Grup albümün başarısını 15 ay süren turne ile destekledi.O ábum foi apoiado pelo enorme sucesso de In Rock Tour que durou 15 meses.
Etügen ile aynı Tanrıça olduğunu ileri süren görüşler vardır.Há quem argumente que se trate de características da mesma Deusa.
Süperiletkenliğe geçişin hal değişimleri arasındaki türü uzun süren bir tartışma konusuydu.A ordem da transição da fase supercondutora foi uma questão amplamente debatida.
Güneş için bu sürenin yaklaşık 1010 yıl olduğu tahmin edilmektedir.Para o Sol, isto está estimado em 1010 anos.
Kevser Ruhi, gerçek hayatın, yaşanmışlıkların izi süren bir yazardır.VIPs - histórias reais de um mentiroso.
6 ay süren bir gebelikten sonra 200 - 250 gr ağırlığında tek bir yavru doğar.Depois duma gestação de cerca de seis meses, nasce um único filhote, que pesa entre 200 e 250 gramas.
Bu sürenin başlangıcı "Yeruşalim'in onarımı ve yeniden inşası için buyruğun çıkmasından" itibarendir.A ideia desse processo era “Demolir e construir para renovar ...” .
Bu yönerge 2004 ve 2005'te Debian içerisinde uzun süren çekişmelere sebep olmuştur.Esta política levou a um longo debate no projeto Debian em 2004 e 2005.
Dokuz ay suren bu kuşatma iki tarafı da çok yordu.Nos dois dias seguintes, mais nove dos embarcados morreram de frio.
Arioald Lombardların 626'dan 636'ya kadar hüküm süren İtalyan kralı.Arioaldo (? — 636) foi o rei lombardo da Itália de 626 a 636.
Bu sonuçla 113 gün süren salatanatı sona erdi.«113 dias de desrespeito com o Subúrbio.
Endüksiyonun bu özelliği bir elektrik motorunu süren manyetik alanı sağlar.Esta propriedade de indução alimenta o campo magnético que move um motor elétrico.
Yemekler yörenin bin yıllardır süren kültürünün bir parçasıdır.A cerveja tem sido uma parte da cultura humana por 8.000 anos.
Ardından dört ila altı yıl süren bir uzmanlık ya da doktora programını tamamlamak gerekir.No dia seguinte, cada competidor recebe um prazo de 4-6 horas para completar a sua tatuagem.
Bu olay sert bir tepkiye ve sonunda Kadeş Antlaşması'nın imzalanacağı, yıllarca süren savaşlara yol açtı."Tem sido uma luta muito longa e prolongada, e isto, certamente, distraiu a FCC durante o ano passado.
Bu evlilikten Suren adında bir oğlu dünyaya geldi.Desta união nasceu um filho, Will.
16 ay süren başbakanlık döneminin ardından istifasını vererek siyasetten çekildi.Reassumiu o cargo de prefeito onze meses após tê-lo deixado.
Her biri yaklaşık 47 dakika süren 13 bölümden oluşmaktadır.Consiste em 13 episódios, cada um com aproximadamente 47 minutos de duração.
Uzun süren bir hastalık döneminden sonra İstanbul’da vefat etmiştir.Morreu de uma doença prolongada em Budapeste.
Birkaç dakika süren işler için, normal bir insan yaklaşık 1,000 Watt kullanabilir.Sob circunstâncias normais, ele é capaz de levantar cerca de 1 tonelada.
Daha sonra aracı süren kişinin alkollü olduğu ortaya çıktı ve hapse atıldı.O outro condutor foi condenado por estar a conduzir sob efeito de alcool e cumpriu pena na cadeia.
20 gün süren bu süreç köpek gelişimindeki en kritik dört aşamadan ilkidir.“Foram 40 dias longe daqui, os mais sofridos da minha vida.
Uzun süren görüşmeler sonucunda, ittifakın ilk taslağı 17 Ağustos 1892'de hazırlandı.Depois de extensas negociações, a aliança franco-russa foi redigida 17 de agosto de 1892.
60 dakika süren maç berabere sonuçlandı.A série ganhou um longa de 60 minutos.
Böylece birkaç ay süren bir kuşatma başladı.Comecei a me encontrar com alguém há alguns meses.
Samistan bayrağı, Tromso, Norveç'te yaşamını süren Astrid Båhl tarafından hazırlandı.A bandeira dos lapões foi desenhada por Astrid Båhl, da cidade de Skibotn, em Tromso (Noruega).
Fakat, 14. yüzyılda Bizans İmparatorluğu'nda hüküm süren aile Komnenoi değil Palaiologoi idi.Porém, a dinastia reinante do Império Bizantino no século XIV eram a dos Paleólogos e não os Comnenos.
Genelde haftada 3 kez 4 saat süren seanslar şeklinde uygulanır.Habitualmente realizam-se três reuniões plenárias por semana.
Sonuç almak için kısa süren formun en az on kez tekrarlanması gerekmektedir.O padrão de 10 é repetido no mínimo 10 vezes.
Halen tedavisi süren Mujawar'ın Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ta olduğu bildirilmiştir.Ele passou por tratamento em Riade, na Arábia Saudita.
7 yıl süren kuşatmada, Anárion ölmüştür.Em torno de 7 minutos, Vitor estava exausto.
Böylece Dor istilasının ardından 4 asır süren bir “karanlık devir” yaşanmıştır.No exemplo abaixo estamos perante a um tempo de "quatro por quatro".
Sonrasında iki yıldır süren bu rekabet sona erdi.A concorrência saiu dois anos depois.
Toplamda 135 dakika süren program, 11 Ekim 2011'de Shout!Em 05 de outubro de 2010 a Shout!
31 gün süren aylar: Ocak, Mart, Mayıs, Temmuz, Ağustos, Ekim, Aralık.Os meses Janeiro, Março, Maio, Julho, Agosto, Outubro e Dezembro têm trinta e um dias cada um.
Lidingö, 800-1050 yılları arasından süren Viking egemenliğinin önemli kentlerinden biridir.O karve era um pequeno navio usado pelos viquingues durante a Era Viquingue, entre 800 e 1050.
Başka bir deyişle, fetal iyi beslenememe, hayat boyu süren bağışıklık sistemi zayıflığına neden olabilir.O subdesenvolvimento do feto pode também ter como consequência deficiências imunitárias ao longo da vida.
Hemen hemen bir gün süren bir klip çekimi olmuştur.Tem um período de rotação de cerca de um dia.
Günümüzde M.Ö. 493 ve MÖ 489 tarihlerini öne sürenler de vardır.Autores modernos também já sugeriram 493 a.C. ou 489 BC.
İki yıl süren valiliği sırasında “Fırat” adında bir gazete çıkardı, dergi yayımını uzun yıllar devam ettirdi.Três anos mais tarde passou a fazer trabalhos para a revista "Vogue", onde trabalhou por muitas décadas.
İki buçuk saat süren bir show sergiledi."Eles me deram 2 minutos e meio no palco.
Hüküm süren krallar, Sapalulme (Suppiluliuma), Mutallu(Muwattali), Lubarna (Labarna) gibi isimler almışlardır.Exemplos: Santos e bhaktas (devotos) como Tulsidas e Tukaram.
O hastalıklı bir çocuktu ve hatta bir yıl süren bir yatak istirahati almak zorunda kaldı.Hij was een ziekelijk kind en moest zelfs een jaar lang het bed houden.
Paolozzi, Almanya ile uzun zaman süren bağlantılar kurmuştur.Paolozzi had een langdurige band met Duitsland.
Babası Surendranath Bose, Doğu Hindistan Demiryolu Şirketi’nde mühendislik bölümünde çalışıyordu.Zijn vader, Surendranath Bose, was bediende in het departement technologie van de East India Railway.
Yaklaşık iki yıl süren Anne-çocuk ilişkisi dışında hiçbir sosyal bağ yoktur.Er bestaan nauwelijks sociale relaties, op de moeder-kindrelatie na, die ongeveer twee jaar duurt.
V. Konstantinos'in reformları (y.765), 1204 yılına kadar süren canlanmanın başlangıcını işaret etder.De hervormingen van Constantijn V (rond 765) waren het begin van een herstel dat tot 1204 duurde.
Eşrefoğulları'ndan sonra en kısa hükum süren bir beyliktir.Een voor een springen de kinderen over de rug van degenen voor hen.
MRT sürenin bitiminde 180 üzerinde başvuru almıştır.Uiteindelijk ontving MRT 180 nummers.
Bu süreçte uçağın içindekiler 25 saniye süren bir ağırlıksızlık hissederler.In elke 65 seconden durende cyclus ervaren zij ongeveer 25 seconden van gewichtloosheid.
Nihavend 3 ay süren bir kuşatmadan sonra teslim oldu.Breda capituleerde na bijna drie maanden.
15 ay süren yoğun bir eğitimleri vardır.Hierna volgt een zeer intensieve opleiding van vijf weken.
Bu görevinden olaylı bir şekilde ayrıldı ve uzun süren bir tazminat davası sürdürdü.Zij gingen tegen deze schorsing in beroep, wat opschortend werkt.
Bu, 193–197 yılları arası süren Roma İç Savaşı'nın sebebi oldu.Dit betekende het begin van de Romeinse burgeroorlog van 193-197.
1 Ekim 1901), 1880-1901 arasında hüküm süren Afganistan emiri.1844 - 1 oktober 1901) was van 1880 tot 1901 emir van Afghanistan.
İran rehine krizi, ABD ile İran arasında 444 gün süren diplomatik krizdir.Dit was het begin van de 444 dagen durende Iraanse gijzelingscrisis.
31 gün süren aylar: Ocak, Mart, Mayıs, Temmuz, Ağustos, Ekim, Aralık.31 is ook: Het aantal dagen in de maanden januari, maart, mei, juli, augustus, oktober en december.
İki gün süren düğünlerde kına geceleri, yemekli eğlenceler vardır.Op twee middagen in de week vonden er in deze zaal huwelijksvoltrekkingen plaats.
Challenger seferi, 1872 yılından 1876 yılına dek süren oşinografik keşif seferi.De Challenger-expeditie was een wetenschappelijke expeditie, die van 1872 tot 1876 werd uitgevoerd.
30 Haziran 2009 günü, 18 yıl 9 aylık bir sürenin ardından, görevi sona erdi.Op 13 december 2005, 18 maanden later, was het project voltooid.