Ancak, eriştiğimiz düzeye uygun bir yaşam sürelim.Wszakże w tem, czegośmy doszli, według jednegoż sznuru postępujmy i jednoż rozumiejmy.
Ancak, eriştiğimiz düzeye uygun bir yaşam sürelim.Πλην εις εκεινο, εις το οποιον εφθασαμεν, ας περιπατωμεν κατα τον αυτον κανονα, ας φρονωμεν το αυτο.
Ancak, eriştiğimiz düzeye uygun bir yaşam sürelim.Впрочем, до чего мы достигли, так и должны мыслить и по тому правилу жить.
Ancak, eriştiğimiz düzeye uygun bir yaşam sürelim.Тільки ж (те), до чого ми достигли, (єсть) одним правилом жити і те саме думати.
Ancak, eriştiğimiz düzeye uygun bir yaşam sürelim.רק נתהלכה באשר הגענו עדיה במעגל אחד יבלב אחד׃
Ancak, eriştiğimiz düzeye uygun bir yaşam sürelim.واما ما قد ادركناه فلنسلك بحسب ذلك القانون عينه ونفتكر ذلك عينه
Ancak, eriştiğimiz düzeye uygun bir yaşam sürelim.然 而 我 們 到 了 甚 麼 地 步 、 就 當 照 著 甚 麼 地 步 行
Ancak, eriştiğimiz düzeye uygun bir yaşam sürelim.然而 我 們到 了 甚 麼 地步 、 就 當 照著 甚 麼 地 步行
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Al parecer el consumo prolongado del kava podría ocasionar daños hepáticos.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Det finns växande oro för att långvarig användning av kava kan orsaka skador på levern.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Egyre aggályosabbnak tűnik viszont, hogy a kava tartós fogyasztása májkárosodást okozhat.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Es herrscht zunehmend Besorgnis darüber, dass der langfristige Konsum von Kava Leberschäden verursachen kann.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Istnieją jednak obawy, że długotrwałe stosowanie pieprzu metystynowego może prowadzić do uszkodzenia wątroby.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Kasvavana huolenaiheena on se, että pitkäaikainen kavan käyttö voi aiheuttaa maksavaurioita.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Narastajú obavy, že dlhodobé užívanie kavy môže spôsobiť poškodenie pečene.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Obstaja vse večja zaskrbljenost, da lahko dolgotrajno uživanje kava-kave povzroči poškodbe jeter.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Panují rostoucí obavy, že dlouhodobé užívání kavy může způsobit poškození jater.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Нарастват опасенията, че продължителната употреба на кава може да причини увреждания на черния дроб.
- Anlıyorum, kısa bir süreliğine. - En fazla birkaç ay.Het is maar voor even, hooguit een paar maanden.
- Anlıyorum, kısa bir süreliğine.- Înţeleg. E pentru o perioadă scurtă.
- Anlıyorum, kısa bir süreliğine.- Je comprends. - Elle n'a personne. C'est pour peu de temps.
- Anlıyorum, kısa bir süreliğine.- Megértem, úgyis rövid időről van szó.
- Anlıyorum, kısa bir süreliğine.- Sim, entendo, é só por algum tempo.
Asgari emeklilik, yurt dışına bir seneden uzun süreli taşınacaksanız ödenmez.Garantipensionen betalas inte om du flyttar utomlands för över ett år.
Asgari emeklilik, yurt dışına bir seneden uzun süreli taşınacaksanız ödenmez.La retraite de garantie n’est pas versée si vous déménagez à l’étranger pour plus d’un an.
Asgari emeklilik, yurt dışına bir seneden uzun süreli taşınacaksanız ödenmez.Takuueläkettä ei makseta, jos muutat ulkomaille yli vuodeksi.
Asgari emeklilik, yurt dışına bir seneden uzun süreli taşınacaksanız ödenmez.Гарантированная пенсия не выплачивается, если вы переехали за границу больше, чем на один год.
Asgari emeklilik, yurt dışına bir seneden uzun süreli taşınacaksanız ödenmez.لا تُدفع ضمانات التقاعد، إذا انتقلت إلى الخارج لمدة تزيد عن سنة.
Asgari emeklilik, yurt dışına bir seneden uzun süreli taşınacaksanız ödenmez.在国外居留超过一年的人无法领取保障退休金。
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Alkuperäinen tekijä, pitkäaikainen ylläpito, suunnittelu ja paljon koodia.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Auteur original, mainteneur depuis longtemps, conception et beaucoup de code.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Autore originale, responsabile per lungo tempo, design e moltissimo codice.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Autor original, manutenção durante bastante tempo, desenho e muito código.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Autor original, responsable durante largo tiempo, diseño y mucho código.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Autor pomysłu, przez długi czas opiekun, projektant i autor masy kodu.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Eredeti szerző, hosszú távú karbantartó, tervezés és sok- sok programozás.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Oprindelig forfatter, vedligeholder i lang tid, design og masser af kode.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Original author, long time maintainer, design and lots of code.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Originele auteur, onderhoud gedurende lange tijd, ontwerp en veel programmacode.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Pôvodný autor, správa, dizajn a veľa kódu.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Prvotni avtor, vzdrževanje, načrtovanje in obilica kode.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Původní autor, dlouhodobý správce, design a spousta kódu.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Ursprünglicher Autor, langjähriger Betreuer, Design und Berge von Quellcode.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Ursprunglig upphovsman, underhåll under lång tid, konstruktion och mycket kod.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Αρχικός συγγραφέας, συντηρητής για πολύ καιρό, σχεδιασμός και αρκετός κώδικας.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Автор проекта, поддержка, дизайн и много кодирования.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.Перший автор, довгий час відповідальний за програму, зовнішній вигляд та багато коду.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.الأصلي المؤلف وقت المشرف على الصيانة تصميم و من رمز.
Asıl yazar, uzun süreli sorumlu, dizayn ve bir sürü kod.オリジナルの作者、永きにわたるメンテナ、デザインと多くのコード担当。
Aylık daha masraflı olur ama... ...uzun süreli taahhüt vermeden... ...aynı özellikleri almış olurlar.오랜 기간을 이용할 경우 비용은 더 많이 들겠지만 제공하는 서비스는 동일합니다
Aylık daha masraflı olur ama... ...uzun süreli taahhüt vermeden... ...aynı özellikleri almış olurlar.أكثر كلفة لكنه لن يلزمهم بفترة زمنية طويلة كهذه وسيحصلون على نفس الميزات.
Ayrıca Lider Malcolm'ın halka hitap etmesi bir süreliğine yasaklanmıştır.Je n'ai pas honte de cela.
Ayrıca Lider Malcolm'ın halka hitap etmesi bir süreliğine yasaklanmıştır.그리고 장관은 말 콤 당분간 연설에서 일시 중지 되었습니다.
Bağlanma vardır, ki bu oksitosin, ve bu uyuşturur, ve der ki, "Bu uzun süreli bir bağ."C'è l'affetto, che è l'ossitocina, e gli oppiacei, che dicono: "Questo è un legame che durerà."
Bağlanma vardır, ki bu oksitosin, ve bu uyuşturur, ve der ki, "Bu uzun süreli bir bağ."Dan is er hechting, dat doet oxytocine en de opiaten, die zeggen: "Dit is een langlopende relatie."
Bağlanma vardır, ki bu oksitosin, ve bu uyuşturur, ve der ki, "Bu uzun süreli bir bağ."Dann gibt es Bindung, das ist Oxytocin, und Opiate, die sagen: "Das ist eine langfristige Bindung."
Bağlanma vardır, ki bu oksitosin, ve bu uyuşturur, ve der ki, "Bu uzun süreli bir bağ."Đó là sự gắn bó, với chất oxytocin, và chất opiate gây nghiện, cho rằng "Đây là một mối quan hệ lâu dài."
Bağlanma vardır, ki bu oksitosin, ve bu uyuşturur, ve der ki, "Bu uzun süreli bir bağ."Está el apego, que es oxitocina, y los opiáceos, que dice "éste es un vínculo a largo plazo".
Bağlanma vardır, ki bu oksitosin, ve bu uyuşturur, ve der ki, "Bu uzun süreli bir bağ."Este ataşamentul, adică oxitocina şi opioidele: "Aceasta este o legătură de durată."
Bağlanma vardır, ki bu oksitosin, ve bu uyuşturur, ve der ki, "Bu uzun süreli bir bağ."Il y a l'attachement, qui est l'ocytocine, et les opiacés, qui dit : "Ceci est une relation à long terme."