Ana içeriğe geç
Sözlük

süreli ile cümle

süreli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Duyusal hafıza ile elde edilen bilginin bir kısmı kısa süreli hafızaya iletilir.Zapomnitev Osebek informacije o nekem vedenju shrani v dolgotrajni spomin.
Parçalar genel olarak diğer Punk örneklerinde olduğu gibi kısa sürelidir.Večina skladb je kratkih, kot je za punk značilno.
Bu antlaşma 10 yıl sürelik bir barış dönemini öngörüyordu.Za ta pojav je predvidel 10 mesečno nihajno periodo.
Limerick Sovyeti 15-27 Nisan 1919 arasında Limerick, İrlanda'da var olan kısa süreli sovyet cumhuriyeti.Med irsko vojno za neodvisnost je med 15. in 27. aprilom 1919 obstajal limeriški sovjet.
Bununla birlikte, De Gaulle'ün siyasi zaferi kısa süreli olur.Frangipanovo zmagoslavje pa je bilo kratkotrajno.
Çatışmada Pommern bir süreliğine savaş hattı dışına çıkmaya zorlandı.Džamuka je med spopadom pobegnil z bojišča.
Uzun süreli hastalığı sonrasında Segar karaciğer hastalığından 43 yaşında öldü.Po hudi bolezni je umrl v komaj 43. letu starosti.
Yehuda Yahudileri üzerindeki resmi baskılar Julianus döneminde kısa süreliğine de olsa hafiflemiştir.Vendar pa so nekateri igralci ostali zvesti Juventusu tudi v teh težkij trenutkih.
1977'den 1982'ye kadar Salyut 6'yı beş uzun ve on bir kısa süreli mürettebat ziyaret etti.Nuo 1977 iki 1982 m. „Saliut 6“ aplankė 5 ilgalaikio buvimo įgulos ir 11 trumpo buvimo įgulų.
Bu pasif bağışıklık genellikle kısa sürelidir, birkaç gün ila birkaç ay sürer.Šis pasyvus imunitetas dažniausiai būna trumpalaikis, besitęsiantis nuo kelių dienų iki keleto mėnesių.
Atlantis 2000 Alman kısa süreli kurulan müzik grubu.Atlantis 2000 – trumpai gyvavusi Vokietijos muzikos grupė iš Miuncheno.
Kısa süreliğine Belçika ve Fransa'ya gitti.Trumpai keliavo į Belgiją ir Olandiją.
Diğer bellek kategorileri uzun süreli bellek tartışmasıyla ilişkili olabilir.Kitus lygmenis pasiekę žmonės gali tikėtis ilgo gyvenimo dausose.
Uzun süreli aktif bellek enfeksiyon sonrası B ve T hücrelerinin etkinleştirilmesine gerek duyar.Ilgalaikė aktyvioji atmintis susidaro po infekcijos, kuomet suaktyvinami B ir T limfocitai.
Bazıları çok kısa sürelidir ve ancak video kaydının durdurulması yoluyla görünür hâle gelmektedir.Kai kurie yra taip trumpai rodomi, kad juos pastebėti įmanoma tik sustabdžius filmuko įrašą.
Uzayda uzun süreli insan gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.Ilgą laiką nebuvo žinoma, kiek tiksliai valstybėje gyvena žmonių.
Kuvvetlerini 443'te Nişapur'da topladı ve Kidaritelere karşı uzun süreli bir sefer başlattı.Tada jis surinko savo pajėgas prie Neišaburo ir 443 m. pradėjo ilgą karą su kidaritais.
Ne var ki, ateşkes kısa süreli olmuştur.Pasiektos paliaubos truko neilgai.
Bu tür anlaşmalar süreli ya da süresiz olabilir.Šie atsiskaitymai gali būti galutiniai arba laikini.
Başlangıçta kısa süreli bir tatil için köyde kalması düşünülmüştü.Tam ponui gyvenant kaime, iš pradžių stovėjusi mažytė koplytėlė.
Sistem, bir patojen karşısında uzun süreli bağışıklık kazandırmaz.Tokia sistema nesudaro ilgai išliekančio imuniteto prieš patogenus.
Erteleme, genellikle kısa sürelidir, ancak birkaç saate kadar uzayabilir.Pats poravimasis paprastai trumpas, nors kai kuriais atvejais gali trukti ir kelias valandas.
Uzun süreli hastalığı sonrasında Segar karaciğer hastalığından 43 yaşında öldü.Jis mirė vos 33 metų, po ilgos kovos su tuberkulioze.
Bu yenilginin sonuçları kısa sürelidir.Tik šįkart pergalė buvo žūtbūt reikalinga Prostui.
Bu antlaşma 10 yıl sürelik bir barış dönemini öngörüyordu.Sutartis atvėrė duris dešimt metų trukusiai taikiai prekybai.
Süreksiz nicelikler, aritmetiğin konusu, süreli nicelikler ise zaman (fizik) ve mekanın (geometri) konusudur.Domėjosi tęstinumo (kontinumo) problemomis, ypatingai laiko, erdvės ir judėjimo.
Tara ile kısa süreli birlikteliği olmuştur.Fordo sėkmė buvo trumpalaikė.
Uzun süreli açlık.Kestis suur nälg.
Kuvvetli öksürmeler kaburga kırılması veya kısa süreli bilinç kaybına sebebiyet verebilir.Raskekujuline köha võib põhjustada rinnakorvi ribide mõranemist või lühiajalist teadvusekaotust.
Fazla miktarda ve uzun süreli kullanımdan kaçınmak gerekir.Tuleb vältida stressi ja pikaajalist pingutust.
Uzayda uzun süreli insan gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.Oletame, et me ei tea, kas homme toimub kosmoselahing.
Clarke ve Alvarez uzun süreli arkadaşlık kurdular.Agassi ja Graf hoidsid oma suhet kaua saladuses.
Bu etkiler kısa süreli olsa da uzun süreli etkiler de ortaya çıkabilir.Täiendavalt on võimalik neid jagada veel ka lühi- ja pikaajalise mõjuga teguriteks.
Ancak Girit'in kontrolü kısa süreli olmuştur.Géricault' elu jäi lühikeseks.
Bu yenilginin sonuçları kısa sürelidir.See viha on lühiajaline.
İlkbahar kısa sürelidir ve hemen yaz başlar.Kevad on pikk ja algab märtsi paiku.
Öldüğünde en uzun süreli hizmet veren üyeydi.Ta oli oma surma ajal maailma vanim ametisolev riigipea.
Dergiye Uluslararası Standart Süreli Yayın Numarası verilmiştir.Ajakirjal on rahvusvaheline toimetuskolleegium.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.Alles 5.-6. elunädalast hakkavad vanemad teda üksinda jätma.
103) Uzun süreli ve/veya düzenli ve/veya enjekte edilen kokain kullanımı olarak tanımlanmaktadır. 104) Bkz.101) Glej izbrano vprašanje o uživanju drog v sprostitvenih okoljih 2006.
103) Uzun süreli ve/veya düzenli ve/veya enjekte edilen kokain kullanımı olarak tanımlanmaktadır. 104) Bkz.) Cfr. la questione specifica sul consumo di droga negli ambienti ricreativi (2006). )
103) Uzun süreli ve/veya düzenli ve/veya enjekte edilen kokain kullanımı olarak tanımlanmaktadır. 104) Bkz.Definido como consumo de cocaína a largo plazo y/o regular y/o por vía parenteral. )
103) Uzun süreli ve/veya düzenli ve/veya enjekte edilen kokain kullanımı olarak tanımlanmaktadır. 104) Bkz.Definiert als der langfristige und/oder regelmäßige und/oder injizierende Kokainkonsum. )
103) Uzun süreli ve/veya düzenli ve/veya enjekte edilen kokain kullanımı olarak tanımlanmaktadır. 104) Bkz.Definit drept consumul de cocain≤ pe termen lung ªi/sau frecvent ªi/sau prin injectare. )
103) Uzun süreli ve/veya düzenli ve/veya enjekte edilen kokain kullanımı olarak tanımlanmaktadır. 104) Bkz.Definované ako dlhodobé a/alebo pravidelné a/alebo injekčné užívanie kokaínu. )
103) Uzun süreli ve/veya düzenli ve/veya enjekte edilen kokain kullanımı olarak tanımlanmaktadır. 104) Bkz.Kokaiinin pitkäaikainen ja/tai säännöllinen ja/tai suonensisäinen käyttö. )
103) Uzun süreli ve/veya düzenli ve/veya enjekte edilen kokain kullanımı olarak tanımlanmaktadır. 104) Bkz.Par définition, consommation de cocaïne à long terme et/ou régulière et/ou par voie intraveineuse.)
103) Uzun süreli ve/veya düzenli ve/veya enjekte edilen kokain kullanımı olarak tanımlanmaktadır. 104) Bkz.) Se temakapitlet om drogmissbrukets utveckling i nöjesmiljöer i årsrapporten för 2006.)
103) Uzun süreli ve/veya düzenli ve/veya enjekte edilen kokain kullanımı olarak tanımlanmaktadır. 104) Bkz.) Ver tema específico relativo consumo de droga em contextos recreativos de 2006. )
103) Uzun süreli ve/veya düzenli ve/veya enjekte edilen kokain kullanımı olarak tanımlanmaktadır. 104) Bkz.Νοείται η µακροpiρόθεσµη ή/και τακτική ή/και ενέσιµη χρήση κοκαΐνης. )
103) Uzun süreli ve/veya düzenli ve/veya enjekte edilen kokain kullanımı olarak tanımlanmaktadır. 104) Bkz.Дефинира се като продължителна и/или редовна и/или инжекционна употреба на кокаин. )
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.1994-ben, röviden távoztam Szarajevóból, hogy tudósítsak a ruandai népirtásról.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.1994년, 저는 르완다 집단학살을 취재하려고 사라예보를 잠시 떠나있었습니다.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.1994 verließ ich Sarajevo kurzzeitig, um vom Völkermord in Ruanda zu berichten.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.Em 1994, deixei, momentaneamente, Sarajevo para ir cobrir o genocídio no Ruanda.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.En 1994, j'ai momentanément quitté Sarajevo pour aller couvrir le génocide au Rwanda.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.En 1994, salí brevemente de Sarajevo para ir a reportar sobre el genocidio en Ruanda.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.În 1994, am părăsit Sarajevo pentru a transmite despre genocidul din Rwanda.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.In 1994 verliet ik Sarajevo even om de genocide in Rwanda te verslaan.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.Leta 1994 sem za kratek čas zapustila Sarajevo, da bi lahko poročala o genocidu v Ruandi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod