Ana içeriğe geç
Sözlük

süreli ile cümle

süreli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Birçok kanyonu; uzun süreli erozyonların, yaylalar üzerinde oluşturduğu bilinmektedir.Повечето каньони се образуват от влиянието на продължителна ерозия в плато.
Han Solo'nun uzun süreli arkadaşıdır ve Millenium Falcon'un eski kaptanıdır.Dugogodišnji prijatelj Han Soloa i bivši vlasnik broda Millennium Falcon.
2007 yılında dünya turu yapmak için geçici bir süreliğine ekranlardan emekli olacağını açıkladı.2007. je objavio kako će se povući u privremenu glumačku mirovinu kako bi napravio svjetsku turneju.
En uzun süreli tutulma 2 dakika 47 saniye ile Faroe Adaları sahillerinde izlenebildi.Najduže trajanje totaliteta bilo je 2 minute 47 sekunde nedaleko od obale Ferojskih otoka.
Duyusal hafıza ile elde edilen bilginin bir kısmı kısa süreli hafızaya iletilir.Informacije koje želimo zadržati u pamćenju se kodiraju u kratkoročnom pamćenju.
Amerika kıtasında Santa Cruz adını verdiği bir yere vardı ve burada kısa süreliğine bir koloni kurdu.Tamo je snovao koloniju sa imenom "Santa Cruz" koja nije dugo opstala.
Dava sonunda hepsi uzun süreli hapis cezaları aldı.Uvedene su umjesto toga, dugotrajne kazne zatvora.
Bunun üzerine batarya seri ve uzun süreli olarak ateş altına alınarak susturuldu.Cijev je dizajnirana za dugu i kontinuiranu paljbu.
Ele geçirilen muhalifler, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyordu.Međutim, obojica su uhićena te su dobili duge zatvorske kazne.
Şehre dönen Jake ile kısa süreli bir ilişkisi olur, ama Jake yine ayrılmak zorunda kalır.Annie i Jake uspijevaju pobjeći natrag u kolibu, ali Jake ubrzo pogiba.
Yayi Boni, 29 Ocak 2012 tarihinde bir yıl süreliğine Afrika Birliği başkanlığını da üstlenmiştir.Obiang je bio predsjednik Afričke unije od 31. siječnja 2011. do 29. siječnja 2012.
Dolayısıyla son derece zengin bir süreli yayın koleksiyonu mevcuttu.Stoga je razvijena bogata izdavačka djelatnost.
Hazarların asıl ve en uzun süreli dini, Gök Tanrı Dini'ydi.Grob je naša najduža i najupornija vjera".
Bu gerçekleşmiş ve kısa süreliğine hükümdar olmuştur.Stjepana, te je tek tada i zakonito postao kraljem.
Buz Büyücüsü: Noelde hediye olarak kısa bir süreliğine gelmiştir.Veľké ľadovcové jazero sa časom zmenšilo na súčasné Kvetnicové pliesko.
Adada sağlanan barış ortamı ekonomik bunalımın derinleşmesi yüzünden uzun süreli olamadı.Nezdravé prostredie na ostrove malo za následok ďalšie ľudské straty.
Uzun süreli tedavilerde kesinlikle alkol kullanılmamalıdır.Pri liečbe nie je vhodné konzumovať alkoholické nápoje.
İnşaatı, ödenek yetersizliğinden dolayı geçici bir süreliğine durdurulmuştur.Stavba je zatiaľ odložená pre nedostatok finančných prostriedkov.
Değiştirilmek üzere seçilen sayfa uzun bir süreliğine kullanılmayacak olan sayfadır.Keď sa nahradzuje stránka, vyberá sa taká, ktorá najdlhšie nebola používaná.
Ne var ki, ateşkes kısa süreli olmuştur.Bolo urýchlene dohodnuté prímerie.
Süreli kanunlar ise kendiliğinden kalkar (Bütçe Kanunu gibi).Sekcia by mala mať pritom sama zákonodárne právo (legislatives Recht).
Bu Grand Prix Formula 1 tarihine en kısa süreli F1 Grand Prix'si gibi düşmüştür.Táto zákruta je zároveň najpomalšia v celom kalendári MS F1.
Mevcut güzergâhta uzun süreli yol çalışmaları yapılarak, 1 Kasım 2003 tarihinde hizmete sokulmuştur.Na tomto mieste má od 1. novembra fungovať dočasná autobusová stanica.
Anne bu dönemde kısa süreli olarak yavruları yalnız bırakmaya başlar.Po tomto období sa mláďatá osamostatňujú.
Bu hastalar uzun süreli istirahattan ve yolculuktan çok rahatsızlık duyarlar.Prevažnú väčšinu času sa však pacienti cítia byť depresívni a unavení.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.Pevnôstka podľa všetkého ešte nejakú dobu slúžila.
Kısa süreliğine Lederle laboratuvarlarında görev aldı ve daha sonra muhasebeci olarak çalıştı.Vyštudoval obchod a krátko pracoval ako účtovník.
1997'de, bir süreliğine Paris Saint-Germain'de futbol oynadı.V rokoch 1993 až 1998 hrával vo Francúzsku za Paris Saint-Germain.
Bazı zayıf rivayetlere göre Paris'ten sonra Oxford'a da kısa süreliğine geçmiştir.Zo študijných dôvodov strávil dlhší čas aj v Oxforde a Paríži.
20 dakika sürelidir.Trvá približne 20 minút.
Rakibin büyü yapmasını kısa süreliğine engeller.Niektorí zdôrazňujú, že Čarnogurský v tejto funkcii pôsobil len krátko.
Bu yenilginin sonuçları kısa sürelidir.Konštantínové víťazstvá boli teda len krátkotrvajúce.
Bu durakta kısa süreli bir yürümenin ardından M1 hattının Aksaray istasyonuna aktarma yapılabilir.Dostať sa do tejto lokality je možné aj MHD linkou č. 1 na zastávku SPŠD.
1. ve 2. yüzyıllarda veraset yüzünden çıkan anlaşmazlıklar kısa süreli iç savaşlara neden olmuştu.Spori zaradi nasledstva so že v 1. in 2. stoletju sprožili nekaj kratkih državljanskih vojn.
Ne var ki, ateşkes kısa süreli olmuştur.Tako je prišlo do kratkotrajnega premirja.
Kuvvetli öksürmeler kaburga kırılması veya kısa süreli bilinç kaybına sebebiyet verebilir.Pretiran kašelj lahko povzroči zlom reber ali kratkotrajno izgubo zavesti.
Nükseden enfeksiyon sahibi kişiler için, uzun süreli günlük antibiyotik kullanımı etkilidir.Za tiste s ponavljajočimi se okužbami je dolgotrajnejše jemanje dnevnih antibiotikov učinkovito.
Kısa bir süreliğine Le petit journal'de çalışmış, resimlerinden bazıları dergiye kapak olmuştur.Prav tako je kratek čas delal v Le petit journal, kjer je izdelal številne platnice.
Değiştirilmek üzere seçilen sayfa uzun bir süreliğine kullanılmayacak olan sayfadır.Zamenja stran, ki že najdalje časa ni bila v uporabi.
2) Mavi şişe : Kısa bir süreliğine zıplama gücünü arttırır.Eruptivne spremenljivke: za krajši časovni presledek zasvetijo močneje.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Za nekatere ljudi je rešitev dolgoročna terapija s kisikom ali pa presaditev pljuč.
Fazla miktarda ve uzun süreli kullanımdan kaçınmak gerekir.Vendar pa so potrebne visoke doze in dolgotrajna uporaba.
Bizans sanatı ve edebiyatı Avrupa'da üstün bir yere sahip oldu ve bu etki oldukça uzun süreliydi.Bizantinska umetnost in književnost sta imeli v Evropi prevladujočo vlogo in izjemen in dolgotrajen vpliv.
Bazılarının uzun süreli kullanımı gerekebilir.To stanje lahko traja dolgo obdobje.
Ayrıca kısa süreliğine bir de sutopu takımı kuruldu.Za krajši čas pa je bila ustanovljena tudi orožniška divizija.
Macrinus kısa süreliğine senato sınıfından olmayan ilk imparator olarak görev yaptı.Makrin je bil prvi cesar, ki ni bil senatorskega ranga.
İrticak kısa süreli eserlere pek uygun gelir.Primeren je za kratkotrajno lajšanje težav.
Ele geçirilen muhalifler, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyordu.Karbonarski voditelji so bili obsojeni na dolge zaporne kazni.
22 Temmuz - Tarihin en uzun süreli Güneş tutulması gerçekleşti.22. julij - Najdaljši sončev mrk v 21. stoletju.
Bitler genellikle ev sahibinin üzerinden çıkarıldığı takdirde uzun süreli olarak yaşayamazlar.Odkril je, da bakterija ne more preživeti izven gostitelja daljši čas.
Anterograd Amnezi, yeni hatıraların (olayların) uzun süreli hafızaya aktarılamadığı amnezi tipidir.Amnezija je nesposobnost tvoriti nov dolgoročni epizodični spomin.
Geleneksel kimyasal UV koruma uzun süreli kalıcı olamamaktadır.Kontrarevolucionarni odpor ni večen.
Sinaptik güçlendirme, parçaların kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya nakledilme işlemidir.Imunski spomin delimo na pasivni kratkotrajni in aktivni dolgotrajni spomin.
Bu birleşme uzun süreli bir ilişkiyi doğurdu.Tako so ohranili povezavo z Veliko nočjo..
Bununla birlikte BDNF uzun süreli hafızanın kalıcılığı için önemlidir.Na koncu pride preverjanje dolgotrajnega spomina.
Kurulan devlet çok uzun süreli olmadı.Vendar državnega rekorda ni držal dolgo.
Seyahat Belgesi: Pasaportu kayıp veya çalınmış olanlara kısa süreliğine verilir.Spletno potrjevanje ima prav tako prednost, da dovoljuje lahko najdbo izgubljenih ali ukradenih dokumentov.
Uzun süreli steroid tabletleri kullanımının da kayda değer zararları bulunur.Dolgotrajno zdravljenje s steroidnimi tabletami je povezano z občutnimi stranskimi učinki.
Sasani kast sistemi imparatorluktan da uzun süreli yaşayarak erken İslam döneminde de devamını sürdürdü.Kastni sistem je preživel imperij in se nadaljeval v zgodnjem islamskem obdobju.
Bu cihazların sınırlı miktarda depolanmış enerjisi olduğundan üretilen akım düşük ve kısa sürelidir.Te naprave imajo količino shranjene energije, tako da proizvajajo nizki tok in običajno za kratek čas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod