Orada, Bizanslılar isyankar Moro kabileleriyle uzun süren bir savaşa girdiler.Là, les Byzantins sont engagés dans une guerre permanente contre des rebelles maures.
Boril (Bulgarca: Борил), 1207-1218 yılları arasında hüküm süren İkinci Bulgar İmparatorluğu çarı.Boril (Bulgare: Борил), (mort après 1217), tsar de Bulgarie de 1207 à 1217.
Sürenin dolmasından sonra 1 Ağustos 2014'te 3 yıllık geçici oturum hakkı elde etti.Le 1er août 2014 il obtient un droit de résidence pour trois ans en Russie.
Anadolu Ajansı'na verilen demeçte, istifasının nedeni olarak iki haftadır süren rahatsızlığı gösterildi.Sur Matrix Reloaded, il y a eu quatre semaines de doublage.
Üç yıl süren savaştan sonra 100,000-200,000 kadar Ostrogotlar İtalya'ya göç ettirildi.Trois jours plus tard, elle envoie 200 000 tonnes de blé en Espagne.
Ama hasta ollduğunu ileri süren Sadrazam buradan sefere başlamaktan çekindi.Mais la maladie qui l'emportera commençait à le miner.
Kısa süren ayrılıktan sonra, grup 2003 yılında tekrar bir araya gelir.À cause de divers conflits internes, le groupe se sépare de nouveau en 2003.
Bu görevinden olaylı bir şekilde ayrıldı ve uzun süren bir tazminat davası sürdürdü.Cette nomination a été négociée pour éviter une procédure judiciaire longue et coûteuse,.
Valezka ve Eko Fresh 2005 senesinin sonunda uzun süren ilişkilerini sonlandırdılar.Le Niger et Areva avaient toutefois renouvelé jusqu'à fin 2007 les accords qui les lient.
Bu şekilde belli dönemler halinde günümüze kadar süren yeni bir edebiyat başlamıştır.Je commençai d’abord par envisager une version se passant de nos jours.
Kısa süren bu sessizliği şiddetli bir yağmur sesi bozar.Si petite pluie veut, elle rend grand vent silencieux.
İki yıl süren çalışmalarının ardından yayımlanan albüm beklenmedik bir biçimde ABD'de bir numaraya yükseldi.Enfin près de deux ans à faire l'album pour le sortir, il devient avec surprise numéro un aux États-Unis.
Sürenin önemi yoktur.L'ordre n'a pas d'importance.
Otuz ay süren kuşatmada "kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu".Le pain « frais » était si mauvais qu’ils ne pouvaient en supporter l’odeur.
2 yıl süren evliliğin ardından 6 Aralık 2016 tarihinde boşandılar.Ils divorcent après plus de 20 ans de mariage, le 6 janvier 2004.
Yaklaşık yüzyıl süren bu süre, bütün İyonya uygarlığının en güçlü dönemini oluşturur.Pendant plus de trois siècles, ils ont durablement imprégné la grande Aquitaine de leur civilisation.
Üç gün iki süren gece görüşmelerin ardından anlaşma onaylandı.Après deux jours, le vendredi 30, le jeu a été approuvé.
Yirmi bir sayı süren Kültür Haftası dergisinin kapanmasından sonra Avrupa seyahatine çıktı.30 vols hebdomadaires relient l'Europe à la Réunion.
Yaklaşık 1 ay süren tedavi sürecinin ardından bir süre sonra mesleğine döndü.Il reprend la formation après un mois d'hospitalisation.
Uzun süren bir mücadeleden sonra Ravana yenilir ve Sita kurtarılır.Ce n'est qu'après trois heures d'un combat furieux qu'il est secouru et dégagé.
4 gün süren çatışmalar sonucu ordu kasabada yeniden denetimi sağlamıştır.Après quatre jours de combat, on autorisa la population à regagner la ville.
Süperiletkenliğe geçişin hal değişimleri arasındaki türü uzun süren bir tartışma konusuydu.La relation entre la réforme protestante et la guerre des paysans a longtemps été un sujet de discussion.
1 Ekim 1901), 1880-1901 arasında hüküm süren Afganistan emiri.Commandeur de l'ordre du Cambodge 01/01/1890.
Böylece 51 saat süren Sibel Erkan Olayı başladı.Après ça, 9 saisons avec 51 épisodes sont sortis.
65 dakika süren bölüm standart süreden 20 dakika fazla sürmüştür.D'une durée de 65 minutes, il est plus long de 20 minutes qu'un épisode standard de la série.
Adanın valisi Yusuf Paşa arama emri verdiyse de birkaç gün süren çabalar sonuç vermedi.Le gouverneur de l'île, Yousouf Pacha, lance des recherches, qui restent vaines plusieurs jours.
28 yıl süren bu uzun mahrumiyet yıllarında ailesi genişlemekle beraber kayıplar da yaşanmıştır.Cette longévité politique de 28 ans couvre exactement la période de ses responsabilités syndicales nationales.
Böylece 400 sene süren Arşaklı Hanedanlığı sona erdi.Une histoire longue de cent ans prend fin.
2010 yılında, BBC kanalında üç bölüm süren belgesel niteliğinde bir röportaj yayınlamıştır.En 2006, l'école a fait l'objet d'un documentaire en trois parties sur la BBC Nouvelles.
İki gün süren çarpışmalar sonucu geri püskürtülmüşlerdir.Après deux heures de combat, ces derniers se retirent.
Saray iki gün süren muharasadan sonra teslim oldu.La ville se rendit après deux jours de siège.
Yaz aylarında düzenlenen ve yaklaşık 2 hafta süren sempozyum, festival havasında geçer.Le parlement se réunit pendant environ deux semaines, autour du solstice d'été.
Bu birkaç ay süren papalık döneminde ne faaliyetlerde bulunduğuna dair hiçbir bilgi günümüze ulaşmamıştır.On ne trouve aucun document relatant ce qu'il fit pendant les cinq années qui suivirent.
12 gün süren bir çatışmadan sonra ateşkes yapılarak barış görüşmeleri başlatıldı.Après neuf mois de combats, un cessez-le-feu intervient et des pourparlers de paix ont lieu.
Ayrıca tüm dönemlerin en uzun sürenidir.Elle est également la plus longue par son tracé.
Kısa süren bir evliliğin ardından Teksas'a geri dönen Lacey, orada baterist James Culpepper ile tanıştı.Elle est partie à Temple au Texas, où elle rencontre James Culpepper, un autre bassiste.
Kısa süren evliliklerinden sonra Vizigard öldü.Après de longues années de mariage, Eithne décède.
İç savaş sırasında Kırım'a gidecek ve ortalıkta hüküm süren kargaşalık içinde türlü sıkıntılar çekecektir.Muté en Tunisie, il sera confronté aux troubles qui s’y déroulent.
Kısa süren dava sonucunda dört idam cezasına çarptırıldı.La peine capitale fut requise envers les quatre accusés.
Üç sezon süren dizi, daha sonra izlenme oranlarının düşmesi nedeniyle yayından kaldırıldı.Au bout de trois jours la sonde s'éteint après avoir épuisé sa batterie.
Bu yapım bir yıl süren ulusal bir turne yaptı.L'année suivante, il fait une tournée nationale.
16 yıl süren Başkanlığı boyunca 8 kongrede rakiplerine sürekli üstünlük sağladı.Pendant ses seize années de présidence, il a écarté tous ses adversaires dans les huit congrès réalisés.
Canlıların büyük sayıda ölümüyle yıllarca süren bir besin sıkıntısı baş gösterir.La fossilisation des êtres vivants morts demande plusieurs millions d'années.
Arabayı süren genç adam sarhoştu.El joven que conducía el coche estaba borracho.
Otobüs süren adam benim iyi bir arkadaşım.El hombre que está conduciendo el autobús es un buen amigo mío.
Yıllar süren hüsranlardan sonra, nihayet çabalarım meyve verdi.Tras años de frustraciones, finalmente mi esfuerzo ha dado frutos.
İlk evliliğinden bir oğlu, uzun süren bir hastalık sonrasında 1921 yılında ölmüştür.Un hijo de su primer matrimonio murió en 1921 tras una prolongada enfermedad.
İktidarı aldıktan sonra Mao 1958'e kadar süren bir kolektivizasyon kampanyası başlattı.Habiendo consolidado su poder, Mao inició un programa de colectivización que duró hasta el año 1958.
Aylar süren uzlaşma görüşmelerinin ardından FARC ve hükümet La Uribe Kararlarını imzalar.Tras varios meses de diálogo las FARC y el gobierno firman los Acuerdos de La Uribe.
10 yıl süren evliliği karısına karşı şiddet uygulaması sebebiyle 1980'de bitmişti.Su matrimonio terminó después de diez años en 1980 debido a su violencia hacia su esposa.
Babası Surendranath Bose, Doğu Hindistan Demiryolu Şirketi’nde mühendislik bölümünde çalışıyordu.Su padre, Surendranath Bose, trabajó en el Departamento de Ingeniería de los Ferrocarriles del Este de India.
Hastanede geçirilen kısa bir sürenin ardından Ma, Jack'i alır ve anne babasının evine götürür.Después de pasar un corto período de tiempo en el hospital, Ma lleva a Jack con ella a casa de sus padres.
Yapımcılar Swinton ile Guadagnino filmi 11 yıl süren bir süre zarfı içerisinde geliştirdiler.Los co-productores Swinton y Guadagnino desarrollaron la película juntos a lo largo de un período de 11 años.
Trinity Koleji'ndeki 1912'den 1977'ye kadar süren eğitmenliği bir rekordur.Su adscripción al Trinity College desde 1912 a 1977 constituye un récord de permanencia.
1975'ten beri süren program ilk önce ismi NBC`s Saturday Night`di.Se estrenó en 1975, con el título original NBC's Saturday Night.
Yiyecek stoklarının azalması ve süren Prusya bombardımanı yaygın bir hoşnutsuzluk yaratıyordu.La escasez de comida, sumada al constante bombardeo prusiano, llevó a un descontento general.
INLA, 24 yıl süren bir silahlı mücadeleden sonra 22 Ağustos 1998 tarihinde ateşkes ilan etti.El INLA anunció un alto el fuego el 22 de agosto de 1998.
MÖ 150'den MÖ 148'e dek süren Dördüncü Makedonya Savaşı, Roma ve Makedonya arasındaki son savaştı.La cuarta guerra macedónica (150 a. C. - 148 a. C.) fue la última guerra entre Roma y Macedonia.
1949 - Sovyetler Birliği'nin 11 ay süren Berlin ablukası kalktı.1949: la Unión Soviética acaba con el bloqueo de Berlín después de 11 meses.
Parti büyükleri, uzun süren gösterilerin ülke istikrarını tehdit ettiğine inanıyordu.Los ancianos del partido creyeron que las protestas duraderas eran una amenaza a la estabilidad del país.