normal bir aile hayatı yaşadı.Do 1955 roku P. R. Sarkar wiódł normalne życie.
Bunun yanında 2 hafta süren yaz akademisinin sonunda tüm katılımcılar, kısa bir tez yazarlar.Dodatkowo, podczas dwóch tygodni trwania tej akademii, każdy uczestnik pisze krótką pracę.
765), 1204 yılına kadar süren bir canlanmanın başlangıcını işaret eder.765) zapoczątkowały ożywienie trwające aż do 1204.
Virginia ertesi gün, beş yıl süren hastalığı sonucunda, 30 Ocak'ta öldü.Virginia zmarła następnego dnia, 30 stycznia, po pięciu latach zmagania się z chorobą.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.Przez kilka następnych lat, Bennett i Shah spotykali się na cotygodniowe prywatne rozmowy trwające godzinami.
Kamplarda hüküm süren sağlık ve yaşam şartları geçici ve oldukça yetersizdi.Warunki sanitarne i aprowizacyjne panujące w obozach były prowizoryczne i dalece niewystarczające.
Devleti, Romalılar tarafından 135 yılı civarında iki yıl süren bir savaşın ardından fethedilmiştir.Zostało podbite przez Rzymian w 135 roku po dwóch latach wojny.
Böylece iki ay on yedi gün süren isyân bastırılmış oldu.Powiat bieszczadzki przetrwał dwa lata i siedem miesięcy.
Uzun süren bir hastalık döneminden sonra İstanbul’da vefat etmiştir.Zmarł po długiej chorobie w Stambule.
Hanuka, İbrani takvimine göre Kislev'in 25. günü başlayıp sekiz gün süren bir Musevi bayramı.Święto Chanuka upamiętnia owo wydarzenie – rozpoczyna się 25 dnia kislew i trwa przez osiem dni.
Sovyet topraklarında aylarca süren savaştan sonra Wehrmacht Komiser Emri'nin hükümlerini hafifletmeyi düşündü.Dopiero po kilku miesiącach walk w ZSRR Wehrmacht zaczął rozważać złagodzenie zapisów „rozkazu o komisarzach”.
Bu sayı, aynı sürenin toplam evlilik sayısının %1,2'si idi.Ta liczba stanowiła 1,2% ogólnej liczby małżeństw zawartych w Belgii we wspomnianym okresie.
Jin Hanedanı (Çince: 晉朝), MS 265-420 yılları arasında Çin'de hüküm süren bir hanedan idi.Jin – dynastia rządząca Chinami w latach 265-420.
Yapımı 14 ay süren bu gökdelen Kevin Roche John Dinkeloo & Associates tarafından tasarlanmıştır.Zaprojektowała go firma Kevin Roche John Dinkeloo&Associates.
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.Wznoszące się lub unoszące w wodzie łodygi wyrastają z pełzającego kłącza.
1949 - 300 yıl süren Hollanda egemenliğinden sonra Kraliçe Juliana, Endonezya'nın bağımsızlığını tanıdı.1949 – Królowa Holandii Juliana przyznała suwerenność Indonezji.
30 Haziran 2009 günü, 18 yıl 9 aylık bir sürenin ardından, görevi sona erdi.Po 3,5-letnich przygotowaniach kandydatury, 18 kwietnia 2007 wspólna misja zakończyła się pełnym sukcesem.
1098 - Birinci Haçlı seferi: 8 ay süren kuşatma sonunda Antakya haçlıların kontrolü altına girdi.1098 – I wyprawa krzyżowa: zakończył się pierwszy etap oblężenia Antiochii.
Kısa süren dava sonucunda dört idam cezasına çarptırıldı.Zapadły cztery wyroki krótkoterminowego więzienia.
Yaklaşık 500 yıldır hüküm süren Goryeo Hanedanlığı sona ermiş oldu.Tym samym doprowadził do upadku prawie 500-letnią dynastię Goryeo.
Eski Yugoslavya'da son üç yıldır süren savaş sona erdi.Kończy się wojna w byłej Jugosławii.
Kısa periyotlu kuyruklu yıldızlar iki yüz yıldan az süren yörüngelere sahiptir.Komety krótkookresowe, o orbitach poniżej 200 lat, mają niewielką szansę pochodzić stamtąd.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod