28 yıl süren bu uzun mahrumiyet yıllarında ailesi genişlemekle beraber kayıplar da yaşanmıştır.Sin embargo, fue hace 28 millones de años cuando la familia alcanzó mayor diversidad.
Sekiz yıl süren savaş 1988 Ağustos ayında yapılan ateşkes ile sona erdi.Ambos países finalizaron la guerra en agosto de 1988.
Karakurum'da hüküm süren son büyük han oldu.Este fue el último informe fiable de un tordo en Gran Caimán.
Standartlaştırma 5 yıl süren bir zaman zarfında tamamlanmıştır.Cada fase toma alrededor de 5 semanas en ser completada.
Afrika'nın en uzun süren anlaşmazlığıdır.Era el punto más cercano a África.
Yıllarca süren toplumlararası görüşmelerden bugüne değin herhangi bir sonuç çıkmamıştır.Las negociaciones, de varios años de duración, parecían no llegar nunca a buen puerto.
7 yıl süren kuşatmada, Anárion ölmüştür.Después de cinco años de cautiverio, Helena moriría.
Babası Surendranath Bose, Doğu Hindistan Demiryolu Şirketi’nde mühendislik bölümünde çalışıyordu.Suo padre, Surendranath Bose, lavorava presso il Dipartimento di Ingegneria dell'East India Railway.
2004'te kısa süren The Mountain adlı televizyon dizisinde göründü.Nel 2004, è apparso nella breve serie televisiva The Mountain.
Missouri güvertesinde düzenlenen ve 23 dakika süren teslimiyet töreni dünya çapında radyoyla yayınlandı.La cerimonia a bordo della Missouri durò circa 23 minuti e venne trasmessa in tutto il mondo.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.Negli anni successivi Bennett e Shah ebbero colloqui settimanali privati che duravano ore.
En uzun süren program ise 1952'den beri yayınlanmaya devam eden The Today Show'dur.Lo show con la durata maggiore presente nella lista è The Today Show, che va in onda dal 1952.
Daha sonra The Highlanders ile uzun süren kavga çıktılar.E giunsero in finale contro gli Highlanders.
V. Konstantinos'in reformları (y.765), 1204 yılına kadar süren canlanmanın başlangıcını işaret etder.Le riforme di Costantino V (c. 765) segnarono l'inizio di una ripresa che si protrasse fino al 1204.
18 Gördüğün kadın dünya kralları üzerinde egemenlik süren büyük kenttir.”"La donna che hai visto è la grande città che comanda su tutti i re della terra".
Tek vuruşluk bir işlemi daha kısa süren iki vuruşta yapmak gibi.Solo nell'istante in cui si crea una breccia uno dei due colpisce.
31 gün süren aylar: Ocak, Mart, Mayıs, Temmuz, Ağustos, Ekim, Aralık.Sette sono i mesi di 31 giorni: gennaio, marzo, maggio, luglio, agosto, ottobre, dicembre.
Kısa süren Omri Hanedanlığı Kuzey İsrail Krallığı'nın tarihinde yeni bir sayfa açmıştır.La dinastia fondata da Omri constituì un nuovo capitolo nella storia del regno settentrionale d'Israele.
10 Eylül 2007 tarihinde partinin lideri Ramiz Ahmadov uzun süren bir hastalığın sonucu olarak öldü.Ramiz Ahmadov, segretario storico del Partito, è morto il 10 settembre 2007, dopo una lunga malattia.
Ardından yüzyıllar süren Britanya fethi ve İrlandalıların isyan yoluyla direnmesi takip etti.Questo fu la risposta a secoli di conquista britannica e di resistenza degli irlandesi con la ribellione.
72 saatten uzun süren migren status migrenozus olarak adlandırılır.Un'emicrania che dura più di 72 ore viene definita come "stato di male emicranico".
Altı dakika süren böyle bir olay, 4 Mayıs 2007 günü, Oberon ve Umbriel Gözlendi.Un evento di questo tipo è stato osservato il 4 maggio 2007 quando Oberon ha occultato Umbriel.
Sadece dört gün süren seçmelerden sonra Xander Harris rolünü aldı.Dopo quattro giorni, per lui era stato già deciso il ruolo di Xander Harris nella serie.
Bernadotte Hanedanı, İsveç'in 1818'den beri hüküm süren Kraliyet Hanedanı.Il Casato di Bernadotte è l'attuale casata reale della Svezia, al trono dal 1818.
On yıldan fazla süren bu döneminin çoğunu Avrupa'da geçirdi.Da quel momento trascorre la maggior parte del suo tempo in Europa.
1762-1796 yıllarında hüküm süren II. Katerina, Rus Aydınlanma Çağı'nın önderliğini yaptı.Caterina II ("la Grande"), che regnò dal 1762 al 1796, presiedette l'età dell'illuminismo russo.
Kısa süren dava sonucunda dört idam cezasına çarptırıldı.Ricevette quattro condanne a morte.
21 yıl süren askeri diktatörlük yönetimin 1985 yılında sona erdi.La dittatura durò 21 anni, fino al 1985.
40 dakikalık bir süre ile kayıtlı dünya tarihinin en kısa süren savaşı rekoruna sahiptir.La guerra, durata circa 40 minuti, è considerata il più breve conflitto della storia mai registrato.
Sadece 8 ay süren bir papalık döneminden sonra XI. Benedictus Perigua'da aniden öldü.Dopo un pontificato di solo otto mesi, Benedetto morì improvvisamente a Perugia.
149 dakika süren İngiltere versiyonu.La versione americana dura 144 minuti.
28 yıl süren bu uzun mahrumiyet yıllarında ailesi genişlemekle beraber kayıplar da yaşanmıştır.60 anni sempre con la stessa società.
Kısa süren ilişkileri bir yıl sonunda boşanma ile sonuçlandı.La loro storia d'amore terminò però alcuni anni dopo con un divorzio.
Resmi rakamlara göre yedi gün süren olaylar sırasında 120 insan öldürüldü.Ed avrà ragione, nelle settimane successive del 1972 saranno uccise 27 persone.
KOAH tanısı konulan insanların genelde uzun süren "nezle" geçmişleri vardır.Coloro che presentano BPCO hanno spesso una storia di "raffreddori comuni" che durano a lungo.
Ayrıca Boston Common ve Bram & Alice gibi kısa süren sitcomlarda da rol aldı.La Howard è inoltre apparsa nella brevi sitcom Boston Common e Bram & Alice con Alfred Molina.
Kısa periyotlu kuyruklu yıldızlar iki yüz yıldan az süren yörüngelere sahiptir.Sono definite comete di corto periodo quelle che hanno un periodo orbitale inferiore a 200 anni.
Uzun süren bir hastalığı sonucu 1992 yılında ölmüştür.Malata da molto tempo, nel 1992 si tolse la vita.
Boylam, Harrison'ın bu yolda kırk yıl süren çabasını anlatır.Guglielma lo seguirà nella tomba quattro anni più tardi.
Uzun süren direnişin sonunda işçiler taleplerini kabul ettirerek grevi sonlandırırlar.Che, questa volta, si ammorbidisce, cedendo finalmente alle richieste dei lavoratori.
Üç gün süren Osmanlı karşı taarruzları kanlı çatışmalarla sürmüş, lakin siperler geri alınamamıştır.Nei tre giorni della rivolta, non una goccia di sangue fu versata.
Görüşme tamamlandığında hükümet kurulması gerektiren sürenin bitmesine 6 gün kalmıştı.Terminata l'assunzione si fa seguire un intervallo di 6 giorni in cui l'associazione deve essere sospesa.
Kış uykusuna yatmazlar ancak soğuk havalarda birkaç gün süren uyuşukluk dönemleri olur.Non effettua migrazioni, tuttavia entra in uno stato di torpore diurno durante le giornate più fredde.
Ölümü ülkede 12 yıl süren kargaşaya sebep oldu.Quella morte scatenò due mesi di disordini in Tibet.
1256), 1256 yılında kısa bir müddet hüküm süren İkinci Bulgar İmparatorluğu çarı.Grosso: Coniato intorno al 1246 dal Bulgano senese per un breve periodo di tempo.
Uzun süren hastalıktan sonra 11 Şubat 2012 tarihinde 74 yaşında vefat etmiştir.È morta l’11 febbraio 2012 all'età di 74 anni dopo una lunga malattia.
İki gün süren çatışmalarda 381 kişi öldü, 400 kişi yaralandı.I disordini provocarono la morte di 381 persone in due soli giorni di scontri.
Günler süren buluşmaları Kemal'in Sibel ile nişanlanmasından sonra kesilir.Queste avventure finiscono quando si fidanza con Alex.
John Titor, zaman yolculuğu yapıp 2036 yılından geldiğini öne süren bir kişidir.Maggie sostiene di essere un viaggiatore nel tempo e di provenire dall'anno 2054.
Eli 6 saat süren bir ameliyatla yerine diktim.La bambina fu pertanto sottoposta a un'operazione chirurgica della durata di dieci ore.
1942 yılının ilk ayında İngilizleri Gazzala’ya kadar süren Rommel’in de soluğu kesilmiştir.Nella primavera del 1941, il nome di Rommel iniziò ad apparire anche nei media britannici.
İlk olarak 2003 yılında The Toronto Show adlı kısa süren bir dizide rol almıştır.In primo luogo è venuto alla ribalta come ospite di Toronto1 al varietà The Toronto Show nel 2003.
Vlademir Lenin ile tanıştı ve kendisiyle bir saat süren bir sohbette bulundu.Alcide De Gasperi, trattenendolo a colloquio per un'ora.
Oyuncu 13 Mart 2013'te Frankfurt'taki evinde kısa süren bir hastalıktan sonra 83 yaşında ölmüştür.Morì in casa a Francoforte sul Meno il 13 marzo 2013, alla soglia degli 86 anni, dopo una breve malattia.
Günlerce süren bir tutsaklık sonucu Thomas bir yolunu bulup evden kaçmayı başarır.Dopo lunghi sforzi, un giorno George riesce a fuggire.
Edmonson, 40 yıl süren kariyerinde gazetecilik, editörlük, yazarlık ve ekonomi hakkında yayıncılık yaptı.Bob Dylan racconta se stesso in 40 anni di interviste, dichiarazioni, articoli etc...
12 gün süren bir çatışmadan sonra ateşkes yapılarak barış görüşmeleri başlatıldı.Dopo giorni di battaglia, venne concordata una tregua.
Yaz aylarinda 3 gün süren bir festival yapılır.A dicembre vi è poi una lunga festività della durata di tre giorni.
Avusturya-Macaristan'ın en uzun hüküm süren imparatorudur.Memorie dell'ultima Principessa ereditaria d'Austria-Ungheria.
5 sezon süren başrol oyuncusudur.È anche protagonista principale della quinta stagione.